Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Başrollerini Aylin Kontente, Büşra Pekin, Gupse Özay, Şebnem Bozoklu, Bülent Emrah Parlak, Çağlar Çorumlu, Fatih Artman ve Serkan Keskin’in paylaştığı, Yılmaz Erdoğan’ın yazıp yönettiği BKM filmi ‘Tatlım Tatlım’, yarın vizyona giriyor. Kadın-erkek ilişkilerini çeşitli yönleriyle anlatan film, Erdoğan’ın 2004 ile 2007 yılları arasında Demet Akbağ ile birlikte oynadığı ‘Haybeden Gerçeküstü Aşk’ oyunundan uyarlama. Çekimleri Yılmaz Erdoğan’ın yaşamını sürdürdüğü Köyceğiz’de gerçekleştirilen filmin başrolünde yer alan Aylin Kontente ve Bülent Emrah Parlak ile bir araya gelip film üzerinden günümüz ilişkilerini masaya yatırdık...

Filmde farklı dünyalardan olan çiftin flört süreci anlatılacak. Sizin oynayacağınız rollerde nasıl bir ilişki süreci göreceğiz?

B.E.P.: Diğer çiftlere baktığımızda maço olanlar, narin olanlar veya gergin olanları rahatlıkla görebiliriz. Aylin’le ilişkimiz biraz daha çocuksu.

A.K.: Bizim ilişkimizde aşkın saf ve masum yönüne tanıklık edecekler. Flörtle başlayan ilişkiler dizisinde sevgililerin en çok ilgisini çekecek çiftlerden biri olduğumuzu düşünüyorum. Günümüz ilişkilerine mizahi bir dille ışık tutacağız sonuçta.

Yılmaz Erdoğan faktörüne ilişkin neler söylersiniz?

A.K.: Necati Akpınar beni arayıp Yılmaz Erdoğan’ın bu proje için benimle görüşmek istediğini söylediği an havalara uçarak teklifi kabul ettim. Üstüne bir de senaryoyu okuduktan sonra katmerli kabul ettim. Sete girdiğimde önce çekindim hatta spazm geçirdim ama yavaş yavaş adapte oldum. Yılmaz Abi’nin kalemini takdir ediyorum!

B.E.P.: Yılmaz Abi, Türkiye’de mizah alanında çok önemli bir köşedir. Onun tezgâhında yetişmiş bir çırak olarak bu projede yer almak onur verici.

Başrolde yer alan dört karakter aşkın farklı evrelerini beyazperdeye taşıyacak. Aşkın en güzel dönemi hangisidir sizce?

B.E.P.: Aşk sürekli kendini yenileyerek devam etttiği için çiftlerden birinin sürpriz yapıp kalp ritimlerinin artmasına neden olduğu zaman dilimi en güzel andır bence. Flört veya evlilik diyemeyeceğim! Sen ne dersin Aylin’cim?

A.K.: Sevgili Alper’le (Kul) beş yılı aşkın bir süredir evliyiz. Evlendikten sonra sevgimde azalma olmadı. Hâlâ flört ediyor gibiyiz. Böylece karşılıklı sevgi ve saygı da korunmuş oluyor. Bence aşkın en güzel dönemi flört dönemidir!

Sosyal medya özel hayatımızı ne yönde etkiliyor?

A.K.: Sadece özel yaşantımızı değil, kişiliğimizi doğrudan etkiliyor. İnsan, doğası gereği beğenilmekten ve onaylanmaktan hoşlanır, bu doğaldır ama dozunu iyi ayarlamalı. Ayarlama yapılamazsa kişi ruh hastası bile olabilir! İnsanların çoğu çevre baskısından ötürü her an mutluymuş veya iyiymiş gibi paylaşımlarda bulunuyor. Dışarıda karşısına çıksa selam vermeyeceği birine emojilerle öpücük yağdırıyor. Sosyal medya insanları çığırından çıkardı bence. Farkındalık artmalı ve bu mecraları sınırlı kullanmalıyız.

B.E.P.: Aylin’e katılmamak elde değil. Mesele Aylin’le görüşmediğimizde bile attığı her adımdan haberim var. (Gülüyor) Sosyal medyayı yalnızca günceli takip edebilmek adına kullanıyorum. Geleneklerimizin getirdiği ilişki yapıları sosyal medyada farklı karşılık buluyor. Sosyal medya, ilişkileri olumsuz etkiliyor. Mantıklı bir şekilde kullanmalı.

‘Evlilik flörtü bitirmesin’

İkinizin de mutlu evlilikleri var. Mutlu bir evliliğin formülü var mı?

B.E.P.: En büyük formül birbirini anlamak. İnsan metabolizması değişkenlik gösterir ama sen aynı düşünmesen bile ortak karar alabilmelisin. Hiçbirimiz dört dörtlük insanlar değiliz ama eşimize ve çevremize karşı vicdanlı, saygılı ve hoşgörülü olma gayretindeyiz! Şahsen ben böyleyim.

A.K.: Çiftlerin çoğu evlendikleri anı milat kabul edip hayatlarına kurallar getiriyor. Kuralcı olmak yerine sadece sevgi ve saygı kavramlarının muhafaza edilmesi yeter de artar bile. Bunlar unutulursa sonra karşılıklı öc almalar, bireysel karar vermeler artıyor ve evlilik zarar görebiliyor. Evlendikten sonra bile flört ediyormuş gibi yapmak en iyisi. 

‘İlk günkü aşkla çalışıyorum’

Ekranların en uzun soluklu eğlence programlarından biri olan ‘Güldür Güldür Show’da dört yılı geride bıraktınız. Bu durumun hayatınıza yansımaları nasıl oluyor?

A.K.: Çoğunluğunu okul arkadaşlarımın oluşturduğu bir ekiple oynamanın hazzı ve kolaylığı anlatılmaz yaşanır! Bu işte ilk günkü aşkla çalışıyorum. Tabii yapımcılar tarafından mimlenme durumu var. Devamlı bu tarzda, komedi işleri geliyor. İlerleyen dönemde farklı karakterlere bürünmek isterim. Özel hayat yönündense Alper’le aynı seti paylaştığımız için oğlumuzdan ayrı kalmamız bizi biraz zorluyor.

Arif HÜR / HT MAGAZİN 

BAKMADAN GEÇME