Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Ekonomi Sosyal Güvenlik Soru cevap Part time çalışanlar eksik günleri borçlanabilir mi? - Sosyal Güvenlik Haberleri

        PART TİME ÇALIŞANLAR AY İÇİNDEKİ EKSİK GÜNLERİ BORÇLANABİLİR Mİ?

        Öğrencisi olduğum üniversitede kısmi istihdam statüsü ile çalıştığım için ilk 4/a sigorta girişim üniversite tarafından Aralık/2006 tarihinde yapıldı. Bazı ay 2 gün, bazı ay 7 gün olmak üzere altı ay boyunca üniversite tarafından toplam 28 gün sigorta primim parça parça yapıldı. Üniversitenin bitmesi ve askerlik hizmeti sebebiyle uzun süre çalışamadım. İlk işimle beraber tam zamanlı uzun vadeli çalışmaya Haziran/2011 tarihinde başladım.

        E-devlet üzerinde baktığımda emeklilik şartlarım “60 yaş, 7200 gün” veya “63 yaş, 5400 gün” olarak görünüyor. Yani emeklilik şartlarım part-time çalışarak SGK girişimin yapıldığı 2006 yılına göre değil, tam zamanlı çalışmaya başladığım 2011 yılına göre belirlenmiş durumda. Bunun haricinde aylık bağlama oranım (ABO) da 2006’da uzun vadeli sigorta başlangıcı yapan kişiye göre daha düşük hesaplanıyor.

        REKLAM

        Öğrenmek istediğim şu: 2006 yılındaki kısmi istihdam ve sigorta girişimi tam zamanlı çalışan olarak geriye dönük kendim ödeyerek tamamlama şansım var mıdır? Şahsi düşüncem, bunu yapabilirsem hem aylık bağlanma oranım yükselecek hem de çalışma şartlarım 60 yaş 7000 gün veya 60 yaş 4500 gün olarak değişecektir. (Hakan A.)

        İşçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda yapılan sözleşmeye, kısmi süreli iş sözleşmesi denilir. Halk arasında part time olarak da adlandırılan kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçiler 4/a statüsünde uzun vadeli sigorta kollarına tabidirler. Sigortalarının yaptırılması zorunludur. Saat usulü çalışılması durumunda, her 7,5 saatlik çalışma için bir günlük prim yatırılır.

        Kısmi süreli çalışmanız dolayısıyla Aralık 2006 tarihinde yapılan sigortanız kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumuna prim günü bildirilmişse, bu tarih sigorta başlangıcınız olarak kabul edilir. O dönemde 28 gün çalıştığınızı belirtiyorsunuz. Üniversitenizin bulunduğu il sosyal güvenlik müdürlüğüne giderek, sistemde prim günlerinizin neden görünmediğini, sigorta başlangıcı olarak neden 2011 yılının kabul edildiğini sorgulamanızı tavsiye ederim.

        REKLAM

        Sigorta başlangıç tarihi 30 Nisan 2008 öncesinde olanlar ile sonrasında olanların emeklilik yaşı ilk bakışta kadınlarda 58, erkeklerde 60 görünmekle birlikte bir nüans vardır. İlk defa sigortalı çalışmaya 30 Nisan 2008 sonrasında başlayanların normal emeklilik için gerekli 7000 prim gününü 31 Aralık 2035 tarihine kadar tamamlamaları halinde evet bu yaşlar geçerlidir. Ancak, prim gününü 1 Ocak 2036 tarihinde tamamlayanlarda bile emeklilik yaşı 1 yıl uzar. Emeklilik yaşı, prim günü koşulunu tamamlama tarihine göre 2036’dan itibaren her iki yılda 1 yıl artar. Bu açıdan hakkınızı mutlaka aramalısınız.

        Kısmi süreli iş sözleşmesiyle (part time) çalışanlar, ay içinde eksik günlerini, çalıştıkları dönemde isteğe bağlı sigorta primi ödeyerek tamamlayabilirler. İsteğe bağlı sigorta normalde 4/b (BAĞ-KUR) kapsamında sayılırken, kısmi süreli çalışanlarınki 4/a (SSK) statüsünde değerlendirilir.

        Çalışırken isteğe bağlı sigorta ile eksik günlerini tamamlayamayanlar için ise 25 Şubat 2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 Sayılı Kanunla sonradan hak tanınmıştır. Buna göre, 25 Şubat 2011 tarihinden sonraki sürelere ilişkin olmak üzere, 4857 Sayılı Kanuna göre kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışanlar, kısmi süreli çalıştıkları aylara ait eksik süreleri borçlanma yoluyla tamamlayabilirler. Borçlanma yapabilmek için kısmi süreli sözleşme yapılmış olması, kısmi süreli sözleşme kapsamında 25 Şubat 2011 tarihinden sonra çalışılması ve kısmi süreli çalışılan ayda eksik gün bulunması gerekir. Örneğin yılın 6 ayı kısmi süreli çalışıp, geri kalan aylarda çalışılmamışsa sadece çalışılan aylardaki eksik günler için borçlanma yapılabilir.

        REKLAM

        Sizin durumunuza gelince, kısmi süreli çalışmalarınız 25 Şubat 2011 tarihinden önceye ait olduğu için eksik günler için borçlanma yapamazsınız. Kısmi süreli çalışmalarınız bu tarihten sonraya ait olsaydı 6 ayda 28 gün çalıştığınıza göre, geri kalan 152 gün için borçlanma yapabilirdiniz.

        OTUZ YIL ÖNCE SİGORTASIZ ÇALIŞILAN İŞ YERİ İÇİN DAVA AÇILABİLİR Mİ?

        01.06.1982 doğumluyum. Üniversite okuduğum için ilk sigorta giriş tarihim 29.04.2008. Öncesinde 1996 - 2002 yıllarında bir lokantada yarıyıl tatillerinde, yaz tatillerinde ve hafta sonlarında çalıştım ama sigorta girişim olmadı. Bu lokanta karayolu üzerinde dinlenme tesisiydi. Çalışanların çoğunun sigortası yapılmadı. Bu lokantayı dava etsek (birçok şahit var) sonuç alabilir miyiz? (Kenan T.)

        İlk sigortanızın yapıldığı 29 Nisan 2008 tarihinde prim günü bildirilmişse oldukça şanslısınız demektir. Yukarıda anlattığımızın aksine, prim gününü 2036 yılından sonra da tamamlasanız emeklilikte 60 yaşa tabi olacaksınız. Prim gününü geç tamamladığınız için emeklilik yaşınız artmayacak.

        REKLAM

        Sigortasız çalışanların hizmet tespiti davasını 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açması gerekir. Hak düşürücü süre, işten ayrılma tarihinde başlar.

        Sigortasız çalışılan bir iş yerinde sonradan sigorta yapılmışsa en son işten ayrılma tarihi hak düşürücü sürenin başlama tarihi kabul edilir. Bu haktan yararlanabilmek için sigortasız çalışma sonrasında kesintisiz çalışma devam ederken sigortanın yapılmış olması gerekir.

        1996-2002 yıllarında yarıyıl ve yaz tatillerindeki çalışmalarınızla ilgili hizmet tespiti davasını 5 yıllık hak düşürücü sürede açmadığınız için açacağınız dava reddedilir, sonuç alamazsınız.

        HANGİ İŞÇİ 2025 YILINDAKİ ÜCRET GELİRLERİ İÇİN BEYANNAME VERMEK ZORUNDADIR?

        18.04.2024 – 31.05.2025 tarihleri arasında çalıştığım firmadan ayrılıp 02.06.2025 tarihinde başladığım firmada 15.09.2025 tarihinde ücretsiz izne çıkartıldım. Tekrar 01.12.2025 tarihinde işe döndüm. 2025 yılında net ücretim her iki firmada da 45000 TL olup yemek + yol parası 8500+2000 TL verildi. Bu verilerden kaynaklı ilk işverenden 45000 TL X 5 ay = 225.000 TL, ikinci işverenden 45000 TL X 4,5 ay = 205.000 TL gelir elde ettim. Beyanname vermem gerekiyor mu? Beyannamede gider gösterebilmek için banka hesaplarımdaki harcamaları mı göstereceğim? (C. İ.)

        REKLAM

        Beyanname yükümlülüğü işçinin beyaz yakalı veya mavi yakalı olduğuna bakılmaksızın gelir durumuna göre belirleniyor. 2025 yılındaki kazancından dolayı bu yıl mart ayında beyanname vermesi gereken işçiler şöyledir:

        -Tek işverenden aldığı vergiye tabi ücret geliri 4.300.000 TL’yi aşanlar,

        -Birden fazla işverenden vergiye tabi ücret geliri elde edenlerden, birden sonraki işverenden aldıkları ücretlerin toplamı 330.000 TL’yi aşanlar,

        -Birden fazla işverenden vergiye tabi ücret geliri elde edenlerden, birinci işverenden aldıkları ücret geliri dahil olmak üzere aldıkları ücretlerin toplamı 4.300.000 TL’yi aşanlar,

        -Ücretlerini yabancı bir ülkedeki işverenden doğrudan doğruya alanlar,

        -İstisnadan faydalanmayan yabancı elçilik ve konsolosluk memur ve hizmetlileri,

        -Ücretinden vergi kesintisi yapılmamış kişiler.

        En çok karışıklık birden fazla işverene bağlı çalışanlar ile yıl içinde iş değiştirenlerde yaşanıyor. Sizin iki işverenden aldığınız ücretlerin her birinin toplamı 330 bin liranın altında kaldığı için beyanname vermeniz gerekmiyor.

        REKLAM

        Şayet her bir işverenden 335.000 TL alsaydınız, başka bir deyişle iki işverenden aldığınız ücretler de ayrı ayrı 330 bin liranın üzerinde olsaydı beyanname vermeniz gerekirdi.

        Beyannamede gider gösterebilmek için eğitim ve sağlık harcamalarına ilişkin fatura alınmış olması gerekir. Kasa fişi bile belge olarak kabul edilmez. Banka hesabındaki harcama dökümünün ise hiçbir önemi yoktur.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Parktaki cinayetin sanığı: Herhangi bir husumetim yoktu

        Antalya'da parkta yürüyüş yapan Ali Haydar Özyıldırım'ı (58) bıçaklayarak öldüren Sedat Demirören, ilk duruşmada, "Bıçağı savurduğum anda maktulün yere düştüğünü fark ettim ve yaralanmadığını düşündüm. Sonra kalp krizi geçiriyor sandım. İlk etapta gömleğini açtım. Kan izini gördüm. Herhangi bir husu...
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ