Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Edebiyat Haftanın Kitapları
        1

        KARAHANTEPE: ANNUNAKİ UYGURLIĞI VE CENNET YILANININ KOZMİK KÖKENLERİ
        (Andrew Collins)

        Tarihöncesi gelişmiş uygarlıkları araştıran bilim ve tarih yazarı Andrew Collins’in kaleme aldığı, son eseri Karahantepe: Annunaki Uygarlığı ve Cennet Yılanının Kozmik Kökenleri kitabı Alfa Yayınları'ndan çıktı. Şanlıurfa'daki Taş Tepeler projesinin en gözde alanlarından biri olan Karahantepe, bu kitapla birlikte dünyanın ilk buzul çağı sonrası süper-uygarlığı bağlamında kapsamlı bir şekilde inceleniyor. Eser, Karahantepe’de yeni ortaya çıkarılan 23 metrelik devasa Büyük Elips yapısını, ana kayaya oyulmuş gizemli tapınakları ve 11.000 yıllık dev insan ile akbaba heykellerini mercek altına alıyor. Collins, bu büyüleyici megalitik yapıların sadece güneşin yaz ve kış gündönümleriyle değil, aynı zamanda Kuğu Takımyıldızındaki Deneb yıldızıyla ve Samanyolu'nun "Karanlık Yarık" geçidiyle olan muazzam göksel hizalanmalarını da ikna edici kanıtlarla ortaya koyuyor. Yazar, Karahantepe sakinlerinin gizemli inanç sistemlerinin, İbrani geleneklerindeki Cennet Bahçesi ve Havva'yı ayartan yılan efsanesine, ayrıca Sümer mitolojisinde uygarlığın temellerini attığı söylenen Anunnaki figürlerine nasıl ilham vermiş olabileceğini çarpıcı tarihsel bağlantılarla tartışıyor...

        2

        HALDUN TANER TİYATROSU
        (Ayşegül Yüksel)

        Ayşegül Yüksel’in Haldun Taner Tiyatrosu kitabı kırkıncı yılında genişletilmiş baskısıyla Yapı Kredi Yayınları tarafından yeniden yayımlandı. Türk tiyatrosunu evrensel boyutlara ulaştırmış olan Haldun Taner’in yarattığı dünyayı inceleyen Haldun Taner Tiyatrosu kırk yıldır okunuyor. Ayşegül Yüksel, ilk baskısı 1986 yılında yapılan inceleme kitabına aradan geçen kırk yıl boyunca Taner üstüne yayımlanmış yazı ve söyleşilerini de ekledi. Haldun Taner Tiyatrosu’nda Taner’in oyunları kendi dönemleri içinde ayrı ayrı inceleniyor. Oyunların içeriği ve türü hem benzerleriyle hem birbirleriyle karşılaştırılarak değerlendiriliyor. Oyunlardaki kişiler ve bu oyunları unutulmaz yapan kimi oyuncular; sahneye koyan yönetmenler ve gruplar, oyunların Türk tiyatrosundaki yeri; kısacası Haldun Taner’in sanatı ele alınıyor.

        3

        ÇİN
        (John King Fairbank-Merle Goldman)

        Çin’in yükselişini tarihsel derinliğiyle kavramak isteyenler için güçlü ve ufuk açıcı bir rehber olma özelliği taşıyan John King Fairbank ve Merle Goldman imzalı 'Çin' VakıfBank Kültür Yayınları tarafından okurlarla buluşturuldu. Arkeolojik kökenlerden başlayarak Çin imparatorluk düzeninin yükselişini, Konfüçyanizm’in devlet ideolojisine dönüşümünü, Song ve Ming hanedanları dönemindeki kurumsal yapılanmayı, Qing Hanedanı’nın ise idari başarısını kapsamlı bir bakışla ele alan çalışma; 1600-1911 yılları arasındaki geç imparatorluk krizlerini, Cumhuriyet Devrimi’ni, iç savaş yıllarını ve 1949 sonrasında Çin Halk Cumhuriyeti’nin geçirdiği radikal dönüşümleri analitik bir çerçevede inceliyor. Büyük İleri Atılım’dan Kültür Devrimi’ne, Mao sonrası reformlardan 21. yüzyılın eşiğindeki küresel yükselişe uzanan geniş tarihsel panorama, okuru yalnızca "Ne oldu?" sorusunun değil, "Neden böyle oldu?" sorusunun da peşinden gitmeye davet ediyor.

        4

        ÖNCE DAĞLAR KAR TUTACAK
        (Semih Öztürk)

        ‘‘Menteşenin çivisi tahtanın etini zorluyor. Yağmur suyunu emdiğinden herhalde, kayış gibi esniyor pencerenin kanadı. Kar ha indi ha inecek. Vadinin dibindeki kuytulardan yükselen çakal sesleri, rüzgârın uğultusuyla birleşip camdaki macunun attığı yerden odanın içine süzüldü usulca. Ahşap duvarların arasından kıvrıla kıvrıla geçip evin her yanına dağıldı. Uğultu arttıkça ıslığa dönüştü ses. Perdenin etekleri yelken olup şişerken, Yadigâr ürpertiyle tavana dikti gözlerini. İşediğini düşünüp eliyle pijamasının arasını yokladı. İşememişti. Üşümüştü.’’ Semih Öztürk, 2018 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü’ne değer görülen, İletişim Yayınları'ndan çıkan kitabı Önce Dağlar Kar Tutacak’ta hastane odalarında son günlerini doldurmaya çalışanların, gecenin kör karanlığında geçmişiyle hesaplaşma derdine düşenlerin, karın ve çamurun altında ezilen isimsiz kahramanların, gürültü patırtı kopartmadan hayattan sessizce vazgeçenlerin hikâyelerini anlatıyor. Geçip giden günlerin kıyısında köşesinde kalmış insanların iç dünyalarını tüm çıplaklığıyla görebileceğimiz gerçekçi pencereler açan öyküler, geçmek bilmeyen zamanın etrafında süzülerek gözden kayboluyor.

        5

        İMPERİUM
        (Robert Harris)

        Tarihî gerilim türünün ustası Robert Harris'in büyük övgü toplayan Cicero Üçlemesi, Destek Yayınları etiketiyle okurla buluşuyor. İmperium, Lustrum ve Diktatör, Antik Roma'nın en büyük hatiplerinden Marcus Tullius Cicero'nun yükselişini, iktidarını ve Roma Cumhuriyeti'nin çöküşüne tanıklık ettiği son yıllarını nefes kesen bir kurgu içinde anlatıyor. Üçleme, Roma'nın en büyük hatiplerinden Marcus Tullius Cicero'nun, soylu bir aileden gelmeyen genç bir avukat olarak başladığı siyasi yolculuğunu konu alan İmperium ile başlıyor. Serinin ikinci kitabı Lustrum, Cicero'nun iktidarın tam merkezine ulaştığı dönemde Roma'yı sarsan komploları, siyasi cinayetleri ve Cumhuriyet'i tehdit eden entrikaları anlatıyor. Final kitabı Diktatör ise sürgün, iç savaş ve Julius Caesar'ın yükselişiyle birlikte Roma Cumhuriyeti'nin çözülüşünü anlatıyor. Tarihsel kaynaklara büyük ölçüde sadık kalan Robert Harris, gerçek karakterleri ve olayları güçlü bir roman kurgusuyla buluşturuyor.

        6

        GILEAD
        (Marilynne Robinson)

        Çağdaş Amerikan edebiyatının en saygın yazarlarından biri olan Marilynne Robinson'un, Pulitzer Ödülü'nü kazanmasını sağlayan en önemli eseri Gilead Everest Yayınları'ndan çıktı. Gilead, Iowa'nın Gilead kasabasında yaşayan ve kalp rahatsızlığı nedeniyle ölmek üzere olan 76 yaşındaki saygın bir rahip olan John Ames'in, kendisi öldükten sonra okuması için yedi yaşındaki küçük oğluna yazdığı uzun ve dokunaklı bir veda mektubu formunda. Ames bu mektupta hayatını, çok geç yaşta evlendiği genç eşine duyduğu büyük sevgiyi ve varoluşun gizemini anlatırken, aynı zamanda bir aile ve kasaba tarihi sunar. Roman, yalnızca bireysel bir inanç ve hafıza sorgulaması değil; aynı zamanda Amerikan tarihinin travmatik ve dönüm noktası niteliğindeki olaylarına tutulmuş bir ayna. Köleliğin kaldırılması için Kansas'ta verilen şiddetli mücadeleleri, 1918 yılında binlerce genç askeri ve sivil halkı öldüren İspanyol Gribi salgınını ve insanların açlıktan dağsıçanı yemek zorunda kaldığı Büyük Buhran döneminin yoksulluğunu çarpıcı detaylarla aktarır...

        7

        ÜÇ PAPATYALI KADIN
        (Suat Derviş)

        Onu resmin karşısına götürdü. Bu kendi portresiydi, kucağında üç iri papatya bulunan kendi portresi. Kendisini ne iyi tanıyordu. Renk ve çizgilerinde neler yoktu. "Hayatımda bu kadar güzel bir şey görmedim," diye âdeta kekeledi. "O meziyet ressama ait değil, modelin. Bu komplimana model adına teşekkür ederim." "Model bir harika ama o harikayı ifade edebilecek bir fırçaya sahip olmak ancak bir dehaya nasip olur. İthaki Yayınları'ndan çıkan Üç Papatyalı Kadın geçmişini neredeyse hiç bilmediği kocası Atıf'ın yanında kendini beklenmedik biçimde ölümcül bir tehlikenin içinde bulan Suna'nın karanlık bir gecede başlayan kaçışını anlatıyor. Günahtan Kaçan Kadın adıyla tefrika edilmiş, Üç Papatyalı Kadın'la benzer karakter ve tema etrafında şekillenen çizgi roman da kitabın sonunda okurla buluşuyor. Serdar Soydan ise "Bir Yazar, Binbir İsim" başlıklı sonsözünde Suat Derviş'in takma adlarının izini sürerken karşılaştığı bu iki eser ve daha fazlasına dair bir muammayı anlatıyor.

        8

        TEK BOYNUZLU AT
        (Iris Murdoch)

        1963 yılında yayımlanan Tek Boynuzlu At, Marian Taylor’ın İrlanda’nın batı sahilinde yer alan ücra bir bölgeye varışıyla başlar. Marian öğretmenlik yapmak üzere bölgedeki iki şatodan biri olan Gaze’e gelir ve öğrencisinin Hannah adında gizemli bir kadın olduğunu öğrenir. Evin hanımı olan Hannah sadakatsizliği nedeniyle kocası tarafından şatoya hapsedilmiş, başına da bir grup insan nöbetçi olarak dikilmiştir... Ayrıntı Yayınları'ndan çıkan Tek Boynuzlu At denizden, kayalıklardan, uçurumlardan, bataklıktan oluşan ürkütücü bir coğrafyada, gotik bir atmosferde, Platoncu bir bakışla esaret ve özgürlük, aşk ve sadakat, suç ve ceza, iyilik ve kötülük gibi pek çok kavramı tartışmaya açıyorr. Yaklaşık altmış sene önce yazılmış bu eser, roman kişilerinin seçimleri, tutumları ve ödedikleri bedeller hesaba katıldığında günümüz okuruna feminist okuma yapma imkânı da sunuyor.

        9

        HAFIZADAKİ GÖLGELER
        (Gülin Çelikal-Hümeyra Sezgin Gerede-Kamer Başar-İncifer Başar)

        İnsan, hayatını kendine anlattığı hikâyelerle anlamlandırır. Yaşadıklarımız kadar, onları nasıl hatırladığımız ve nasıl anlattığımız da kim olduğumuzu belirler. Bu yüzden kişisel anlatılar yalnızca deneyimleri paylaşmanın değil, aynı zamanda onları yeniden kurmanın, dönüştürmenin en güçlü araçlarından biridir. Metinlerarası Kitap'tan çıkan bu eser, üç gerçek yaşam öyküsü aracılığıyla anlatının hem anlatan hem de okuyan üzerindeki etkisini incelikle ortaya koyuyor. Dört kadın yazarın ortak kaleminden doğan bu kitap, farklı hayatlara açılan pencereleri ustaca bir araya getirerek her bir hikâyenin kendine özgü sesini korumayı başarıyor. Anlatılan kadar anlatılmayanın da kendine yer bulduğu bu dünyada, satır aralarında saklı duygular sahici bir bütünlükle okuru anlatının bir parçası haline getiriyor. Böylece okur, kimi zaman bir başkasının hayatına dışarıdan bakarken, kimi zaman da kendi içsesine yaklaşmanın beklenmedik yollarını keşfediyor.

        10

        SAYIKLAMALAR
        (Çiğdem Açan)

        İlk romanı Refakat'te kullandığı bilinç akışı tekniğiyle, dar bir zaman dilimini ustalıkla genişlettiğine ve okuru dünle bugün arasında sıkışıp kalan yankılar arasında dolaştıran Çiğdem Açan'ın yeni kitabı Sayıklamalar Papirüs Yayın'dan çıktı. Açan, yine aynı teknikle, okurları türlü türlü insanlık hâlinin içine sürüklüyor ve usulca orada bırakıyor. İç sesinizin öykülerdeki kahramanlarla vücut buluşuna tanık oluyor, pek çok cümlede "Bu benim cümlem!" demekten kendinizi alamıyorsunuz. Sadece öyküleri değil, biz de biraz kendinizi okuyorsunuz... "Yaralarımız bir galiba," dedi. İnsan tasası aynı olsa da yarası ayrı olsun istiyor. Tasalar yara açar, yaralar kabuk bağlar. Benim yaramın kabuğu, doğduğum günden, kesildiğim sütten, annemin gösterdiği şefkatten, babamın verdiği güvenden, ilkokulda saçıma takılan kurdeleden, ergenliğimde ilk sevdiğim çocuğun yeşil gözlerinden, kokusunu duyamadığım bebeğimin teninden, dedemin cennete gitmeden önce öptüğüm buruşuk ellerinden, girdiğim bütün denizlerin tuzundan, çektiğim bütün sıkıntıların ucundan bağlansın vücuduma. Tanıdık olsun, yaramı korusun, acıtmasın, rahatlatsın.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Otobüs yönlerdirme direğine çarptı

        İstanbul'da Eyüpsultan Bahariye Caddesi'nde, Sinop'tan İstanbul'a gelen şehirler arası yolcu otobüsü şoförün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu seyir halindeki bir otomobile, ardından da yönlendirme direğine çarptı. Kazada, şoför otobüste sıkışırken, yaralıların olduğu öğrenildi. Olay yerine ...
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ