Ne yapıyorsun Mancini!
HTSPOR yazarları Real Madrid-Galatasaray maçını yorumladı
HTSPOR
HALİL ÖZER
Ne yapıyorsun Mancini!
Herhalde bu maçın bütün faturasını Eray'a çıkarmayacaksınız.
Tamam hatalı goller yedi. Ama şu Şampiyonlar Ligi'nde hangi kalecinin önünde böyle toz şeker gibi dağılan bir savunma var.
Bu yazı takım uçağa binmeden yetişmez biliyorum. Ama belki duyan olur.
Mümkünse Dany ve Chedjou orada kalsın. Amrabat'a ise Fas çok yakın. Bruma'yı ise "Yazıktır kardeşim sana. Burada seni oynatamayacaklar" diyerek, özür dileyerek Portekiz'e geri göndermek lazım.
Galatasaray'ın ikinci yarıda yediği goller Galatasaray gibi bir takım için yaradır.
Bir çalımda çalımlanan üç savunma oyuncusunu ben bugüne kadar görmedim.
İkinci gol basit ve büyük bir savunma hatası. İsco'nun attığı acı verici üçüncü gol yetersizliğin dibi. Bu kadar müdahale eksikliği, olmayan adam takibi, pozisyon koklayamama, rakibin ne yapacağını sezememe ne kadar olmaması gereken özellik varsa hepsi mevcuttu Galatasaray savunmasında.
Oysa Galatasaray'ın 1-1'den sonra maçı koparacağını düşünüyordum. Çünkü Real Madrid ile oynarken böyle fırsatlar bir daha asla gelmez. Takımın bel kemikleri ya sakat ya cezalı. Üstelik Ramos kırmızı kart görmüş. Ve üstelik golü de bulmuşsun.
Peki o zaman ikinci yarıdaki neyin teslimiyeti?
İlk yarı tam biraz ışıltı alındı derken yine isteksiz, dayanıksız, moralsiz, heyecansız ve keyifsiz bir Galatasaray ortaya çıktı. Bu takımın sorunu nedir birinin anlatması lazım.
Real Madrid 10 kişi kalmasına rağmen büyük takım özelliklerinin tümünü sergilerken yine de ikinci yarıda bu kadar kolay bir galibiyet beklemiyordu.
Ama şu var. Dünkü ağır yenilginin ve manevi olarak sarsıcı olan bu kaybın en büyük nedeni doğrudan Mancini'dir. Onu anlamak mümkün değil. Dany'nin oynaması sağlıklı bir teknik direktör kararı olamaz. Belki Riera'da öyle istenilen tarzda bir sol bek değil ama en azından tecrübeli. Bruma olayı bambaşka bir şey. Şunu söyleyeyim Galatasaray yönetimi Mancini ile Bruma'ya verdiği 12 milyon Euro'nun üstüne su içsin. Ve galiba Mancini ayda bir Bruma'yı sadece devler liginde oynatarak onu yok etmek istiyor. Çünkü bu çocuk bu şekilde tüm yeteneğini de kaybeder. Sadece Galatasaray'a değil Bruma'nın istikbalini de yok ediyor sayın Mancini.
Amrabat tercihi ve ona bu kadar çok dayanması gerçekten enteresan. Oyuna gerektiği yerde hiç bir müdahale yapamıyor. 2-1'den sonra oyuna ağırlığını koymadı. Angelotti 10 kişilik takımın her hattıyla milim milim oynarken Mancini sadece izledi.
Kısacası Galatasaray savunması elbette rezalet ama şu var. Bir şeyler ortaya koymak için takım halinde oynaman gerekir. Bu kadar dağınıklık içinde Real Madrid gibi bir takım önünde Galatasaray savunması perişanlığına şaşırmamak lazım. Geriye asla dönemeyen oyuncuların bir kurbanıdır Galatasaray savunması.
Mancini'nin futbol anlayışının Galatasaray DNA'larına aykırı olduğunu hep söyledik. Ama en azından elindeki kadronun yapısına göre bir uyum göstermesi gerekir. Bu kadroyu sen oluşturmadığına göre kendi kafanda ne varsa onu oynatmak olanaksızdır. Artık bırakın taktiği doğru yere doğru adamlar koysun ona da razı olduk.
Şu maçta gözümüze tek çarpan Umut'un Umutsuz çırpınışı oldu. Hepsi o.
Biz yine Ronaldo'nun oynamamasına şükredip tüm umutlarımızı İstanbul'a bırakalım.
Çünkü onca fiyaskoya rağmen bu hala bir son değil.
LEVENT ÖZÇELİK
Savunma sefilliği
İlginç bir ilk yarı oldu. Maçın başında Bale yakaladığı pozisyonu gole çevirse, ortaya daha da kötü bir skor çıkabilirdi. Umut'un Sergio Ramos'u attırdığı pozisyonun ardından ibre Galatasaray'a döndü. Bale'nin frikik golünde Eray'ın da hatasının payı olduğunu eklemeliyiz. G.Saraylılar'ın "Ah Muslera, neredesin" dediği andı... Hemen peşinden Drogba'nın şahane ara pası, Umut takipçiliği ve bitirici vuruşuyla tekrar maça ortak olduk.
İkinci yarıya G.Saray dengeli oynama isteğiyle başladı. Ama yine savunma hatası ile Real Madrid öne geçti. Gökhan Zan'ın 'ofsayt' beklentisiyle mücadeleyi bırakmasını aklım almıyor. Şampiyonlar Ligi'nde böyle amatörce bir hata yapılamaz. Ofsayt dahi olsa, ki değil defans duruyor, eloğlu da golü atıyor.
Real Madrid, Galatasaray'a bu yıl bir iki gömlek büyük geliyor. Ronaldo, Modric oynamamış, 10 kişi kalmışlar, rakip yedek oyuncularla çıkmış ama sonuç yine hüsran. Ne olursa olsun 2-3 oyuncunun iyi performansı ile Real Madrid yenilecek takım değil. G.Saray'ın baş ağrısı, yumuşak karnı savunma. G.Saray 2 yıldır savunma transferine gereken özeni göstermediği için bu sonuçlara katlanmak zorunda. Bu zaafiyet özellikle Devler Ligi maçlarında öne çıkıyor; hele bir de rakip Real Madrid ise...
Eray ve Casillas
Muslera olsaydı farklı olurdu. Özellikle ilk golü yemezdi, hatta belki 2.'yi de savunmaya bırakmazdı. Casillas, G.Saray'ın baskı kurmaya çalıştığı en kritik dakikalarda Sarı-Kırmızılılar'a 'dur' dedi.
Son söz...
Maalesef Terim dönemi yönetiminin mirası bu kötü savunma... G.Saray'ın kadro genişliğinin yetersiz oluşu, yabancı sınırlamasının olmadığı Avrupa maçlarında da ortaya çıkıyor. Savunma oyuncuları ve kanat oyuncuları en zayıf halkalar.
Sol kanat oyuncusu Riera'dan, stoper Dany'den sol bek yaratmaya çalışılıyor. Amrabat da zaten geldiği günden bu yana yokları oynuyor. Real Madrid ikinci yarıda golleri yürüyerek attı dersek abartmış olmayız.
Soru şu; bu G.Saray, Juventus'u yenip ikinci tura çıkar mı? Cevap; bu savunmayla çok zor!
ERHAN TELLİ
6-1'den bile kötüydüler
Real Madrid'i hem Ronaldo'suz, hem bir çok as oyuncusundan eksik, hem de 10 kişi kalmış şekilde yakalayacaksın, kazanacağına, bir de üzerine fark yiyerek döneceksin. Olacak şey değil. Bu takım İstanbul'da 6-1 yenilirken bile bu kadar ezilmemişti! Bu kadar utanılacak oyun oynamamıştı. Ama bu takımın başında galibiyeti zerre kadar düşünmeyen, rakip 10 kişi kaldığında bile gereken hamleyi yapmayan bir hoca ve en az onun kadar galibiyete inanmayan bir oyuncu gurubu olursa, maalesef, sonuç da böyle oluyor işte. Yenilirsin, hatta fark da yiyebilirsin, ama yenilirken en azından biraz olsun mücadele edersin, bu kadar kolay teslim olmazsın. 'Balık baştan kokar' diye boşuna söylememişler! "2 yıl üst üste şampiyon olan ve Avrupa'da rakiplerine kök söktüren bir takımı, nasıl olur da 2 ay içinde darmadağın edebiliriz?" diye düşünseler, bundan iyisini yapamazlardı herhalde. Şimdi bu tabloyu ortaya çıkaranlar, ne yapacaklarını da kendileri düşünsün!
BÜLENT YAVUZ
G.Saray'ın golü verilmedi
İskoç hakem William Collum, dün gece G.Saray'ın kabusu gibiydi... Ramos'un atılması, bir hakem için kolay bir pozisyondu. Bunun övünülecek bir yanı yok. Ama aynı hakem, G.Saray'ın yüzde yüz golünü vermedi. Umut'un pozisyonu ofsayt değildi. Maç 1-1'di, 2 olsa durum çok değişirdi. Dünya Kupası'na gitmeye hazırlanan İskoç hakemin, oyunu yorumlamada sıkıntıları vardı. Özellikle ceza alanları içinde kendi özgüveni yoktu. Ekip olarak yardımcılarını da maça iyi hazırlayamayan Collum, maalesef G.Saray gibi kötüydü ve olası puanımızın alınamamasının sebebiydi.