KATEGORİLER

Yazının devamını okumak için tıklayınız...

Yargıtay

6 Mart 1868 tarihinde "Divan-ı Ahkâm-ı Adliye" adıyla kurulan YARGITAY, 18.06.1879 tarihli Nizamı Mahkemeler Kuruluş Kanunu ile "Mahkeme-i Temyiz" adını almış, Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetince Sivas'ta kurulan yüksek mahkemeye "Muvakkat Temyiz Heyeti" denilmiş, Sivas'taki bu mahkemenin kaldırılıp Eskişehir'e nakli ile "Temyiz Mahkemesi", 20.04.1340 (1924) tarih ve 491 sayılı Teşkilatı Esasiye Kanununun adı 10.01.1945 gün ve 4695 sayılı Kanun ile "Anayasa" olurken, temyiz mahkemesinin adı da "YARGITAY" olmuştur.

Adli yargı mercilerince verilen karar ve hükümleri temyiz yolu ile inceleyen son merci olan Divan-ı Ahkâm-ı Adliye, Yargıtay'ın temelini oluşturur. Osmanlı döneminin yargı sürecinde, 19. Yüzyıla kadar yüksek mahkemeye rastlanmıyor. Adliye mahkemelerince verilen ve yasanın başka adli merciine bırakmadığı hükümleri son mercii olarak incelemekle görevli mahkeme ilk kez "Divan-ı Ahkâm-ı Adliye" adıyla " 6 Mart 1868 Cuma günü Padişah Abdülaziz'in iradesi ile kurulmuştur.

Anılan irade ile Meclis-i Valay-ı Ahkam-ı Adliye kaldırılarak, Şura'yı Devlet ve Ahkam-ı Adliye kurulmuş, böylece yargı ve yürütme birbirinden ayrılmıştır. Şura'yı Devlet'e  hem kanun tasarılarını hazırlama hem de idari uyuşmazlıklara çözüm getirme görevi verilmiştir. Divan-ı Ahkâm-ı Adliye ise nizamı mahkemelerinin üst organı olup, yalnızca yargı görevi yapan bir kurumdur.

Divan-ı Ahkâm-ı Adliye'nin (Yargıtay) kuruluş amacı iradede şöyle açıklanmıştır:

"Kişilerin hakları ve güvenlikleri açısından çok önemli olan hukuk işlerinin mülki işlerden ve yürütme ile görevli hükümetten ayrı bir düzene kavuşturulması, adalete değer veren padişahın büyük arzusu olarak belirtilmiştir".

MAHKEMELER KURULUŞ KANUNU (18.06.1879)

Divan-ı Ahkâm-ı Adliyenin bünyesi içinde olan temyiz mahkemesinin yerini, bağımsız bir yapılanmaya sahip olan temyiz mahkemesi almıştır. 1879 tarihli teşkilat ve hukuk kanunları ile  temyiz  konusunda yeni düzenlemeler getirilmiştir. Yukarıda da açıklandığı üzere Divan-ı Ahkâm-ı Adliye kaldırılarak yerine bağımsız Mahkeme-i Temyiz oluşturulmuştur. 

İstinaf Mahkemeleri

İstinaf mahkemeleri 1876 yılında kabul edilen Mecellenin 1838. maddesi ile yargı hayatına girmiştir. Yeniden başlama anlamına gelen istinaf, hukuk terimi olarak ilk derece mahkemesinden verilen hükmün üst mahkemede incelenmesi demektir.

18.6.1879 tarihli Nizami Mahkemelerin Kuruluş Yasası'na göre, ilk dereceli mahkemenin üstünde, Yargıtay'ın altında bir mahkemedir.Yargıtay'ın işini azaltmak ve onu bir içtihat mahkemesi haline getirmek için kurulmuştur.

SİVAS MUVAKKAT TEMYİZ HEYETİ DÖNEMİ (1920-1923)

7 Haziran 1920 tarihinde TBMM Hükümeti tarafından kabul edilmiş ilk yasalardan olan 4 sayılı yasa ile merkezi Sivas ilinde olmak üzere biri Hukuk, biri Ceza, biri Şer'iye ve biri de Dilekçe Dairesi olmak üzere 4 daireden kurulu Temyiz Heyeti (Yargıtay) oluşturulmuştur. Ancak İstanbul'da bulunan Yargıtay da bu sırada varlığını sürdürmüştür. 04.11.1922 tarihinde İstanbul'un Milli Hükümet buyruğu altına girmesi sonucu her iki Yargıtay'ın birleştiği hususu İstanbul'daki Yargıtay'da bulunan dosyaların Sivas'taki Yargıtay'a gönderilmiş olmasından anlaşılmaktadır.

TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KURULUŞU VE ESKİŞEHİRDE TEMYİZ MAHKEMESİ DÖNEMİ (1923-1935)

14.11.1923 tarihli ve 371 sayılı yasa ile Yargıtay'ın Sivas'tan Eskişehir'e nakli ile birlikte bazı yapısal değişiklikler de getirilmiştir.

4 Sayılı yasada belirtilen Hukuk, Ceza, Şer'iye ve Dilekçe Dairesine ilaveten, bu yasanın ikinci maddesinde Sulh Dairelerinden de söz edilmesi Yargıtay'daki Daire sayısının artırılmış olduğunu göstermektedir.
Dairelerde bir başkan ve dört üyenin bulunacağı hükmü bu yasada da tekrar edilmiş, Birinci Başkanlığın, Adalet Bakanı tarafından başkanlardan birisine tevdii edileceği ve seçilen Birinci Başkanın kendi Dairesi ve Genel Kurula başkanlık edeceği kuralına yasanın üçüncü maddesinde değinilmiştir.

Yasa ile getirilen yenilikler ise; Yargıtay'da üç yedek üyenin bulunması, bir Yargıtay Başsavcı Başmuavini bulunacağı, Başsavcı muavini sayısının ikiden dörde çıkarılması ayrıca her dairede lüzümu kadar başmümeyyiz, mümeyyiz ve katiplerin bulundurulması olarak göze çarpmaktadır. Mümeyyizler Dairede yazılan yazıları düzeltmekle görevli kişilerdir.

Bu Yasa ile getirilen yeni hükümlerle, 4 sayılı yasa hükümlerinin birbirine aykırı olması durumunda, 4 sayılı yasanın aykırı olan hükümleri mülga sayılmıştır. Bu bağlamda, aykırı olmayan 4 sayılı yasa hükümlerinin geçerli olduğu anlaşılmaktadır.

Yargıtay'ın Eskişehir'de faaliyete başlamasından sonra, 08.04.1924 tarih ve 469 sayılı yasa ile mevcut olan Şer'iye Dairesi kaldırılarak Hukuk Dairesi sayısı Dilekçe Dairesi sayısı ikiye çıkarılmıştır.
Şer'iye Dairesinin kaldırılmasına ilişkin bu değişikliğin, halifeliğin kaldırılmasından hemen sonra yapılmış olması, Türkiye Cumhuriyetinde din işleri ile devlet işlerinin birbirinden ayrılmasına yönelik iradenin önemli bir göstergesidir.

Cumhuriyet'in ilk yıllarında; Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu üzerine çalışmalar yapması üzere iki komisyon kurulmuştur: Ahkam-i Şahsiye ve Vacibat. Ancak komisyonların hazırladıkları tasarılar ile devrimlerin bağdaşmadığına inanan Cumhuriyet Hükümeti, İsviçre Medeni Kanununun ve Borçlar Kanununun, bazı değişikliklerle, bütün olarak alınıp benimsenmesine karar vermesi sonucu  her iki Kanun da 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Türk Ceza Kanunu, 1889 tarihli İtalyan Ceza Kanununun benimsenmesiyle 1 Mart 1926 tarihinde kabul edilmiştir. Ticaret Kanunu 29 Mayıs 1926 tarihinde kabul edilmiş ve 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 1850 tarihli Kanunname-i Ticaret'in yenilenmesi amacıyla 1916 yılında hazırlanan bir projeden esinlenilmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, Neuchâtel Kantonu Hukuk Usulü Kanunu örnek alınarak hazırlanmış ve Ekim 1927'de yürürlüğe girmiştir.

Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, 1877 tarihli Alman Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu örnek alınarak hazırlanmış ve 20 Ağustos 1929 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Deniz Ticareti Kanunu, Alman Hukukundan esinlenilerek hazırlanmış ve 13 Mayıs 1929 tarihinde kabul edilmiştir. İcra ve İflas Kanunu, İsviçre'deki İcra ve İflas Kanununun benimsenmesi yoluyla hazırlanmış ve 4 Eylül 1932 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

766 SAYILI HAKİMLER KANUNU İLE GETİRİLEN YENİLİKLER VE BU DÖNEMDE YARGITAY

20.03.1926 tarihinde çıkarılan 766 sayılı yasaya kadar hakimlerin seçimi, dereceleri, terfileri, ödüllendirilmeleri ve soruşturmalarına ilişkin olarak geniş kapsamlı ve ayrıntılı bir özel yasa çıkarılmamıştır. Bu yasa ile hakimlere ilişkin düzenlemelerden başka geçici maddeler başlığı altında yazılı otuzyedinci maddede Temyiz Mahkemesi'nin (Yargıtay'ın) "Cumhuriyet Merkezi"ne gelmesinden de bahsedilmiştir.

834 SAYILI MAHKEME-İ TEMYİZ TEŞKİLATININ TEVSİİNE DAİR KANUN DÖNEMİ

766 sayılı Hakimler Kanunundaki yukarıda açıklanan düzenlemelerden kısa bir süre sonra çıkarılan 834 sayılı "Mahkeme-i Temyiz Teşkilatının Tevsiine Dair Kanun" adıyla çıkarılan yasaya göre Yargıtay'daki Daire sayısı üç Hukuk ve üç Ceza Dairesi olmak üzere altıya çıkarılmış, bu Dairelerden her birinin görevinin 834 sayılı bu yasa, Yargılama Usulü ve Sulh Hakimleri Kanunu ile belirleneceği ifade edilmiştir. 

YÜCE DİVAN

İlk 1876 yılında kabul edilen Anayasa ile yargı sistemimize girmiştir. Divan-ı Ali 30 üyeden oluşmaktaydı. Bunlardan onu Heyeti Ayân (padişah tarafından seçilen meclis üyesi) onu Danıştay onu da Yargıtay ve İstinaf reis ve üyelerinden kur'a ile seçilerek atanırlardı.

Divan-ı Ali iki bölümde Divanı İthamiye, Divan-ı Hüküm.

Divan-ı ithamiye dokuz üyeden oluşurdu. Üçü heyeti ayan, üçü Danıştay, üçü Yargıtay ve İstinaf üyelerinden olmak üzere Divan-ı Ali üyeleri arasından kura ile seçilirdi.

Divan-ı Hüküm; yedisi Heyeti Ayan, yedisi Danıştay, yedisi de Yargıtay ve İstinaf üyelerinden olmak üzere 21 Divan-ı Ali üyelerinden oluşurdu.

Divan-ı Ali'nin görevleri; Bakanlar ile Yargıtay Başkan ve üyelerinin ve padişahın kendisini ve makamını tehlikeye sokmaya teşebbüs edenleri yargılamaktı.

1876 Anayasası 20.04.1924 tarihinde kabul edilen yeni Anayasa ile kaldırılmış, Divan-ı Ali'nin de yapısı değişmiştir.

1924 Anayasasına göre Yüce Divan gerektiğinde TBMM.nce kurulmaktaydı.

Görevi; Bakanları, Yargıtay ve Danıştay Başkan ve Üyeleri ile Cumhuriyet Başsavcısını görevlerinden doğacak işler nedeniyle yargılamaktı.

1924 Anayasası gereğince Yargıtay Genel Kurulunca seçilen 11, Danıştay Genel Kurulunca seçilen 10 kişi kendi aralarında Başkan ve Başkanvekilini seçerlerdi. Başsavcı, Yüce divanda Savcı olarak görevliydi.

Yüce Divan görevi, 1961 Anayasası ile Anayasa Mahkemesine verilmiştir.

1221 SAYILI TEMYİZ MAHKEMESİ TEŞKİLATINA DAİR KANUN DÖNEMİ (1928-1973)

11.04.1928 tarihinde çıkarılan 1221 sayılı yasa ile Yargıtay'ın yapısı ve işleyişi ile ilgili yeni düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemeler dairelerin sayısına ve görev alanlarına da etkili olmuştur.

834 sayılı yasa döneminde Hukuk ve Ceza bölümünde üçer daire olmak üzere toplam altı daire mevcut iken hem hukuk dairelerine hem de ceza dairelerine birer daire eklenmek sureti ve ile Yargıtay'daki daire sayısı sekize, ticaret dairesi ile birlikte toplam daire sayısı ise dokuza çıkarılmıştır.

7264 Sayılı ve 11.05.1959 Tarihli "Temyiz Mahkemesi Teşkilatına Dair 1221 Sayılı Kanunun 1, 3 ve 4 üncü maddelerinde tadilat yapılmasına Dair Kanun" İle Yapılan değişikliklere gelince;
Bu yasa ile öncelikle 1221 sayılı yasanın 5859 sayılı kanunla Yargıtay'da bulunan hukuk dairelerinin sayısı sekize çıkarılmış ve bu dairelerin görev alanlarının 7264 sayılı bu kanun ve Hukuk ve Ceza Muhakemeleri Usulü kanunları ve İcra ve iflas Kanunu ve özel yasalarla düzenlendiğine işaret edilerek dairelerin görev alanları tek tek belirtilmiştir.

Temyiz Mahkemesi Teşkilatına Dair 1221 sayılı Ka- nunun değişik l, 2, 3 ve 4. maddelerinde değişiklik yapılmış ve yasaya yeni bir madde eklenmiştir. Değiştirilen 1, 2, 3 ve 4. maddeler ile eklenen maddeye göre;
Yargıtay 9 Hukuk, 7 Ceza, l Ticaret ve l İcra İflas Dairesinden kurulu olup, dairelerden her birinin görevi, bu kanun ve Hukuk ve Ceza Yargılama Usulü Kanunları ve İcra ve İflas Kanunu ve özel kanunlarla belli edilmiştir.

Yargıtay Haberleri

  • Yargıtay'dan emsal 'soyadı' kararı!

    Gündem, 19 Şubat 2020

    Yargıtay'dan emsal 'soyadı' kararı!

    Anayasa Mahkemesinin verdiği emsal hak ihlali kararlarının ardından Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de kendi içtihatları gereğince boşanan bir annenin daha çocuğuna kendi soyadını vermesinin önünü açtı

  • Kapıcının tazminatından kim sorumlu?

    Sosyal Güvenlik, 17 Şubat 2020

    Kapıcının tazminatından kim sorumlu?

    Apartman ve sitelerde çalışan kapıcılar emekli olduklarında veya işten çıkartıldıklarında kıdem tazminatı ödenmesi gerekir. Kıdem tazminatı hesabına, kapıcılara tahsis edilen konutun rayiç kira bedeli ile su, elektrik, ısıtma giderleri de dahil edilir. Peki, bir yıl önce konut satın alan kişi 20 yıldan beri çalışan kapıcının kıdem tazminatından sorumlu olur mu? Kapıcı konutunun rayiç kira bedeli nasıl hesaplanır? Habertürk’ten Ahmet Kıvanç yazdı

  • Ya kreş ya tazminat

    Sosyal Güvenlik, 12 Şubat 2020

    Ya kreş ya tazminat

    Belediye ve mücavir alan sınırları içindeki tüm iş yerlerinde 150’den fazla kadın çalışanı bulunan işveren, çalışanlarının çocukları için emzirme odaları ve kreş açmak zorunda. İşveren kreş yükümlülüğünü yerine getirmez ise çalışan açısından iş akdini haklı fesih sebebi ortaya çıkar. Bu gerekçeyle istifa eden çalışan kıdem tazminatını da alır. Çalışanların bu hakkını kullanırken önce ihtar çekmesi gerekir. İhtar çekmeden doğrudan iş akdini fesheden çalışan mağdur olabilir. Habertürk’ten Ahmet Kıvanç, milyonlarca kadın çalışanı ilgilendiren kreş zorunluluğunu yazdı

    Yargıtay'dan 'dayakçı öğretmen' kararı!

    Gündem, 09 Şubat 2020

    Yargıtay'dan 'dayakçı öğretmen' kararı!

    Ödevini evde unutan öğrencisine tokat atan öğretmene mahkemece verilen beraat kararı Yargıtay'dan döndü. Yüksek mahkeme, sınıftaki diğer öğrencilerin öğretmenleri olan sanığı suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilerek verilen beraat kararının yasaya aykırı olduğuna hükmetti

    Yargıtay'dan Soma tebliğnamesi

    Gündem, 17 Ocak 2020

    Yargıtay'dan Soma tebliğnamesi

    Soma’da hayatını kaybeden 301 madencinin ölümüne ilişkin yapılan yargılamada Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesini yazdı. Alp Gürkan’ın beraatinin ve Can Gürkan’a verilen 15 yıl hapis cezasının onanması istendi.

  • Yargıtay ve Danıştay’da seçim

    Gündem, 16 Ocak 2020

    Yargıtay ve Danıştay’da seçim

    Yargıtay ve Danıştay’da 6 yeni Yüksek Seçim Kurulu üyesinin belirlenmesi için seçim yapıldı. Yapılan oylamalar sonucunda sadece Yargıtay 21. Hukuk Dairesi Üyesi Ahmet Yener salt çoğunluğun üzerinde oy alarak, YSK üyesi seçildi. Geri kalan 5 üyenin belirlenmesi için oylamalara gelecek hafta devam edilecek.

  • Fazla mesaiyi patron değil işçi ispatlayacak

    Sosyal Güvenlik, 09 Ocak 2020

    Fazla mesaiyi patron değil işçi ispatlayacak

    İşçilerle işverenler arasında sürekli tartışma konusu olan fazla mesaiyle alakalı Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, geçtiğimiz günlerde emsal nitelikte bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme; fazla mesai yaptığını iddia eden işçinin bu iddiasını ispatla yükümlü olduğuna, işçinin imzasını taşıyan bordronun, sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğinde olduğuna hükmetti,

  • Yargıtay'dan milyonları ilgilendiren karar

    Gündem, 04 Ocak 2020

    Yargıtay'dan milyonları ilgilendiren karar

    Yargıtay, sosyal medya hesabı üzerinden hakaret içerikli paylaşımda bulunan kişilerle birlikte bilgisayarın internete bağlandığı hat sahibinin de manevi tazminat ödemesi gerektiğine hükmetti. Uzmanlar, emsal nitelikteki kararla birlikte, internet abonelerinin muhtemel bir davayla karşılaşmamak için şifrelerini herkesle paylaşmaması gerektiğine vurgu yapıyor.

    Yargıtay'dan şike davası kararı!

    Futbol, 02 Ocak 2020

    Yargıtay'dan şike davası kararı!

    Son dakika haberine göre; Yargıtay 5. Ceza Dairesi, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Futbolda Şike Davası'na dair kararlarını usulden bozdu. Aziz Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu sanıklar İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden yargılanacak. Ancak bu bir usul eksikliğinin giderilmesi yargılaması olduğundan beraat kararlarının değişmesi beklenmiyor

    Usul kararına ilişkin açıklama

    Futbol, 02 Ocak 2020

    Usul kararına ilişkin açıklama

    Fenerbahçe Kulübü Hukuk İşlerinden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Fethi Pekin, Yargıtay 5'inci Ceza Dairesinin, "Futbolda şike" davasında, aralarında eski Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın da bulunduğu 36 sanık hakkında yeniden yargılama sonucu verilen beraat kararlarını usulden bozmasına ilişkin açıklamalarda bulundu

  • Milyonlarca çalışanı ilgilendiren karar

    İş-Yaşam, 29 Aralık 2019

    Milyonlarca çalışanı ilgilendiren karar

    Milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiren karar Yargıtay 9. Hukuk Dâiresi'nden geldi. Çalışanların öğle tatili veya ara tatilinin ne kadar olması gerektiği tartışmasına son noktayı koyan Yüksek Mahkeme, günde 11 saate kadar çalışan işçinin öğle molasının 1 saat, 11 saatten fazla çalışan işçilerin ise 1.5 saat öğle molası yapması gerektiğine hükmetti

  • Firari 3 eski hakim ve savcı hakkında kırmızı bülten

    Gündem, 18 Aralık 2019

    Firari 3 eski hakim ve savcı hakkında kırmızı bülten

    Yargıtay, Selam Tevhid kumpası davasında firari 3 eski hakim ve savcı hakkında kırmızı bülten çıkarılmasına hükmetti

  • Yargıtay'dan aidat kararı

    Gündem, 17 Aralık 2019

    Yargıtay'dan aidat kararı

    Yargıtay ilginç bir karara imza attı. Binaların ortak giderlerinin karşılanması amacıyla tüm daire sakinlerinden alınan aidatlar sadece daire sahiplerini değil o dairede yaşayan herkesten alınabilecek ve konutta hayatını sürdüren daire sahibinin eşi, çocukları veya akrabasına haciz uygulanabilecek

    Yargıtay’dan kadına şiddet davaları için emsal karar

    Gündem, 15 Aralık 2019

    Yargıtay’dan kadına şiddet davaları için emsal karar

    Yargıtay, Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamındaki yargılamalar ile ilgili emsal bir karara imza attı. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun aldığı ve tüm mahkemeleri bağlayan kararla, mahkemelerin Aile Bakanlığını haberdar etmesi zorunlu olmaktan çıkarıldı. Böylece binlerce dosyanın bu eksiklik nedeniyle bozulmasının önüne geçildi. Bazı sanıkların tahliye riski de ortadan kalktı. Habertürk'ten Fevzi Çakır'ın haberi...

    Yargıtay 'kaynar suyu' silah saydı

    Gündem, 14 Aralık 2019

    Yargıtay 'kaynar suyu' silah saydı

    Yargıtay çarpıcı bir karara imza attı. Yüksek mahkeme, bir kişinin kardeşinin üzerine döktüğü kaynar suyu silah olarak kabul etti.

  • Dövizle kredi çeken riskine katlanır

    Para, 13 Aralık 2019

    Dövizle kredi çeken riskine katlanır

    Japon Yeni'ne endeksli kredi çeken ve kurun yükselmesiyle aylık ödemeleri 1.420 liradan 3 bin 28 liraya çıkan vatandaş mahkemeye başvurarak aylık ödemelerinin düşürülmesini sağlamıştı. Yargıtay söz konusu kişinin özgür iradesiyle döviz cinsi kredi çektiğini ve bu konudaki riskin bilindiğini gerekçe göstererek mahkeme kararını oybirliğiyle bozdu.

  • Eski Yargıtay üyesinin cezası onandı

    Gündem, 11 Aralık 2019

    Eski Yargıtay üyesinin cezası onandı

    Yargıtay Ceza Genel Kurulu, eski Yargıtay üyesi Hüseyin Kulaç'a FETÖ üyeliğinden verilen 8 yıl 9 ay hapis cezasını onadı.

  • Yargıtay'dan güzellik merkezi kararı

    Gündem, 17 Kasım 2019

    Yargıtay'dan güzellik merkezi kararı

    Manisa’da bir kadın cilt çatlaklarının giderilmesi için bir güzellik merkezi ile anlaştı. İkinci seansta vücudunda yanıklar oluşması üzerine “beni kandırdılar, paramı aldılar” diyerek şikayetçi oldu. Ancak yerel mahkeme, “şikayet yanıklarla ilgili ancak sanığın ücretle ilgili bir aldatması ya da haksız kazancı söz konusu değil” diyerek beraat kararı verdi. Yargıtay da bu kararı onadı

    Yargıtay'ın 'sempati kararı'na itiraz

    Gündem, 16 Kasım 2019

    Yargıtay'ın 'sempati kararı'na itiraz

    Yargıtay, “örgüte müzahir derneğe üye olmak, sosyal medya hesabında takip ve beğenilerde bulunmak, protesto gösterilerine katılmak silahlı terör örgütü üyesi olduğunu ispat etmeye yetmez” kararı verdi. Çok tartışılan bu FETÖ kararı sonrası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan önemli bir adım geldi. Başsavcılık, 16. Ceza Dairesi’nin kararına itiraz etti. İtiraz sonrası dosya yeniden 16. Ceza Dairesi’nin gündemine gelecek. Daire ya itirazı kabul edecek ya da kararı nihai olarak karara bağlaması için Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderecek. Habertürk'ten Fevzi Çakır'ın haberi...