Türkiye kara listeye girer mi?
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'ten önemli açıklama
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin de üye olduğu Karaparanın Önlenmesine İlişkin Mali Çalışma Grubu'nun (FATF), Türkiye'nin terörün finansmanı mevzuatında kriterlere büyük ölçüde uyumlu olduğunu ifade edeceğini söyledi.
Türkiye'nin terörizmin finansmanıyla mücadele konusundaki eksikliklerini değerlendiren FATF'nin bu yılki ilk toplantısı bugün sonuçlanıyor. Şimşek, twitter hesabında dün yer alan açıklamalarında, Türkiye'nin kara listeye alınmasının söz konusu olmadığını belirterek, "Toplantıda Türkiye'nin üyeliğinin askıya alınması veya kara listeye alınması kesinlikle söz konusu değil...(FATF) Türkiye'nin terörün finansmanı mevzuatı konusunda kriterlere göre büyük ölçüde uyumlu hale geldiğini ifade edecek" dedi. Türkiye geçen yıl yapılan kara paranın aklanması ve terörizmin finansmanıyla mücadeleyi değerlendiren üç FATF toplantısında "stratejik eksikliklerini gidermek konusunda yeterli ilerleme kaydetmeyen" ülkeler arasında yer aldı.
2B İÇİN EK SÜRE
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2B'ye başvuramayanlar için ek süre verileceğini söyledi. 2B konusunda taşınmazların satışı ile Türkiye'nin önemli bir gelir sağladığını ifade eden Şimşek, 2B arazilerinin satışında istenilen başarının yakalandığını söyledi.
Milli emlak ve defterdarlık çalışanlarının 2B konusundaki performanslarının takdire şayan olduğunu dile getiren Şimşek, "Yılda 10-12 bin taşınmaz işlerini yapan Maliye Bakanlığı, 2B ile birlikte neredeyse 800 binin üzerinde hak sahibi, 600 binin üzerinde parselle çok yoğun bir iş yüküyle karşı karşıya kaldı. 2B çok önemli bir sorunu çözmek için hükümetimizin geliştirdiği bir mevzuat ve bu mevzuat çerçevesinde bir uygulama. Devletle vatandaş arasında bir sosyal sorunu, var olan bir fiili durumu çözme adına önemli bir işlem. Ayrıca kentsel dönüşüm noktasında da çok önemli bir adım. 2B kapsamında 31 Ocak itibarıyla 600 bin 643 adet taşınmaz ve 816 bin 361 kişi kullanıcı durumundadır. Bunların yüzde 77.1'ine tekabül eden 629 bin 356 kişi satın almak için başvurmuş. Bu ciddi bir başarı. Başvuruda bulunanlardan 530 bin 831'i kanun kapsamında değerlendirilebilir nitelikte. Bu hak sahiplerinden satın alma taleplerinde bulunan yüzde 74'üne, yani 392 bin 119 kişiye satış gerçekleşmiş. Bu gerçekten çok iyi bir performans" dedi.
"KAYIT DIŞI YÜZDE 37'YE DÜŞTÜ"
Bakanlığın yürüttüğü doğru ekonomik politikalar ile Türkiye'de önemli bir ekonomik sorun olan kayıt dışının artmadığını, aksine azaldığını söyleyen Bakan Şimşek şunları söyledi:"2002 yılında kayıt dışı istihdamın toplam istihdamdaki payı yüzde 52'lerdeydi. Yani her yüz çalışandan 52'si kayıt dışıydı. Bugün geldiğimiz nokta bu rakam yüzde 37'ye kadar düşmüş durumda. Tabii bu da yüksek bir nokta ama gelinen noktayı, katedilen mesafeyi görmek, takdir etmek lazım. Aynı şekilde uluslararası bazı çalışmalara göre Türkiye'de kayıt dışı ekonominin milli gelire oranı 2002-2003'te yüzde 32'lerin üzerindeydi, bugün yüzde 26,5 civarında. Bu rakam Avrupa Birliği ortalaması olan yüzde 18,5'un üzerinde. Bizim Avrupa Birliği (AB) ortalamasını en azından orta vadede yakalamamız, oraya yaklaşmamız gerekiyor. Bu niye önemli? Çünkü biz kayıt dışılığı azaltırsak haksız rekabeti önlemiş oluruz. Herkesin eşit şartlarda yarışmasının önünü açarız ama bir o kadar da şirketlerimizin daha verimli, daha üretken, daha yenilikçi olmasını sağlarız. Bir o kadar önemli kayıt dışı şirketlerimizi, kayıt dışı ekonomi finansmanın erişimine en büyük engeldir çünkü eğer bilançonuz, gelir tablonuz gerçekleri yansıtmıyorsa o tabloları kullanarak finansmana erişim mümkün değil. Dolayısıyla o durumda şahsi kefalet vesaire gibi bir sürü konu çıkıyor. Halbuki Batı'nın gelişmiş ülkelerinde sistem daha farklı işliyor. O nedenle kayıt dışılıkla mücadele sadece bir vergi kaybını önleme meselesi değil, aynı zamanda ülkemizin yoluna daha güçlü bir şekilde devam etmesi için gerekli bir husustur."