Ahmet Kıvanç

Evden çalışma konusu Türkiye’de uzun süredir tartışılıyor. Nihayet 2016 yılında bir yasal düzenleme de yapıldı ancak henüz tam olarak uygulanabildiği söylenemez. Yeni tip koronavirüse karşı önlem olarak Çin başta olmak üzere bazı ülkelerde evden çalışma uygulaması başlatıldı. Virüsün yayılmasını önlemek amacıyla evden çalışma ülkemizde de gündeme gelirse uygulamanın nasıl olacağı merak ediliyor.

Koronavirüs dolayısıyla evde çalışma zorunluluğu ortaya çıkar ise çalışanları bekleyen en büyük risk, olası bir iş kazasında çalışanların hakları olacaktır. İşveren, yaralanma veya hastalık dolayısıyla çalışamayanlara ücret ödemek zorunda değildir.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK),iş kazası veya meslek hastalığı halinde sigortalıya veya sigortalının ölümü halinde hak sahiplerine aylık bağlıyor. Engelli hale gelen kişiye, engellilik oranına göre ödeme yapılıyor. Geçici olana istirahatlı olunan dönemde işveren ücret ödemek zorunda değil. SGK, raporun 3. gününden itibaren geçici iş göremezlik ödeneği verir.

Bu haklardan yararlanabilmek için iş kazasının nerede olduğu çok önemli. Genellikle bu husus tartışma konusu olur ve açılan davalar yıllarca sürer.

Örneğin, işe belediye otobüsüyle giderken yaşanan yaralanma iş kazası sayılmaz. İşverenin tahsis ettiği servis ile işe gelirken yaşanan iş kazası sayılır ancak, servisten normal yerinde değil, yolun karşısında inip karşıya geçerken yaşanan kaza iş kazası sayılmaz.

İş yerinin bahçesinde dinlenme saatleri içinde basket oynarken yaşanan kaza iş kazasıdır ama görevli gidilen bir kentte eğlenirken geçirilen iş kazası değildir.

Yargıtay kararlarına göre, iş yerinde kalp krizi geçirmek, hatta intihar etmek bile iş kazası olarak değerlendirilerek gelir bağlanması gerekir.

Kanun, ‘İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa, yürütmekte olduğu iş nedeniyle” yaşanan kazaların iş kazası olduğunu düzenliyor.

Fakat, olası bir karantina durumunda uygulamada birçok belirsizlik ortaya çıkacak. Evden çalışan kişi hangi saatler arasında kaza geçirirse iş kazası sayılacak? Oturduğu apartmanın içinde fakat dairenin dışındaki kazalar iş kazası sayılacak mı? Bütün bunlar ancak uzun süren yargı kararları ile açıklığa kavuşacak.

Evde çalışma konusunda ortaya çıkan bir başka risk de iş sağlığı ve güvenliği konusunda olacak. Normalde uzaktan çalışmada işverenin çalışana iş sağlığı ve güvenliği eğitimi vermesi gerekiyor. Bu kapsamda evde çalışırken ne tür risklerle karşı karşıya kalabileceği, bu risklere karşı ne tür önlemler alınması gerektiği gibi konularda eğitim verilmesi zorunlu. Ancak, koronavirüs dolayısıyla zorunlu olarak evde çalışacak kişiler bu eğitimden yoksun kalacaklar.

UZAKTAN ÇALIŞMA KOŞULLARI

Mevzuatımızda doğrudan “evden çalışma” diye bir düzenleme bulunmuyor. 2011 yılında 6111 sayılı torba kanunun Meclis’e sunulan ilk halinde “Çağrı üzerine çalışma, evden çalışma ve uzaktan çalışma” şeklinde bir düzenleme gündeme geldi. Hatta bu düzenleme TBMM Plan Bütçe Komisyonu’ndan da geçti. Ancak, sendikalar başta olmak üzere kamuoyundan gelen tepkiler üzerine TBMM Genel Kurulu’nda önergeyle metinden çıkartıldı.

2016 yılında 6715 sayılı kanun ile uzaktan çalışmaya ilişkin 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesine hükümler eklendi. Kanunda “Uzaktan çalışma”, “İşçinin işveren tarafından oluşturulan iş organizasyonu kapsamında iş görme edimini evinde ya da teknolojik iletişim araçları ile işyeri dışında yerine getirmesi esasına dayalı ve yazılı olarak kurulan bir iş ilişkisidir” şeklinde tanımlandı.

Kanuna göre, yapılacak iş sözleşmesinde, işin tanımına, yapılma şekline, işin süresi ve yerine, ücret ve ücretin ödenmesine ilişkin hususlar ile işveren tarafından sağlanan ekipman ve bunların korunmasına ilişkin yükümlülüklere, işverenin işçiyle iletişim kurması ile genel ve özel çalışma şartlarına ilişkin hükümlere yer verilmesi gerekir.

EMSAL İŞÇİYE GÖRE FARKLI İŞLEM YASAĞI

Kanun uyarınca, uzaktan çalışmada işçiler, esaslı bir neden olmadıkça salt iş sözleşmesinin niteliğinden ötürü emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulamaz. İşveren, uzaktan çalışma ilişkisiyle iş verdiği çalışanın yaptığı işin niteliğini dikkate alarak iş sağlığı ve güvenliği önlemleri hususunda çalışanı bilgilendirmek, gerekli eğitimi vermek, sağlık gözetimini sağlamak ve sağladığı ekipmanla ilgili gerekli iş güvenliği tedbirlerini almakla yükümlü.

Uzaktan çalışmanın usul ve esasları ile işin niteliği dikkate alınarak hangi işlerde uzaktan çalışmanın yapılamayacağı, verilerin korunması ve paylaşılmasına ilişkin işletme kurallarının uygulanması ile diğer hususların Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nca çıkartılacak yönetmelikte düzenlenmesi gerekiyor. Ancak, henüz bu konudaki yönetmelik yayımlanmadı.

İŞVEREN DÜŞÜK ÜCRET VEREBİLİR Mİ?

İşverenin uzaktan çalışanlara yönelik ayrımcılık yasağı, eşitler arasında geçerli. Evden çalışmada haftalık çalışma saati 45 saat değil de örneğin 24 saat olarak belirlenirse, ayda 30 gün değil 13 gün çalışmış kabul edilir. Ücreti de emsal işçinin 13 günlük ücreti tutarında belirlenirse ayrımcılık yapılmamış olur.

EKSİK PRİM GÜNLERİNİ KENDİLERİ TAMAMLAYACAK

Uzaktan veya çağrı üzerine çalışanların haftalık çalışma saati, o işyerindeki tam süreli çalışanların haftalık çalışma süresinin 3’te 2’sinden az ise kısmi süreli sözleşme söz konusu oluyor. Örneğin, işyerinde tam süreli çalışanlar 45 saat çalışmak zorunda ise o iş yerine bağlı olarak uzaktan haftada 30 saatten az çalışmalar kısmi süreli çalışma olarak kabul edilir. Bu durumda, çalışanların emekli olabilmek için eksik günlerini kendilerinin 30 güne tamamlaması gerekir.