Beynimizin 'sağ-sol' sınavı: Neden hâlâ karıştırıyoruz? Her 6 kişiden biri ayırt etmekte zorlanıyor!
Sağ ve solu ayırt etmek, çocukken öğrendiğimizi düşündüğümüz en basit becerilerden biri. Peki neden hâlâ karıştırıyoruz? Araştırmalar, her 6 yetişkinden birinin bu ayrımı yapmakta zorlandığını ortaya koyuyor. Üstelik bu karışıklık, ameliyat hatalarından büyük kazalara kadar ciddi sonuçlar doğurabiliyor.
İngiliz beyin cerrahı Henry Marsh, ameliyatın ardından hastasının yatağının yanına oturduğunda vereceği kötü haber, kendi yaptığı bir hatadan kaynaklanıyordu. Hastanın kolunda bir sinir sıkışması vardı ve ameliyat edilmesi gerekiyordu. Ancak Marsh, operasyonda omurganın yanlış tarafındaki siniri çıkarmıştı. Tıp dünyasında ‘’asla olmaması gereken olaylar’’ arasında yer alan bu tür hatalar, yalnızca bireysel dikkatsizlikle açıklanmıyor. Araştırmalar, sol ve sağ ayrımının aslında beynin düşündüğümüzden çok daha karmaşık bir işlemi olduğunu ortaya koyuyor.
HER 6 YETİŞKİNDEN BİRİ SAĞ İLE SOLU KARIŞTIRIYOR
Önlenebilir tıbbi hatalar çoğu zaman yanlış tarafın ameliyat edilmesinden kaynaklanıyor. Yanlış göze enjeksiyon yapılması ya da yanlış memeden biyopsi alınması gibi vakalar, bu becerinin ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Bu ‘’asla olmaması gereken olaylar’’, çoğumuzun çocukken sağ ile solu ayırt etmeyi öğrenmesine rağmen herkesin bunu doğru yapamadığını ortaya koyuyor.
Bazı insanlar için sağ ile solu ayırt etmek, yukarı ile aşağıyı ayırt etmek kadar kolay olsa da yapılan araştırmalar yaklaşık her 6 kişiden birinin bu ayrımı yapmakta zorlandığını gösteriyor. Hatta kendisinde herhangi bir sorun olmadığını düşünenler için bile, ortam gürültüsü gibi dikkat dağıtıcı unsurlar ya da konuyla ilgisi olmayan soruları yanıtlamak zorunda kalmak doğru seçimi yapmayı engelleyebiliyor.
PEKİ AMA NEDEN?
Hollanda’daki Leiden Üniversitesi’nden nöropsikoloji profesörü olan Ineke van der Ham, ‘’Hiç kimse bir şeyin ön mü arka mı ya da üst mü alt mı olduğunu söylemekte zorlanmaz.’’ diyor.
Ancak sağ ile solu ayırt etmenin farklı olduğunu belirtiyor: ‘’Bunun nedeni simetri ve arkanızı döndüğünüzde her şeyin tersine dönmesi; bu da durumu oldukça kafa karıştırıcı hale getiriyor.’’
SAĞ-SOL AYRIMI KARMAŞIK BİR SÜREÇ
Sağ-sol ayrımı aslında oldukça karmaşık bir süreçtir; hafıza, dil, görsel ve uzamsal işleme ile zihinsel döndürme becerileri aynı anda devreye girer. Nitekim araştırmacılar, bunu yaptığımızda beynimizde tam olarak neler olup bittiğini ve bunun neden bazı insanlar için diğerlerine göre çok daha kolay olduğunu henüz yeni yeni anlamaya başlıyor.
Kuzey İrlanda’daki Queen’s University Belfast’te görev yapan pratisyen hekim ve klinik profesör Gerard Gormley, ‘’Bazı kişiler doğuştan sağ ile solu ayırt edebilir, bunu hiç düşünmeden yapabilirler. Ancak diğerleri için bu bir süreç gerektirir.’’ diyor.
Gormley ve meslektaşları, yanlış tarafa müdahale edildiği tıbbi hatalarda neler yaşandığını anlamak amacıyla tıp öğrencilerinin sağ-sol kararları verme deneyimleri üzerine bir araştırma yürütmüş ve bu süreci incelemişlerdir.
‘’Öncelikle kendi içinde sağ ile solu ayırt etmelisin’’ diyor. Yanıt hemen gelmediğinde, katılımcılar başparmak ve işaret parmağıyla ‘’L’’ harfi şekli yapmak, hangi elleriyle yazdıklarını ya da gitar çaldıklarını düşünmek gibi çeşitli yöntemler kullandıklarını belirtiyor. Gormley, ‘’Bazı insanlar için ise bu, vücutlarındaki bir dövme ya da piercing olabilir.’’ diye ekliyor.
BAŞKASININ SAĞINI VE SOLUNU ANLAMAK DAHA ZOR
Ardından bir başkasının hangi tarafının sol ya da sağ olduğunu belirlerken, bir sonraki adım zihninizde kendinizi döndürerek diğer kişiyle aynı yöne bakacak şekilde konumlanmaktır.
Gormley, ‘’Eğer sana bakıyorsam, benim sol elim senin sağ elinin karşısında olur,’’ diyor. ‘’Bir nesneyi zihinde döndürme fikri, işin karmaşıklığını bir kat daha artırıyor.’’ Diğer araştırmalar, insanların kendi ellerini veya vücutlarını döndürdüklerini hayal ederek bir görüntüdeki elin sol mu yoksa sağ mı olduğunu daha kolay ayırt edebildiklerini gösteriyor.
BERGEN TESTİ: SAĞ-SOL AYRIMINDA VÜCUT FARKINDALIĞININ ROLÜ
Van der Ham ve meslektaşları tarafından 2020 yılında yayınlanan bir araştırma, insanların yaklaşık %15'inin sol ve sağı ayırt etme konusunda kendilerini yetersiz bulduğunu ortaya koydu. Araştırmaya katılan dört yüz kişinin neredeyse yarısı, hangisinin hangisi olduğunu ayırt etmek için elle ilgili bir strateji kullandıklarını belirtti.
Araştırmacılar, bu stratejilerin nasıl işlediğini daha ayrıntılı olarak incelemek için ‘’Bergen sağ-sol ayırt etme testi’’ adlı bir test kullandılar. Katılımcılar, kendilerine doğru ya da ters yönde bakan, kolları çeşitli pozisyonlarda olan çöp adam resimlerine baktılar ve resimlerde vurgulanan elin sol mu yoksa sağ el mi olduğunu belirlemeleri istendi.
İlk deneyde katılımcılar, ellerini önlerindeki masanın üzerine koyarak oturdular. Eğer kişinin başının arkasına bakıyorsanız, yani baş sizinle aynı hizada ise katılımcılar çok daha hızlı ve isabetli davranıyordu. Benzer şekilde, çöp adam katılımcıya dönükken elleri çaprazlanmış ve sol eli katılımcının sol eliyle aynı tarafta olduğunda, katılımcılar daha iyi performans gösterme eğilimindeydi.
Van der Ham ‘’Bu bize, vücudun bu süreçte gerçekten rol oynadığını gösteriyor.’’ diyor.
BEYİN GERÇEK GÖRÜNTÜYE İHTİYAÇ DUYMUYOR
Bir sonraki soru, katılımcıların test sırasında sol ve sağı ayırt etmek için o anki bedenlerinden gelen ipuçlarını mı kullandıkları, yoksa bunun yerine zihinlerinde depolanmış beden algılarına mı başvurduklarıydı.
Buna yanıt bulmak için araştırmacılar deneylerini tekrarladılar. Ancak bu kez dört farklı senaryoyu test ettiler: Katılımcılar ellerini önlerindeki masanın üzerinde ya çapraz ya da çaprazlamamış şekilde oturdular ve test sırasında ellerini ya görünür halde tuttular ya da siyah bir bezle örttüler.
Ancak araştırmacılar, bu değişikliklerin hiçbirinin test performansını etkilemediğini tespit etti. Başka bir deyişle, katılımcıların sağ ile solu ayırt etmek için ellerini gerçekten görmelerine gerek yoktu.
Van der Ham, ‘’Bu konuyu tam olarak çözmüş değiliz. Ancak sağ ile solu ayırt etmede bedenlerimizin kilit bir unsur olduğunu ve beden algımızı daha statik bir şekilde kullandığımızı tespit edebildik.’’ diyor.
Van der Ham'ın deneylerinde, çöp adamla aynı hizada durmanın sağladığı performans artışı, günlük yaşamlarında sağ-sol ayrımını yapmak için el hareketlerine dayalı bir strateji kullandıklarını belirten kişilerde ve genel olarak kadınlarda daha belirgindi.
ASİMETRİ AVANTAJ MI?
İnsanların sağ ve solu ayırt etme becerilerinin neden farklılık gösterdiği tam olarak bilinmemekle birlikte, araştırmalar bir kişinin vücudu ne kadar asimetrikse (örneğin, yazma el tercihi açısından) sağ ve solu ayırt etmenin o kadar kolay olduğunu ortaya koymaktadır.
Gormely, ‘’Beyninizin bir tarafı diğerinden biraz daha büyükse, sağ-sol ayrımını daha iyi yapma eğiliminde olursunuz.’’ diyor.
Ancak Van der Ham, bunun uzamsal bilişin diğer yönleri gibi çocuklukta öğrendiğimiz bir şey de olabileceğini söylüyor. ‘’Yol bulma işini çocuklara bırakırsanız, onların birkaç metre önünüzde yürümesine ve kararları kendilerinin vermesine izin verirseniz, işte o çocuklar sonunda daha iyi yol bulma becerisine sahip oluyorlar.’’ diyor.
ÇOCUKLAR SAĞ VE SOLU NASIL KAVRIYOR?
Fransa'daki Lyon Nörobilim Araştırma Merkezi'nden Alice Gomez ve meslektaşlarının yaptığı araştırma, çocukların sol-sağ ayrımını hızla öğrenebildiğini ortaya koyuyor. Gomez, beş ila yedi yaşındaki çocukların beden algısını ve motor becerilerini geliştirmek amacıyla öğretmenler tarafından uygulanan iki haftalık bir müdahale programı tasarladı.
Programın ardından, kendilerinde veya bir partnerde doğru vücut parçasını (örneğin sağ diz) bulma becerileri test edildiğinde, sağ-sol ayırt etme hatalarının sayısı neredeyse yarı yarıya azaldı.
Bunun bir nedeni, çocuklara sağ ve solu ayırt edemedikleri durumlar için yazdıkları eli dikkate almaları gibi bir strateji öğretilmiş olması olabilir. Programın çocukların kendi bedenlerine odaklanması da olası bir açıklamadır. Zira diğer araştırmalar, sol-sağ kararları verirken benmerkezci bir referans çerçevesinin kilit öneme sahip olduğunu göstermektedir.
Gomez, tipik bir sınıf ortamında çocukların kendi vücutları yerine bir şemadaki vücut parçalarını işaretleyebildiğini, çünkü ikincisinin öğretmen açısından daha zaman alıcı ve değerlendirilmesi zor olduğunu söylüyor. ‘’Benmerkezci davranacak kadar zaman bulmaları çok nadirdir.’’ diyor.
GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN SONUÇLAR DOĞURABİLİR
Sol ile sağı ayırt etmenin önemli olduğu pek çok günlük durum varken, bunun kesinlikle hayati önem taşıdığı bazı durumlar da vardır. Beyin cerrahı Marsh, yanlış tarafta sıkışmış sinir ameliyatını düzeltebildi. Ancak örneğin bir cerrahın yanlış böbreği alması ya da yanlış uzvu kesmesi, yıkıcı sonuçlar doğururdu.
Sol-sağ hatalarının yaşam ve ölüm arasındaki farkı belirleyebileceği tek alan tıp değildir: Gemi kaptanının gemiyi sola değil sağa çevirmiş olması, Titanik'in batışında etkili bir faktör olmuş olabilir.
HERKESİN HATA PAYI VAR
Ancak Gormley, bazı insanların sağ-sol ayrımını yapmak için daha fazla çaba sarf etmek zorunda olsa da, herkesin bu ayrımı yanlış yapma ihtimalinin olduğunu belirtiyor. O, bu tür bir hatayı yapmanın ne kadar kolay olduğuna dair farkındalığın artmasının, kararlarını iki kez kontrol etmek zorunda kalanlara yönelik önyargıların azalmasına yol açacağını umuyor.
‘’Sağlık profesyonelleri olarak, uzamsal yönelimleri tanımlamakla çok zaman harcıyoruz ama sağ ya da sola hiç dikkat etmiyoruz. Oysa tüm uzamsal yönelimler arasında en zor olanı budur.’’ diyor.
Haber Kaynak: BBC
Fotoğraf Kaynak: iStock