Hatay'daki tarihi 1860lara uzanan Savon Otel depremde ayakta kaldı
Deprem felaketini yaşayan Hatay'da tarihi 1860'lara uzanan Savon Otel ayakta kalmayı başardı. Yapılının etrafındaki birçok binanın ise sarsıntılarda yıkıldığı fotoğraflarla ortaya çıktı
Eski ve yeni yüzlerce binanın yıkıldığı depremde Savon Otel'in nasıl ayakta kalmayı başardığı sorusuna karşılık Kuseyri, şunları söyledi: "Bilmiyorum, belki tanrının bir mucizesi ya da mimari yapısı. Bunların statik hesapları klasik betonarme binalar gibi olmuyor. Farklı kemer sistemi var ve yanal atımlı darbelere karşı çok dayanıklı olduğu söyleniyor. Zaten baktığınızda da hala bütünlüğünü koruyan bir bina. Hırpalandı mı hırpalandı ama bu kadar depremde şükrediyoruz ayakta durabildi. Çok yıkıcı depremler oldu, buradakinin herhalde eşi emsali yoktur. En son yaşadığımız 6,4 şiddetindeki deprem şehri epey hırpaladı. Burası hala ayakta duruyor. O zamanın ustalarına, restorasyon sırasında emeği geçenlere kocaman bir teşekkür."
HATAY EKONOMİSİNİN AMİRAL GEMİSİ ZİRAAT
Hatay'ın ekonomisinin amiral gemisinin aslında ziraat olduğunu vurgulayan Kazım Kuseyri, özellikle Amik Ovası'nın varlığı dikkate alındığında ziraatın ve ziraatçıların çok ciddi şekilde desteklenmesi ve bunların üretime devam etmelerinin sağlanması gerektiğini belirtti.
Son yıllarda turizmin de çok önemli bir potansiyel olduğuna değinen Kuseyri, şu ifadeleri kullandı:
"Antakya aslında gastronomi olarak da çok ciddi bir cazibe merkezi olmuştu. Gastronomi turizm açısından bir nevi tarihin önüne geçmişti, amiral gemi olmuştu. Buranın tekrar ayağa kalkabilmesi için ziraat kısmını bir şekilde becerdik, geliyoruz ikinci kısma. Turizm ciddi bir gelir olmuş. Bir an önce tarihi dokunun ayağa kaldırılıp aynı zamanda buranın insanının tekrar dönmesi sağlanmalı. Herkes bir şekilde çekti gitti. Çünkü burada kalması için bir sebep kalmadı. Evi yıkıldı, iş yeri yıkıldı. Eğer bu konuda ciddi bir destek olunursa kimse yaşadığı, doğup büyüdüğü yeri bırakmak istemez. Oraya gittiğinde de kimse keyifle gitmiyor. Bilmediği bir ortama giriyor. Hani ilk başta herkes sıcak kucak açacaktır ama bir süre sonra da hayatın gerçekleriyle karşılaşacak herkes. O yüzden çok hızlı şekilde buranın ayağa kalkması lazım. Tarihi dokusuna uygun şekilde, demografik yapısına uygun şekilde insanların buraya geri dönmesi lazım."
Bugüne kadar yolu Hatay'a düşenlere de çağrıda bulunan Kuseyri, "Atatürk'ün dediği gibi Hatay şahsi meselesiydi. Bence tüm Türkiye'nin meselesi olsun Hatay. Stratejik olarak da çok önemli bir nokta. Onun haricinde tarih, kültür olarak da Türkiye'deki insan mozaiği açısından da çok kıymeti bilinmesi gereken bir yer. Tüm Türkiye'nin Hatay'a sahip çıkması lazım." dedi.