İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri piyasalarda iyimserlik yarattı. Başta Avrupa Merkez Bankası ECB ve Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası FED olmak üzere merkez bankalarının faizleri düşürme ve piyasayı yeniden para boğma politikalarının geri gelmesi gelişmekte olan ülkeler arasında en çok Türkiye'ye yarıyor. Çünkü bu ekonomisini dış kaynakla fonlayan ülkelerin başında Türkiye geliyor. Türkiye'nin bu süreçte yüksek faiz oranlarını (yüzde 24) kademeli olarak düşüreceği ve bu süreçte portföy yatırımı yoluyla Türkiye'ye gelen fonların da kazançlı çıkacağı biliniyor.

2 ÖNEMLİ SET VARDI

Ancak bu süreci engelleyen iki önemli set vardı. Bunlardan ilki elbette aylardır pazarlığı süren ABD ile yaşanan S-400 gerginliği. S-400'le ilgili sürecin hafta sonunda Japonya'da yapılacak olan G-20 zirvesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki görüşmede nihayete erdirilmesi bekleniyor. Piyasanın bu konuda oldukça iyimser olduğu söylenebilir. S-400 satın alınması nedeniyle bir yaptırım geleceği düşünülse de bu yaptırımın Trump'ın girişimleriyle Türkiye ekonomisini sarsacak cinsten olmayacağı bekleniyor.  

İKİNCİ SET ORTADAN KALKTI

İkinci set ise tabii ki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleriydi. Bu seçimlerin kazasız belasız atlatılması aslında dün sabah piyasada oldukça iyi algılandı. Borsa İstanbul, faiz ve Türk Lirası, dolar karşısında ralli yaptı. Ancak öğleden sonra dolar/TL'de seçimle gelen iyimserlik yerini S-400 gerginliğine bıraktı. Çünkü Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Türkiye'nin S-400 satın alma kararlılığını bir kez daha vurguladı. 

Açıklama ile birlikte dolar/TL düştüğü 5.71 seviyelerinden 5.82'ye fırlarken Borsa İstanbul ve tahvil piyasası kazançlarının bir kısmını geri verse de günü kazançla kapattı. Borsa İstanbul yüzde 1.2 değer kazanırken faiz 0.5 puan düşüşle 19.41'den işlem gördü. Faiz oranlarının yüzde 19.41'e gerilemesinde yerli yatırımcıların alımlarının etkili olduğu ancak Borsa İstanbul'un yüzde 1.2 yükselmesinde yabancı yatırımcı ilgisinin kayda değer olduğu belirtiliyor.

BU KEZ RAPOR İSTEDİLER

Piyasada tam etkisini göstermese de arka planda ise ekonomi açısından daha da sevindirici bir gelişme yaşandı. Türk varlıklarına yani tahvil ve hisse senetlerine yabancı yatırımcıların yatırım yapabilmesi için bu varlıklar hakkında raporlar olması gerekiyor. Yabancı fonlar ve gerçek kişiler bu raporlara göre alım veya satım yapıyorlar. Bankacıların verdiği bilgilere göre son 4 yıldır yabancı bankalar Türk meslektaşlarından bu raporları istemiyordu. Yani zaten yatırım yapılmayacağı için, kendilerine göre risk çok yüksek olduğu için rapor isteyip de onu okumaya bile gerek görmüyordu. Taa ki düne kadar. İstanbul seçimlerinin ardından, bu risk ortadan kalkınca yabancı bankalar yatırımcıları için Türk varlıkları hakkında bankacılardan rapor istemeye başladı. Böylece bu bankalar yatırımcılara yatırım yaparken bir alternatif olarak Türk hisse senetleri veya tahvillerini önerebilecek.