Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Dünya ülkelerinde depremle mücadele! Depreme karşı nasıl önlem alıyorlar? Depreme karşı hangi ülke neler yapıyor?
        1

        Dünyanın oluşumundan beri doğal afetler felaketlere ve can kayıplarına neden oluyor. Toplu bir yıkıma neden olan doğal afetlerin en tehlikelisi olan depremler ise çoğu ülkenin bir gerçeği. Ülkelerin depremlere karşı nasıl bilinçlendikleri ise aldıkları önlemlerle kendilerini kanıtlar nitelikte. Depreme karşı aldıkları önlemler ve sıkı politikalar nedeniyle sıklıkla örnek olarak gösterilen Japonya ise bu işi ne denli ciddiye aldıklarını gösteriyor. Peki dünyada depreme karşı nasıl önlemler alınıyor? İşte deprem ülkelerinin örnek teşkil edecek politikaları

        2

        ATEŞ ÇEMBERİNİN EN BÜYÜK PARÇASI: ŞİLİ!

        Çeşitli iklim bölgeleri ve eşi benzeri olmayan bitki ve hayvan türleri ile ön plana çıkan Şili, aynı zamanda yaşadığı deprem ve volkanik hareketler ile gündeme sık sık geliyor.

        3

        1960'ta meydana gelen depremden önce Şili 1939 yılında 7.8 ile sallanmış ve Chillan eyaletinin dörtte birini kaybetmişti. Ölü sayısı 20 binin üzerindeydi.

        4

        Dünyada meydana gelmiş en büyük deprem 9.5 büyüklüğündedir ve bu da 22 Mayıs 1960 yılında Şili’de meydana gelmiştir. Bu depremde 5000 kişi hayatını kaybetmiş ve evsiz kalan insanların sayısı yaklaşık 2 milyona ulaşmıştır.

        5

        İki yıkıcı deprem yaşanan Şili’de hem kurumsal hem toplumsal olarak köklü değişikliklere gidildi. İlki 1960 yılında olan ve dünya üzerinde meydana gelmiş en büyük depremdi (9,5 şiddetinde). İkincisi ise 2010 yılında meydana gelen 8,8 şiddetindeki depremdi ve toplam 800 insan hayatını kaybetti.

        6

        Şili, doğal afetlere hazırlık olması, hemen yanıtlanması ve etkilerinin hafifletilmesi için 2014 yılında 'Ulusal Afet Risk Yönetimi Politikası'nı kabul etti.

        7

        Tehlike ve risk haritaları halk ile paylaşılırken, alternatifleri ile tahliye planı afet türüne göre önceden belirlenip yine önceden halk ile paylaşılıyor.

        8

        Bir afet meydana geldiğinde polis, itfaiye ve sağlık ekipleri kendi alanlarına giren müdahaleler kapsamında hareket eder ve sağlık yetkilileri afette etkilenen bölgede triyaj ve tıbbi bakım uygular, psikososyal destek sağlar. Aynı zamanda hasta nakillerini düzenler ve hava taşımacılığını koordine etmekten sorumludur.

        9

        YENİ ZELENDA

        Bir ada ülkesi olan Yeni Zelanda, Pasifik ve Avustralya plakalarının çarpışan kenarlarındaki konumu sebebiyle depreme yatkın ülkeler arasında yer alıyor.

        10

        2002 yılında 'Sivil Savunma Acil Durum Yönetimi Kanunu' (CDEM) kabul eden Yeni Zelanda, ayrıca herhangi bir afet ya da acil durumun meydana gelmesi durumunda 4R formülünü uyguluyor:

        - Risk Reduction (risk azaltma)

        - Readiness (hazırlıklı olma)

        - Response (yanıt)

        - Recovery (kurtarma ve geri kazanma)

        11

        Aynı zamanda yerel veya bölgesel olayların takibini yapmak ve ulusal öneme sahip olayları yönetmek için "Ulusal Kriz Merkezi" oluşturulmuştur.

        12

        2010 yılında Yeni Zelanda, Christchurch şehrinde meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde binalar ve altyapı ciddi zarar görürken, 6.3 büyüklüğündeki ikinci deprem 185 can kaybı yaşandı.

        13

        Doğal afet sonucunda zararların finanse edilebilmesi için de 'Afet Sigorta Sistemi' oluşturulmuştur. 'Ulusal Uyarı Sistemi ve Acil Durum Mobil Uyarı' gibi sistem ve ekiplerin yanı sıra, önceden belirlenip halk ile paylaşılan tahliye plan ve haritaları ile yerel acil durum prosedürlerine yönelik hazırlıklı olunması için 'Topluluk Müdahale Planları' (CRP) vardır.

        14

        JAPONYA

        Tüm dünyada yaşadığı büyük depremlerle bilinen Japonya, aynı zamanda büyük afette tüm vatandaşlarını güvende tutması ile de meşhur.

        15

        Afet yönetim alanında en etkin ülkelerden biri diyebileceğimiz Japonya, erken uyarı sistemleri ve JMA (Japonya Meteoroloji Ajansı) tarafından deprem gözlem ağları oluşturmuştur.

        Japonya’da deprem skalasına göre 5 ve daha büyük sarsıntılarda, otomatik olarak sarsıntı uyarısının alındığı sismometreler sayesinde, bölgedeki vatandaşlara uyarı mesajları iletilir.

        16

        Japonya’da deprem vb. bir afet meydana geldiğinde, ilgili tüm kurumlar elde ettikleri bilgileri en kısa süre içerisinde acil durum merkezi ile paylaşır.

        Bilgileri toplayan kriz merkezi de ilgili kuruluşların hazırladığı uygulama planları çerçevesinde faaliyetleri incelerken olan biteni takip eder.

        17

        Japonya’da meydana gelen Kobe depreminin ardından 10 Mayıs 1996'da Afetlerde ilk acil bakım sisteminin güçlendirilmesi için sağlık personelinin yerel afet önleme toplantılarına alınarak afette karşılıklı yardım anlaşmalarının düzenlenmesi, acil tıbbi bilgi sisteminin bakımı, afet hastanelerinin bakımı ve afet tıbbi bakımını güçlendirmek için halk sağlığı merkezi işlevinin güçlendirilmesi gibi önemli hususlar üzerinde durulmuştur.

        Japonya devleti, deprem yönetmeliğine sıkı sıkıya bağlı. Ülkedeki tüm yapılar bu şekilde inşa ediliyor ve düzenli olarak denetleniyor.

        18

        ÇOCUKLARDA EĞİTİM KÜÇÜK YAŞLARDA BAŞLIYOR

        Ülkede çocuklar küçük yaştan itibaren depremi ve nasıl korunmaları gerektiği hakkında eğitiliyor ve okullarda ayda bir kez deprem tatbikatı yapılıyor.

        Tatbikatlar sırasında en yaygın yöntem, çocukların sarsıntı bitene kadar sıralarının altına girip masa ayaklarına tutunmaları. Dışarıda oynuyorlar ise öğrencilere, düşen enkazın altında kalmamak için doğrudan açık bir alanın merkezine gitmeleri öğretiliyor.

        19

        DEPREM ERKEN UYARI SİSTEMİ

        Japonya'da vatandaşlara deprem ve tsunamiyi önceden haber veren bir erken uyarı sistemi bulunuyor.

        Cep telefonlarında yer alan bu sistem sayesinde deprem dalgaları o bölgeyi vurmadan 5-15 saniye önceden telefonlara 'Jishin desu! Jishin desu!' (Deprem oluyor! Deprem oluyor!) diye tekrarlayan yüksek sesli bir uyarı gidiyor.

        Bu uyarıyla kendisini hazırlayan Japonlar, güvenli bölgeler gidip hayat üçgeni oluşturarak depremi ve tsunamiyi atlatıyor.

        20

        TRENLERDE DEPREM SENSÖRLERİ VAR

        Ülkenin birçok yerinde hızlı trenler kullanılıyor. Trenler, depremi önceden bildiren sensörlere sahipler. Böylece bir deprem anında tren durduruluyor ve yolcuların güvenliği sağlanıyor.

        2011 yılında 9,0 büyüklüğünde bir deprem atlatan Japonya'da o sırada 27 tren aktif biçimde çalışıyordu. Her bir trene ana deprem öncesi bildirim ulaştı ve trenler, büyük depremden önce durduruldu.

        21

        DEPREM ACİL TELEVİZYON YAYINLARI

        Japonya'da bir deprem anında, tüm televizyon kanalları acil resmi deprem yayınına geçiyor. Bu yayında insanlara; güvenli bölgeler, artçı depremler, olası tsunami hakkında bilgi veriliyor.

        22

        SU TAHLİYE TÜNELİ

        Tokyo şehrinin altında bulunan su deşarj tüneli; tsunami gibi sel felaketlerinde sel sularını topluyor ve suyu güvenli bir şekilde Edo Nehri'ne yeniden boşaltıyor. Böylece, şehir büyük bir sel felaketinden korunuyor. 13 yılda yapılan tünelin maliyeti ise 3 milyar dolar.

        Haberi Hazırlayan: Hacer Tonay
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ