Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

Gebze Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (GEBKİM) Yönetim Kurulu Başkanı iş adamı Refik Baydur'un tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybettiği bildirildi.

GEBKİM Bölge Müdürü Deniz Delioğlu yaptığı açıklamada, uzun süredir mücadele ettiği akciğer kanserine yenik düşen 87 yaşındaki Baydur'un, gece saatlerinde tedavi gördüğü Acıbadem Fulya Hastanesinde yaşamını yitirdiğini söyledi.

Baydur'un vefatı KİPLAS'ın sitesinde yer alan açıklama ile duyruldu. "Başkanımızı kaybettik…" başlığı ile yapılan açıklamada "Sendikamızın 1977 yılından bu yana Yönetim Kurulu Başkanlığını yürütmekte olan, yakın tarihimizin ve Türk Çalışma Hayatının en önemli isimlerinden, TİSK Onursal Başkanı, Sendikacı ve Sanayici Sayın Refik Baydur’u 18 Eylül 2016 tarihinde kaybetmiş olmanın acısını ve üzüntüsünü yaşıyoruz.

Merhuma Allah’tan rahmet, yakınlarına sabırlar dileriz.Ülkemizin, İşveren Sendikacılığının, Çalışma Hayatımızın, KİPLAS Üyelerinin ve tüm sevenlerinin başı sağ olsun.Cenazesi 20 Eylül 2016 Salı günü Teşvikiye Camii’nde kılınacak öğle namazını müteakip Zincirlikuyu Mearlığında toprağa verilecektir" denildi.

REFİK BAYDUR KİMDİR?

İşveren sendikacılığının duayen ismi Refik Baydur 1929 yılında Erzincan, Tercan’da doğdu. İlkokulu Tercan ve Kırşehir’de ortaokulu Kars’ta liseyi de Erzurum’da Erzurum Lisesinde bitirdi. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun oldu. 1953-1957 yılları arasında Akbank ve Pamukbank’ta çalıştı. 1957 yılından itibaren özel sektörde muhtelif şirketlerde müdür, genel müdür ve murahhas azalık yaptı.

İstanbul Hava Yollarının kurucuları arasında yer aldı. Timsan Şirketler Grubu’nun kurucu ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanlığı, 1963’ten bu yana Türkiye Kimya Petrol Lastik ve Plastik Sanayii İşverenleri Sendikası (KİPLAS) Yönetim Kurulu Üyeliği, İcra Komitesi Başkanlığı ve Yönetim Kurulu Başkanlığı, GEBKİM Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinde bulunan Refik Baydur bu görevlerini Yönetim Kurulu Başkanı olarak vefat ettiği güne kadar devam ettirdi.

1964’ten itibaren Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nda (TİSK) Yönetim Kurulu Üyeliği ve Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği görevi yapan Baydur, 1989’dan itibaren 3 dönem üst üste, 15 yıl boyunca sürdürdüğü Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinden 26 Aralık 2004 tarihinde yapılan başkanlık seçiminde kendi isteği ile aday olmayarak ayrıldı. TİSK’in Onursal Başkanları arasında yer almaktadır.

İş Hukuku ve Sendikacılık konularında muhtelif makale ve yazıları ile “Ayran Aşı”, “Bizim Çete” “İş Güvencesi Tartışmaları” “Zirvede 15 Yıl” “Bir Yürek Bin Sevgi” “Anılar ve Öneriler” “Türk Sendikacılığı” “Terörist Sendikacı” “Mucizeyi Yaratan Adam Mustafa Kemal” “Politika Dehası Atatürk” “Küllerinden Doğan Ülke ve Mustafa Kemal” “Türkler ve İslamiyet” “Bu Benim İşte” isimli kitapları neşredilmiştir.

Eşi Zühal Baydur uzun yıllar KİPLAS’ın Genel Sekreterliği’ni ve Baş Hukuk Danışmanlığı’nı yapmış bir hukukçu olup, Türkiye’nin ilk kadın sendika yöneticisidir. Refik Baydur, bir çocuk ve bir de torun sahibiydi.

Türk Çalışma hayatına ve bir dönemin siyasetine de damga vuran bir isim olan Refik Baydur, yaşamı boyunca işçi-işveren ilişkilerinin en kritik anlarında da önemli roller üstlendi. Tarihe geçen BEREC Grevi, İş Kanunları, Hür Teşebbüs Konseyi, Milli Prodüktivite Merkezi, 1987 Grevleri, TİSK ve 28 Şubat Süreci günlerinde adından sıkça söz ettirdi. Refik Baydur, Türkiye’de işçi kesimiyle işveren kesimi arasında uzun yıllara yayılan kalıcı barışın da mimarı olarak anılmaktadır.

KENDİ KALEMİNDEN REFİK BAYDUR

"Ben Kimim?"

Ben Kimim?

Ben bir köylü çocuğuyum…

Yemeğimi ortadaki bir tencereden, sofradaki insanlarla paylaştım. Onun için paylaşmayı ve zamanında sofrayı terk ederek yeniden yola koyulmayı büyüklerimden öğrendim.

Bu memleket bana çok şeyler verdi. Öncelikle onurlu yaşamanın sırlarını köyümden ve Türk insanından öğrendim.

Laik parlamenter demokrasiyi ve Atatürk ilkelerini değerli öğretmenlerim ve idealist dostlarımla geliştirdik.

Sanayici olmanın tüm zorluklarını biliyorum. Zengin olmak için elime geçen fırsatları reklam yapmadan layık olanlarla paylaştım.

Aldığım her görevin altına, o sorumluluğu taşıyabileceğim zaman girdim. İnanmadığım hiçbir şeye hatır ve olanaklarım için “evet” demedim.

Çalıştırdığım hiçbir kişinin bilerek hakkını yemedim.

Çalıştığım hiçbir kurum ve kuruluşa bilerek zarar vermedim. Babamın öğütlerine hep sadık kaldım. Rahmetli babam Hasan Baydur ölümünden önce bana şu öğütleri yazmıştı:

Devlet memuru olma.

Politikaya girme.

Emanete ihanet etme.

Doğru yanlış bilemem ama ben böyle yaşadım.