KATEGORİLER

Yazının devamını okumak için tıklayınız...

Yargıtay

6 Mart 1868 tarihinde "Divan-ı Ahkâm-ı Adliye" adıyla kurulan YARGITAY, 18.06.1879 tarihli Nizamı Mahkemeler Kuruluş Kanunu ile "Mahkeme-i Temyiz" adını almış, Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetince Sivas'ta kurulan yüksek mahkemeye "Muvakkat Temyiz Heyeti" denilmiş, Sivas'taki bu mahkemenin kaldırılıp Eskişehir'e nakli ile "Temyiz Mahkemesi", 20.04.1340 (1924) tarih ve 491 sayılı Teşkilatı Esasiye Kanununun adı 10.01.1945 gün ve 4695 sayılı Kanun ile "Anayasa" olurken, temyiz mahkemesinin adı da "YARGITAY" olmuştur.

Adli yargı mercilerince verilen karar ve hükümleri temyiz yolu ile inceleyen son merci olan Divan-ı Ahkâm-ı Adliye, Yargıtay'ın temelini oluşturur. Osmanlı döneminin yargı sürecinde, 19. Yüzyıla kadar yüksek mahkemeye rastlanmıyor. Adliye mahkemelerince verilen ve yasanın başka adli merciine bırakmadığı hükümleri son mercii olarak incelemekle görevli mahkeme ilk kez "Divan-ı Ahkâm-ı Adliye" adıyla " 6 Mart 1868 Cuma günü Padişah Abdülaziz'in iradesi ile kurulmuştur.

Anılan irade ile Meclis-i Valay-ı Ahkam-ı Adliye kaldırılarak, Şura'yı Devlet ve Ahkam-ı Adliye kurulmuş, böylece yargı ve yürütme birbirinden ayrılmıştır. Şura'yı Devlet'e  hem kanun tasarılarını hazırlama hem de idari uyuşmazlıklara çözüm getirme görevi verilmiştir. Divan-ı Ahkâm-ı Adliye ise nizamı mahkemelerinin üst organı olup, yalnızca yargı görevi yapan bir kurumdur.

Divan-ı Ahkâm-ı Adliye'nin (Yargıtay) kuruluş amacı iradede şöyle açıklanmıştır:

"Kişilerin hakları ve güvenlikleri açısından çok önemli olan hukuk işlerinin mülki işlerden ve yürütme ile görevli hükümetten ayrı bir düzene kavuşturulması, adalete değer veren padişahın büyük arzusu olarak belirtilmiştir".

MAHKEMELER KURULUŞ KANUNU (18.06.1879)

Divan-ı Ahkâm-ı Adliyenin bünyesi içinde olan temyiz mahkemesinin yerini, bağımsız bir yapılanmaya sahip olan temyiz mahkemesi almıştır. 1879 tarihli teşkilat ve hukuk kanunları ile  temyiz  konusunda yeni düzenlemeler getirilmiştir. Yukarıda da açıklandığı üzere Divan-ı Ahkâm-ı Adliye kaldırılarak yerine bağımsız Mahkeme-i Temyiz oluşturulmuştur. 

İstinaf Mahkemeleri

İstinaf mahkemeleri 1876 yılında kabul edilen Mecellenin 1838. maddesi ile yargı hayatına girmiştir. Yeniden başlama anlamına gelen istinaf, hukuk terimi olarak ilk derece mahkemesinden verilen hükmün üst mahkemede incelenmesi demektir.

18.6.1879 tarihli Nizami Mahkemelerin Kuruluş Yasası'na göre, ilk dereceli mahkemenin üstünde, Yargıtay'ın altında bir mahkemedir.Yargıtay'ın işini azaltmak ve onu bir içtihat mahkemesi haline getirmek için kurulmuştur.

SİVAS MUVAKKAT TEMYİZ HEYETİ DÖNEMİ (1920-1923)

7 Haziran 1920 tarihinde TBMM Hükümeti tarafından kabul edilmiş ilk yasalardan olan 4 sayılı yasa ile merkezi Sivas ilinde olmak üzere biri Hukuk, biri Ceza, biri Şer'iye ve biri de Dilekçe Dairesi olmak üzere 4 daireden kurulu Temyiz Heyeti (Yargıtay) oluşturulmuştur. Ancak İstanbul'da bulunan Yargıtay da bu sırada varlığını sürdürmüştür. 04.11.1922 tarihinde İstanbul'un Milli Hükümet buyruğu altına girmesi sonucu her iki Yargıtay'ın birleştiği hususu İstanbul'daki Yargıtay'da bulunan dosyaların Sivas'taki Yargıtay'a gönderilmiş olmasından anlaşılmaktadır.

TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KURULUŞU VE ESKİŞEHİRDE TEMYİZ MAHKEMESİ DÖNEMİ (1923-1935)

14.11.1923 tarihli ve 371 sayılı yasa ile Yargıtay'ın Sivas'tan Eskişehir'e nakli ile birlikte bazı yapısal değişiklikler de getirilmiştir.

4 Sayılı yasada belirtilen Hukuk, Ceza, Şer'iye ve Dilekçe Dairesine ilaveten, bu yasanın ikinci maddesinde Sulh Dairelerinden de söz edilmesi Yargıtay'daki Daire sayısının artırılmış olduğunu göstermektedir.
Dairelerde bir başkan ve dört üyenin bulunacağı hükmü bu yasada da tekrar edilmiş, Birinci Başkanlığın, Adalet Bakanı tarafından başkanlardan birisine tevdii edileceği ve seçilen Birinci Başkanın kendi Dairesi ve Genel Kurula başkanlık edeceği kuralına yasanın üçüncü maddesinde değinilmiştir.

Yasa ile getirilen yenilikler ise; Yargıtay'da üç yedek üyenin bulunması, bir Yargıtay Başsavcı Başmuavini bulunacağı, Başsavcı muavini sayısının ikiden dörde çıkarılması ayrıca her dairede lüzümu kadar başmümeyyiz, mümeyyiz ve katiplerin bulundurulması olarak göze çarpmaktadır. Mümeyyizler Dairede yazılan yazıları düzeltmekle görevli kişilerdir.

Bu Yasa ile getirilen yeni hükümlerle, 4 sayılı yasa hükümlerinin birbirine aykırı olması durumunda, 4 sayılı yasanın aykırı olan hükümleri mülga sayılmıştır. Bu bağlamda, aykırı olmayan 4 sayılı yasa hükümlerinin geçerli olduğu anlaşılmaktadır.

Yargıtay'ın Eskişehir'de faaliyete başlamasından sonra, 08.04.1924 tarih ve 469 sayılı yasa ile mevcut olan Şer'iye Dairesi kaldırılarak Hukuk Dairesi sayısı Dilekçe Dairesi sayısı ikiye çıkarılmıştır.
Şer'iye Dairesinin kaldırılmasına ilişkin bu değişikliğin, halifeliğin kaldırılmasından hemen sonra yapılmış olması, Türkiye Cumhuriyetinde din işleri ile devlet işlerinin birbirinden ayrılmasına yönelik iradenin önemli bir göstergesidir.

Cumhuriyet'in ilk yıllarında; Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu üzerine çalışmalar yapması üzere iki komisyon kurulmuştur: Ahkam-i Şahsiye ve Vacibat. Ancak komisyonların hazırladıkları tasarılar ile devrimlerin bağdaşmadığına inanan Cumhuriyet Hükümeti, İsviçre Medeni Kanununun ve Borçlar Kanununun, bazı değişikliklerle, bütün olarak alınıp benimsenmesine karar vermesi sonucu  her iki Kanun da 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Türk Ceza Kanunu, 1889 tarihli İtalyan Ceza Kanununun benimsenmesiyle 1 Mart 1926 tarihinde kabul edilmiştir. Ticaret Kanunu 29 Mayıs 1926 tarihinde kabul edilmiş ve 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 1850 tarihli Kanunname-i Ticaret'in yenilenmesi amacıyla 1916 yılında hazırlanan bir projeden esinlenilmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, Neuchâtel Kantonu Hukuk Usulü Kanunu örnek alınarak hazırlanmış ve Ekim 1927'de yürürlüğe girmiştir.

Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, 1877 tarihli Alman Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu örnek alınarak hazırlanmış ve 20 Ağustos 1929 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Deniz Ticareti Kanunu, Alman Hukukundan esinlenilerek hazırlanmış ve 13 Mayıs 1929 tarihinde kabul edilmiştir. İcra ve İflas Kanunu, İsviçre'deki İcra ve İflas Kanununun benimsenmesi yoluyla hazırlanmış ve 4 Eylül 1932 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

766 SAYILI HAKİMLER KANUNU İLE GETİRİLEN YENİLİKLER VE BU DÖNEMDE YARGITAY

20.03.1926 tarihinde çıkarılan 766 sayılı yasaya kadar hakimlerin seçimi, dereceleri, terfileri, ödüllendirilmeleri ve soruşturmalarına ilişkin olarak geniş kapsamlı ve ayrıntılı bir özel yasa çıkarılmamıştır. Bu yasa ile hakimlere ilişkin düzenlemelerden başka geçici maddeler başlığı altında yazılı otuzyedinci maddede Temyiz Mahkemesi'nin (Yargıtay'ın) "Cumhuriyet Merkezi"ne gelmesinden de bahsedilmiştir.

834 SAYILI MAHKEME-İ TEMYİZ TEŞKİLATININ TEVSİİNE DAİR KANUN DÖNEMİ

766 sayılı Hakimler Kanunundaki yukarıda açıklanan düzenlemelerden kısa bir süre sonra çıkarılan 834 sayılı "Mahkeme-i Temyiz Teşkilatının Tevsiine Dair Kanun" adıyla çıkarılan yasaya göre Yargıtay'daki Daire sayısı üç Hukuk ve üç Ceza Dairesi olmak üzere altıya çıkarılmış, bu Dairelerden her birinin görevinin 834 sayılı bu yasa, Yargılama Usulü ve Sulh Hakimleri Kanunu ile belirleneceği ifade edilmiştir. 

YÜCE DİVAN

İlk 1876 yılında kabul edilen Anayasa ile yargı sistemimize girmiştir. Divan-ı Ali 30 üyeden oluşmaktaydı. Bunlardan onu Heyeti Ayân (padişah tarafından seçilen meclis üyesi) onu Danıştay onu da Yargıtay ve İstinaf reis ve üyelerinden kur'a ile seçilerek atanırlardı.

Divan-ı Ali iki bölümde Divanı İthamiye, Divan-ı Hüküm.

Divan-ı ithamiye dokuz üyeden oluşurdu. Üçü heyeti ayan, üçü Danıştay, üçü Yargıtay ve İstinaf üyelerinden olmak üzere Divan-ı Ali üyeleri arasından kura ile seçilirdi.

Divan-ı Hüküm; yedisi Heyeti Ayan, yedisi Danıştay, yedisi de Yargıtay ve İstinaf üyelerinden olmak üzere 21 Divan-ı Ali üyelerinden oluşurdu.

Divan-ı Ali'nin görevleri; Bakanlar ile Yargıtay Başkan ve üyelerinin ve padişahın kendisini ve makamını tehlikeye sokmaya teşebbüs edenleri yargılamaktı.

1876 Anayasası 20.04.1924 tarihinde kabul edilen yeni Anayasa ile kaldırılmış, Divan-ı Ali'nin de yapısı değişmiştir.

1924 Anayasasına göre Yüce Divan gerektiğinde TBMM.nce kurulmaktaydı.

Görevi; Bakanları, Yargıtay ve Danıştay Başkan ve Üyeleri ile Cumhuriyet Başsavcısını görevlerinden doğacak işler nedeniyle yargılamaktı.

1924 Anayasası gereğince Yargıtay Genel Kurulunca seçilen 11, Danıştay Genel Kurulunca seçilen 10 kişi kendi aralarında Başkan ve Başkanvekilini seçerlerdi. Başsavcı, Yüce divanda Savcı olarak görevliydi.

Yüce Divan görevi, 1961 Anayasası ile Anayasa Mahkemesine verilmiştir.

1221 SAYILI TEMYİZ MAHKEMESİ TEŞKİLATINA DAİR KANUN DÖNEMİ (1928-1973)

11.04.1928 tarihinde çıkarılan 1221 sayılı yasa ile Yargıtay'ın yapısı ve işleyişi ile ilgili yeni düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemeler dairelerin sayısına ve görev alanlarına da etkili olmuştur.

834 sayılı yasa döneminde Hukuk ve Ceza bölümünde üçer daire olmak üzere toplam altı daire mevcut iken hem hukuk dairelerine hem de ceza dairelerine birer daire eklenmek sureti ve ile Yargıtay'daki daire sayısı sekize, ticaret dairesi ile birlikte toplam daire sayısı ise dokuza çıkarılmıştır.

7264 Sayılı ve 11.05.1959 Tarihli "Temyiz Mahkemesi Teşkilatına Dair 1221 Sayılı Kanunun 1, 3 ve 4 üncü maddelerinde tadilat yapılmasına Dair Kanun" İle Yapılan değişikliklere gelince;
Bu yasa ile öncelikle 1221 sayılı yasanın 5859 sayılı kanunla Yargıtay'da bulunan hukuk dairelerinin sayısı sekize çıkarılmış ve bu dairelerin görev alanlarının 7264 sayılı bu kanun ve Hukuk ve Ceza Muhakemeleri Usulü kanunları ve İcra ve iflas Kanunu ve özel yasalarla düzenlendiğine işaret edilerek dairelerin görev alanları tek tek belirtilmiştir.

Temyiz Mahkemesi Teşkilatına Dair 1221 sayılı Ka- nunun değişik l, 2, 3 ve 4. maddelerinde değişiklik yapılmış ve yasaya yeni bir madde eklenmiştir. Değiştirilen 1, 2, 3 ve 4. maddeler ile eklenen maddeye göre;
Yargıtay 9 Hukuk, 7 Ceza, l Ticaret ve l İcra İflas Dairesinden kurulu olup, dairelerden her birinin görevi, bu kanun ve Hukuk ve Ceza Yargılama Usulü Kanunları ve İcra ve İflas Kanunu ve özel kanunlarla belli edilmiştir.

Yargıtay Haberleri

  • Yargıtay kararını verdi! Onlar da artık işçi

    İş-Yaşam, 25 Eylül 2018

    Yargıtay kararını verdi! Onlar da artık işçi

    Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, figüranların hizmet akdi kapsamında çalışan işçi olduğuna karar vererek bir televizyon dizisinde padişah muhafızı rolünde oynayan figüranın çekimler sırasında attan düşerek yaralanmasını iş kazası kabul etti

  • HSK'da üst düzey atamalar

    Gündem, 24 Eylül 2018

    HSK'da üst düzey atamalar

    Son dakika... HSK'da, Yargıtay üyeliğine atanan Akgün ve Dokgöz'ün yerine kritik atamalar gerçekleştirildi

  • Oğlu kaçmasın diye bağlamıştı! Mahkeme beraat dedi ama...

    Gündem, 21 Eylül 2018

    Oğlu kaçmasın diye bağlamıştı! Mahkeme beraat dedi ama...

    Antalya'da bir baba, evden kaçan 16 yaşındaki çocuğunu kaçmaması için elini kolunu bağlaması mahkemeye taşındı. Mahkeme, babaya beraat kararı verirken, Yargıtay 'Alıkoyma suçundan cezalandırılmalı' dedi...

    Enis Berberoğlu tahliye edildi! İste ilk sözleri

    Gündem, 20 Eylül 2018

    Enis Berberoğlu tahliye edildi! İste ilk sözleri

    Yargıtay, Enis Berberoğlu'na, MİT TIR'ları görüntülerini Can Dündar'a ilettiği gerekçesiyle verilen 5 yıl 10 ay hapis cezasını onadı. Yargıtay, milletvekilliği sona erinceye kadar Enis Berberoğlu'nun cezasının infazının durdurulmasına ve salıverilmesine karar verdi. Enis Berberoğlu cezaevinden tahliye edildi. Yargıtay'ın kararı Meclis Genel Kurulu'na gelir ve Meclis'te cezası okunursa Berberoğlu'nun vekilliği düşecek. Yargıtay kararında, vekillik süresinin sona ermesi ile Berberoğlu'nun cezasını çekmek üzere ceza infaz kurumuna gönderileceği belirtiliyor

    Eski HSYK Üyesi için istenen ceza belli oldu

    Gündem, 12 Eylül 2018

    Eski HSYK Üyesi için istenen ceza belli oldu

    Eski yüksek yargı üyelerinin yargılandığı davada, ilk mütalaa verildi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, eski HSYK Üyesi Şaban Işık'a, terör örgütü üyeliğinden 15 yıla kadar hapis cezası verilmesini istedi.

  • YÖK'e kritik başvuru!

    Gündem, 05 Eylül 2018

    YÖK'e kritik başvuru!

    Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, hukuk fakültelerinin 5 yıla çıkarılması gerektiğini belirterek YÖK'e başvurdu. Cirit, "Hukuk fakültelerinde lisans eğitiminin beş yıla çıkması, birinci sınıfta hukuk sosyolojisi, hukuk felsefesi, hukuk tarihi yanında Türkçe dilbilgisi derslerinin zorunlu olmasının hizmet kalitesi bakımından yararlı olacağını düşünmekteyim" dedi

  • Adli Yıl açılışında Yargıtay Başkanı'ndan Brunson mesajı

    Gündem, 03 Eylül 2018

    Adli Yıl açılışında Yargıtay Başkanı'ndan Brunson mesajı

    Son dakika... Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, adli yıl açılışında, "Bir yabancı devlet vatandaşının tutuklanması ve yargılanmasına ilişkin kararları verecek tek ve mutlak güç, bağımsız ve tarafsız mahkemelerdir" dedi

  • Karısının altın bileziğini zorla alan koca için flaş karar

    Gündem, 01 Eylül 2018

    Karısının altın bileziğini zorla alan koca için flaş karar

    Bursa'da, karısının ısrarı üzerine TOKİ'den aldığı dairenin taksitini ödeyemeyen adam, eşinin kolundaki üç adet altın bileziği pense ile keserek el koydu. Yargılama esnasında eşinin şikayetinden vazgeçmesine rağmen 'gasp' suçundan 5 yıl hapis cezası alan adamın cezası Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nca da onandı. Oy çokluğu ile alınan emsal kararla, karısının rızası olmadan ziynet eşyasına el koyup konut kredisi ödeyen koca 'yağma' suçundan yargılanmasının önü açılmış oldu.

    Yargıtay'dan Anna'ya şok karar

    Gündem, 29 Ağustos 2018

    Yargıtay'dan Anna'ya şok karar

    Özbekistanlı Anna S., çalışmak için Türkiye'ye geldi. Burada tanıştığı Salih A. ile arkadaş oldu. Aralarında çıkan bir tartışma sonucu Salih A.'yı bıçaklayarak öldürdü. Mahkeme kasten yaralama sonucu öldürme suçundan 7,5 yıl hapis cezasına çarptırdı. Yargıtay ise cezayı az bularak kasten öldürme suçundan müebbet hapis talebiyle yargılanması gerektiğini belirterek kararı bozdu.

    Siz siz olun eşinize böyle seslenmeyin!

    Gündem, 21 Ağustos 2018

    Siz siz olun eşinize böyle seslenmeyin!

    Yargıtay, eşini kaba şekilde çağırmayı hem boşanma nedeni saydı hem de bu şekilde seslenerek eşine hitap edenlerin manevi tazminat ödemeye mahkum olmasına karar verdi. Bu kararla birlikte eşini kaba bir şekilde çağıranlar aleyhine hem boşanma davası  hem de tazminat davası açılabilecek.

  • AYM'den 'Türkiye İşçi Partisi' kararı!

    Gündem, 16 Ağustos 2018

    AYM'den 'Türkiye İşçi Partisi' kararı!

    Son dakika... Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Türkiye İşçi Partisinin ismi ve rumuzunun hükümsüzlüğüne ve siyasi parti sicilinden terkine karar verilmesi talebi reddedildi

  • Yargıtaydan milyonlarca çalışanı ilgilendiren flaş krar

    , 15 Ağustos 2018

    Yargıtaydan milyonlarca çalışanı ilgilendiren flaş krar

    Yargıtay, milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiren emsal nitelikte bir karara imza attı. Yüksek mahkemeden, yaz aylarının gelmesiyle yıllık izin planları yapanlara kötü haber geldi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık izin zamanının işverenin belirleyeceğini, işçinin kendi isteğine göre tatil planı yapamayacağına hükmetti

  • Yargıtay’dan kritik karar: 'Tuzak' ile delil elde edilebilir mi?

    Gündem, 30 Temmuz 2018

    Yargıtay’dan kritik karar: 'Tuzak' ile delil elde edilebilir mi?

    Yargıtay Ceza Genel Kurulu, içtihat değişikliğine gitti. Genel Kurul, önceki yıllarda verdiği “devlet tuzak kurarak delil etmez” görüşüne aykırı bir karara imza attı. Genel Kurul, fuhuş suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılan Talat U. hakkında verilen mahkumiyet kararını onadı.

    İş yerinde poşete idrarını yapan kişi için Yargıtay'dan şaşırtan karar!

    Gündem, 30 Temmuz 2018

    İş yerinde poşete idrarını yapan kişi için Yargıtay'dan şaşırtan karar!

    Yargıtay'dan şaşırtan karar! Çalıştığı fabrikanın üretim alanında cep telefonuyla konuşan ve poşete idrarını yapan böbrek hastası işveren tarafından tazminat ödenmeden işten çıkarıldı. Yüksek mahkeme şaşırtan bir karar vererek, böbrek hastası işçinin işe iadesine hükmetti.

    Yargıtay’dan kritik karar: 'Tuzak' ile delil elde edilebilir mi?

    Gündem, 30 Temmuz 2018

    Yargıtay’dan kritik karar: 'Tuzak' ile delil elde edilebilir mi?

    Yargıtay Ceza Genel Kurulu, içtihat değişikliğine gitti. Genel Kurul, önceki yıllarda verdiği “devlet tuzak kurarak delil etmez” görüşüne aykırı bir karara imza attı. Genel Kurul, fuhuş suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılan Talat U. hakkında verilen mahkumiyet kararını onadı.

  • Bölge Adliye Mahkemesi'nde devir teslim

    Gündem, 27 Temmuz 2018

    Bölge Adliye Mahkemesi'nde devir teslim

    İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) Başsavcısı Hadi Salihoğlu'nun emekliliği ve HSK'nın yaz kararnamesi ile yeni görevlerine başlayan Başsavcı ve Başkanlar devir teslim töreni gerçekleştirdi

  • 16 yıl 8 ay hapis cezası alan liseli tahliye edildi!

    Gündem, 27 Temmuz 2018

    16 yıl 8 ay hapis cezası alan liseli tahliye edildi!

    2 müdür yardımcısını bıçaklayan liseli Batuhan Y., 'adam öldürmeye teşebbüs' suçundan toplam 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Yargıtay 1'inci Ceza Dairesi, sanığın eyleminin 'yaralama' olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek mahkemenin kararını bozdu. Mahkeme heyeti, cezaevinde yattığı süre ve suç vasfının değişme ihtimalini göz önünde bulundurarak sanığın tahliyesine karar verdi

  • Özel okullarda çalışan öğretmenlerin kaderini Yargıtay belirledi

    Gündem, 24 Temmuz 2018

    Özel okullarda çalışan öğretmenlerin kaderini Yargıtay belirledi

    Özel okullarda çalışan öğretmenlerin kaderini Yargıtay belirledi: Özel okullarda çalışan öğretmenler, “belirli süreli” işçi sayıldı. Buna göre, öğretmenlerin iş güvenceleri kalmadı. İhbar tazminatı talep edemeyecekler. Kıdem tazminatı hakları kalmadı.

    Özel okullarda çalışan öğretmenler, “belirli süreli” işçi sayıldı

    Gündem, 24 Temmuz 2018

    Özel okullarda çalışan öğretmenler, “belirli süreli” işçi sayıldı

    Özel okullarda çalışan öğretmenlerin kaderini Yargıtay belirledi. Özel okullarda çalışan öğretmenler, “belirli süreli” işçi sayıldı. Buna göre, öğretmenlerin iş güvenceleri kalmadı. İhbar tazminatı talep edemeyecekler. Kıdem tazminatı hakları kalmadı.