Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam BDP'li vekillere tazyikli su GALERİ

        İlyas AKENGİN / DİYARBAKIR (AHT)

        BDP Diyarbakır il örgütü, terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan'ın avukatları ile görüştürülmemesi ve KCK operasyonlarını bahane ederek izinsiz gösteri düzenledi. Polis, kendisine taşla saldıran gruba tazyikli su ile müdahale etti.

        BDP Batman milletvekili Ayla Akat Ata, panzerin önüne geçerek, "Allah kahretsin, kesin şu suyu" diye bağırdı. Sudan ıslanan Ata'yı partililer sakinleştirdi.

        BDP Diyarbakır il örgütü, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla KCK'ya yönelik 7 ilde başlatılan operasyonlarda 150'e yakın kişinin gözaltına alınması ve terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan'ın avukatları ile görüştürülmesine izin verilmemesini protesto etmk için yürüyüş düzenledi. Bağlar ilçesinde bulunan BDP Diyarbakır il binası önünde toplanan kalabalık sık sık "Bijî Serok Apo" (Yaşan Apo) sloganları atıp terör örgütü PKK'nın sözde bayraklarını açtı.

        Mardin bağımsız milletvekili Ahmet Türk, Van bağımsız milletvekili Aysel Tuğluk, BDP Milletvekileri Altan Tan ve Ayla Akat Ata'nın destek verdiği yürüyüşe polis izin vermedi. Milletvekillerin polis yetkilileri ile yaptığı müzakerede sonuç çıkmaması üzerine Milletvekili Aysel Tuğluk, grubu geri çekmeyeceklerini söyledi. BDP'lilerin polisler ile konuştuğu sırada grup içerisinde bulunan yüzü maskeli bir grup polise taş attı. Bunun üzerine güvenlik güçleri kalabalığa tazyikli su ile müdahale etti.

        BDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, su sıkan panzerin önüne geçerek, "Allah kahretsin, kesin şu suyu" diye bağırdı. Sudan ıslanan Ata'yı partililer sakinleştirdi.

        TÜRK: "BOYUN EĞMEYECEĞİZ"

        Olay sonrası parti otobüsü üzerinde açıklama yapan Mardin bağımsız milletvekili ve DTK Eş Başkanı Ahmet Türk, "Bugün kendi topraklarımızda bir zulme maruz kaldık. Biz bu zulmü kabul etmeyeceğiz, tek tek bu zulmü parçalayacağız. Kirli siyaseti deşifre etmek için yürüyecektik. 2009 yılında başlayan tutuklama furyası bugün siyasi bir soykırıma ulaştı. Bu savaş kararını veren de Erdoğan'ın kendisidir. Kürt sorunun çözümü için sayın Öcalan'a karşı tecrit politikaları yürütülüyor. 8 Ekim'de barış ve müzakere için İmralı'ya yürüyeceğiz. Bu kadar acılardan sonra asla boyun eğmeyeceğiz. 30 yıldır önümüz kesiliyor. Ama bugün halkımız özgürlüğü için daha kararlıdır" dedi.

        VALİDEN AÇIKLAMA GELDİ

        Vali Şahabettin Harput: "Anlamsız ve gereksiz tansiyonu yükseltecek bir yürüyüş kimseye fayda sağlamaz"

        Vali Şahabettin Harput, BDP'nin planladığı "İmralı Yürüyüşü" ile ilgili, "Şu ana kadar valiliğimize resmi bir başvuru gelmedi. Herkes aklı selim davranmalıdır. Anlamsız ve gereksiz tansiyonu yükseltecek bir yürüyüş kimseye fayda sağlamaz" dedi.

        Bursa'da bir yerel televizyon kanalında açıklamalarda bulunan Vali Harput, İmralı'da hükümlü bölücübaşı Abdullah Öcalan'ın avukatlarıyla görüştürülmediği gerekçesiyle Barış ve Demokrasi Partisi, Demokratik Toplum Kongresi ve Tutuklu Hükümlü Aileleri Dayanışma Hukuk Dernekleri Federasyonu'nun 8 Ekim'de Gemlik'te yapmayı planladığı yürüyüş için Bursa Valiliği'ne başvuruda bulunulmadığı söyledi. Harput, yapılan her hareketin hukuk çerçevesinde olması gerektiğinin altını çizdi. Türkiye'de yeni bir anayasa noktasında bütün partilerin ortak bir karar aldığını kaydeden Harput, "Böyle bir gerçek varken, bir kısım insanların ne maksatla ve ne niyetle böyle büyük bir yürüyüşün yapılmasını planlamasını izah etmek mümkün değildir" diye konuştu.

        Şehit cenazelerinin toplumu yüksek tansiyona sevk ettiğini dile getiren Harput, böyle bir atmosferde karşıt bir düşünceyle 'ben bunu yapacağım' demenin yanlış bir hareket olduğunu savundu. Harput, sözlerini şu şeklide sürdürdü:

        "Bundan kimse fayda çıkarmaz. Bundan herkes zarar görür. Bursa'mız da zarar görür. Bursa'da Türkiye'nin birçok yerinden gelen insanlar var. Bu tür hareketler, Bursa'mızda sıkıntı oluşturabilir. Ben böyle bir çağrı yapıyorum. Şu ana kadar valiliğimize resmi bir başvuru da gelmedi. Herkes aklı selim davranmalıdır. Anlamsız ve gereksiz tansiyonu yükseltecek bir yürüyüş kimseye fayda sağlamaz; sıkıntılar doğurur. Belki anayasa görüşmelerine de zarar verebilir. Sistemin bozulmasına müsaade etmemeliyiz."

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ