Hakkı Koşar: Karateyi sevdirmek için oyuncu oldum
Türkiye'de 'karate' denilince akla gelen ilk isim olan ve karateyi yaymak için Yeşilçam filmlerinde rol alan Hakkı Koşar ile konuştuk. Pandemi döneminde Moda'daki spor salonunu kapatıp İstanbul'u terk eden Koşar, karate yolculuğunu ve sinema anılarını anlattı
AYTEKİN TEKER / ateker@haberturk.com
Hakkı Koşar, karateye adanmış bir hayat. Asker kökenli olan Koşar, judoda millî forma giydi. 1970'de İtalya'da düzenlenen judo turnuvasına katılan Koşar, bu ülkede sınavlara girip karatede 'kara kuşak' aldı. Türkiye'de karatenin gelişmesine katkıda bulunan Koşar, aynı zamanda Türkiye Karate Federasyonu'nun da onursal başkanı.
Karate ve judo sporunun Türkiye'de yayılması büyük çaba sarf etti. Bunun için oyunculuk yaptı. Türk sinemasının unutulmaz yapımlarından olan ve Kartal Tibet'in canlandırdığı 'Tarkan' serisinde canlandırığı 'Wang Yu' karakteriyle de hafızlara kazındı.
Kartal Tibet'in yanı sıra Sadri Alışık, Cüneyt Arkın ve Müjdat Gezen gibi sinemanın ustalarıyla kamera karşısına geçen Hakkı Koşar, uzun yıllardır öğrencilerini yetiştirdiği Kadıköy Moda'daki spor salonunu pandemi döneminde yaşadığı zorluklar sonrası kapatıp ailesiyle Fethiye'ye yerlemiş.
79 yaşındaki Hakkı Koşar, karateye nasıl başladığını şöyle anlattı: Çocuk yaşlarda aslında karateye ilgim başlamıştı. 1956'da Kuleli Askeri Lisesi'ni kazandım. 1962'de de Harp Okulu'na geçtim. Okulda judo, aikido ve karate gibi yakın savunma dersleri vardı. Türkiye'nin önemli atletlerinden Ruhi Sarıalp'in antrenörlüğünde atletizm de yapmıştım. Kendisi hatta askeri lisede beden eğitimi öğretmenimizdi. Tek adım atlama, üç adım atlama, 100 ve 200 metrede çalıştırdı beni. Tek adımda, askeri liseler arası Türkiye şampiyonu oldum. Halil Yüceses Japonya'dan döndüğünde ülkede judonun gelişimine katkı veriyordu. 1970 senesinde büyük sensei Taiji Kase'yi Türkiye'ye davet ettik. Siyah kuşak 4. Dan sahibiyim. Kuşağımı da Taiji Kase'den aldım. Karate ve judoyu birbirine bağladık ama sonra ayıramakta zorlandık. (Gülüyor)
Judo ve karateyi ayırmak için siyasete atıldım. İki branşı federasyon düzeyinde birbirinden ayırdık ve ne mutlu ki ilk başkanlık görevini de ben üstlendim.
1963'te askerlikten ayrılan Hakkı Koşar, İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun olduğunu söyleyerek, "Cumhuriyet Gazetesi'nde iki yıl polis muhabirliği yaptım" dedi.
Hakkı Koşar'ın ailesi de sporcu. Koşar, "Kardeşlerim Zafer ve Muzaffer, siyah kuşaklı sporcular. Eşim Leyla Koşar hem judocu hem de karatecidir" dedi. Altı çocuğu olan Koşar'ın, dört kızı profesyonel karateci. Kızlarının altıncı ve yedinci dan siyah kuşak seviyelerinde olduklarını ifade eden Hakkı Koşar, "Dünya ve Avrupa şampiyonlukları var" diye konuştu.
Türkiye'nin karatede kazandığı başarılardan gururlandığını da ifade eden Koşar, "Karate artık bir sanat oldu. Olimpiyatlarda seyahat edip sporcularımızın yanlarında olamadığım için çok üzüldüm. Daha da iyi yerlere geleceğimizden eminim" ifadelerini kullandı.
"KARATEYİ SEVDİRMEK İÇİN OYUNCU OLDUM"
Hakkı Koşar'ın sinemaya adım atmasının nedenini ise karateyi geniş çevrelere sevdirmekmiş. Koşar, "Karateyi insanlara sevdirmek için sinema başladım. Cüneyt Arkın'a karate dersleri veriyordum. Cüneyt Arkın'ın davetiyle ilk kez 'Çareziler' filminde rol aldım. Dövüş sporlarının içinde var olduğum bilinince başka filmlerde de rol almam istendi" dedi.
Cüneyt Arkın'ın kara kuşağı hak eden ilk oyuncu olduğunu hatırlatan Koşar, "Rahmetli Cüneyt çok disiplinli biriydi. Karatenin Türkiye'de ilerlemesinde Cüneyt'in ve onun filmlerinin de etkisi vardır" ifadelerini kullandı.
"TARKAN'IN ÇEKİMLERİNDE KOLUMU KIRDIM"
Kartal Tibet'in başrolünde yer aldığı 'Tarkan' serisinin 'Güçlü Kahraman' filminde canlandırdığı 'Wang Yu' karakteriyle de tanınan Hakkı Koşar, rol aldığı filmlerin Türk karatesinin tanınırlığının ve yükselmesinde etkili olduğunu belirtti.
Hakkı Koşar, "Rahmetli Kartal (Tibet) ile 'Tarkan: Güçlü Kahraman' filmini çektik. Hatta film çekimleri sırasında 10 metreden brandaya atladım, düşüp elimi kırdım ama çekimlere devam ettik. Sol elimle kılıcı kullanmaya devam ettim" dedi.
1975'te Müjdat Gezen ile 'Aptal Şampiyon' filmini çeken Hakkı Koşar, kendisiyle hâlâ görüştüğünü ve merhum sanatçılar Kartal Tibet ve Cüneyt Arkın çok iyi dostuklar kurduğunu da söyledi.
SPOR SALONUNU KAPATMIŞ
Sinemadan para kazandığını da belirten Hakkı Koşar, "Hem para da kazandık, hem insanlara sporu sevdirdik. Spora teşvik ederken de kazancımız oldu" ifadelerini kullandı.
Pandemi nedeniyle yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle Kadıköy Moda'daki spor salonunu kapatan Hakkı Koşar, yaklaşık 3 yıldır yaşamını Fethiye'de sürdürüyor.
Hakkı Koşar, "Pandemi nedeniyle salonu kapatmak zorunda kaldık. Maalesef sonra salonu sattım. Karateden ve sinemadan kazandığımla bu salonu almıştım. 1999 model bir arabam var ve kirada oturuyorum" dedi.