Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Spor Futbol Avrupa Şampiyonası Hiddink'le nereye kadar? - Futbol Haberleri

        SERGEN YALÇIN'IN YAZISI...

        Hiddink'le nereye kadar?

        BİRİNİN bu Hiddink’e “Dur” demesi gerekecek. Biz demezsek, yakında oynayacağımız rakiplerden birisi muhakkak diyecek!

        Bu kadar amaçsız oynayan bir milli takım uzun zamandır görmedim. Ne oynadığımızı kendimiz bile bilmiyoruz. Bu kadar zayıf bir Azerbaycan’a karşı, pozisyona giremeden, temposuz ve tribüne gelen herkese ‘bir an evvel bitsin de gidelim’ dedirten bir mücadele ortaya koyduk. Oynayanlar zevk almıyorlar ki tribündekiler alsın.

        Son 2 maça baktığımda, ben Milli Takımımız’ın uzun zamandır fiziksel olarak bu kadar kötü olduğunu görmemiştim. Şunu merak ediyorum, ne oldu da Mehmet Aurelio kulübeye çekildi de Mehmet Topal nihayet oynatıldı? Fizik olarak daha güçlü olan M.Topal’ın, daha baştan Almanya karşısında oynaması gerekmez miydi? 3 günde ne değişti de Emre Belözoğlu, 11’e girdi. Ne oldu da Kazım döndü, Servet kenara çekilip Gökhan Zan oynadı? Almanya maçına çok daha dirençli, savaşan bir takımla çıkmamız gerekmez miydi? Azerbaycan önünde zaten kimi koysan oynar. Asıl önemil olan Almanya maçı değil miydi?

        Bu teknik ekip kesinlikle devam etmemesi gereken bir ekip... Federasyonun bunu göz ardı etmemesi lazım. Yoksa play-off maçları bizim için hüsran olabilir. Azerbaycan maçında oyun olarak neredeyse hiçbir şey üretemedik. Sadece ayağa oynayan, rakibin zaaflarından yararlanmak isteyen, ofansif olarak Burak’a bağlı bir Milli Takım vardı sahada... Beklenti içinde olduğumuz oyuncuların maalesef ön plana çıkamadığı, ama Almanya’nın yardımıyla play-off’lara kaldığımız bir gece yaşadık... Eksiklerimizi gidermemiz için kasımdaki playoff maçlarına kadar çok önemli bir süreç var. Bunu çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Yoksa bu futbolla, karşımıza çıkacak orta seviyede bir takım bile bizi güle oynaya eleyebilir. İnşallah yanılmış olurum.

        2012 Avrupa Şampiyonası grup elemelerindeki performansımız, son 5-6 turnuvadaki en kötüydü... Ama talihimiz yaver gitti, şansımızın yardımıyla play-off’a kalmayı başardık.

        İki maçta dikkat çeken, hatasız oynayan en önemli isim Egemen’di. Ben Sabri’nin temposunu da beğendim. Sık sık eleştirilmesine rağmen iyi bir ritm yakaladı. Burak’ın fizik gücünün çok iyi olması, hücumdaki etkisini artırıyor. Topa depar atabilen, çok güçlü bir oyuncu. Kendisine play-off maçlarında çok ihtiyacımız olacak. Ancak Arda, Emre, Hamit Altıntop bu seviyede oynamaya devam ederlerse, play-off’ta işimiz gerçekten çok zor. Bu isimler kademe atlatacaklarına, şu anda ne

        yazık ki vites düşürüyorlar. Ne olursa olsun Mehmet Topal bu takımda banko oynayacaklar isimlerden başlıcası. Bunu herkes görüyor ve söylüyor, bir tek Hiddink göremiyor, bu çok enterasan! Son olarak Almanya’ya, özellikle tercihi nedeniyle çok eleştirdiğimiz Mesut Özil’e herhalde herkesin teşekkür etmesi lazım.

        ÖNDER ÖZEN'İN YAZISI...

        Zor da olsa!

        “Azerbaycan’ı yenemiyorsak Avrupa Şampiyonasına gitmeyelim” demişti Guss Hiddink. Ancak ilk yarı bittiğinde Mesut Özil bizi çoktan play-off’lara yollamıştı bile. Nasıldık ilk yarıda?

        Vasat. Topu rakibe vermediğimiz bir ilk yarı oynadık. Rakip sahada çok pas yaptık. Azerbaycan takımına kontratak şansı vermedik. Bunlar ilk yarıda görünen pozitif taraflarımızdı. Ancak yüzde yüz gol fırsatı da yaratamadık. Rakip kaleyi bir kısmı aceleye gelmiş şutlarla yokladık. Korner ve kenar serbest vuruşları gol fırsatına dönüştüremedik. Hepsinden önemlisi en büyük gol umudumuz Burak Yılamaz’ı pozisyona sokamadık.

        Neden?

        Her oyuncu optimal performansını ortaya koyabildiği pozisyonda oynadığında daha verimli olabilirdik. Arda ve Burak en fazla verimli oldukları alanlardan uzaklaştılar bazı bölümlerde. Bu durum atak devamlılığımızı ve oyuncuların bireysel

        performanslarını olumsuz etkiledi. Kapanan bir rakibe karşı oynadık. Bu tip oyunlarda kanat atakları bir çözümdür. Sağ kanatta Sabri dinamik ve katılımcıydı. Ama katıldığı atakları etkili ortalarla bitiremedi. Sol kanatta ise Hakan Balta yeterli atak desteğini ortaya koymadı. Topu gol bölgesine getirmekte zorlandık.

        İkinci yarıda Selçuk’un oyuna girmesi maçı değiştiren hamleydi diyebilir miyiz?

        Elbette. Selçuk’un girişiyle son yılların uyumlu ikilisinin işbirliği golümüzü getirdi. Ancak attığımız golde Sinan Bolat’ın oyunu çok yerinde ve net bir pasla başlatmasının da altını çizmeliyiz. Burak’ın gol pozisyonuna tekrar tekrar baktığımızda insanın aklına Almanya maçı geliyor. Aynı mesafede Neuer’le karşı karşıya kalan Hamit kaleciyi geçememişti. O maçtan sonra ‘golcüleri pozisyona sokmanın önemine’ vurgu yapmıştık. Küçük ama önemli bir detay. Golcülerin pozisyona girmesi ve golcüleri pozisyona sokacak ayakların sahada olması kazanmayı kolaylaştırır.

        Maçın yıldızları kimlerdi?

        Yıldız diyemeyiz ama Selçuk ve Burak tabela yaptıkları için öne çıktılar diyebiliriz. Sinan Bolat’ın oyun kuruculuğu, Sabri’nin dinamik ve istekli oyunu da pas geçilmemeli. Gökhan Zan’ın çıkış pasları ve Egemen’in dikkati de övgüye değer.

        Sonuçta zorda olsa kazandık ve play-off vizesi aldık. Avrupa şampiyonasına gidecek ışık var mı takımımızda?

        Çekeceğimiz kura ve rakibimizin kim olduğu önemli. Bize iyi bir kuranın yanında başka şeyler de gerekiyor. Elemelerdeki görüntü işimizin kolay olmadığını söylüyor. Milli Takım havuzundaki oyuncularımızın daha üst düzey fiziksel form yakalamaları gerekiyor. Bunun yanında daha güçlü motivasyona ihtiyacımız var. Oyuncularımızın sahada ve saha dışında daha kararlı ve istekli olmaları şart. Bu hem onlar için hem de ülke futbolumuz için gerekli.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ