KATEGORİLER

Yazının devamını okumak için tıklayınız...

Yargıtay

6 Mart 1868 tarihinde "Divan-ı Ahkâm-ı Adliye" adıyla kurulan YARGITAY, 18.06.1879 tarihli Nizamı Mahkemeler Kuruluş Kanunu ile "Mahkeme-i Temyiz" adını almış, Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetince Sivas'ta kurulan yüksek mahkemeye "Muvakkat Temyiz Heyeti" denilmiş, Sivas'taki bu mahkemenin kaldırılıp Eskişehir'e nakli ile "Temyiz Mahkemesi", 20.04.1340 (1924) tarih ve 491 sayılı Teşkilatı Esasiye Kanununun adı 10.01.1945 gün ve 4695 sayılı Kanun ile "Anayasa" olurken, temyiz mahkemesinin adı da "YARGITAY" olmuştur.

Adli yargı mercilerince verilen karar ve hükümleri temyiz yolu ile inceleyen son merci olan Divan-ı Ahkâm-ı Adliye, Yargıtay'ın temelini oluşturur. Osmanlı döneminin yargı sürecinde, 19. Yüzyıla kadar yüksek mahkemeye rastlanmıyor. Adliye mahkemelerince verilen ve yasanın başka adli merciine bırakmadığı hükümleri son mercii olarak incelemekle görevli mahkeme ilk kez "Divan-ı Ahkâm-ı Adliye" adıyla " 6 Mart 1868 Cuma günü Padişah Abdülaziz'in iradesi ile kurulmuştur.

Anılan irade ile Meclis-i Valay-ı Ahkam-ı Adliye kaldırılarak, Şura'yı Devlet ve Ahkam-ı Adliye kurulmuş, böylece yargı ve yürütme birbirinden ayrılmıştır. Şura'yı Devlet'e  hem kanun tasarılarını hazırlama hem de idari uyuşmazlıklara çözüm getirme görevi verilmiştir. Divan-ı Ahkâm-ı Adliye ise nizamı mahkemelerinin üst organı olup, yalnızca yargı görevi yapan bir kurumdur.

Divan-ı Ahkâm-ı Adliye'nin (Yargıtay) kuruluş amacı iradede şöyle açıklanmıştır:

"Kişilerin hakları ve güvenlikleri açısından çok önemli olan hukuk işlerinin mülki işlerden ve yürütme ile görevli hükümetten ayrı bir düzene kavuşturulması, adalete değer veren padişahın büyük arzusu olarak belirtilmiştir".

MAHKEMELER KURULUŞ KANUNU (18.06.1879)

Divan-ı Ahkâm-ı Adliyenin bünyesi içinde olan temyiz mahkemesinin yerini, bağımsız bir yapılanmaya sahip olan temyiz mahkemesi almıştır. 1879 tarihli teşkilat ve hukuk kanunları ile  temyiz  konusunda yeni düzenlemeler getirilmiştir. Yukarıda da açıklandığı üzere Divan-ı Ahkâm-ı Adliye kaldırılarak yerine bağımsız Mahkeme-i Temyiz oluşturulmuştur. 

İstinaf Mahkemeleri

İstinaf mahkemeleri 1876 yılında kabul edilen Mecellenin 1838. maddesi ile yargı hayatına girmiştir. Yeniden başlama anlamına gelen istinaf, hukuk terimi olarak ilk derece mahkemesinden verilen hükmün üst mahkemede incelenmesi demektir.

18.6.1879 tarihli Nizami Mahkemelerin Kuruluş Yasası'na göre, ilk dereceli mahkemenin üstünde, Yargıtay'ın altında bir mahkemedir.Yargıtay'ın işini azaltmak ve onu bir içtihat mahkemesi haline getirmek için kurulmuştur.

SİVAS MUVAKKAT TEMYİZ HEYETİ DÖNEMİ (1920-1923)

7 Haziran 1920 tarihinde TBMM Hükümeti tarafından kabul edilmiş ilk yasalardan olan 4 sayılı yasa ile merkezi Sivas ilinde olmak üzere biri Hukuk, biri Ceza, biri Şer'iye ve biri de Dilekçe Dairesi olmak üzere 4 daireden kurulu Temyiz Heyeti (Yargıtay) oluşturulmuştur. Ancak İstanbul'da bulunan Yargıtay da bu sırada varlığını sürdürmüştür. 04.11.1922 tarihinde İstanbul'un Milli Hükümet buyruğu altına girmesi sonucu her iki Yargıtay'ın birleştiği hususu İstanbul'daki Yargıtay'da bulunan dosyaların Sivas'taki Yargıtay'a gönderilmiş olmasından anlaşılmaktadır.

TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KURULUŞU VE ESKİŞEHİRDE TEMYİZ MAHKEMESİ DÖNEMİ (1923-1935)

14.11.1923 tarihli ve 371 sayılı yasa ile Yargıtay'ın Sivas'tan Eskişehir'e nakli ile birlikte bazı yapısal değişiklikler de getirilmiştir.

4 Sayılı yasada belirtilen Hukuk, Ceza, Şer'iye ve Dilekçe Dairesine ilaveten, bu yasanın ikinci maddesinde Sulh Dairelerinden de söz edilmesi Yargıtay'daki Daire sayısının artırılmış olduğunu göstermektedir.
Dairelerde bir başkan ve dört üyenin bulunacağı hükmü bu yasada da tekrar edilmiş, Birinci Başkanlığın, Adalet Bakanı tarafından başkanlardan birisine tevdii edileceği ve seçilen Birinci Başkanın kendi Dairesi ve Genel Kurula başkanlık edeceği kuralına yasanın üçüncü maddesinde değinilmiştir.

Yasa ile getirilen yenilikler ise; Yargıtay'da üç yedek üyenin bulunması, bir Yargıtay Başsavcı Başmuavini bulunacağı, Başsavcı muavini sayısının ikiden dörde çıkarılması ayrıca her dairede lüzümu kadar başmümeyyiz, mümeyyiz ve katiplerin bulundurulması olarak göze çarpmaktadır. Mümeyyizler Dairede yazılan yazıları düzeltmekle görevli kişilerdir.

Bu Yasa ile getirilen yeni hükümlerle, 4 sayılı yasa hükümlerinin birbirine aykırı olması durumunda, 4 sayılı yasanın aykırı olan hükümleri mülga sayılmıştır. Bu bağlamda, aykırı olmayan 4 sayılı yasa hükümlerinin geçerli olduğu anlaşılmaktadır.

Yargıtay'ın Eskişehir'de faaliyete başlamasından sonra, 08.04.1924 tarih ve 469 sayılı yasa ile mevcut olan Şer'iye Dairesi kaldırılarak Hukuk Dairesi sayısı Dilekçe Dairesi sayısı ikiye çıkarılmıştır.
Şer'iye Dairesinin kaldırılmasına ilişkin bu değişikliğin, halifeliğin kaldırılmasından hemen sonra yapılmış olması, Türkiye Cumhuriyetinde din işleri ile devlet işlerinin birbirinden ayrılmasına yönelik iradenin önemli bir göstergesidir.

Cumhuriyet'in ilk yıllarında; Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu üzerine çalışmalar yapması üzere iki komisyon kurulmuştur: Ahkam-i Şahsiye ve Vacibat. Ancak komisyonların hazırladıkları tasarılar ile devrimlerin bağdaşmadığına inanan Cumhuriyet Hükümeti, İsviçre Medeni Kanununun ve Borçlar Kanununun, bazı değişikliklerle, bütün olarak alınıp benimsenmesine karar vermesi sonucu  her iki Kanun da 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Türk Ceza Kanunu, 1889 tarihli İtalyan Ceza Kanununun benimsenmesiyle 1 Mart 1926 tarihinde kabul edilmiştir. Ticaret Kanunu 29 Mayıs 1926 tarihinde kabul edilmiş ve 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 1850 tarihli Kanunname-i Ticaret'in yenilenmesi amacıyla 1916 yılında hazırlanan bir projeden esinlenilmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, Neuchâtel Kantonu Hukuk Usulü Kanunu örnek alınarak hazırlanmış ve Ekim 1927'de yürürlüğe girmiştir.

Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, 1877 tarihli Alman Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu örnek alınarak hazırlanmış ve 20 Ağustos 1929 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Deniz Ticareti Kanunu, Alman Hukukundan esinlenilerek hazırlanmış ve 13 Mayıs 1929 tarihinde kabul edilmiştir. İcra ve İflas Kanunu, İsviçre'deki İcra ve İflas Kanununun benimsenmesi yoluyla hazırlanmış ve 4 Eylül 1932 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

766 SAYILI HAKİMLER KANUNU İLE GETİRİLEN YENİLİKLER VE BU DÖNEMDE YARGITAY

20.03.1926 tarihinde çıkarılan 766 sayılı yasaya kadar hakimlerin seçimi, dereceleri, terfileri, ödüllendirilmeleri ve soruşturmalarına ilişkin olarak geniş kapsamlı ve ayrıntılı bir özel yasa çıkarılmamıştır. Bu yasa ile hakimlere ilişkin düzenlemelerden başka geçici maddeler başlığı altında yazılı otuzyedinci maddede Temyiz Mahkemesi'nin (Yargıtay'ın) "Cumhuriyet Merkezi"ne gelmesinden de bahsedilmiştir.

834 SAYILI MAHKEME-İ TEMYİZ TEŞKİLATININ TEVSİİNE DAİR KANUN DÖNEMİ

766 sayılı Hakimler Kanunundaki yukarıda açıklanan düzenlemelerden kısa bir süre sonra çıkarılan 834 sayılı "Mahkeme-i Temyiz Teşkilatının Tevsiine Dair Kanun" adıyla çıkarılan yasaya göre Yargıtay'daki Daire sayısı üç Hukuk ve üç Ceza Dairesi olmak üzere altıya çıkarılmış, bu Dairelerden her birinin görevinin 834 sayılı bu yasa, Yargılama Usulü ve Sulh Hakimleri Kanunu ile belirleneceği ifade edilmiştir. 

YÜCE DİVAN

İlk 1876 yılında kabul edilen Anayasa ile yargı sistemimize girmiştir. Divan-ı Ali 30 üyeden oluşmaktaydı. Bunlardan onu Heyeti Ayân (padişah tarafından seçilen meclis üyesi) onu Danıştay onu da Yargıtay ve İstinaf reis ve üyelerinden kur'a ile seçilerek atanırlardı.

Divan-ı Ali iki bölümde Divanı İthamiye, Divan-ı Hüküm.

Divan-ı ithamiye dokuz üyeden oluşurdu. Üçü heyeti ayan, üçü Danıştay, üçü Yargıtay ve İstinaf üyelerinden olmak üzere Divan-ı Ali üyeleri arasından kura ile seçilirdi.

Divan-ı Hüküm; yedisi Heyeti Ayan, yedisi Danıştay, yedisi de Yargıtay ve İstinaf üyelerinden olmak üzere 21 Divan-ı Ali üyelerinden oluşurdu.

Divan-ı Ali'nin görevleri; Bakanlar ile Yargıtay Başkan ve üyelerinin ve padişahın kendisini ve makamını tehlikeye sokmaya teşebbüs edenleri yargılamaktı.

1876 Anayasası 20.04.1924 tarihinde kabul edilen yeni Anayasa ile kaldırılmış, Divan-ı Ali'nin de yapısı değişmiştir.

1924 Anayasasına göre Yüce Divan gerektiğinde TBMM.nce kurulmaktaydı.

Görevi; Bakanları, Yargıtay ve Danıştay Başkan ve Üyeleri ile Cumhuriyet Başsavcısını görevlerinden doğacak işler nedeniyle yargılamaktı.

1924 Anayasası gereğince Yargıtay Genel Kurulunca seçilen 11, Danıştay Genel Kurulunca seçilen 10 kişi kendi aralarında Başkan ve Başkanvekilini seçerlerdi. Başsavcı, Yüce divanda Savcı olarak görevliydi.

Yüce Divan görevi, 1961 Anayasası ile Anayasa Mahkemesine verilmiştir.

1221 SAYILI TEMYİZ MAHKEMESİ TEŞKİLATINA DAİR KANUN DÖNEMİ (1928-1973)

11.04.1928 tarihinde çıkarılan 1221 sayılı yasa ile Yargıtay'ın yapısı ve işleyişi ile ilgili yeni düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemeler dairelerin sayısına ve görev alanlarına da etkili olmuştur.

834 sayılı yasa döneminde Hukuk ve Ceza bölümünde üçer daire olmak üzere toplam altı daire mevcut iken hem hukuk dairelerine hem de ceza dairelerine birer daire eklenmek sureti ve ile Yargıtay'daki daire sayısı sekize, ticaret dairesi ile birlikte toplam daire sayısı ise dokuza çıkarılmıştır.

7264 Sayılı ve 11.05.1959 Tarihli "Temyiz Mahkemesi Teşkilatına Dair 1221 Sayılı Kanunun 1, 3 ve 4 üncü maddelerinde tadilat yapılmasına Dair Kanun" İle Yapılan değişikliklere gelince;
Bu yasa ile öncelikle 1221 sayılı yasanın 5859 sayılı kanunla Yargıtay'da bulunan hukuk dairelerinin sayısı sekize çıkarılmış ve bu dairelerin görev alanlarının 7264 sayılı bu kanun ve Hukuk ve Ceza Muhakemeleri Usulü kanunları ve İcra ve iflas Kanunu ve özel yasalarla düzenlendiğine işaret edilerek dairelerin görev alanları tek tek belirtilmiştir.

Temyiz Mahkemesi Teşkilatına Dair 1221 sayılı Ka- nunun değişik l, 2, 3 ve 4. maddelerinde değişiklik yapılmış ve yasaya yeni bir madde eklenmiştir. Değiştirilen 1, 2, 3 ve 4. maddeler ile eklenen maddeye göre;
Yargıtay 9 Hukuk, 7 Ceza, l Ticaret ve l İcra İflas Dairesinden kurulu olup, dairelerden her birinin görevi, bu kanun ve Hukuk ve Ceza Yargılama Usulü Kanunları ve İcra ve İflas Kanunu ve özel kanunlarla belli edilmiştir.

Yargıtay Haberleri

  • Yargıtay'dan 'emekli ikramiyesi' kararı

    Gündem, 21 Mayıs 2022

    Yargıtay'dan 'emekli ikramiyesi' kararı

    Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, mirasçılara 'müjde' niteliğinde bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme; vefat edenin emekli ikramiyesinin kanun gereği hak sahibi mirasçılara ait olduğunu, tereke (mal varlığı) çerçevesine dahil edilemeyeceğine hükmetti.

  • Yargıtay o sözü hakaret saymadı

    Gündem, 28 Mart 2022

    Yargıtay o sözü hakaret saymadı

    Cezaevi nakil aracında görevli komutana ‘adam değilsin’ diyen sanığa verilen mahkumiyet kararı Yargıtay’dan döndü. Yüksek Mahkeme; kişilere karşı söylenen rahatsız edici her sözün hakaret olmadığına, sanığın ‘adam değilsin’ hitabının kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığına hükmetti.

  • Yargıtay'dan özel güvenlik kararı! 'Arama' yapabilir mi?

    Gündem, 15 Mayıs 2022

    Yargıtay'dan özel güvenlik kararı! 'Arama' yapabilir mi?

    Yargıtay, Türkiye genelindeki sertifikalı yaklaşık 2 milyon özel güvenlik personeli flaş bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, özel güvenlik görevlisince yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna, bu arama işleminden elde edilen maddi delillerin hükme esas alınamayacağına karar verdi

    Yargıtay, Eren Erdem'in cezasını bozdu

    Gündem, 12 Mayıs 2022

    Yargıtay, Eren Erdem'in cezasını bozdu

    Yargıtay 3. Ceza Dairesi, kapatılan Karşı gazetesine yönelik Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) davasında yargılanan eski CHP milletvekili Eren Erdem'e, "silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etmek" suçundan verilen 4 yıl 2 ay hapis cezasını bozdu

    Yargıtay'dan Adana sıcağı kararı! Olağan...

    Gündem, 09 Mayıs 2022

    Yargıtay'dan Adana sıcağı kararı! Olağan...

    Adana’da bir kişi yolda hareket halindeyken yanan otomobili için mahkemeye başvurdu. Otomobilinin bütün bakımlarını yetkili serviste yaptırdığını kanıtlayan ve bir kusuru bulunmayan adamın hak arayışında Yargıtay 6.Hukuk Dairesi, Adana’da hava sıcaklıklarının fazla olması nedeniyle aracın elektrik kablolarının görevini yitirip kısa devre yapmasının normal, aracın yanmasının da olağan olduğuna karar verdi.

  • Yargıtay İçtihat Merkezi 2023'te açılacak

    Gündem, 11 Mart 2022

    Yargıtay İçtihat Merkezi 2023'te açılacak

    Yargıtay ve Avrupa Konseyince yürütülen proje kapsamında kurulacak, hukukçular ile vatandaşların kararlara daha kolay erişimine imkan sağlayacak Yargıtay İçtihat Merkezi, 2023'te faaliyete geçecek.

  • Dikkat aylığınız kesilebilir

    Sosyal Güvenlik, 19 Nisan 2022

    Dikkat aylığınız kesilebilir

    Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), iş kazası, meslek hastalığı veya hastalık sebebiyle çalışma gücünün yüzde 60’ını kaybedenlere malûl aylığı bağlıyor. Malûl aylığı alırken hiçbir işte çalışmamak gerekir. Çalıştığı tespit edilenlerin malûl aylığı kesilir. Yargıtay, iki yıl arayla bir yapımda 2’şer gün rol alan kişinin malûl aylığını kesen SGK’yı haklı buldu. Habertürk’ten Ahmet Kıvanç’ın haberi

  • HSK Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Güre yaşamını yitirdi

    Gündem, 11 Nisan 2022

    HSK Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Güre yaşamını yitirdi

    İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı görevinde de bulunan HSK Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Kamil Erkut Güre (55), geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

    Yazıcıoğlu soruşturmasında ailelerden talep

    Gündem, 11 Nisan 2022

    Yazıcıoğlu soruşturmasında ailelerden talep

    BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin davada, aileler, kol altı uçuş gerçekleştiren 3 uçağın görüntülerinin incelenmesini talep etti

    Tazminatı alıp çalışmaya devam

    Sosyal Güvenlik, 09 Nisan 2022

    Tazminatı alıp çalışmaya devam

    Yaş dışındaki emeklilik koşullarını oluşturan 15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 prim günüyle kıdem tazminatını alanlar aynı veya başka bir işyerinde yeniden çalışmaya devam edebilirler. Yargıtay’ın, kıdem tazminatını alarak işten ayrılanların çalışmaya devam etmelerinin yasaklanamayacağı yönünde kararları bulunuyor. Ahmet Kıvanç, Habertürk okurlarının sorularını yanıtladı

  • İstemeyene SGK aylık bağlamaz

    Sosyal Güvenlik, 08 Nisan 2022

    İstemeyene SGK aylık bağlamaz

    Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan emekli aylığı, ölüm aylığı, iş göremezlik geliri vs bağlanabilmesi için yazılı talepte bulunulması gerekir. Gelir ve aylıkların beş yıl içinde istenmeyen kısmı zamanaşımına uğrar. Gecikilen bazı durumlarda ise hak tümüyle düşer. Habertürk’ten Ahmet Kıvanç, SGK’dan aylık ve gelir bağlatırken dikkat edilmesi gereken ayrıntıları yazdı

  • Rapor almadan işten istifa etmeyin

    Sosyal Güvenlik, 31 Mart 2022

    Rapor almadan işten istifa etmeyin

    İşçi sağlık gerekçesiyle işten ayrıldığında kıdem tazminatını alabilir. Ancak, sağlığını gerekçe gösteren işçinin bu durumunu “sağlık kurulu raporu” ile kanıtlaması gerekir. Gerekli rapor almadan sağlığını gerekçe göstererek işten ayrılan işçi kıdem tazminatı hakkını yitirebilir. Habertürk’ten Ahmet Kıvanç, son Yargıtay kararları ışığında sağlık gerekçesiyle istifada dikkat edilmesi gereken ayrıntıları yazdı

  • Yargıtay Başkanı'ndan "sosyal medya mahkemeleri" eleştirisi

    Gündem, 24 Mart 2022

    Yargıtay Başkanı'ndan "sosyal medya mahkemeleri" eleştirisi

    Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca, "Hukuk atmosferini zehirleyen bu yaygın ve güncel problem ciddiye alınmalı ve yapılacak yasal düzenlemelerle çözüme kavuşturulmalıdır" dedi

    İşe girerken bunu sakın yapmayın

    Sosyal Güvenlik, 23 Mart 2022

    İşe girerken bunu sakın yapmayın

    Bazı sektörlerde işverenin uğrayacağı olası zararlara karşı işe girişte işçiden senet alınıyor, gayrimenkule ipotek konulabiliyor. Rutin bir işlem gibi gösterilen bu uygulama işçi açısından çok büyük mağduriyetlere yol açabiliyor. İpoteğin kaldırılması için yıllar süren davalar söz konusu olabiliyor. Habertürk’ten Ahmet Kıvanç, işe girişte teminat niteliğinde senet ve ipotek veren çalışanları bekleyen riskleri yazdı

    Yargıtay: Düğün iptal olursa kapora geri ödenecek

    Gündem, 19 Mart 2022

    Yargıtay: Düğün iptal olursa kapora geri ödenecek

    Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, düğün organizasyonu için düzenlenen sözleşmede yer alan 'Alınan kapora iade edilemez' şeklindeki hükmünün geçersiz olduğuna karar verdi. Emsal nitelikteki kararla, düğün için ödenen kapora; 30 gün öncesinden iptal edilse dahi iade edilecek.

  • Bozdağ'dan 'iyi hal' tepkisi: Hiçbir gerekçe beni ikna edemez

    Gündem, 16 Mart 2022

    Bozdağ'dan 'iyi hal' tepkisi: Hiçbir gerekçe beni ikna edemez

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, TBMM Kadına Yönelik Şiddetin Araştırılması Komisyonu üyelerini kabul etti. Bozdağ, iyi hal indirimine karşı, "Buradan Yargıtay'ın değerli başkanı ve dairelerimizin değerli başkan ve üyelerine çağrıda bulunuyorum, iyi hal indirimindeki yaşanan sıkıntıları ancak Yargıtay'ımızın ortaya koyacağı içtihatlarla sağlıklı bir zemine oturtabiliriz" dedi

  • Eksik bordro haklı fesih sebebi

    Sosyal Güvenlik, 12 Mart 2022

    Eksik bordro haklı fesih sebebi

    Kazançları bordroda eksik gösterilenlerin Sosyal Güvenlik Kurumu’na yatırılan primleri de düşük olduğu için, bu kişiler daha az emekli aylığına mahkûm oluyorlar. Kazancı bordroda eksik gösterilenler, iş akdini haklı fesih yaparak dava yoluyla kıdem tazminatını alabilirler. Yargıtay’ın bu yönde verilmiş kararları bulunuyor. Ahmet Kıvanç, Habertürk okurlarının sosyal güvenlik ve çalışma hayatı ile ilgili sorularını yanıtladı

  • Evden çalışırken sözleşmeye dikkat!

    Sosyal Güvenlik, 03 Mart 2022

    Evden çalışırken sözleşmeye dikkat!

    Evden çalışma hızla yaygınlaşırken, mevzuattaki boşluklar çalışanlar açısından bazı riskleri beraberinde getiriyor. Çalışma biçiminin sosyal güvenlik açısından hangi statüde değerlendirileceği konusundaki belirsizlik, emeklilik hakkını tehlikeye sokabiliyor. Yargıtay, evden çalışmaların hangi durumda 4/a, hangi durumda 4/b statüsünde değerlendirileceğine ilişkin önemli bir içtihat kararı verdi. Habertürk’ten Ahmet Kıvanç’ın haberi

    Balyoz davasında mütalaa hazırlanacak

    Gündem, 18 Şubat 2022

    Balyoz davasında mütalaa hazırlanacak

    Yargıtay'ın Balyoz davasındaki bozma kararının ardından görülen duruşmada mahkeme heyeti, iddia makamındaki değişikliği göz önüne alarak bozma ilamı ve esasa ilişkin mütalaasını açıklaması için dosyanın savcıya gönderilmesine karar verdi