Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yeni Medya Benelux Turu, Belçika şehirleri Brüksel ve Brugge ile devam ediyor

        SEDA ZEYNEP KÖSE MASAL ŞEHİR "BRUGGE" DE

        instagram/ tatildeyimdonucem

        Benelüks turumuzun son durağı olan Belçika, Belçika denilince de ilk akla gelen noktalardan biri olan Brugge, her zaman çok gitmek istediğim, ama, bir türlü gidemediğim bir yer olmasından dolayı, sabırsızlanıyorum. Brugge, Orta Çağ'dan kalma mimarisi ile, şirin, huzurlu ve bir o kadar da masalsı bir şehir. Belçika'nın Batı Flandra ilinin de başkenti. İkinci dünya savaşında zarar görmediği için, bugüne kadar korunmuş. Turistlerin yoğun ilgi gösterdiği lokasyonlardan biri. Çikolataları, rahibe işi diye de tabir edilen dantelleri, kanalları ve elbette waffle'ları ile ünlü.

        Masal şehir 'Brugge'
        Harita

        Şehre girer girmez, adeta büyüleniyoruz, gerçekten de anlatıldığı gibi bir yer. Brugge, 11. yüzyılda Avrupa'nın önemli ticaret merkezlerinden biri imiş, fakat, bir takım coğrafi değişiklikler yüzünden, birkaç kanal dışında, denizle olan bağlantısı kesilmiş. Avrupa'nın günümüze kadar gelebilmiş nadir Ortaçağ kentlerinden biri. Şehir aynı zamanda, Unesco Dünya Mirası Listesi'nde yer alıyor.

        Tatilstil Benelux Paris turları için tıklayınız

        Minnewater Park'tan geçerek, Brugge'deki ilk ziyaret noktamıza; Eski St. John Hastanesi 'ne varıyoruz. The Church of Our Lady (Bizim Leydi Kilisesi)'nin yanındaki yapı, Avrupa'nın günümüze dek ayakta kalan en eski hastanesi. Kilise ve Brüj'lü Madonna olarak anılan, 1504 yılında Michelangelo tarafından yapılmış olan Madonna ve Çocuğu'nun heykelini de gördükten sonra, Burg Meydanı'na geçiyor, Kutsal Kan Bazilikası'nı görüyoruz. Brugge'ün simgelerinden biri olan Belfort (Tarihi Çan Kulesi), hayranlık uyandıran diğer bir yapı. The Markt'a geçiyor, rehberimizin şehri anlatımının ardından, Brugge lezzetlerini keşfe çıkıyoruz.

        Paris'te yediğimiz midye (mussel) bizi kesmemiş olacak ki; bir de yerinde yiyelim diyor ve şehir merkezinde bir restauranta giriyoruz. Eğer Benelüx turuna çıkarsanız, lütfen midye yemeden dönmeyin. Daha önce tatmadıysanız ve tereddüt duyuyorsanız, bana güvenin çok hoşunuza gidecek. Kereviz sapı, sarımsak ve soğanla pişen midyeler gerçekten çok leziz.

        Brugge'de yemeniz gereken bir diğer lezzet waffle. Ama waffle'lar bildiğiniz waffle'lardan değil. Beyaz, sütlü veya bitter çikolata sosuyla kaplı, stick waffle'ların üzerini istediğiniz malzeme ile kaplıyorlar. Brugge'da alışveriş anlamında kendinizi kaybedebilirsiniz, şimdiden uyarayım. Çikolatanın dışında, el yapımı süs eşyaları, danteller insanı fazlaca cezbediyor.

        Image Title 1 Image Title 2
        Description

        Brugge sonrası Belçika'nın başkenti Brüksel'e geçiyoruz. Belçika'nın başkenti Brüksel, aslında birkaç yüzyıl önce bataklığın kurutulması sonucu ortaya çıkmış bir şehirmiş. Adını da buradan alıyor zaten; "bataklığın içindeki yerleşim yeri" anlamına geliyor. Senne Nehri üzerindeki şehirde, panaromik bir tur gerçekleştirdikten sonra, şehrin ünlü meydanı Grand Place'a ilerliyoruz. Ardından Brüksel'in simgesi Manneken Pis (İşeyen Çocuk) Heykeli'ni görmeye gidiyoruz. Heykelin 17. yüzyılda yapıldığının dışında, neden ve kim tarafından yapıldığına dair hiçbir bilgi yok. Rivayetler var tabii, çocuğun ajan olduğuna veya kaybolduğuna dair. Nasıl ve ne şekilde olduğu bilinmese de, Manneken Pis şehrin simgesi ve hediyelik eşyalardan çikolatalara kadar her yerde rastlayabileceğiniz bir obje.

        Image Title 1 Image Title 2
        Description
        Harita

        Sıra en sevdiğimiz bölüme geliyor. Brüksel'e gelmişken dünyaca ünlü biralarından tatmamak olmaz diyor, patates ve bira keyfi için, kendimizi bir pub'a atıyoruz. Patateslere ne yaptıklarını, sırrını paylaşmadılar, ama, ben hayatımda bu kadar lezzetli patates kızartması yememiştim. Yaklaşık 150 çeşit bira seçeneğiniz olduğunu da hatırlatayım. Alışveriş ve yemek keyfinin ardından konaklama yapacağımız otele gidiyoruz. Sabah kahvaltının ardından, havaalanına doğru yola çıkıyoruz ve böylece Benelüks turunun sonuna geliyoruz. Yine teşekkürlerim olacak. Tatilstil ve yetkililerine, bugüne dek tanıdığım en iyi rehberlerden biri olan sevgili Tahir Güldaş'a, tura katılan konuklara, ulaşımımızı sağlayan David'e sonsuz teşekkürler, gerçekten yaptığım en güzel seyahatlerden biri oldu. Bir daha ki seyahat noktamızda görüşmek üzere demeden önce, çekimler esnasında yaşadığımız komik anlarla veda etmek istiyorum. Sürpriz destinasyonlarla devam edeceğiz takipte kalın.

        Tatilstil.com'u ziyaret etmek için tıklayınız
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ