İbrahim Yıldız: Voleybol ülkesi olduk
A Milli Kadın Voleybol Takımı, FIVB Millet Ligi'nde şampiyonluğa ulaşarak göğsümüzü kabartırken Habertürk yazarı İbrahim Yıldız bu tarihi başarıyı değerlendirdi
Dünyanın önde gelen ülkelerini geride bırakan Kadın Voleybol Milli Takımı’nın başarısı büyük sevinç yaşattı.
Tarihte ilk kez dünyanın en büyüğü olarak adını ilk sıraya yazdıran kızlarımız, Türkiye’nin artık bir voleybol ülkesi olduğunu da kanıtladı.
Futbol ve basketboldan sonra gelen voleybol, bu sonucun ardından haklı olarak ilk sıraya yükseldi.
Kulüpler bazında ve Milli Takım düzeyinde elde edilen başarıların ardında sistemli bir çalışmanın olduğu gerçeği ortada.
Ülkemizde voleybol tarihi çok eskilere gitse de asıl maya 50 yıl önce Eczacıbaşı ile atıldı. Cengiz Göllü’nün büyük emeği bugünlere gelmenin temel taşı oldu.
2003 yılında Ankara’da yapılan Avrupa Şampiyonası’nda kazanılan gümüş madalya, voleybola gösterilen ilginin artmasındaki dönüm noktasıdır.
Dünya voleybolunda söz sahibi olan Brezilya, Polonya, ABD ve Çin’i geride bırakan voleybolcularımızın bu başarısı tesadüfen elde edilen bir sonucun çok ötesindedir.
Takımlarımızın 8 kez Şampiyonlar Ligini kazanması, Avrupa’nın en büyüğü olma mutluluğu yaşaması bugüne gelmemizin işareti olmuştur.
Vakıfbank, Fenerbahçe, Eczacıbaşı, Halkbank gibi takımların yaptığı yatırımların yanı sıra sponsorların katkıları ülkemizi bu alanda zirveye taşımıştır.
Spor okulları ve altyapı genç kızları özendirirken, aile ve kulüp iş birliğinin önemi de Türkiye’nin bir voleybol ülkesi olma yolundaki ilerlemesinin önünü açmıştır.
Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ’ın çabalarını da takdir etmek gerekir. Üstündağ; sistemli çalışma, kulüp- milli takım ayrımı yapmadan, geleceğe yönelik projeyi titizlikle ve sabırla uygulayarak müthiş bir özveri göstermiştir.
Dünya voleybolunun ilk sırasına adına yazdıran Kadın Voleybol Takımı’nın yeni hedefi olimpiyatlarda zirveye çıkmak. Şu anki jenerasyon herkesin kabul ettiği gibi üst düzey oyunculardan oluşmakta.
Alttan gelen oyuncular da gelecek adına umut verici isimlerdir.
Şimdi voleybolu sırtlayan takımlara desteğin artması bir yana, büyük şirketlerin elini taşın altına sokma zamanıdır.
Rekabetin artması, kalite ve başarıyı da getiren en önemli faktör olduğu bir gerçek.
Bu nedenle Eczacıbaşı örneğinde olduğu gibi Sabancı ve benzeri büyük holdinglerin voleybola yatırımı bir sosyal proje olarak öncelik sırasına almaları beklenmektedir.
Elde edilen başarının sevincini ve gururunu taçlandırmak için bu girişimlere büyük ihtiyaç var. Kızlarımızı, Filenin Sultanları'nı yalnız bırakmayın…