"Belen Kahvesi" dolup taşıyor
Muğla'nın Yatağan ilçesine bağlı Çaybükü (Gevenes) köyünde bulunan ve meşhur ''Ormancı'' türküsüne konu olan kahve yılda ortalama 35 bin turist ağırlıyor.
Eski adıyla Gevenes köyüne hakim bir tepede bulunan Belen Kahvesi'ni ziyaret edenler, zeytin ve çam ağaçları arasında Ormancı türküsü eşliğinde çaylarını yudumlayıp, yorgunluk atma fırsatı buluyor.
Gevenes köyünü yasa boğan olayların yaşandığı ''Belen Kahvesi''nin 61 yıl sonra köyün kaderini değiştirdiğini belirten muhtar Necati Cezayir, 1946 yılında yaşananların ardından kullanılmayan ve zamanla harap olan kahvehanenin restore edildikten sonra Ormancı Türküsünün hikayesini dinlemek için gelenlerle dolup taştığını anlattı.
Türküde adı geçen o zamanın muhtarı Tevfik Cezayir'in torunu muhtar Necati Cezayir, şunları söyledi:
''Çok acı bir olay, dedem en yakın arkadaşı tarafından yanlışlıkla öldürülmüş. büyüklerimiz hala anlatır. Babam hiç konuşmadı ama ne zaman kahvehanenin harap halini görse ağlayarak, 'Sen de göçüp gittin' diyordu. Çok yaşlandı ama acısı hiç dinmedi. Her şey bugün olmuş gibi anlatılır, dedemin vurulduğu yer, ormancının atlayıp kaçtığı duvar...
2005 yılında kahve restore edildikten sonra buraya gelenler, olaya şahit olmuş yaşlılardan türkünün hikayesini dinliyor. Kahvenin duvarlarına türküde adı geçenlerin resimleri ve mahkeme tutanakları asılı. O günü yaşatmak için kahvehanede Belen Türküsü ile diğer Muğla türküleri çalıyor.
Burada dama hala çok çekişmeli oynanır. Buna, ziyaretçiler de zaman zaman şahit oluyor. Köyün yaşlılarıyla oturup dama oynayan ziyaretçiler, onlardan, oyunun inceliklerini öğreniyor.
Ziyaretçiler, zeytin ve çam ağaçları arasında ovaya hakim yerdeki Belen Kahvesi'nde çaylarını yudumlayıp, köy peyniriyle hazırlanmış 'otlu gözleme' yiyerek yorgunluk atıyor. 'Belen Kahvesi' yılda ortalama 35 bin turist ağırlıyor.'' ORMANCININ ÖYKÜSÜ... Çıktım Belen kahvesine baktım ovaya Bay Mustafa çağırdı, dam oynamaya, Ormancı da gelir gelmez, yıkar masayı, Söz dinlemez Ormancı, çekmiş kafayı Aman Ormancı, canım Ormancı Köyümüze bıraktın yoktan bir acı Türküye konu olan olayın yaşayan sayılı şahitlerinden 81 yaşındaki Ahmet Gümüş, Gevenes Köyü'nde 1946 yılının Temmuz ayında yaşanan olayı şöyle anlattı:
''Muhtar Tevfik Cezayir ile köyün gençlerinden ağanın oğlu Mustafa Şahbudak (Bay Mustafa) çok yakın arkadaştı. Bu iki arkadaş, neredeyse her akşam köy kahvesinde dama oynuyorlardı. İddialı geçen bu karşılaşmalar, kahvedekiler tarafından ilgiyle izleniyordu.
1946 yılı, Temmuz ayının sıcak bir gününde bu iki arkadaş yine dama tahtasının başına oturdular. Oyunun yarısında ormancı (Mehmet İn) çıkageldi. Mehmet, sarhoştu, ayakta zor duruyordu. Ormancı, muhtardan bekçiyi komşu köyde çıkan orman yangını ile ilgili görevlendirmesini istedi. Muhtar, bekçinin seçim evraklarını Yatağan'a götürmek zorunda olduğunu söyleyerek isteği geri çevirdi. Muhtar ile ormancı tartışmaya başladı. Tartışma giderek büyürken ormancı, ayağı ile dama sehpasını yıkarak oyunu bozdu. Bay Mustafa da oyunu bozduğu için ormancıyı tokatladı.
Olayın büyüyeceğini anlayan köylüler, ormancıyı alıp sakinleşmesi için kahvenin arka tarafına götürdü. Ormancı oradan bağırıp küfür ediyordu. Bay Mustafa küfürlere tahammül edemedi, kalkıp ormancının üzerine yürüdü.
Bunun üzerinde ormancı, üzerinde bulunan bıçak ile Bay Mustafa'yı kolundan yaraladı. Kolundan yaralanan Bay Mustafa belindeki tabancasını çekerek ormancı ateş etmek isterken araya giren arkadaşı muhtar Tevfik'i vurdu, ölümüne neden olur.
Yöre sanatçısı Tahin Erdinç (Pisili Tahir usta) tarafından kaleme alınarak türküleştirilen olay Muğla yöresinden başlayarak tüm Türkiye'ye yayıldı.
Türküde ''Bay Mustafa'' olarak ünlenen Mustafa Şahbudak, 2005 yılında 83 yaşında İzmir'de Ege Üniversitesi Hastanesi Tıp Fakültesi'nde öldü. Mustafa Şahbudak, Muğla'da toprağa verildi. A.A.