Mehmet Çalışkan

Gülten Akın...
23 Ocak 1933'te Yozgat'ta doğdu.
İlk şiiri 1951'de yayımlanan Gülten Akın, 1955'te Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. Akın, gezip gördüğü yerlerden aldığı esinle zenginleştirdiği ve coşkulu bir insan sevgisiyle yoğurduğu şiirlerinde toplumsal sorunları, yaşam - halk ilişkisini öne çıkardı. Şiirlerinde büyük ölçüde folklor unsurlarından yararlandı.

Gülten Akın, Gevaş, Alucra, Gerze, Saray ilçelerinde ve Kahramanmaraş'ta yardımcı avukatlık, avukatlık ve öğretmenlik yaparken Türk Dil Kurumu Derleme ve Tarama Kolu'nda çalıştı. Akın, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayın Danışma Kurulu üyeliğinin yanı sıra İnsan Hakları Derneği ve Dil Derneği'nde kurucu ve yönetici olarak görev aldı.
2008'de bir gazetenin yaptığı kamuoyu araştırmasında 'Yaşayan en büyük şairler' kategorisinde en fazla oyu alan Gülten Akın'ın şiirleri pek çok dile çevrilirken bazıları bestelenerek şarkı haline getirildi.
Gülten Akın 4 Kasım 2015'te tedavi görmekte olduğu hastanede 82 yaşında hayatını kaybettikten sonra Karşıyaka Mezarlığı'na defnedildi.

ŞİİR KİTAPLARI
* Rüzgar Saati (1956)
* Kestim Kara Saçlarımı (1960)
* Sığda (1964)
* Kırmızı Karanfil (1971)
* Maraş'ın ve Ökkeş'in Destanı (1972)
* Ağıtlar ve Türküler (1976)
* Seyran Destanı (1979)
* İlahiler (1983)
* Sevda Kalıcıdır (1991)
* Sonra İşte Yaşlandım (1995)
* Sessiz Arka Bahçeler (1998)
* Uzak Bir Kıyıda (2003)

BESTELENMİŞ ŞİİRLERİ
* Büyü Yavrum (Grup Yorum - Edip Akbayram - Kemal Sahir Gürel)
* Deli Kızın Türküsü (Sezen Aksu)
* Siyah Beyaz (Sevinç Eratalay)
* Beni Unutma (Sevinç Eratalay)
* Ertuğrul'a Ağıt (Grup Yorum)

ÖDÜLLERİ
* Varlık Şiir Yarışması'nda Birincilik Ödülü (1955 )
* Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü (1965)
* TRT Sanat Ödülleri Yarışması'nda Başarı Ödülü(1972 )
* Yeditepe Şiir Armağanı (1976 )
* Halil Kocagöz Şiir Ödülü (1991)
* Sedat Simavi Edebiyat Ödülü (1992)
* Akdeniz Altın Portakal Şiir Ödülü (1999)
* Dünya gazetesi Yılın Telif Kitabı Ödülü (2003)
* Erdal Öz Edebiyat Ödülü (2008)
* Metin Altıok Şiir Ödülü (2014)

DELİ KIZIN TÜRKÜSÜ
Sana büyük caddelerin birinde rastlasam
Elimi uzatsan tutsam götürsem
Gözlerine baksam gözlerine, konuşmasak
Anlasan

Elimi uzatsam tutamasam
Olanca sevgimi yalnızlığımı düşünsem-hayır düşünmesem
Senin hiç haberin olmasa
Senin hiç haberin olmaz ki
Başlar biter kendi kendine o türkü
Yağmur yağar akasyalar ıslanır
Bulutlar uçuşur geceleyin
Ben yağmura deli buluta deli
Bir büyük oyun yaşamak dediğin
Beni ya sevmeli ya öldürmeli

Yitirmeli büyük yolların birinde ne varsa
Böcekler gibi başlamalı yeniden
Bu Allahsız bu yağmur işlemez karanlıkta
Yan garipliğine yürek yan
Gitti giden

YAĞMURLU
Uzağı ne zaman düşünsem aydınlık
Burda geceler kaldı sen gittin
Geceyle uyku suyla yosun
Benimle olduğun bilmez misin

Uzak ve beyaz şehirlerden
Bir ince yağmurla gelirsin
Gece bekçisini sokağından
Garibi yatağından çeker alırsın

Bir hikaye bilir söylerim
Dost yıldızlara karşı ve sabaha doğru
Bu hikayenin bir ucu sendedir
Kurtarmak isterim kurtarmak isterim
Bütün uçurtmaların ipi elindedir.

İLK YAZ
Ah, kimselerin vakti yok
Durup ince şeyleri anlamaya

Kalın fırçalarını kullanarak geçiyorlar
Evler çocuklar mezarlar çizerek dünyaya
Yitenler olduğu görülüyor bir türküyü açtılar mı
Bakıp kapatıyorlar
Geceye giriyor türküler ve ince şeyler

'Memelerinde biraz irin, biraz balık ve biraz gözyaşı
Bir dev oluyorsun deniz deniz deniz
Sisin dere ağızlarından sokulup akşamları
Fındıklarımızı basıyor
Neyleriz kararan tomurcukları
Çocuklarımıza yalvarıyoruz: Aç durun biraz
Tecimenlere yalvarıyoruz:
Bir 'Hotel' bir gizli evlenme az çiziniz
Bir banka az çiziniz bir yalvarma
Bizden size ve sizden dışardakilere

Karılarımızı yolluyoruz tırnaklarını kesmeye ve demeye
-Evet efendim-
Çocuklarımızı yolluyoruz dilenmeye
Bizler gidiyoruz yatağımız tanrıya emanet
Yazların motorlu çingeneleri
Ah, kimselerin vakti yok
Durup ince şeyleri anlamaya
Baba evleri, ilk kez girilen ırmağa dönüş
Toprağa tutku, kendinden dolayı
Kulaklarımızı tıkıyoruz: Para para para
Kulaklarımızı açıyoruz: Kavga kavga kavga
Sorar belki biri: Kavga ama neden kavga
Komşumuza sonsuz balta, karımıza yumruklar içinde
-Bilmiyoruz neden kavga.

Sonra kasabamızın cezaevinde
Silgimizi göz önüne yerleştiriyoruz
Günlerimizi iterek genişletiyoruz
Yer açıyoruz karılarımızı düşünmeye
Bizsiz geçen menevşeyi düşünmeye

Durup ince şeyleri anlamaya
Kimselerin vakti olmasa da
Okulların kadın öğretmencikleri
Tatil günlerini çoğaltsalar da
Kutsal nemiz varsa onun adına
Gözlerimiz için bağlar dokusalar da
Birikimler ve çizgiler gitgide gitgide
Açmaya ilk yaz çiçekleri

Bir gün birileri de öte gecelerden
Islık çalarlar yanıt veririz'

 

PAZAR: Yaşar Nezihe Bükülmez 

'KORONA GÜNLERİNDE ŞİİR'İN DİĞER ŞAİRLERİ