Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

Rahim AK/GAZETE HABERTÜRK

İstanbul’un ve Türkiye’nin en büyük meslek örgütlerinden birisi olan İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası seçimi 28-29 Mayıs’ta yapılıyor. Odayı 1989 yılından bu yana yöneten, mevcut başkan Yahya Arıkan’ın grubu olan İstanbul Çağdaş Demokrat Muhasebeciler Birliği (İÇDMB) grubunun başkan adayı Yücel Akdemir’e karşı bu kez dişli bir rakip var. Oda yönetiminde bulunan Turgay Kanarya ve 61 üyenin oluşturduğu Bağımsız Mali Müşavirler Grubu 8 bin 300’den fazla üyeye ulaşmış durumda.

Grubun temel çıkış noktası oda yönetiminin ülke siyaseti ile fazla içli dışlı olmasının meslek mensuplarını olumsuz etkilediği düşüncesi. Örneğin beyannameler uzatılacağı zaman Maliye’nin son gün son saate kadar beklemesini bu siyasi duruşa bağlıyorlar ve mağdur olduklarını dile getiriyorlar. Muhalefetin sokakta ve kaba bir şekilde değil diğer meslek grupları gibi masa başında yapılmasını istiyorlar.



DÜNYADA 2 TÜRKİYE’DE 34’ÜNCÜ

Mevcut oda yönetiminden farklı olarak meslek mensuplarına ne sağlanacağı konusuna yönelik soruya ilk olarak Kanarya, “Türkiye’nin genel siyaseti odanın dışında kalacak. Temel ilkemiz Atatürk ilkelerine ve Cumhuriyet’in değerlerine saygılı herkesi kucaklamak. Bu yüzden bize karşı önemli talep oluştu” diyor. Kanarya’ya göre muhasebecilerin en önemli sorunlarından birisi itibarlarının olmaması. Dünyada en çok kabul edilen ve itibar gören ikinci meslek olan muhasebeciliğin Türkiye’de 34’üncü sırada geldiğini ifade eden Kanarya, bu bakış açısının değişmesinin şifrelerini ise şöyle açıklıyor: “Halk bize kâtip gözüyle bakıyor. Televizyon dizilerinde bile muhasebeci şişman ve mükellefin her dediğini yapan katip tipi. Avukat ise yakışıklı, fit, uzun boylu iş bitiren. Sürekli vergi çıkaran bir konumda olduğumuz için sevilmiyoruz. Oysa biz mesleği müşavirlik yapan, yol gösteren bir meslek olarak konumlandırmak istiyoruz. Defter tutanın kim olduğuyla ilgilenmiyoruz. Basit usül dahil tüm beyannamelerde devletin bize son kontrolü, tasdik yetkisi vermesi gerekiyor. Bu mesleğe büyük itibar kazandırır ve kayıtdışı da ağır darbe alır.”

‘AF ÇIKTIĞI ZAMAN BİZİM ANLAMIMIZ KALMIYOR’

Son 15 yılda devletin denetim konusundaki eksiklikleri nedeniyle de muhasebecilerin öneminin azaldığını anlatan Kanarya “Denetim şu anda yüzde 1 civarında. Eskiden mükelleflerden denetimlerde yakalananlar bize gelirdi. Şimdi kimse gelmiyor. Çünkü denetimde yakalanan yok. Daha da ileri gidip devlet kurumlarında bile ruhsatlı meslek mensuplarının çalışmasını istiyoruz. Özellikle af çıktığı zaman bizim yaptığımız işin bir anlamı kalmıyor. Artık afların çıkmaması gerekiyor” şeklinde konuşuyor.

Diğer yandan son 3 yılda mesleğe 8 bin kişinin katıldığını ifade eden Kanarya, bunun da meslekte fiyat rekabetine yol açtığını bu fazlalığın giderilmesi için devletin yüzde 50 olan vergi kaybının azaltılmasına yönelik politikalar üretilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Kanarya örneğin bilirkişilik sisteminin meslek mensupları tarafından yapılmasının, avukatlar gibi arabuluculuk yetkisi alınmasının ve anonim şirketlerdeki denetim yetkisinin aşağı çekilmesinin sorunu çözeceğini düşünüyor.

BAĞIMSIZLAR KAZANIRSA NE YAPACAKLAR?

Yıllık 30 milyon TL ile Avrupa’nın en büyük odası olan İSMMMO’nun başkan adayı Kanarya’nın seçimi kazanması halinde ilk el atacağı konular şöyle:

-Üye olmayan, çalışmayan ancak emekli de olmayanlardan aidat alınmayacak

-Emekli olmuş ancak zora düşmüş meslektaşlara aylık ücret verilmesi

-Mali müşavirlerin başına gelebilecek kaza, hastalık gibi zorunlu hallerin mücbir sebep sayılıp ertelenebilmesi

-Meslek mensuplarına yeşil pasaport ve vize konusunda çalışma yürütülmesi

-Mali müşavirlere beyin amortismanı yani yıpranma indirimi sağlanması

-Meslek mensuplarına yönelik sosyal tesis kurulması