KATEGORİLER

Yazının devamını okumak için tıklayınız...

Yargıtay

6 Mart 1868 tarihinde "Divan-ı Ahkâm-ı Adliye" adıyla kurulan YARGITAY, 18.06.1879 tarihli Nizamı Mahkemeler Kuruluş Kanunu ile "Mahkeme-i Temyiz" adını almış, Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetince Sivas'ta kurulan yüksek mahkemeye "Muvakkat Temyiz Heyeti" denilmiş, Sivas'taki bu mahkemenin kaldırılıp Eskişehir'e nakli ile "Temyiz Mahkemesi", 20.04.1340 (1924) tarih ve 491 sayılı Teşkilatı Esasiye Kanununun adı 10.01.1945 gün ve 4695 sayılı Kanun ile "Anayasa" olurken, temyiz mahkemesinin adı da "YARGITAY" olmuştur.

Adli yargı mercilerince verilen karar ve hükümleri temyiz yolu ile inceleyen son merci olan Divan-ı Ahkâm-ı Adliye, Yargıtay'ın temelini oluşturur. Osmanlı döneminin yargı sürecinde, 19. Yüzyıla kadar yüksek mahkemeye rastlanmıyor. Adliye mahkemelerince verilen ve yasanın başka adli merciine bırakmadığı hükümleri son mercii olarak incelemekle görevli mahkeme ilk kez "Divan-ı Ahkâm-ı Adliye" adıyla " 6 Mart 1868 Cuma günü Padişah Abdülaziz'in iradesi ile kurulmuştur.

Anılan irade ile Meclis-i Valay-ı Ahkam-ı Adliye kaldırılarak, Şura'yı Devlet ve Ahkam-ı Adliye kurulmuş, böylece yargı ve yürütme birbirinden ayrılmıştır. Şura'yı Devlet'e  hem kanun tasarılarını hazırlama hem de idari uyuşmazlıklara çözüm getirme görevi verilmiştir. Divan-ı Ahkâm-ı Adliye ise nizamı mahkemelerinin üst organı olup, yalnızca yargı görevi yapan bir kurumdur.

Divan-ı Ahkâm-ı Adliye'nin (Yargıtay) kuruluş amacı iradede şöyle açıklanmıştır:

"Kişilerin hakları ve güvenlikleri açısından çok önemli olan hukuk işlerinin mülki işlerden ve yürütme ile görevli hükümetten ayrı bir düzene kavuşturulması, adalete değer veren padişahın büyük arzusu olarak belirtilmiştir".

MAHKEMELER KURULUŞ KANUNU (18.06.1879)

Divan-ı Ahkâm-ı Adliyenin bünyesi içinde olan temyiz mahkemesinin yerini, bağımsız bir yapılanmaya sahip olan temyiz mahkemesi almıştır. 1879 tarihli teşkilat ve hukuk kanunları ile  temyiz  konusunda yeni düzenlemeler getirilmiştir. Yukarıda da açıklandığı üzere Divan-ı Ahkâm-ı Adliye kaldırılarak yerine bağımsız Mahkeme-i Temyiz oluşturulmuştur. 

İstinaf Mahkemeleri

İstinaf mahkemeleri 1876 yılında kabul edilen Mecellenin 1838. maddesi ile yargı hayatına girmiştir. Yeniden başlama anlamına gelen istinaf, hukuk terimi olarak ilk derece mahkemesinden verilen hükmün üst mahkemede incelenmesi demektir.

18.6.1879 tarihli Nizami Mahkemelerin Kuruluş Yasası'na göre, ilk dereceli mahkemenin üstünde, Yargıtay'ın altında bir mahkemedir.Yargıtay'ın işini azaltmak ve onu bir içtihat mahkemesi haline getirmek için kurulmuştur.

SİVAS MUVAKKAT TEMYİZ HEYETİ DÖNEMİ (1920-1923)

7 Haziran 1920 tarihinde TBMM Hükümeti tarafından kabul edilmiş ilk yasalardan olan 4 sayılı yasa ile merkezi Sivas ilinde olmak üzere biri Hukuk, biri Ceza, biri Şer'iye ve biri de Dilekçe Dairesi olmak üzere 4 daireden kurulu Temyiz Heyeti (Yargıtay) oluşturulmuştur. Ancak İstanbul'da bulunan Yargıtay da bu sırada varlığını sürdürmüştür. 04.11.1922 tarihinde İstanbul'un Milli Hükümet buyruğu altına girmesi sonucu her iki Yargıtay'ın birleştiği hususu İstanbul'daki Yargıtay'da bulunan dosyaların Sivas'taki Yargıtay'a gönderilmiş olmasından anlaşılmaktadır.

TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KURULUŞU VE ESKİŞEHİRDE TEMYİZ MAHKEMESİ DÖNEMİ (1923-1935)

14.11.1923 tarihli ve 371 sayılı yasa ile Yargıtay'ın Sivas'tan Eskişehir'e nakli ile birlikte bazı yapısal değişiklikler de getirilmiştir.

4 Sayılı yasada belirtilen Hukuk, Ceza, Şer'iye ve Dilekçe Dairesine ilaveten, bu yasanın ikinci maddesinde Sulh Dairelerinden de söz edilmesi Yargıtay'daki Daire sayısının artırılmış olduğunu göstermektedir.
Dairelerde bir başkan ve dört üyenin bulunacağı hükmü bu yasada da tekrar edilmiş, Birinci Başkanlığın, Adalet Bakanı tarafından başkanlardan birisine tevdii edileceği ve seçilen Birinci Başkanın kendi Dairesi ve Genel Kurula başkanlık edeceği kuralına yasanın üçüncü maddesinde değinilmiştir.

Yasa ile getirilen yenilikler ise; Yargıtay'da üç yedek üyenin bulunması, bir Yargıtay Başsavcı Başmuavini bulunacağı, Başsavcı muavini sayısının ikiden dörde çıkarılması ayrıca her dairede lüzümu kadar başmümeyyiz, mümeyyiz ve katiplerin bulundurulması olarak göze çarpmaktadır. Mümeyyizler Dairede yazılan yazıları düzeltmekle görevli kişilerdir.

Bu Yasa ile getirilen yeni hükümlerle, 4 sayılı yasa hükümlerinin birbirine aykırı olması durumunda, 4 sayılı yasanın aykırı olan hükümleri mülga sayılmıştır. Bu bağlamda, aykırı olmayan 4 sayılı yasa hükümlerinin geçerli olduğu anlaşılmaktadır.

Yargıtay'ın Eskişehir'de faaliyete başlamasından sonra, 08.04.1924 tarih ve 469 sayılı yasa ile mevcut olan Şer'iye Dairesi kaldırılarak Hukuk Dairesi sayısı Dilekçe Dairesi sayısı ikiye çıkarılmıştır.
Şer'iye Dairesinin kaldırılmasına ilişkin bu değişikliğin, halifeliğin kaldırılmasından hemen sonra yapılmış olması, Türkiye Cumhuriyetinde din işleri ile devlet işlerinin birbirinden ayrılmasına yönelik iradenin önemli bir göstergesidir.

Cumhuriyet'in ilk yıllarında; Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu üzerine çalışmalar yapması üzere iki komisyon kurulmuştur: Ahkam-i Şahsiye ve Vacibat. Ancak komisyonların hazırladıkları tasarılar ile devrimlerin bağdaşmadığına inanan Cumhuriyet Hükümeti, İsviçre Medeni Kanununun ve Borçlar Kanununun, bazı değişikliklerle, bütün olarak alınıp benimsenmesine karar vermesi sonucu  her iki Kanun da 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Türk Ceza Kanunu, 1889 tarihli İtalyan Ceza Kanununun benimsenmesiyle 1 Mart 1926 tarihinde kabul edilmiştir. Ticaret Kanunu 29 Mayıs 1926 tarihinde kabul edilmiş ve 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 1850 tarihli Kanunname-i Ticaret'in yenilenmesi amacıyla 1916 yılında hazırlanan bir projeden esinlenilmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, Neuchâtel Kantonu Hukuk Usulü Kanunu örnek alınarak hazırlanmış ve Ekim 1927'de yürürlüğe girmiştir.

Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, 1877 tarihli Alman Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu örnek alınarak hazırlanmış ve 20 Ağustos 1929 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Deniz Ticareti Kanunu, Alman Hukukundan esinlenilerek hazırlanmış ve 13 Mayıs 1929 tarihinde kabul edilmiştir. İcra ve İflas Kanunu, İsviçre'deki İcra ve İflas Kanununun benimsenmesi yoluyla hazırlanmış ve 4 Eylül 1932 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

766 SAYILI HAKİMLER KANUNU İLE GETİRİLEN YENİLİKLER VE BU DÖNEMDE YARGITAY

20.03.1926 tarihinde çıkarılan 766 sayılı yasaya kadar hakimlerin seçimi, dereceleri, terfileri, ödüllendirilmeleri ve soruşturmalarına ilişkin olarak geniş kapsamlı ve ayrıntılı bir özel yasa çıkarılmamıştır. Bu yasa ile hakimlere ilişkin düzenlemelerden başka geçici maddeler başlığı altında yazılı otuzyedinci maddede Temyiz Mahkemesi'nin (Yargıtay'ın) "Cumhuriyet Merkezi"ne gelmesinden de bahsedilmiştir.

834 SAYILI MAHKEME-İ TEMYİZ TEŞKİLATININ TEVSİİNE DAİR KANUN DÖNEMİ

766 sayılı Hakimler Kanunundaki yukarıda açıklanan düzenlemelerden kısa bir süre sonra çıkarılan 834 sayılı "Mahkeme-i Temyiz Teşkilatının Tevsiine Dair Kanun" adıyla çıkarılan yasaya göre Yargıtay'daki Daire sayısı üç Hukuk ve üç Ceza Dairesi olmak üzere altıya çıkarılmış, bu Dairelerden her birinin görevinin 834 sayılı bu yasa, Yargılama Usulü ve Sulh Hakimleri Kanunu ile belirleneceği ifade edilmiştir. 

YÜCE DİVAN

İlk 1876 yılında kabul edilen Anayasa ile yargı sistemimize girmiştir. Divan-ı Ali 30 üyeden oluşmaktaydı. Bunlardan onu Heyeti Ayân (padişah tarafından seçilen meclis üyesi) onu Danıştay onu da Yargıtay ve İstinaf reis ve üyelerinden kur'a ile seçilerek atanırlardı.

Divan-ı Ali iki bölümde Divanı İthamiye, Divan-ı Hüküm.

Divan-ı ithamiye dokuz üyeden oluşurdu. Üçü heyeti ayan, üçü Danıştay, üçü Yargıtay ve İstinaf üyelerinden olmak üzere Divan-ı Ali üyeleri arasından kura ile seçilirdi.

Divan-ı Hüküm; yedisi Heyeti Ayan, yedisi Danıştay, yedisi de Yargıtay ve İstinaf üyelerinden olmak üzere 21 Divan-ı Ali üyelerinden oluşurdu.

Divan-ı Ali'nin görevleri; Bakanlar ile Yargıtay Başkan ve üyelerinin ve padişahın kendisini ve makamını tehlikeye sokmaya teşebbüs edenleri yargılamaktı.

1876 Anayasası 20.04.1924 tarihinde kabul edilen yeni Anayasa ile kaldırılmış, Divan-ı Ali'nin de yapısı değişmiştir.

1924 Anayasasına göre Yüce Divan gerektiğinde TBMM.nce kurulmaktaydı.

Görevi; Bakanları, Yargıtay ve Danıştay Başkan ve Üyeleri ile Cumhuriyet Başsavcısını görevlerinden doğacak işler nedeniyle yargılamaktı.

1924 Anayasası gereğince Yargıtay Genel Kurulunca seçilen 11, Danıştay Genel Kurulunca seçilen 10 kişi kendi aralarında Başkan ve Başkanvekilini seçerlerdi. Başsavcı, Yüce divanda Savcı olarak görevliydi.

Yüce Divan görevi, 1961 Anayasası ile Anayasa Mahkemesine verilmiştir.

1221 SAYILI TEMYİZ MAHKEMESİ TEŞKİLATINA DAİR KANUN DÖNEMİ (1928-1973)

11.04.1928 tarihinde çıkarılan 1221 sayılı yasa ile Yargıtay'ın yapısı ve işleyişi ile ilgili yeni düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemeler dairelerin sayısına ve görev alanlarına da etkili olmuştur.

834 sayılı yasa döneminde Hukuk ve Ceza bölümünde üçer daire olmak üzere toplam altı daire mevcut iken hem hukuk dairelerine hem de ceza dairelerine birer daire eklenmek sureti ve ile Yargıtay'daki daire sayısı sekize, ticaret dairesi ile birlikte toplam daire sayısı ise dokuza çıkarılmıştır.

7264 Sayılı ve 11.05.1959 Tarihli "Temyiz Mahkemesi Teşkilatına Dair 1221 Sayılı Kanunun 1, 3 ve 4 üncü maddelerinde tadilat yapılmasına Dair Kanun" İle Yapılan değişikliklere gelince;
Bu yasa ile öncelikle 1221 sayılı yasanın 5859 sayılı kanunla Yargıtay'da bulunan hukuk dairelerinin sayısı sekize çıkarılmış ve bu dairelerin görev alanlarının 7264 sayılı bu kanun ve Hukuk ve Ceza Muhakemeleri Usulü kanunları ve İcra ve iflas Kanunu ve özel yasalarla düzenlendiğine işaret edilerek dairelerin görev alanları tek tek belirtilmiştir.

Temyiz Mahkemesi Teşkilatına Dair 1221 sayılı Ka- nunun değişik l, 2, 3 ve 4. maddelerinde değişiklik yapılmış ve yasaya yeni bir madde eklenmiştir. Değiştirilen 1, 2, 3 ve 4. maddeler ile eklenen maddeye göre;
Yargıtay 9 Hukuk, 7 Ceza, l Ticaret ve l İcra İflas Dairesinden kurulu olup, dairelerden her birinin görevi, bu kanun ve Hukuk ve Ceza Yargılama Usulü Kanunları ve İcra ve İflas Kanunu ve özel kanunlarla belli edilmiştir.

Yargıtay Haberleri

  • Mahkemeden kötü haber! Sık sık rapor alanlar dikkat!

    Gündem, 20 Ocak 2019

    Mahkemeden kötü haber! Sık sık rapor alanlar dikkat!

    İstanbul'da sık sık sağlık raporu alan bir işçi işten çıkartıldı. Dava açan işçi mahkemeyi kaybederken, Yargıtay da işçinin aleyhine karar verdi

  • İşten kaytarmak için rapor aldı, işten atıldı

    İş-Yaşam, 20 Ocak 2019

    İşten kaytarmak için rapor aldı, işten atıldı

    Hasta olmamasına rağmen sürekli sağlık raporu alarak devamsızlık yapan işçi kapı önüne konuldu. İşe iâde davası açan işçiye Yargıtay’dan da kötü haber geldi

  • Yargıtay'dan Nevin Yıldırım kararı!

    Gündem, 16 Ocak 2019

    Yargıtay'dan Nevin Yıldırım kararı!

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Isparta'nın Yalvaç ilçesinde kendisine tecavüz eden Nurettin Gider'i önce av tüfeğiyle vuran, ardından da kafasını keserek köy meydanına atan Nevin Yıldırım için müebbet hapis cezasının onanmasını istedi

    Özür dilemedi işten atıldı! Mahkemeden emsal karar!

    Gündem, 13 Ocak 2019

    Özür dilemedi işten atıldı! Mahkemeden emsal karar!

    Bir iş yerinde üç işçi arasında çıkan kavgada, özür dilemeyen işçi işten çıkarıldı. Mahkeme, işten çıkarılan işçiyi haksız buldu

    FETÖ'nün 'Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast girişimi' davasına onama istendi

    Gündem, 09 Ocak 2019

    FETÖ'nün 'Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast girişimi' davasına onama istendi

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da dosyayı onama talebiyle Yargıtay 16. Ceza Dairesi’ne gönderdi. Daire de kararı onarsa, dosya kesinleşmiş olacak

  • Yargıtay kıdem tazminatı fonu için görüş hazırladı

    İş-Yaşam, 08 Ocak 2019

    Yargıtay kıdem tazminatı fonu için görüş hazırladı

    Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak’ın açıkladığı Yeni Ekonomi Programı’nda yer alan kıdem tazminatı reformu çerçevesinde kıdem tazminatı fonu kurulması konusunda Yargıtay’a görüşü soruldu. Hazırlanan üç sayfalık yazısında, kurulacak kıdem tazminatı fonunun işçi aleyhine sonuçlar doğuracağı belirtildi. Yazıda “Fon kurulacak ise de, kazanılmış haklara dokunulmamalı, tarafların haksız feshine alternatif yaptırımlar bağlanmalı, işverenin fon yükümlülüğü desteklenmeli, kayıt dışılığı önleyici tedbirler alınmalıdır” denildi. Yasemin Güneri yazdı

  • Kocasına “İt herif” diyen kadın hakkında emsal karar

    Gündem, 06 Ocak 2019

    Kocasına “İt herif” diyen kadın hakkında emsal karar

    Yargıtay, şiddetli geçimsizlik yaşadığı kocasına “İt herif” diyerek hakaret eden kadını kusurlu bulup, bunu boşanma sebebi saydı.

  • Yargıtay'dan emsal FETÖ kararı

    Gündem, 05 Ocak 2019

    Yargıtay'dan emsal FETÖ kararı

    Yargıtay çok önemli bir karara daha imza attı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nde görülen davada, hakkında FETÖ/PDY soruşturması yürütüldüğü gerekçesiyle iş akdi feshedilen işçinin işten atılmasına onay verildi

    İş yeri devrinde kıdem tazminatından kim sorumlu?

    İş-Yaşam, 01 Ocak 2019

    İş yeri devrinde kıdem tazminatından kim sorumlu?

    İş yeri devirlerinde işçinin kıdem tazminatından devreden ve devralan işveren sorumludur. Devreden işverenin bazı yükümlülükleri 2 yıl sonra sona eriyor. Ancak, Yargıtay, devreden işverenin sorumluluğunun kıdem tazminatında 2 yıl sonra da devam edeceği görüşünde. Devreden işverenin sorumluluğu, devrettiği tarihteki hizmet süresi ve ücret ile sınırlı. Habertürk’ten Ahmet Kıvanç, çalışanlardan çok sık gelen “İş yeri devrinde kıdem tazminatından kim sorumludur?” sorusuna, Yargıtay kararları ile birlikte yanıt aradı.

    Dikiş kutusu yapmak için aldı, 16 yıllık emeğinden oldu

    Gündem, 31 Aralık 2018

    Dikiş kutusu yapmak için aldı, 16 yıllık emeğinden oldu

    Bursa'da, taşeron şirket bünyesinde çalıştığı belediyedeki vestiyerde gördüğü boş çikolata kutusunu alan temizlikçi kadın 16 yıllık emeğinden oldu. Temizlikçi kadının dikiş kutusu yapmak için aldığı iddia edilen boş çikolata kutusu davası 8 yıl sürdü. Bursa 2. İş Mahkemesi'nin tazminat kararı Yargıtay'da bozuldu. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, temizlik işçisi kadına kıdem tazminatı ödenmemesi gerektiğine hükmetti. Kararla birlikte, kadın çalıştığı kuruma tazminatsız veda etti

  • Yargıtay'dan kritik karar! Sakın müşteriyle kavga etmeyin...

    Gündem, 29 Aralık 2018

    Yargıtay'dan kritik karar! Sakın müşteriyle kavga etmeyin...

    Çalıştığı restoranda, merdiven basamaklarında sıra bekleyen müşteriyle yaka paça kavga eden personel işten kovuldu. İş Mahkemesi'nin işe iade ettiği işçiye kötü haber Yargıtay'dan geldi. Yüksek Mahkeme; işçinin iş yerinde kavgaya dönüşmeden çözebileceği basit bir anlaşmazlığı kısmen kişiselleştirmek suretiyle büyümesine neden olmasının işverence geçerli fesih nedeni olacağına hükmetti

  • Yargıtay'dan milyonlarca doğalgaz abonesini üzen karar

    Enerji, 28 Aralık 2018

    Yargıtay'dan milyonlarca doğalgaz abonesini üzen karar

    Yargıtay, milyonlarca doğalgaz abonesi yakından ilgilendiren önemli bir karara imza attı. Yüksek mahkeme, doğalgaz abonelerinden, dağıtım şirketlerince alınan bağlantı (706 TL) ve güvence bedeli (357 TL) alınmasını uygun buldu. Bu kararla tüketiciler bedel ödemeye devam edecek. Habertürk'ten Fevzi Çakır'ın haberi...

  • Vatan Partisi'nden HDP'nin kapatılması için başvuru

    Gündem, 25 Aralık 2018

    Vatan Partisi'nden HDP'nin kapatılması için başvuru

    Vatan Partisi, "devletin bağımsızlığına, ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğüne aykırı faaliyetlerin odağı haline geldiği" iddiasıyla HDP'nin kapatılması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu

    Yargıtay'da 6 dairenin başkanı yeniden seçildi

    Gündem, 24 Aralık 2018

    Yargıtay'da 6 dairenin başkanı yeniden seçildi

    Yargıtay’da 6 dairenin başkanlarının yenilenmesine dair seçimler sonuçlandı. Oylama sonucunda başkaların tamamı yeniden seçildi.

    Yargıtay'dan "akıl sağlığı" kararı!

    Gündem, 23 Aralık 2018

    Yargıtay'dan "akıl sağlığı" kararı!

    Konya'da görülen bir iftira davasında Yunak Asliye Ceza Mahkemesi, Adli Tıp Kurumu'nun 'akıl hastası' raporu doğrultusunda sanığa ceza vermedi. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, sanığın beraati yerine ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini isabetsiz buldu

  • Tatlıses'in medyumu olarak tanınıyordu! Eşi ve sevgilisine ikinci kez müebbet

    Gündem, 20 Aralık 2018

    Tatlıses'in medyumu olarak tanınıyordu! Eşi ve sevgilisine ikinci kez müebbet

    İbrahim Tatlıses’in medyumu olarak bilinen İsmet Halit Kayaokay’ı boğarak öldürdükleri gerekçesi ile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan eşi Serap Kayaokay ile sevgilisi Nuh Yılmaz’a Yargıtay’ın bozma kararının ardından ikinci kez ağırlaştırılmış ömür boyu ve 13´er yıl hapis cezası verildi

  • Yanlış ihtar kıdem tazminatı kaybettirir

    İş-Yaşam, 20 Aralık 2018

    Yanlış ihtar kıdem tazminatı kaybettirir

    İşverene ihtarname çekerken dikkatli olmak gerekiyor. İhtarnamede tek tek sayılmayan alacaklar kabul edilmiyor. İhtarnameyi usulüne uygun çekmeyen bir çalışan, 20 yıllık kıdem tazminatı hakkını kaybetti. İhtarnamede talep edilen tutarı aşan prime ilişkin yerel mahkeme kararı da Yargıtay’dan döndü. Çalışanlar hak kaybına uğramamak için ihtarname çekerken nelere dikkat etmeli? Yanlış ihtarname, çalışanlar açısından nasıl bir kayba yol açabilir? Habertürk’ten Ahmet Kıvanç, Yargıtay kararları ışığında işverene ihtarname çekilirken dikkat edilmesi gerekenleri yazdı.

  • Altılı ganyancıların merakla beklediği karar!

    Gündem, 12 Aralık 2018

    Altılı ganyancıların merakla beklediği karar!

    Yargıtay yarışseverleri yakından ilgilendirecek bir karara imza attı. Yargıtay, at yarışlarında kimin kazanacağının bilinmesinin mümkün olmadığını belirterek, şike iddiasıyla açılan davayı reddetti. Habertürk'ten Yasemin Güneri'nin haberi...

    “Ankara’da tanıdıklarımız var” sözü tehdit sayılır mı?

    Gündem, 11 Aralık 2018

    “Ankara’da tanıdıklarımız var” sözü tehdit sayılır mı?

    Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesi, "Ankara’da tanıdıklarımız var, senin başına çorap öreriz, üzerine çökeriz" sözünü tehdit kabul etti. Sanık, 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Yargıtay, sözün tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılmadan karar verildiği gerekçesiyle davayı bozdu. Mahkeme, bu sözün tehdit olup olmadığını tartıştıktan sonra gerekçesini yazarak yeniden hüküm verecek