Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam Bu hataları yapmayın! Evcil hayvanı olanların sıklıkla yaptığı 15 hata
        1

        Pek çok insan bir evcil hayvanla yaşamaya başlayınca yapması gereken tek şeyin o hayvanın beslenmesini ve güvenliğini sağlamak olduğunu sanıyor. Halbuki kedi ve köpek bakımında kulaktan dolma bilgiler yüzünden tekrarladığımız ya da tekrarlamadığımız pek çok davranış farkında olmadan minik dostlarımıza zarar verebiliyor... Veteriner Hekim Uğur Selin Çelikten, kedi ve köpeklerin bakımıyla ilgili doğru sandığımız yanlışları 15 maddede sıraladı.

        2

        1) KEDİLERİN BAŞLICA BESİNİ SÜTTÜR

        Çocukluğunuz boyunca izlediğiniz tüm çizgi filmlerde kedilerin yemek kabına süt dökülen o sahneler var ya, işte onların hepsini unutun çünkü aslında kedilere süt verilmemelidir! Sütün içindeki laktoz kediler için pek de faydalı değildir hatta çoğu zaman o laktozu sindiremez ve ishal olurlar. İster yeni doğmuş bir yavru kedi olsun ister yetişkin bir sokak kedisi, fark etmez. Kediler için en faydalı besin içinde taurin bulunan bir kedi maması olacaktır.

        3

        2) EĞER SÜT KEÇİ SÜTÜYSE YAVRU KEDİLERE VERİLEBİLİR

        Kedilere süt verdiğini gören birine bunun yanlış olduğunu söylediğinizde muhtemelen size keçi sütü verilebildiğini söyleyecektir. Ancak bu da doğru değil. Kedilere keçi sütü ya da inek sütü fark etmez, süt verilmemeli. Eğer yavru kediler annesinden süt ememiyorsa yavruları doyurmak için veterinerlerden temin edebileceğiniz özel kedi sütü tozlarını kullanabilirsiniz. Ilık suyla kedi sütü tozlarını bir biberon yardımıyla 2 saatte bir yavrulara verirseniz beslenme sorununu çözmüş olursunuz.

        4

        3) KEDİLERİ BESLEMEK İÇİN BALIK YETERLİDİR

        Balıkçı tezgahlarının önünde nasibini bekleyen kediler kafanızı karıştırabilir ve kedileirniz için sadece balık almayı beslenme konusu için çözüm olarak düşünebilirsiniz ama maalesef size yine yanlış düşünüyorsunuz dememiz gerekiyor...

        Evet, içerdiği protein ve omega-3 yağ asitleri nedeniyle balık harika bir besindir ama biricik dostunuza sadece balık vermeye kalkarsanız tiroid sorunlarına yol açabilirsiniz. Beslenmede en önemli şey dengedir. Bu yüzden kedileriniz için balığın yanında kırmızı et, tavuk ve elbette kedi mamalarına da başvurabilirsiniz.

        5

        4) EVDEN ÇIKMAYAN KEDİ/KÖPEĞE AŞI YAPTIRMAYA GEREK YOK

        Aşı fiyatlarının her geçen gün artması kedi/köpek sahipleri arasında bu cümlenin sık sık tekrarlanmasına yol açabilir ama yol yakından bu düşünceden kurtulmanızı öneririz. Kedinizin ve köpeğinizin ne olursa olsun düzenli olarak aşılanması gerekir.

        Evcil hayvanınız dışarı çıkmıyor olabilir ama siz çıkıyorsunuz ve kıyafetlerinizle, ayakkabılarınızla ya da çantanızla ona miktop getirme ihtimaliniz zannettiğinizden daha yüksek. Ayrıca parazitlerin ve hatta direkt pirelerin pencere kenarında beslediğiniz bir kuş yüzünden eve girmesi de mümkün...

        6

        5) KEDİ/KÖPEĞİ KISIRLAŞTIRMAK ONLARIN DOĞASINA MÜDAHALEDİR

        Eğer kedi/köpeğinizi her kızdınlığa girdiğinde çiftleştirmiyorsanız ve buna rağmen bir de kısırlaştırmıyorsanız ona ne kadar büyük bir kötülük yaptığınızın farkında değilsiniz demektir. Kısırlaştırmak kedi ve köpeklerin doğasını müdahale değildir ama evcil hayvanınızın sürekli kızgınlığa girip çiftleşememesi ruh sağlığına ciddi müdahaledir. Kızgınlık dönemlerinde yaşadıkları stres bir yana, üreme hormonlarının kedi ve köpeklerde kansere yakalanma ihtimalini arttırdığını da asla unutmayın.

        7

        6) KEDİ VE KÖPEKLER EN AZINDAN BİR KERE DOĞURMALI SONRA KISIRLAŞTIRILMALIDIR

        Kedi ve köpeğinizin doğasıyla kısılaştırmanın ya da doğum yaptırmanın bir alakası yok. Sağlık açısından doğurmayı bırakın bir kez bile kızgınlığa girmeden kısırlaştırılan hayvanların daha sağlıklı olduğu da veterinerler tarafından sık sık tekrar edilen bir gerçektir.

        8

        7) KÖPEKLERİN SAĞLIKLI OLUP OLMADIĞI BURNUNUN ISLAKLIĞINA BAĞLIDIR

        Köpeğinizin burnundaki kuruluk ve ateşinin yükselmesi veterinerinizin bazı deri ve cilt hastalıklarından şüphelenmesine neden olabilir ama bu köpek sağlığı için bir kural değildir. Köpeğinizin burnunun ıslak ya da kuru olması kendi bedeniyle ilgilidir ve bazen kuru bazen ise ıslak olması onun özelinde sağlıklı olduğunun göstergesidir.

        9

        8) KEDİ VE KÖPEKLERİN TÜKÜRÜKLERİ DEZENFEKTEN ETKİSİ YARATIR, KENDİ YARALARINI YALAYARAK TEMİZLEYİP İYİLEŞTİREBİLİRLER

        Kedi ve köpeklerinizin yükürüğü zannettiğiniz gibi faydalı değil hatta tıpkı insanlardaki gibi onların da ağzında pek çok bakteri var! Tam olarak bu nedenle kediler ve köpekler yaralandığında yaralarını yalamasın ve yalayarak aşındırmasın diye veterinerler onlara boyunluk takar.

        10

        9) KEDİLERİN DENGE UNSURU BIYIKLARIDIR BIYIKLARI KESİLİRSE DENGEDE DURAMAZLAR

        Kediler ile ilgili en yaygın iddialardan biri de bu ancak bunun da gerçeklikle tam olarak ilişkisi yok. Kedilerin bıyıkları aslında karanlıkta işlerine yarar. Kediler, ışıın olmadığı ortamlarda buşundukları odadaki eşyalara değerek neye ne kadar uzak olduklarını anlarlar. Zannedilidği gibi kedilerin bıyıklarının kesilmesi dengelerine kaybetmelerine neden olmaz.

        11

        10) KEDİM/KÖPEĞİM SAĞLIKLI GÖRÜNÜYORSA TEST YAPTIRMAYA GEREK YOK

        Bu okuyacağınız cümleyi ilk kez görüyor olabilirsiniz ama bu bir gerçek: Kedi ve köpeklerin tıpkı insanlar gibi düzenli check-up yaptırması gerekir. İnsanlarda olduğu gibi hayvanlarda da erken tanı hayati önem taşır bu yüzden minik dostunuzu rahatsızlığını size söyleyemeyeceğini aklınızdan çıkarmayıp testleri gündeminize alın.

        12

        11) KEDİLER NANKÖRDÜR, SAHİBİYLE BAĞ KURMAZ

        Evinde bir kediyle yaşayanlar bu bilginin yanlış olduğunu kedilerini aldıkları ilk anda anlıyor ama bilmeyenler için bir daha altını çizelim, kediler sahipleriyle bağ kurarlar hatta kurmakla kalmayıp onların üzüldüğü anları bile anlarlar! Kedi sahiplerinin de çok iyi bildiği gibi kediler sahipleri hasta olduğunda ya da ağladığında onların yanından ayrılmazlar. Sahipleriyle bağ kurarlar sadece bunu köpekler gibi göstererek yapmazlar.

        13

        12) KEDİLERİN SIRTI YERE GELMEZ, HEP 4 AYAK ÜZERİNE DÜŞERLER

        Çok yaygın olan bu cümle çoğunlukla kedilerin bir denge uzmanı olması nedeniyle söylenir ancak kedileirn denge kurmadaki mahareti yüksekten düşüp yaralanmalarına engel olmaz. Kediler her seferinde dört ayak üzerine düşmez hatta çok yüksekten düştüyseler iç kanama geçirme ihtimalleri, kemiklerinin tamamen kırılma ihtimalleri de vardır.

        14

        13) EVCİL HAYVANLARIN TÜYLERİ BİZE PARAZİT YA DA KİST BULAŞTIRIR

        İşte aşıların önemini bir daha hatırlatan o yanılgı... Kedilerde parazit tedavisi aksatılmadan yapılınca insanlara iç parazitya da kist bulaşması mümkün değil. Kedinizin ya da köpeğinizin parazit tedavisini aksatmayın, onları sevgiyle öpüp koklamaktan da korkmayın!

        15

        14) EVCİL HAYVANLAR HAMİLELER VE ÇOCUKLAR İÇİN SAKINCALIDIR

        Kedi ve köpeklerin hamileler ve çocuklar için zararlı olabileceği düşüncesi iç ve dış parazit tedavisi yapılmamış dostlarımız düşünülerek söylenmiş olabilir çünkü parazit tedavisi düzenli yapılan olarak tamamlanan evcil dostlarımızın kimse için bir zararı yoktur.

        16

        15) EVCİL HAYVANLARIN TEMİZLİĞİ İÇİN ÇOK SIK BANYO YAPMAK GEREKİR

        Yaz aylarında evcil hayvanınıza sık sık duş aldırmak ilk bakışta kulağınıza mantıklı gibi görünebilir ama bu düşünceye kapılmadan önce hatırlamanız gereken daha önemli bir şey var: Hayvanların sağlığı için oldukça kötü olan mantarlar nemli ortamları çok sever.

        17

        Kedi ve köpeklerin sık sık duş aldırılması onların daha temiz olmasını sağlamaz ama cilt pH'ını bozabilir bu da deri hastalıklarına davetiye çıkarabilir. Köpek sahiplerinin dostlarını ayda bir kere duş aldırması yeterli olacaktır ancak bu işlem sırasında köpek şampuanı kullanmak çok önemli. Ayrıca duştan sonra hayvanın çok iyi kuyrulanması gerekir. Havlu ve kurutma makinesi kullanmayı düşünebilirsiniz.

        ÖNERİLEN VİDEO

        İzmir'de 73 yaşındaki baba, oğlunu bıçaklayarak öldürdü

        İzmir'in Bayraklı ilçesinde, 73 yaşındaki İsmail Arbasun, evde tartıştığı oğlu 46 yaşındaki Kemal Arbasun'u, göğsünden ve bacağından bıçaklayarak öldürdü. Cinayet şüphelisi baba Arbasun, ilk ifadesinde uyuşturucu krizine giren oğlunun kendisini boğmaya çalıştığını söyledi (DHA)

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ