Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Uygun, yabancı oyuncu sayısının 28 kişilik kadronun 3'te 1'i kadar olması gerektiğini belirterek, "Yabancı oyuncu kuralı Türk futbolunu geri götürdü. Yabancı sayısının bol olduğu bir ortamda Türk futbolcusu kalmadı. Milli takımımızın kadrosunu oluşturamadığımızı görüyoruz. Arada çok nadir 1-2 futbolcu çıkıyor. Bu kadar nüfusu olan bir ülkeden 1-2 gencin çıkması bizim ayıbımız. Bunu bir an önce değiştirmek gerekiyor. Yabancı sayısı en fazla kadronun 3'te 1'i kadar olmalı. Onun da kriterleri olmalı. Kriterlere uygun yabancı oyuncu gelirse Türk futboluna katkı verir ve geçlerimizin gelişmesini sağlar." diye konuştu.

İyi olmayan yabancı futbolcuların Türk oyuncuların önünü kapattığını ileri süren Uygun, "Türk futbolu maalesef altyapı olarak batmış durumda. Şu anda dibi gördük. Altyapıdaki hocalarımızın maaşlarını ödemeyen, elektriği olmayan, suları akmayan birçok kulüp var. Yabancı oyuncunun sayısı arttı. Dünya çapındaki yıldızlara kapımız açık ama iyi olmayan yabancılardan dolayı birçok Türk futbolcusunun önü kapanmış durumda. Bu konuyla ilgili yeni bir düzenlemenin yapılması gerektiğini düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

"ŞAMPİYONLUĞA OYNAYAN TAKIM VERMEDİLER"
Süper Lig'in 19. haftası öncesinde son sıradaki Gaziantepspor'un başına geçen Bülent Uygun, teknik adamlık kariyerinde hep düşme hattındaki takımları devraldığını söyledi.

Düşme hattında aldığı takımları ligde tutmayı başardığını kaydeden deneyimli teknik direktör, şöyle devam etti:

"Şimdiye kadar 6 takımda, ligin son ya da alttan ikinci sırada olduğu dönemde göreve geldim. Hiçbir zaman şampiyonluğa oynayan takımı vermediler. O yüzden elhamdülillah mutluyuz. Altı takımı da Allah'ım, alnımın akıyla yukarılara çıkarmamı sağladı. Sivasspor ile Avrupa kupalarına gittik. Eskişehirspor, Elazığspor'da aldığımız başarılar bu takıma gelmeme vesile oldu. Katar'da da sonuncu Umm Salal'ı devralmıştım. Böyle bir ortamda Gaziantepspor'dan teklif gelince kadroya baktım. İyi futbolcular vardı. Takım üzerinde bir düzensizlik vardı. Bunun ortadan kalkması için yeni bir hava oluşması gerekiyordu. Bunu kurtarabileceğimizi, seyirci ve ekonomik desteği sağlarsak bunu başarabileceğimizi biliyorduk ve teklifi kabul ettik."

Gaziantepspor'un bulunduğu son sıradan çıkaracağına inandığını vurgulayan Uygun, "Kısalan bir süreçte puan farkının kapanmayacağı düşünülebilir. Çok zor bir süreç. Takım içinde gelgitler yaşanıyor. Zorlukları anlatsam kimse inanmaz. Ona rağmen futbolcularımızın bunu başaracağına inanıyorum. Kimse destek olmasa bile futbolcu kardeşlerimle bunu yine de başaracağım." şeklinde görüş belirtti.

UYGUN'DAN TÜRK FUTBOLU İÇİN ÖNERİLER
Bülent Uygun, Türk futbolundaki sorunlarla ilgili çözüm önerilerinde bulundu.

Kulüplere mali yük getirmeme adına teknik direktörler ve futbolcuların kendi vergilerini ödemesi gerektiğini anlatan Uygun, "Kendi vergimizi ödeyelim ki kulüplerimiz borç batağında olmasın. Yöneticilerimiz, genel kurullarda aldıkları yetkinin dışında fazla para harcarsa o yönetim kurulu borcu kendi cebinden ödemeli. Yöneticiler, yaptığı açıklamalarından dolayı aldıkları para cezalarını kendi ceplerinden ödeyerek, kulüplerin üstüne yıkmamalı. Her açıklamanın acısını hissetmeli ki Türk futboluna zarar verecek açıklamalar olmasın." yorumunu yaptı.

Kulüplerde yönetimsel yanlışlar yapıldığına değinen Gaziantepspor Teknik Direktörü Uygun, "Büyük takımlarda futbolcular paralarını 4-5 ay alamıyorsa Anadolu takımlarında hiç alamadığını söyleyebiliriz. Demek ki yönetimsel anlamda çok büyük yanlış var. Bu yanlışların ceremesini de futbolcular çekiyor. Futbolcular sahada küfürlere maruz kalıyor. Herkes İddaa oynuyor ve bahsi tutmayınca o insanlar futbolculara küfür edebiliyor. Bu anlamda çok büyük bir handikap yaşıyoruz. Çok büyük para desteği vermesine rağmen, İddaa'nın Türkiye'de geçmemesinin, sadece yabancı liglerdeki maçlarda geçmesi, ülkemizdeki sevgi ortamını oluşturacağı kanısındayım." şeklinde konuştu.

Bülent Uygun, şampiyonluk yarışıyla ilgili bir soru üzerine, "Ben düşmemeye oynuyorum. Şampiyonlar kendilerini belirlesin. Ben ne yapayım." diyerek sözlerini tamamladı.