KATEGORİLER

Yazının devamını okumak için tıklayınız...

Yargıtay

6 Mart 1868 tarihinde "Divan-ı Ahkâm-ı Adliye" adıyla kurulan YARGITAY, 18.06.1879 tarihli Nizamı Mahkemeler Kuruluş Kanunu ile "Mahkeme-i Temyiz" adını almış, Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetince Sivas'ta kurulan yüksek mahkemeye "Muvakkat Temyiz Heyeti" denilmiş, Sivas'taki bu mahkemenin kaldırılıp Eskişehir'e nakli ile "Temyiz Mahkemesi", 20.04.1340 (1924) tarih ve 491 sayılı Teşkilatı Esasiye Kanununun adı 10.01.1945 gün ve 4695 sayılı Kanun ile "Anayasa" olurken, temyiz mahkemesinin adı da "YARGITAY" olmuştur.

Adli yargı mercilerince verilen karar ve hükümleri temyiz yolu ile inceleyen son merci olan Divan-ı Ahkâm-ı Adliye, Yargıtay'ın temelini oluşturur. Osmanlı döneminin yargı sürecinde, 19. Yüzyıla kadar yüksek mahkemeye rastlanmıyor. Adliye mahkemelerince verilen ve yasanın başka adli merciine bırakmadığı hükümleri son mercii olarak incelemekle görevli mahkeme ilk kez "Divan-ı Ahkâm-ı Adliye" adıyla " 6 Mart 1868 Cuma günü Padişah Abdülaziz'in iradesi ile kurulmuştur.

Anılan irade ile Meclis-i Valay-ı Ahkam-ı Adliye kaldırılarak, Şura'yı Devlet ve Ahkam-ı Adliye kurulmuş, böylece yargı ve yürütme birbirinden ayrılmıştır. Şura'yı Devlet'e  hem kanun tasarılarını hazırlama hem de idari uyuşmazlıklara çözüm getirme görevi verilmiştir. Divan-ı Ahkâm-ı Adliye ise nizamı mahkemelerinin üst organı olup, yalnızca yargı görevi yapan bir kurumdur.

Divan-ı Ahkâm-ı Adliye'nin (Yargıtay) kuruluş amacı iradede şöyle açıklanmıştır:

"Kişilerin hakları ve güvenlikleri açısından çok önemli olan hukuk işlerinin mülki işlerden ve yürütme ile görevli hükümetten ayrı bir düzene kavuşturulması, adalete değer veren padişahın büyük arzusu olarak belirtilmiştir".

MAHKEMELER KURULUŞ KANUNU (18.06.1879)

Divan-ı Ahkâm-ı Adliyenin bünyesi içinde olan temyiz mahkemesinin yerini, bağımsız bir yapılanmaya sahip olan temyiz mahkemesi almıştır. 1879 tarihli teşkilat ve hukuk kanunları ile  temyiz  konusunda yeni düzenlemeler getirilmiştir. Yukarıda da açıklandığı üzere Divan-ı Ahkâm-ı Adliye kaldırılarak yerine bağımsız Mahkeme-i Temyiz oluşturulmuştur. 

İstinaf Mahkemeleri

İstinaf mahkemeleri 1876 yılında kabul edilen Mecellenin 1838. maddesi ile yargı hayatına girmiştir. Yeniden başlama anlamına gelen istinaf, hukuk terimi olarak ilk derece mahkemesinden verilen hükmün üst mahkemede incelenmesi demektir.

18.6.1879 tarihli Nizami Mahkemelerin Kuruluş Yasası'na göre, ilk dereceli mahkemenin üstünde, Yargıtay'ın altında bir mahkemedir.Yargıtay'ın işini azaltmak ve onu bir içtihat mahkemesi haline getirmek için kurulmuştur.

SİVAS MUVAKKAT TEMYİZ HEYETİ DÖNEMİ (1920-1923)

7 Haziran 1920 tarihinde TBMM Hükümeti tarafından kabul edilmiş ilk yasalardan olan 4 sayılı yasa ile merkezi Sivas ilinde olmak üzere biri Hukuk, biri Ceza, biri Şer'iye ve biri de Dilekçe Dairesi olmak üzere 4 daireden kurulu Temyiz Heyeti (Yargıtay) oluşturulmuştur. Ancak İstanbul'da bulunan Yargıtay da bu sırada varlığını sürdürmüştür. 04.11.1922 tarihinde İstanbul'un Milli Hükümet buyruğu altına girmesi sonucu her iki Yargıtay'ın birleştiği hususu İstanbul'daki Yargıtay'da bulunan dosyaların Sivas'taki Yargıtay'a gönderilmiş olmasından anlaşılmaktadır.

TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KURULUŞU VE ESKİŞEHİRDE TEMYİZ MAHKEMESİ DÖNEMİ (1923-1935)

14.11.1923 tarihli ve 371 sayılı yasa ile Yargıtay'ın Sivas'tan Eskişehir'e nakli ile birlikte bazı yapısal değişiklikler de getirilmiştir.

4 Sayılı yasada belirtilen Hukuk, Ceza, Şer'iye ve Dilekçe Dairesine ilaveten, bu yasanın ikinci maddesinde Sulh Dairelerinden de söz edilmesi Yargıtay'daki Daire sayısının artırılmış olduğunu göstermektedir.
Dairelerde bir başkan ve dört üyenin bulunacağı hükmü bu yasada da tekrar edilmiş, Birinci Başkanlığın, Adalet Bakanı tarafından başkanlardan birisine tevdii edileceği ve seçilen Birinci Başkanın kendi Dairesi ve Genel Kurula başkanlık edeceği kuralına yasanın üçüncü maddesinde değinilmiştir.

Yasa ile getirilen yenilikler ise; Yargıtay'da üç yedek üyenin bulunması, bir Yargıtay Başsavcı Başmuavini bulunacağı, Başsavcı muavini sayısının ikiden dörde çıkarılması ayrıca her dairede lüzümu kadar başmümeyyiz, mümeyyiz ve katiplerin bulundurulması olarak göze çarpmaktadır. Mümeyyizler Dairede yazılan yazıları düzeltmekle görevli kişilerdir.

Bu Yasa ile getirilen yeni hükümlerle, 4 sayılı yasa hükümlerinin birbirine aykırı olması durumunda, 4 sayılı yasanın aykırı olan hükümleri mülga sayılmıştır. Bu bağlamda, aykırı olmayan 4 sayılı yasa hükümlerinin geçerli olduğu anlaşılmaktadır.

Yargıtay'ın Eskişehir'de faaliyete başlamasından sonra, 08.04.1924 tarih ve 469 sayılı yasa ile mevcut olan Şer'iye Dairesi kaldırılarak Hukuk Dairesi sayısı Dilekçe Dairesi sayısı ikiye çıkarılmıştır.
Şer'iye Dairesinin kaldırılmasına ilişkin bu değişikliğin, halifeliğin kaldırılmasından hemen sonra yapılmış olması, Türkiye Cumhuriyetinde din işleri ile devlet işlerinin birbirinden ayrılmasına yönelik iradenin önemli bir göstergesidir.

Cumhuriyet'in ilk yıllarında; Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu üzerine çalışmalar yapması üzere iki komisyon kurulmuştur: Ahkam-i Şahsiye ve Vacibat. Ancak komisyonların hazırladıkları tasarılar ile devrimlerin bağdaşmadığına inanan Cumhuriyet Hükümeti, İsviçre Medeni Kanununun ve Borçlar Kanununun, bazı değişikliklerle, bütün olarak alınıp benimsenmesine karar vermesi sonucu  her iki Kanun da 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Türk Ceza Kanunu, 1889 tarihli İtalyan Ceza Kanununun benimsenmesiyle 1 Mart 1926 tarihinde kabul edilmiştir. Ticaret Kanunu 29 Mayıs 1926 tarihinde kabul edilmiş ve 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 1850 tarihli Kanunname-i Ticaret'in yenilenmesi amacıyla 1916 yılında hazırlanan bir projeden esinlenilmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, Neuchâtel Kantonu Hukuk Usulü Kanunu örnek alınarak hazırlanmış ve Ekim 1927'de yürürlüğe girmiştir.

Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, 1877 tarihli Alman Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu örnek alınarak hazırlanmış ve 20 Ağustos 1929 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Deniz Ticareti Kanunu, Alman Hukukundan esinlenilerek hazırlanmış ve 13 Mayıs 1929 tarihinde kabul edilmiştir. İcra ve İflas Kanunu, İsviçre'deki İcra ve İflas Kanununun benimsenmesi yoluyla hazırlanmış ve 4 Eylül 1932 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

766 SAYILI HAKİMLER KANUNU İLE GETİRİLEN YENİLİKLER VE BU DÖNEMDE YARGITAY

20.03.1926 tarihinde çıkarılan 766 sayılı yasaya kadar hakimlerin seçimi, dereceleri, terfileri, ödüllendirilmeleri ve soruşturmalarına ilişkin olarak geniş kapsamlı ve ayrıntılı bir özel yasa çıkarılmamıştır. Bu yasa ile hakimlere ilişkin düzenlemelerden başka geçici maddeler başlığı altında yazılı otuzyedinci maddede Temyiz Mahkemesi'nin (Yargıtay'ın) "Cumhuriyet Merkezi"ne gelmesinden de bahsedilmiştir.

834 SAYILI MAHKEME-İ TEMYİZ TEŞKİLATININ TEVSİİNE DAİR KANUN DÖNEMİ

766 sayılı Hakimler Kanunundaki yukarıda açıklanan düzenlemelerden kısa bir süre sonra çıkarılan 834 sayılı "Mahkeme-i Temyiz Teşkilatının Tevsiine Dair Kanun" adıyla çıkarılan yasaya göre Yargıtay'daki Daire sayısı üç Hukuk ve üç Ceza Dairesi olmak üzere altıya çıkarılmış, bu Dairelerden her birinin görevinin 834 sayılı bu yasa, Yargılama Usulü ve Sulh Hakimleri Kanunu ile belirleneceği ifade edilmiştir. 

YÜCE DİVAN

İlk 1876 yılında kabul edilen Anayasa ile yargı sistemimize girmiştir. Divan-ı Ali 30 üyeden oluşmaktaydı. Bunlardan onu Heyeti Ayân (padişah tarafından seçilen meclis üyesi) onu Danıştay onu da Yargıtay ve İstinaf reis ve üyelerinden kur'a ile seçilerek atanırlardı.

Divan-ı Ali iki bölümde Divanı İthamiye, Divan-ı Hüküm.

Divan-ı ithamiye dokuz üyeden oluşurdu. Üçü heyeti ayan, üçü Danıştay, üçü Yargıtay ve İstinaf üyelerinden olmak üzere Divan-ı Ali üyeleri arasından kura ile seçilirdi.

Divan-ı Hüküm; yedisi Heyeti Ayan, yedisi Danıştay, yedisi de Yargıtay ve İstinaf üyelerinden olmak üzere 21 Divan-ı Ali üyelerinden oluşurdu.

Divan-ı Ali'nin görevleri; Bakanlar ile Yargıtay Başkan ve üyelerinin ve padişahın kendisini ve makamını tehlikeye sokmaya teşebbüs edenleri yargılamaktı.

1876 Anayasası 20.04.1924 tarihinde kabul edilen yeni Anayasa ile kaldırılmış, Divan-ı Ali'nin de yapısı değişmiştir.

1924 Anayasasına göre Yüce Divan gerektiğinde TBMM.nce kurulmaktaydı.

Görevi; Bakanları, Yargıtay ve Danıştay Başkan ve Üyeleri ile Cumhuriyet Başsavcısını görevlerinden doğacak işler nedeniyle yargılamaktı.

1924 Anayasası gereğince Yargıtay Genel Kurulunca seçilen 11, Danıştay Genel Kurulunca seçilen 10 kişi kendi aralarında Başkan ve Başkanvekilini seçerlerdi. Başsavcı, Yüce divanda Savcı olarak görevliydi.

Yüce Divan görevi, 1961 Anayasası ile Anayasa Mahkemesine verilmiştir.

1221 SAYILI TEMYİZ MAHKEMESİ TEŞKİLATINA DAİR KANUN DÖNEMİ (1928-1973)

11.04.1928 tarihinde çıkarılan 1221 sayılı yasa ile Yargıtay'ın yapısı ve işleyişi ile ilgili yeni düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemeler dairelerin sayısına ve görev alanlarına da etkili olmuştur.

834 sayılı yasa döneminde Hukuk ve Ceza bölümünde üçer daire olmak üzere toplam altı daire mevcut iken hem hukuk dairelerine hem de ceza dairelerine birer daire eklenmek sureti ve ile Yargıtay'daki daire sayısı sekize, ticaret dairesi ile birlikte toplam daire sayısı ise dokuza çıkarılmıştır.

7264 Sayılı ve 11.05.1959 Tarihli "Temyiz Mahkemesi Teşkilatına Dair 1221 Sayılı Kanunun 1, 3 ve 4 üncü maddelerinde tadilat yapılmasına Dair Kanun" İle Yapılan değişikliklere gelince;
Bu yasa ile öncelikle 1221 sayılı yasanın 5859 sayılı kanunla Yargıtay'da bulunan hukuk dairelerinin sayısı sekize çıkarılmış ve bu dairelerin görev alanlarının 7264 sayılı bu kanun ve Hukuk ve Ceza Muhakemeleri Usulü kanunları ve İcra ve iflas Kanunu ve özel yasalarla düzenlendiğine işaret edilerek dairelerin görev alanları tek tek belirtilmiştir.

Temyiz Mahkemesi Teşkilatına Dair 1221 sayılı Ka- nunun değişik l, 2, 3 ve 4. maddelerinde değişiklik yapılmış ve yasaya yeni bir madde eklenmiştir. Değiştirilen 1, 2, 3 ve 4. maddeler ile eklenen maddeye göre;
Yargıtay 9 Hukuk, 7 Ceza, l Ticaret ve l İcra İflas Dairesinden kurulu olup, dairelerden her birinin görevi, bu kanun ve Hukuk ve Ceza Yargılama Usulü Kanunları ve İcra ve İflas Kanunu ve özel kanunlarla belli edilmiştir.

Yargıtay Haberleri

  • Yargıtaydan 'Adli Yıl Açılış Töreni' açıklaması

    Gündem, 17 Ağustos 2019

    Yargıtaydan 'Adli Yıl Açılış Töreni' açıklaması

    Yargıtay Başkanlığı, 'Adli Yıl Açılış Töreni'ne ilişkin açıklama yaptı

  • Yargıtay'dan emsal ikinci el araç kararı

    Gündem, 14 Ağustos 2019

    Yargıtay'dan emsal ikinci el araç kararı

    Yargıtay, ikinci el araç alım satımına ilişkin çok önemli bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, satın aldığı aracın pert kayıtlı olduğunu öğrenen vatandaşın tazminat davasını "almadan basit bir sorgu yaparak öğrenebilirdi" diyerek, reddeden yerel mahkeme kararını bozdu. Kararda, "Davacı aracı satın alırken mevcut ayıbı bilmeyerek daha yüksek meblağ ödediğinden aradaki farkı isteme hakkına sahiptir" denildi.

  • Eşin rızasını almayan kefilin taahhüdü geçersiz!

    Gündem, 09 Ağustos 2019

    Eşin rızasını almayan kefilin taahhüdü geçersiz!

    Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, eşlerden birinin mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya kanunen ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabileceğine hükmetti

    Yargıtay, kazada hayatını kaybeden ev kadınını asgari ücretli saydı

    Gündem, 04 Ağustos 2019

    Yargıtay, kazada hayatını kaybeden ev kadınını asgari ücretli saydı

    Yargıtay, herhangi bir işte çalışmayan ev kadınının trafik kazasında hayatını kaybetmesi nedeniyle hükmedilen "destekten yoksun kalma tazminatının" hesaplanmasında kadının asgari ücretli olarak kabul edilmesi gerektiğine karar verdi.

    Bunu yapan tazminatsız kovulur

    İş-Yaşam, 04 Ağustos 2019

    Bunu yapan tazminatsız kovulur

    Bursa'da vinç operatörü olarak çalıştığı iş yerinden uyuşturucu madde kullandığı gerekçesiyle kovulan işçi, mahkemenin yolunu tuttu. Yıllar süren davaya son noktayı koyan Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, işçinin iş yeri dışında dahi olsa uyuşturucu madde kullanmasının iş akdinin feshi için geçerli sebep oluşturacağına hükmetti.

  • Yargıtay'dan ev kadınlarını ilgilendiren emsal karar

    Sosyal Güvenlik, 04 Ağustos 2019

    Yargıtay'dan ev kadınlarını ilgilendiren emsal karar

    Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, trafik kazasında hayatını kaybeden ev kadınının "destekten yoksun kalma tazminatının" hesaplanmasında asgari ücretli olarak kabul edilmesinin doğru olduğuna hükmetti

  • "Salak, manyak, koca kafalı, terbiyesiz" demek boşanma nedeni

    Gündem, 24 Haziran 2019

    "Salak, manyak, koca kafalı, terbiyesiz" demek boşanma nedeni

    Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; bir temyiz başvurusunda, eşe "salak, manyak, koca kafalı, terbiyesiz" gibi sözlerle hakaret edilmesini boşanma sebebi saydı. Yüksek mahkeme; aralarında şiddetli geçimsizlik olan çiftlerin, ele güne karşı aynı evde yaşamasının evlilik birliğinin hâlen çekilebilir olduğunu göstermeyeceğine hükmetti

  • Yargıtay'dan milyonlarca hastayı ve doktoru ilgilendiren karar!

    Sağlık, 19 Haziran 2019

    Yargıtay'dan milyonlarca hastayı ve doktoru ilgilendiren karar!

    Yargıtay, ameliyat sonrası hastanın durumunu takip etmeyen operatör doktorun 'görevi kötüye kullanma suçu'ndan sorumlu olduğuna hükmetti. 'İçtihat Metni' niteliğindeki emsal kararla birlikte, ameliyattan sonrası hastasını takip etmeyen, gerekli vizite hizmetini vermeyen doktor Asliye Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkacak

    Yargıtay'dan 'scar face' kararı!

    Gündem, 05 Haziran 2019

    Yargıtay'dan 'scar face' kararı!

    Geçirdiği trafik kazası sonucu yüzünde yara izi kalan bir kişi, kazada kusurlu olan şoföre tazminat davası açtı. Mahkeme 5 bin lira tazminata hükmederken, Yargıtay miktarı az buldu

    Uçak bileti alırken dikkat!

    İş-Yaşam, 05 Haziran 2019

    Uçak bileti alırken dikkat!

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, havayolu şirketi adına sözleşme kurulmasına aracılık eden bir şirket olarak faaliyet gösteren acentanın uçuş iptali sebebiyle oluşan ayıplı hizmetten sorumlu tutulamayacağına hükmetti. Emsal kararla birlikte iptal edilen uçuşların bilet ücreti acentadan tahsil edilemeyecek.

  • İş yerinde uyumak işten atılma sebebi

    Sosyal Güvenlik, 31 Mayıs 2019

    İş yerinde uyumak işten atılma sebebi

    Yargıtay, işçinin iş yerinde görevi başında iken uyumasının işveren açısından haklı fesih sebebi olmasa da geçerli fesih sebebi olduğuna hükmetti. Buna göre, işveren, iş yerinde uyuyan işçisini ihbar ve kıdem tazminatını ödeyerek işten atabilecek. İşçi, işe iade davası açamayacak. Yargıtay'ın konuyla ilgili kararı, işçinin davranışlarından kaynaklı işten atılma bakımından işçi ve işveren açısından dikkat edilmesi gereken hususlarla ilgili rehber niteliği taşıyor. Habertürk'ten Ahmet Kıvanç'ın haberi.

  • Eski Yargıtay üyesine 12 yıl hapis

    Gündem, 29 Mayıs 2019

    Eski Yargıtay üyesine 12 yıl hapis

    FETÖ'nün dava takip birimi sorumlusu, eski Yargıtay üyesi Turgut Emiroğlu'na silahlı terör örgütü üyeliğinden 12 yıl hapis cezası verildi.

  • Kredi kullananları ilgilendiren haber

    Sosyal Güvenlik, 26 Mayıs 2019

    Kredi kullananları ilgilendiren haber

    Yargıtay, davacıların icra takibinde bulunmasının, bankalarca alınan kredi kullandırım masraflarının iadesi için 10 yıl olarak belirlenen zamanaşımını durduracağına karar verdi

    Köy meydanı dehşetinin sanığı Nevin Yıldırım'ın cezasını onadı

    Gündem, 23 Mayıs 2019

    Köy meydanı dehşetinin sanığı Nevin Yıldırım'ın cezasını onadı

    Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Isparta'nın Yalvaç ilçesine bağlı Koruyaka köyünde kendisine tecavüz ettiğini öne sürdüğü Nurettin Gider'i av tüfeği ile öldürdükten sonra başını keserek köy meydanına atan Nevin Yıldırım'ın müebbet hapis cezasına çarptırıldığı yerel mahkeme kararını onadı.

    Eşini işyerinde sigortalı gösterenlere kötü haber

    Sosyal Güvenlik, 21 Mayıs 2019

    Eşini işyerinde sigortalı gösterenlere kötü haber

    Eşlerine ait iş yerinde kendilerini sigortalı göstererek prim günlerini doldurmak suretiyle emeklilik hayali kuran ev hanımlarına kötü haber Yargıtay'dan geldi. Yüksek Mahkeme; eşinin yanında ücret almadan çalışma nedeniyle sigortalı sayılmanın mümkün olmadığına hükmetti

  • Zekeriya Öz'ü aklayan eski Yargıtay üyesine hapis

    Gündem, 16 Mayıs 2019

    Zekeriya Öz'ü aklayan eski Yargıtay üyesine hapis

    Başmüfettişliği döneminde firari eski savcı Zekeriya Öz hakkındaki şikayetlerle ilgili "soruşturmaya yer yok" raporu hazırlayan eski Yargıtay üyesi Halit Kıvrıl'a, FETÖ üyeliğinden 8 yıl 9 ay hapis cezası verildi

  • Türkiye ile Rusya yargı alanında iş birliği geliştirmek istiyor

    Gündem, 13 Mayıs 2019

    Türkiye ile Rusya yargı alanında iş birliği geliştirmek istiyor

    Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Türkiye ile Rusya'nın yargı alanında iş birliği geliştirmek istediğini belirterek "Hakimlerin daha iyi eğitilmesi ve daha iyi yargı sistemine kavuşturulması noktasında ortak projeler yapılabilir. Rusya Yüksek Mahkemesi ile birlikte çalışmak isteriz. Onlar da bizimle çalışmak istiyor." dedi

  • Dikkat! Bunu yaparsanız tazminatsız kovulursunuz

    Sosyal Güvenlik, 12 Mayıs 2019

    Dikkat! Bunu yaparsanız tazminatsız kovulursunuz

    Yargıtay, uyuyan işçinin iş yerinde olumsuzluğa yol açtığı, kendisine verilen görevleri yerine getirmediği, taraflar arasındaki güven ilişkisinin sarsıldığı gerekçesiyle kovulmayı hak ettiğine hükmetti

    Danıştay Başkanı: Yıkıcı etkilere yol açar

    Gündem, 10 Mayıs 2019

    Danıştay Başkanı: Yıkıcı etkilere yol açar

    Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, "Bir ülkede yargının saygınlığının zedelenmesi, ekonomik, sosyal, siyasi istikrarın, huzur ve barışın sağlanmasını zorlaştıracak yıkıcı etkilere yol açar. Bu konuda gerekli özenin gösterilmesi tüm yargı mensuplarının haklı beklentisidir" dedi