• "Kadınlar ne der, erkekler ne anlar?"
• "Erkekler der, kadınlar ne anlar?"
İşte bütün mesele bu...
Kadınlarla erkeklerin farklı düşünüp - düşünmediği sorusunun cevabı edebiyattan; psikolojiye, günlük sohbetlerden; laboratuvar tezlerine kadar geniş bir alanda arandı / aranıyor.
Yapılan araştırmalarda, kadınlarla erkeklerin farklı düşünce yapısına sahip olmalarının bir 'Mesele' değil, medeniyetin temeli olduğunu gösteriyor.
EDEBİYAT, TİYATRO, SİNEMA VE TV'NİN VAZGEÇİLMEZ TEMASI
♦ 'Kadının Fendi Erkeği Yendi' (Roman / 1925)... Kadınların, erkeklerin öngöremediği detayları fark edip zekice hamlelerle durumu kendi lehine çevirmesini konu edindi.
♦ 'Erkek Aklı' (TV Dizisi / 1991)... Taş devrinden günümüze erkeklerin avcı, kadınların ise toplayıcı genlerinden gelen davranış kodlarını ve modern ilişkilerdeki iletişim kopukluklarını antropolojik bir dille masaya yatırdı.
♦ 'Men Behavioring Badly' (TV Dizisi / 1997)... Kadın ve erkeklerin aynı durumlara nasıl tamamen zıt pencerelerden baktığını ele aldı.
♦ 'Sex and the City' (TV Dizisi / 1998)... İlişkilere tamamen kadın aklı, kadın dayanışması ve kadın gözünden bakan, erkek dünyasının şifrelerini çözmeye çalışan konusuyla tüm dünyada kült bir yapım oldu.
♦ 'Kadınlar Ne İster?' (Sinema Filmi / 2000)... Beyazperdeye, kadın aklını çözmeye çalışan bir erkeğin düştüğü komik ve düşündürücü durumları yansıttı.
♦ '1 Kadın 1 Erkek' (TV Dizisi / 2008)... İzleyicilere bir kadınla bir erkeğin üzerinden ev içi yaşamdan alışverişe, cinsellikten sosyal ilişkilere kadar her konuda kadın algısıyla, erkek düz mantığı arasındaki komik çatışmaları sundu.
♦ 'Kadın Aklı Erkek Aklı' (Sinema Filmi / 2009)... "Kadın ile erkek beyni nasıl çalışır?"ı konu aldı.
♦ Bunu Yapan İki Kişi... (Tiyatro Oyunu / 2010)... Evlilik ve ilişkilerin dinamiklerini, kadın ve erkek gözünden farklı yaklaşımlarla sundu.
♦ Erkek Arkadaşım Bir Feminist (Tiyatro Oyunu / 2019)... Toplumsal cinsiyet rolleri, eşitlik ve kadın - erkek zıtlıklarını romantik komedi türünde ele aldı.
♦ 'Aşk Tesadüfleri Sever 2' (Sinema Filmi / 2020)... Metropol hayatı yaşayan kadın ve erkeklerin ilişkilere, evliliğe ve aşka yaklaşımlarındaki mantık ve duygu farklarını işledi.
Yukarıda adı geçen Türk ve yabancı roman, tiyatro oyunu, sinema filmi ve TV yapımlarının konuları, oldum olası edebiyatın, tiyatronun, sinemanın ve televizyonun ana temalarından biri oldu.
Tüm bu yapımların birleştiği temel noktası; erkek aklının genellikle daha düz, sonuç odaklı ve pratik işlediği; kadın aklının ise daha detaycı, süreç odaklı, empati yeteneği yüksek ve sezgisel olduğu klişesinden yola çıkarak, bu iki farklı dünyanın nasıl bir arada yaşayabildiği üzerine kurulu.
Ayrıca ana teması kadın aklı erkek aklı olmasa da birçok yazılı eserin ve yapımın konusunun satır aralarında kadınlarla erkeklerin düşünce yapısındaki farklılıklarını ortaya seren yazımlar ve sahneler bulunuyor.
Savaş Özdural'ın yönettiği 'Kadın Aklı Erkek Aklı'nın oyuncu kadrosu; Elçin Afacan, Yağmur Ün, Fatma Tezcan, Özgün Karaman, Sertan Erkaçan ve Kerem Poyraz Kayaalp'ten oluşuyor. Tiyatro Ak'la Kara'nın yeni oyunu 'Kadın Aklı Erkek Aklı', kadınlarla erkekler arasındaki iletişimi, farklı bakış açılarını ve günlük hayatın içinden çıkan komik çatışmaları seyircilere sunarak insanlık tarihi kadar eski bir konunun güncelliğini hiç yitirmediğini gözler önüne serdi.
Peki kadınlarla erkeklerin farklı düşünüp - düşünmediği toplumsal bir kurgu mu, yoksa biyolojik bir gerçeklik mi?
Modern sinirbilim ve psikoloji, bu soruya siyah ya da beyaz demek yerine oldukça dinamik bir haritayla yanıt veriyor.
YAPISAL FARKLAR: BEYNİN BAĞLANTI AĞLARI
İnsan beyni, cinsiyetten bağımsız olarak muazzam bir esnekliğe sahip ama evrimsel süreçler ve hormonal dalgalanmalar, kadın ve erkek beyinlerinin bazı bölgelerinde yoğunluk ve bağlantısal farklılıklar oluşturdu.
Pennsylvania Üniversitesi'nde yapılan geniş çaplı bir beyin haritalama çalışması, bu farklılıkları net bir şekilde gözler önüne serdi.
Kadın Beyni... Sol ve sağ yarım küreler arasında daha yoğun köprülere sahip. Bu yapısal özellik, kadınların mantıksal / analitik düşünceyle sezgisel ve duygusal bilginin daha hızlı ve entegre bir şekilde işlenmesini kolaylaştırıyor.
Erkek Beyni... Aynı yarım küre içindeki ön ve arka bölgeler arasında daha güçlü bağlantılara sahip. Bu da algılanan bir uyarının, mekânsal beceriler ve hızlı fiziksel tepkiler gibi koordineli bir eyleme dönüşmesini hızlandırıyor.
AMİGDALA ERKEKLERDE DAHA BÜYÜK
Bu genel haritanın yanı sıra, alt beyin bölgelerinde de hacimsel farklar göze çarpıyor. Örneğin, bellek ve duygusal hafızadan sorumlu olan hipokampus kadınlarda genellikle daha aktif halde bulunuyor. Bu durum; kadınların detayları, geçmiş konuşmaları ve sosyal anıları daha net hatırlamasını açıklıyor. Buna karşın; tehdit algısı, stres ve temel dürtülerle ilişkili olan amigdala erkeklerde hacimsel olarak daha büyük. Bu da erkeklerin tehlike anında 'Savaş ya da kaç' tepkisini daha agresif bir şekilde vermesine zemin hazırlayabiliyor.
KARŞIMIZA DAVRANIŞ KALIPLARI OLARAK ÇIKIYOR
Bu nörolojik altyapı, sosyal yaşamda ve iş dünyasında belirgin davranış kalıpları olarak karşımıza çıkıyor.
Kadınlarda dil işleme merkezleri her iki yarım kürede de aktif olma eğiliminde. Bu sayede kadınlar; duyguları kelimelere dökmede, empati kurmada ve satır aralarını okumada daha hassas. Erkekler ise iletişimi; çoğunlukla bir bağ kurma aracından ziyade, sorun çözme ve bilgi aktarma odaklı somut bir araç olarak görüyor.
Erkek beyni, evrimsel avcılık geçmişinin de bir getirisi olarak 3 boyutlu nesneleri zihinde döndürme, harita okuma ve yön bulma gibi mekânsal görevlerde avantaja sahip.
Erkekler, tek bir işe derinlemesine odaklanmakta, kadınlar ise toplayıcılık geçmişinin de etkisiyle çevresel uyaranları algılamada ve birden fazla süreci aynı anda esneklikle yönetmede daha başarılı.
STRES YÖNETİMİ VE KARAR ALMA DİNAMİKLERİ
Stres anlarında devreye giren hormonal mekanizmalar da iki cinsiyette farklı işliyor. Yoğun stres altında erkeklerde testosteron ve adrenalin yükseliyor. Bu da onları daha risk alan, rekabetçi ya da tamamen içine kapanık bir ruh haline sürükleyebiliyor.
"DOST OL VE KORU" DAVRANIŞ BİÇİMİ
Kadınlarda ise stres anında, bağ kurma hormonu olan oksitosin salgılanıyor. Nörobilimde; 'Dost ol ve koru' olarak adlandırılan bu davranış biçimi, kadınları stres altındayken sosyal destek aramaya, dertleşmeye ve konuşarak rahatlamaya yönlendiriyor.
BEYİN MOZAİĞİ TEORİSİ
Tüm bu veriler değerlendirilirken gözden kaçırılmaması gereken en önemli nokta, sosyal rollerin ve kültürel şartlanmaların da beyin gelişimini şekillendirdiği. Bilim insanları, biyolojinin ve kültürün bu farklardaki payını hâlâ tartışıyor.
Günümüz modern nörobilimi, keskin bir kadın beyni - erkek beyni ayrımı yapmak yerine, her bireyin bu iki spektrumun farklı noktalarından parçalar taşıdığı 'Beyin Mozaiği Teorisi'ni destekliyor. Dolayısıyla, son derece analitik ve mekânsal düşünen bir kadınla karşılaşmak ne kadar doğalsa; empati yeteneği ve sözel zekâsı zirvede olan bir erkekle karşılaşmak da o kadar doğal.
SON ARAŞTIRMADA ÖNCEKİLERİ DESTEKLEYEN SONUÇLAR ÇIKTI
Bu konuda yapılan yeni araştırmalardan biri de Stanford Tıp Fakültesi'ne ait. Fakültenin araştırması, kadın ve erkeklerde farklı beyin organizasyon kalıplarını ortaya koydu.
Üniversitenin geliştirdiği model, önceki çalışmalardaki modellere kıyasla üstün performans sergiledi. Bunun bir nedeni de geliştirilen modelin dinamik MRI taramalarını analiz eden derin bir sinir ağı kullanmasıydı. Bu yaklaşım, farklı beyin bölgeleri arasındaki karmaşık etkileşimi yakaladı. Araştırmacılar modeli yaklaşık 1500 beyin taraması üzerinde test ettiklerinde, taramanın bir kadından mı yoksa bir erkekten mi geldiğini neredeyse her zaman belirleyebildi.
Stanford Psikiyatri ve Davranış Bilimleri Profesörü ve Stanford Bilişsel ve Sistem Nörobilim Laboratuvarı Direktörü Prof. Dr. Vinod Menon, yaptığı açıklamada; "Bu çalışma, cinsiyetin insan beyni organizasyonunun güçlü bir belirleyicisi olduğuna dair çok sağlam bir kanıt" dedi.
KADINLARLA ERKEKLER ARASINDA ZEKÂ FARKI BULUNMUYOR
Her ne kadar cinsiyet, insan beyni organizasyonunun güçlü bir belirleyicisi olsa da kadınlarla erkeklerin beyinlerindeki yapısal farklılıklar, bir cinsiyetin diğerinden daha üstün ya da daha zeki olduğunu göstermiyor. Zira; yapılan genel zekâ testleri, cinsiyetler arasında anlamlı bir zekâ farkı olmadığını defalarca gösterdi.
MEDENİYETİN TEMELİ KADIN AKLIYLA ERKEK AKLININ FARKLI OLMASI
Yapılan tüm araştırmaların sonucunda uzmanların ortak görüşü; kadın ve erkek beyni arasındaki farklılıkların insanların evrimsel süreçte hayatta kalabilmesi için geliştirilmiş muazzam bir iş bölümü olduğu yönünde. Bu iş bölümüyle de birlikte; iş dünyasında, evliliklerde ve sosyal ilişkilerde; kadın aklının bütünsel, empatik ve çok yönlü yaklaşımıyla, erkek aklının odaklanmış, analitik ve eylem odaklı yapısının bir araya gelmesiyle en üretken çözümler ortaya çıkıyor. Antropologlara göre; kadın aklıyla erkek aklı farklı olmasaydı o en üretken çözümler ortaya çıkmayacak, bunun sonucunda insanlık bugünkü medeniyete ulaşamayacaktı.
İNSANLIK VARLIĞINI KADIN - ERKEK AKLININ UYUMUYLA SÜRDÜRÜYOR
Bütün bunların sonucunda bir kez daha anlaşılan o ki; insanlığın ileriye taşınması, kadın aklıyla erkek aklının bir çatışma unsuru olarak görülmesinden değil, birbirini uyum içinde tamamlamasından geçti / geçiyor / geçecek.