Hasan ATMACA/ ŞANLIURFA

Telefon dolandırıcılarının son kurbanı İstanbul’da yaşayan Musevi işadamı ve kızı oldu. 35 yaşındaki Liz Leventer ve ticaretle uğraşan babası Moşe Leventer’i bir süre önce telefonla arayan dolandırıcılar, kendilerini polis olarak tanıtıp yine aynı yalanı söyledi: “Hesabınızdan terör örgütü PKK’ya para aktarılıyor.” Bu yalana inanan baba-kız, şebekeye İstanbul’un çeşitli semtlerinde toplam 110 bin dolar, ikinci aşamada ise 80 bin dolar verdi.

Gözü doymayan tele-tokatçılar, Leventer Ailesi’ni bir kez daha aradı ve 500 bin dolar istedi. Ancak bu defa parayı Şanlıurfa’da alacaklarını söylediler. Bunun üzerine baba ile kızı, değeri 1 milyon dolar olan Yeniköy’deki evlerini 500 bin dolara sattı. Parayı bir çantaya koyan Liz Leventer, uçakla Şanlıurfa’ya gitti. İşi abartan dolandırıcılar, genç kadını kente indiği andan itibaren takibe alıp telefonla konuşarak yönlendirdi. Kadın, dolandırıcılara parayı teslim etmek için Akçakale yolundaki Harran Üniversitesi Eyübiye Kampusu’nun bulunduğu bölgeye gitti.

POLİSİN ÖNÜNÜ KESTİLER

Bu sırada yoldan geçen bir kişi Leventer’in sürekli telefonla konuşmasından şüphelenip polisi aradı. Genç kadın, yanına gelen gerçek polise dolandırıcıların verdiği parolayı sorunca olay ortaya çıktı.

Dolandırılmak üzere olduğunu anlatan ekipler, güçlükle ikna ettikleri Liz Leventer’i sivil ekip aracına bindirdi. Bunu gören dolandırıcılar, parayı kaybetmemek için otomobilin önünü kesti. Polis 2 tele-tokatçı Selahattin A. ve Hasan Y.’yi yakalayıp gözaltına aldı. 500 bin lirayı kaptırmaktan son anda kurtulan Liz Leventer ise “Biz kandırılacak kişiler değildik. Bizi hipnoz ettiler” dedi.

1881 -
1938