Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

BEŞİKTAŞ TEMPOSU
ALİ GÜLTİKEN
Beşiktaş’a karşı oynayan takımların hiçbirinin yalnızca savunma yaparak sahadan istediğini alıp çıkması mümkün değil. Beşiktaş’ın temposuna tempoyla karşılık verebilen, baskısına baskıyla karşılık verebilen, pas yüzdesine pas yüzdesi ile karşılık verebilen takımlar ancak maç bitiminde bir şeyler almayı düşünebilirler. Ama bir de Beşiktaş’ın etkili forvetlerini durdurmak kaydıyla...

G.Birliği takımı, son haftaların hiç şüphesiz en flaş takımı... Üzülmez ile beraber müthiş bir dönüş gerçekleştirdiler. Güvenleri yerinde. Oyun disiplinlerini, sistemlerini bu güven içerisinde iyi bir seviyeye taşımış durumdalar. Dün akşam bunu bu kez de Beşiktaş karşısında tekrar etmeye çalıştılar. Oyunun ilk 10 dakikasında bu G.Birliği sahadaydı. Pas da yaptı, topa sahip de oldu. Maça etki edebilir bir görüntü de verdi. Fakat bu yalnızca 10 dakika sürebildi. Sonra Beşiktaş, beklediğimiz gibi sazı eline aldı ve tempoyu her dakika biraz daha artırdı.

İlk yarıda ritim arttıkça, pozisyonlar geldikçe, Gomez de sahne almaya başladı. Etkili ve doğal olarak her pozisyonun içerisinde o var. İkinci yarı beklendiği gibi pozisyonlarına golü de ekledi. Beşiktaş temposunu kendi oynayabileceği seviyeye çıkardığında rakiplerinin direnebilmesi kolay değil. Tempoyla beraber hareketlilik ve doğal olarak da pozisyonlar da geliyor. Sosa dün yine işbaşındaydı. Seyretmek büyük keyif. Hem yetenekli hem karakterli hem de yürekli bir oyuncu. Sorumluluk almayı başarabiliyor. Büyük takım oyuncusu ne demek, bunları çok net ortaya koyuyor. Golde yine yaptığı asistle maçı çözen adam oldu. Elbette Cenk’in bir önceki asistin asistini de alkışlamadan geçmeyelim. Gomez’in bu kadar iyi bir organizasyonu golle neticelendirememesi de futbol adına eksiklik olurdu. Topla buluştuğundaki soğukkanlılığı ve bitirici vuruşu, Beşiktaş adına bu maçı taçlandırdı.

Sezon finali yaklaştıkça doğal olarak beraberinde başarı baskısı da artıyor. Bunu taşımak ve üstesinden gelebilmek bu tür maçları çevirebilmekte yatıyor. Sahadaki rakibiniz elbette zorluk çıkaracak ve direnecek. Bir yandan bunu geçeceksiniz, diğer yandan da kendi içinizde yaşadığınız başarı baskısının performansınıza etki etmesini engelleyeceksiniz. Bu da ancak dün akşamki Beşiktaş oyuncularının kazanma azmiyle ortaya koyduğu irade ile olur. Bu safhalarda da en önemli şey skor ve galibiyettir. Bunu başardığınız her hafta baskıyı sizden çok yarış içerisinde olduğunuz rakipleriniz hisseder. Öyle de olacaktır.

ALEXİS VE MARCELO
Beşiktaş, defans içerisindeki dönüşümünü çok başarılı bir şekilde gerçekleştirdi. Alexis ve Marcelo kalibreli oyuncular. Hem bireysel anlamda adaptasyonlarını çok çabuk tamamladılar hem de birbirlerine uyumlarını.

QUARESMA
Quaresma’nın final yaklaştıkça sorumluluk alması ve oyunu zorlaması sevindirici. Hem kendisi keyif alıyor hem de onu seven ve izlemekten mutlu olan Beşiktaş taraftarı.

BEŞİKTAŞ ADIM ADIM GELİYOR
İBRAHİM YILDIZ
Hakem hatalarının çokça konuşulduğu bir lig yaşıyoruz. G.Saray-Trabzon maçındaki olaylar ise bardağı taşıran son damla oldu. TFF’den soruna bir çözüm beklemek şimdilik mümkün gözükmüyor.

İşte böylesine bir ortamda Beşiktaş-G.Birliği maçı yüreklere su serpti demek doğru olur. En azından hakemin oyuna müdahalesi yoktu. Temiz, sorunsuz bir maç oynandı.

Beşiktaş, yeni transferleri Alexis ve Marcelo ile sahaya çıktı. Her iki oyuncu da Tolga’nın önünde güvenli bölgeyi kurmuşlardı. Bir süredir başarılı maçlar çıkaran Quaresma dün yine ilk 11’deydi. Güneş, Portekizli’den en önemli kozu olarak çok şey bekliyordu doğal olarak. Quaresma da her iki kanatta kendini gösterdi. Enerjisini sahaya yansıttı. Adam geçmede ve ortalarında klas bir oyuncu olduğunu yine ispatladı.

G.Birliği alt sıralardan kurtulmak için puan almak istiyordu. Adı, “Deli İbo”ya çıkan Üzülmez arka arkaya kazanılan maçlarda önemli bir görev üstlenmişti. Beşiktaş’ın eski futbolcusu, yıllarca formasını giydiği takımının karşısında puan arayan bir takımın hocasıydı. Duygusal bir akşamdı İbrahim adına. Karşılaşmaya hızlı başlayan Beşiktaş, G.Birliği’ni sahasına hapsetti demek abartı olmaz. İlk 45 dakika süresince 5 kez gol fırsatı yakalayan Siyah-Beyazlılar bu pozisyonları değerlendiremedi. Olcay’ın direkten dönen şutu en net kaçan gol şansıydı.

Siyah-Beyazlılar’da birbirine uzak oynayan oyuncular rakip takımın işini kolaylaştırdı. İyi bir alan savunması yaparak rakip oyunculara gol şansı tanımadılar. Doğal olarak baskıya rağmen istenilen gol ilk yarıda gelmedi.

Tempolu oyun karşısında panikleyen Gençlerbirliği, ikinci yarı oyundan disiplin olarak düştü. Beşiktaş, her zamanki ritmi yakalayınca pozisyon çeşitliliği yaşandı. İlk yarı 3 kez kaleyi yoklayan Gomez 63. dakikada topu ağlarla buluşturarak takım arkadaşlarına moral aşıladı. Haftalardır izlediğimiz canlı futbolu dün yine sahaya yansıtan Siyah-Beyazlılar, bir gol bile atsa tribünleri dolduran taraftarlarını mutlu etmeyi sürdürdü. Yenik duruma düşen Ankara takımının ileri çıkması oyunun güzelleşmesini sağladı. Uğur’un direkten dönen topu kendileri adına şanssızlıktı. Alexis ile Marcelo’nun zor maçlarda sıkıntı yaşatacaklarını söylemek mümkün. Rakibin az sayıdaki ataklarında yaşanan sorunu bizim kadar Şenol Güneş’in de gördüğü muhakkak.

Şampiyonluk mücadelesinin en önemli aktörlerinden biri olan Beşiktaşlılar’ın kafasında sanki haftaya oynayacakları Fenerbahçe maçı vardı. Kart görmekten çekindiler. Olabildiğince hakemle tartışmaya girmemeye çalıştılar. Gomez’in golden sonra kenara alınması da bunun bir işaretiydi.

QUARESMA PARLADI
Portekizli futbolcu kendine olan güveni boşa çıkarmadı. Çok çalıştı. Koştu, ortalar yaptı. Adam eksiltti. Verilen görevi eksiksiz yaptı.

OZZİE TOPARLANMALI
Beşiktaş’ın çok şey beklediği Oğuzhan Özyakup yeteneklerini sahaya yansıtamadı. Bir iyi, bir kötü. Sürekliliği yok.

İLİKLERİNDE YAŞIYORLAR
KARTAL YİĞİT
Artık şu bir gerçek: Beşiktaş yense de yenilse de, tek gol de atsa maçın her anını iliklerinde yaşayan oyunculardan kurulu bir ekip. Mersin’den sonra katı ve disiplinli bir savunma anlayışına sahip Gençlerbirliği’nin de SiyahBeyazlı ekibin hücum gücünü kırmaya çalıştığını gördük. Beşiktaş böyle oynayan takımlara karşı zorlanıyor. Kolay değil; hele bir de ofansif olarak bir kişinin bile etkili olamaması takımı paniğe sürüklüyor. Oğuzhan ve Olcay dün de iyi değildi. Allah’tan Quaresma’nın müthiş performansı vardı ki, bu açığı kapattı.

Zaman zaman “Yardıma gelmiyor, ayağında çok top tutuyor” diye eleştirdiğimiz Ricardo hakikaten şahaneydi. Belki de ilk kez bu kadar çalışkan ve üretkendi. Savunmasına sık sık gelip rakipten top çalması da Quaresma’nın maçı ne kadar istediğini ve sorumluluk aldığını gösterdi.

Atiba’dan da yine söz etmezsek ayıp etmiş oluruz. O hep bildiğimiz Atiba’nın da üzerinde mücadele etti. Beşiktaş çok öldürücü pozisyonlara girmedi ama girdiği anlarda Gomez’in şanssızlığı yine üstündeydi. Ancak yine bitiriciliğini gösterip kendini de takımını da rahatlatan golü o attı. Beşiktaş maç eksiğine rağmen emaneti olan liderliği tekrar geri aldı. Bu moral ve özgüvenle Fenerbahçe’ye gidiyor. Haftaya bakalım neler olacak!