AK Parti Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten açıklamalar
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MYK toplantısının ardından basın açıklamasında bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Rize'deki 'yaklaşan seçimler' sözleri erken seçim iddialarını gündeme getirirken, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten dikkat çeken bir açıklama geldi. Çelik, söz konusu ifadelerin erken seçim sinyali olmadığını belirterek, "Türkiye'nin gündeminde şu anda bir seçim yoktur" dedi
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından basın açıklaması yaptı. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çelik, erken seçim tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulunurken, yeni anayasa çalışmalarından terörsüz Türkiye sürecine, Ege ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelerden yapay zekanın oluşturabileceği risklere kadar birçok başlıkta mesajlar verdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşkilat toplantılarında yaptığı “önümüzdeki seçimlere hazırlanıyoruz” açıklamalarının erken seçim olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Çelik, “Sayın Cumhurbaşkanımızın siyaset yapma tarzını bilenler açısından, Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘önümüzdeki seçimlere hazırlanıyoruz’ diye değerlendirmesi olduğunda bunun erken seçim olmadığı açıktır” dedi.
“BU BİR ERKEN SEÇİM SİNYALİ DEĞİL”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyaset anlayışında teşkilatların merkezde olduğunu belirten Çelik, seçim dönemleri dışında da teşkilat çalışmalarının sürdüğünü söyledi.
Çelik, “Sayın Cumhurbaşkanımız her zaman teşkilatları merkeze alır. Seçimden yeni çıktığımızda bile, bir ay sonra teşkilatımıza gittiğimizde Sayın Cumhurbaşkanımız ‘önümüzdeki seçimlere hazırlanıyor musunuz?’ der. Kendisinin yetişme tarzı teşkilatçılık yapma üzerinedir” ifadelerini kullandı.
Vatandaşlarla temasın ve saha çalışmalarının AK Parti açısından sürekli devam eden bir süreç olduğunu belirten Çelik, “Orada vatandaşlarımızı görüp desteklerini gördüğünde aslında sık sık söylediği, üzerinde önemle durduğu cümledir. Bu bir erken seçim sinyali değildir. Türkiye’nin gündeminde şu anda bir seçim yoktur” diye konuştu.
Çelik, bu konuların orta ve uzun vadeli çalışmalar olduğunu ifade ederek, “Çalışmalar sürekli yapılıyor. Şu illerde şu kadar konut üretilecek durumda değiliz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız gücünün önemli kısmını bu konulara ayırıyor. Orta Vadeli Program’da konut var. Bu bizim standart, olağan rutin gündemimizin parçasıdır” dedi.
“YENİ ANAYASA GELECEK NESİLLERE KARŞI BORCUMUZDUR”
12 Eylül darbesinin yıl dönümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ömer Çelik, darbelerin Türkiye’nin siyasi ve toplumsal hayatında derin yaralar açtığını söyledi.
Çelik, “Geçtiğimiz günler son derece önemliydi. 12 Eylül’ün, darbenin yıl dönümüydü. Halen darbelerin siyasi hayatımızda, toplumsal hayatımızda açtığı yaraların tamamen kapandığını söyleyemeyiz” ifadelerini kullandı.
Darbeleri sert sözlerle eleştiren Çelik, “Maalesef darbeler, milleti korumak için verilmiş silahın millete doğrultulması gibi ahlaki açıdan da siyasi açıdan da tamamen gayrimeşru organizasyonlardır” dedi.
12 Eylül’ün Türkiye’de bıraktığı en büyük hasarlardan birinin anayasa olduğunu belirten Çelik, yeni anayasa yapma görevinin halen siyasetin önünde durduğunu söyledi.
Çelik, “Bu gelecek nesillere karşı borcumuzdur. Mesele sadece anayasanın maddelerinin yenilenmesi, anayasanın tekrar ele alınması meselesi değildir” diye konuştu.
Yeni anayasa sürecinin temel amacının millet iradesini merkeze alan bir yapı oluşturmak olduğunu belirten Çelik, “Öznesinin doğrudan millet olduğu bir anayasanın yapılmasıdır. Vesayetin, darbeciliğin gölgesinde gerçekleşmiş bir anayasal atmosferin tümüyle ortadan kaldırılması meselesidir” ifadelerini kullandı.
Çelik, bunun demokrasinin ve siyasetin önünde tarihi bir sorumluluk olarak durduğunu kaydetti.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ: SİLAHLI GRUPLAR DEVLET OTORİTESİNE TABİ OLMALI
Çelik, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefi kapsamında yaşanan gelişmelerin yakından takip edildiğini söyledi.
Bölgede birçok oluşumun silah bırakması ve devlet dışı güçlerin devlet otoritesine tabi olması konusuna değinen Çelik, Irak Başbakanı’nın yaptığı açıklamanın önemli olduğunu belirtti.
Çelik, “Irak hükümetinin otoritesi altında bir entegrasyon içine girecek olmaları son derece önemli. Devlet unsurları dışında kimsede silah olmaması, silahlı grupların tek merkezde devlet otoritesinin altında toplanması, orada yaşayan insanların hakkının korunması son derece önemli” dedi.
Bölgede yalnızca terör unsurlarının değil, farklı merkezkaç unsurların da bulunduğunu ifade eden Çelik, bu yapıların başka güçler tarafından kullanıldığını gördüklerini söyledi.
TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ KORUNMUŞ GÜÇLÜ KOMŞULAR İSTİYORUZ
Bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çelik, Türkiye’nin toprak bütünlüğü korunmuş, devlet egemenliği tesis edilmiş ve siyasi konumları güçlü komşular istediğini söyledi.
Çelik, “Emperyalist ve Siyonist olan odaklar, orduların dağılması, toprak bütünlüğünün zedelenmesini arzu ediyorlar” ifadelerini kullandı.
Bazı ülkelerin kendi güvenliklerinin garantisi olarak komşu ülkelerin zayıf olmasını tercih ettiğini belirten Çelik, Türkiye’nin ise bu anlayışın tam tersini savunduğunu ifade etti.
Çelik, “Biz ise bunun tam tersini düşünüyoruz. Toprak bütünlüklerinin korunması herkes için iyidir. Bu prensiplere, devlet egemenliğinin korunması ilkesine saygı duymak, barışı korumanın alfabesi olarak ele alınmalıdır” dedi.
EGE VE DOĞU AKDENİZ’DE PROVOKASYON UYARISI
Ömer Çelik, bölgede yaşanan gelişmeler kapsamında Ege ve Doğu Akdeniz’de yeni gerilimlerin ortaya çıkmasının istenmeyen bir durum olduğunu söyledi.
Çelik, “Bu kadar türbülansın içerisinde arzu edilmesi istenmeyen şey Ege ve Doğu Akdeniz’de birtakım provokasyonların ortaya çıkmasıdır” dedi.
Türkiye’nin diplomasiye verdiği önemin bir zaaf olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Çelik, “Masada ve sahadaki gücümüzün farkında olarak, hiç kimse için gereksiz maliyetler ortaya çıkmasın diye bu hassasiyetimizi vurguluyoruz” ifadelerini kullandı.
Türkiye’ye yönelik farklı yöntemlerle mesaj verilmeye çalışılmasına izin vermeyeceklerini belirten Çelik, “Bize bu yolla kim mesaj tebliğ etmeye kalkarsa bu mesajı kabul etmeyeceğimizi net bir şekilde ifade ediyoruz” diye konuştu.
Çelik, Türkiye’nin diplomasiye ve müzakereye verdiği önemin uluslararası sorunların çözümünde önemli bir fırsat olduğunu söyledi.
“Türkiye’nin diplomasiye, müzakereye verdiği önem, uluslararası sorunların çözümünde, kurallı uluslararası sisteme yaptığı vurgu herkes için bir şanstır, bu bir zaaf değildir” diyen Çelik, hiç kimsenin Ege ve Doğu Akdeniz başta olmak üzere çeşitli bölgelerdeki sorunları iç siyasetin parçası haline getirmemesi gerektiğini belirtti.
ABD’NİN GÜNEY KIBRIS KARARINA TEPKİ
ABD’nin Güney Kıbrıs’a yönelik silah ambargosunu kaldırma kararına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çelik, bu kararın doğru olmadığını söyledi.
Çelik, söz konusu kararın adadaki dengeleri bozabileceğini ve müzakerelerin farklı zeminlere kaymasına neden olabileceğini ifade etti.
Silah ambargosunun kaldırılmasının, “adada hiç kimsenin krizi tırmandırmaması, dengelerin bozulmaması ve müzakerelerin başka zeminlere kaymaması için koruyucu bir önlem” niteliğinde olduğunu belirten Çelik, bu kararın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Çelik, “ABD’nin Güney Kıbrıs’a yönelik silah ambargosunu kaldırması ve yeniden bir yıl süreyle uzattığını açıklaması doğru bir karar olmamıştır” dedi.
KKTC’nin egemenliği ve Kıbrıs Türk halkının hakları doğrultusunda Türkiye’nin kararlı duruşunu sürdüreceğini belirten Çelik, “Garantör ülke olarak Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin meşru haklarını koruması için her zaman mücadelesini verecektir” ifadelerini kullandı.
YAPAY ZEKA İÇİN KÜRESEL İLKE ÇAĞRISI
Yapay zekanın oluşturabileceği risklere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ömer Çelik, son dönemde bu konuda yapılan uyarıların yoğunlaştığını söyledi.
Çelik, kötü amaçlı yapay zeka faaliyetlerinin insanlık açısından ciddi tehditler oluşturabileceğine yönelik açıklamaların arttığını belirtti.
“Dünyanın en büyük krizleri belli ülkeleri, belli blokları tehdit etmiştir. Yapay zeka ile ilgili yapılan uyarılar bütün insanlığı tehditle karşı karşıya bırakmaktadır” diyen Çelik, bu konuda çalışan birçok kişinin yapay zeka çalışmalarının yavaşlatılması ve temel prensiplerin doğru şekilde belirlenmesi yönünde çağrılar yaptığını söyledi.
Gazze’de yapay zekanın kullanımına ilişkin tartışmalara da değinen Çelik, yapay zekanın insan kontrolünden çıkabilecek boyutlarına ilişkin çeşitli değerlendirmeler yapıldığını ifade etti.
Çelik, “Yapay zekanın kendisini üreten insanlardan bağımsız olarak hareket ettiği, silah üretmeye çalıştığı, insanın kontrolünden çıkmaya dönük birtakım zeminler oluşturduğu yönünde çok yönlü açıklamalar geliyor” diye konuştu.
Türkiye’nin yapay zeka yarışının dışında kalmayacağını belirten Çelik, bu alanda insanlığın geleceğini koruyacak ilkelerin belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Çelik, “Bu konu sadece teknoloji dediğimiz dar alanda değil, istihbarattan güvenliğe her alanı etkileyecek sonuçlar doğuracaktır. İnsanlık tarihinde yönetilmesi gereken en büyük sorun, yönetilmezse en büyük tehdit olarak önümüze gelecektir” ifadelerini kullandı.
GAZZE’DE YAPAY ZEKA KULLANIMI TARTIŞMASI
Çelik, Gazze’de yapay zekanın kullanımına ilişkin iddialarla ilgili de değerlendirmelerde bulundu.
Venedik Film Festivali’nde gösterilen bir filmde yapay zekanın kullanımına ilişkin bazı bilgilerin ortaya konduğunu belirten Çelik, söz konusu yapımın İsrail vatandaşı kişiler tarafından hazırlandığını söyledi.
Çelik, “Burada nasıl insanlık suçu işlendiği, nasıl bir soykırım faaliyeti içinde olduğu net bir şekilde görülüyor” ifadelerini kullandı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve yönetimine yönelik eleştirilerde bulunan Çelik, “Bütün tabloya baktığımızda belki de soykırımın bahsettiğimiz tehditle birleştiğini ifade etmek gerekir” dedi.
Çelik, Netanyahu yönetiminin Gazze’deki faaliyetlerinin tüm unsurlarıyla soykırım olduğunu savunarak, İsrail makamlarının filmin yapımcılarını vatandaşlıktan çıkarma tartışmalarına da değindi.
Bu tartışmaların yaşananları örtbas etme çabası olduğunu belirten Çelik, “Bu da soykırım şebekesinin ahlaki sonuçlarla yüzleşmek değil, bunu örtbas etmek olduğunu göstermektedir” diye konuştu.
İLETİŞİM KOPUKLUĞU OLARAK DEĞERLENDİRİLDİ
Çelik, gündemdeki bazı siyasi tartışmalara ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Yaşanan gelişmeyi “iletişim kazası” olarak nitelendiren Çelik, ilgili milletvekilinin dilekçesini geri çektiğini belirtti.
Çelik, “Bunun bir iletişim kazası olduğunu değerlendiriyoruz. Sayın milletvekili dilekçesini geri çekti. İletişim kazası olan bu tablonun bizim açımızdan geride bırakıldığını ifade etmek isterim” dedi.
Parti içinde çeşitli makamlar arasında zaman zaman yanlış anlaşılmalar yaşanabileceğini belirten Çelik, sorunların genel merkez aracılığıyla çözülebileceğini söyledi.
Çelik, “Çeşitli makamlar arasında yanlış anlaşılmalar olabilir. Bazı sıkıntılar da olabilir. Bu doğrultuda bütün arkadaşlarımızın genel merkezimize taşıyarak sorun çözülür. Bir iletişim kopukluğu olduğunu değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı.