Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Son günlerin en çok konuşulan konularından olan taşerona kadro verilmesi konusu, işçiler tarafından heyecanla araştırılıyor. İnternet üzerinde sık sık "taşerona kadro verilecek mi?" diye araştıran vatandaşlar, taşeron konusundaki son gelişmeleri yakından takip ediyor. Peki taşerona kadro verilecek mi? Taşerona kadroda son durum ne?

TAŞERONA KADRO VERİLECEK Mİ?

Taşeron işçi konumunda çalışan vatandaşlar, son günlerin en çok merak edilen konularından olan taşerona kadro konusunda yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyor. Taşerona kadro verilmesi ile ilgili konuşan Bakan'ların ve sendika başkanlarının açıklamalarını takip eden vatandaşlar, "taşerona kadro verilecek mi?" diye araştırıyor. Peki taşerona kadroda son durum ne?

BAKAN SARIEROĞLU TAŞERON İÇİN TARİH VERDİ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, geride bıraktığımız haftada taşerona kadro konusunda iki açıklama yapmış ve işçileri heyecanlandırmıştı. Son olarak bir açıklama daha yapan Bakan Sarıeroğlu, "Düzenleneme 10 gün içerisinde Meclis'e getirilecektir." ifadelerini kullandı. Bakan Sarıeroğlu, geçtiğimiz gün yaptığı açıklamada da bu sene bitmeden taşeronda çalışan vatandaşların kamuda istihdamlarıyla ilgili çalışmayı tamamlayıp gereğini yapacaklarını söylemişti.

Bakan Jülide Sarıeroğlu, Maliye Bakanlığı ile taşeron işçilerle ilgili gerekli çalışmaları yaptıklarını belirterek, "Sayın Başbakanımıza ve ilgili mekanizmalara arz edeceğiz, ondan sonra kamuoyuyla paylaşacağız, bir de paydaşlarımızla görüşeceğiz." dedi.

AA'nın haberine göre; Sarıeroğlu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2018 yılı bütçesine ilişkin görüşmelerde, milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtladı.

Taşeron işçilerle ilgili düzenlemenin yıl sonuna kadar tamamlanacağını yineleyen Sarıeroğlu, şunları söyledi:

"Tabii bu zor bir konu. Geçmiş dönemde çalışma yapılmış ve disipline edilmeye çalışılmış bir alan. Sendikalara üye olma hakkı getirilmiş, toplu sözleşme hakkı getirilmiş, kıdem tazminatı güvence altına alınmış. Diğer taraftan ihalelerin üç senelik olarak yapılmasıyla ilgili düzenlemeler gerçekleştirilmiş ama şu anda bir süreç var. Maliye Bakanlığımızla birlikte gerekli sunumlarımızı, çalışmalarımızı yaptık. Sayın Başbakanımıza ve ilgili mekanizmalara arz edeceğiz, ondan sonra kamuoyuyla paylaşacağız, bir de paydaşlarımızla görüşeceğiz."

 

CHP'DEN TAŞERON İŞÇİLİK ÇALIŞTAYI

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Asgari ücret net bin 500 lira olacak dedik, 'Parayı nereden bulacaksın' dediler. Bugün asgari ücret bin 400 lira civarında. Önümüzdeki günlerde yeniden gündeme gelecek. Buradan söylüyorum, asgari ücretin net, en az 2 bin lira olması gerekiyor." dedi.

Kılıçdaroğlu, CHP Emek Bürolarınca düzenlenen "Taşeron İşçilik Çalıştayı"nda yaptığı konuşmada, 2002'de kendilerine verilen rakamlara göre 387 bin taşeron işçinin bulunduğunu söyledi.

Bu sayının 2 milyonu aştığını ifade eden Kılıçdaroğlu, rakamı kimsenin bilmediğini söyledi. Kaç taşeron işçi bulunduğunun öğrenilmesi gerektiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, taşeron işçilerin iş güvencelerinin olmadığını savundu.

"Bunlar 21. yüzyılın modern emek köleleridir." diyen Kılıçdaroğlu, taşeron işçilerin ömür boyu asgari ücrete mahkum olduğunu söyledi.

Sendikalı olmayan taşeron işçilerin haklarını istemekten korktuğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Asgari ücret net bin 500 lira olacak dedik, 'Parayı nereden bulacaksın' dediler, bugün asgari ücret bin 400 lira civarında. Önümüzdeki günlerde yeniden gündeme gelecek. Buradan söylüyorum, asgari ücretin net, en az 2 bin lira olması gerekiyor. İtiraz edenlere şunu söylüyorum, bin 400 lirayı bir ay versinler, devletin müsteşarına, bakanına, cumhurbaşkanına, başbakanına versinler. Bin 400 lirayla bir ay geçin Allah aşkına. Ev kirası, dolmuş parası vereceksin, okul masrafını karşılayacaksın. Peki geriye ne kalıyor? Geriye bir şey kalmıyor."

Çalışanın hakkının teslim edilmesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, taşeron işçilerin örgütlenme hakkından mahrum olduğunu savundu.

Taşeron işçilerin kıdem tazminatı haklarının yasal olarak bulunduğunu ancak fiilen bu hakkın olmadığını dile getiren Kılıçdaroğlu, "Aynı iş yerinde sürekli çalışıyorlar, bir bakıyorsunuz sürekli firma değişiyor. Bunlar kıdem tazminatı haklarını alamıyorlar. İnsan haklarına aykırıdır. Hukuku arkadan dolanıyorlar ve işçilere kıdem tazminatını vermemek için her türlü yolu deniyorlar." dedi.

Taşeron işçinin hakkını arayamadığını belirten Kılıçdaroğlu, taşeron işçilerin sendikalaşma hakkı olması gerektiğini ifade etti.

Sorunun kültürel, sosyal ve siyasal boyutları da olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, bütün bunların üzerinde durulması gerektiğini kaydetti.

Taşeron işçilere kadro verilmesinden mutlu olacaklarını, "Kadro vereceğiz" denildiğini, ancak çok sayıda kamu kuruluşuna "Taşeron sözleşmelerini 3 yıl yapacaksınız" şeklinde yazılar gittiğini öne süren Kılıçdaroğlu, "Yılbaşına kadar kadro verecekseniz, bu yazıları niye yazıyorsunuz? 'Üç yıllık taşeronsözleşmesi yapın' diye bu yazıları niye yazıyorsunuz? Sanıyorlar ki bizi kandıracaklar. Bizi asla kandıramayacaklar. Taşeron işçisi kadro alıncaya kadar bunun mücadelesini yapacağız." diye konuştu.

Birlikte mücadele edildiğinde herkesin hakkını alacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin, iş kazalarında Avrupa'da birinci, dünyada ise üçüncü olduğunu savunarak, son 15 yılda 18 bin 418 kişinin iş kazalarında hayatını kaybettiğini belirtti. Kılıçdaroğlu, hayatını kaybedenlerin çoğunun sendikasız veya taşeron işçi olduğuna işaret etti.

Örgütlenme konusunda da toplantı yapılmasını istediğini dile getiren Kılıçdaroğlu, 12 Eylül darbe hukukunun sendikalar üzerine getirdiği örgütlenme yasaklarının kaldırılması ve bunun mücadelesinin yapılması gerektiğini, sosyal devletin, çalışılabilecek ortamı yaratmak ve iş bulmak zorunda olduğuna dikkati çekti.

"Bize bağlı belediyelerde taşeron işçilerin sendika kurmalarına hiçbir engel çıkarmadık." ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, asgari ücret konusunda da en az net 2 bin lira olması gerektiğini söylediğini hatırlatarak, şunları kaydetti:

"'Bu parayı nereden bulacağız' diye yine bir gürültü kopacak biliyorum. 'Memleketimi batıracaksınız, işçiye 2 bin lira verilir mi?' diyecekler. Ben bunu da biliyorum. Son 15 yılda yurt dışındaki bir avuç faiz lobisine, sayısı 10'u geçmez. Türkiye Cumhuriyeti'nin ödediği faiz 145 milyar dolar. Bir avuç faiz lobisi, çoğu da Londra'da. Bunlara para buluyorsun, bu faizi veriyorsun. Oturuyorlar, ellerinde viski kadehi, ayak ayak üstüne atıyorlar, paraları getiriyorlar, yüksek faizi alıyorlar, keyiflerine bakıyorlar."

HAK-İŞ GENEL BAŞKANI ARSLAN'DAN TAŞERON AÇIKLAMASI

Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Biz iyi niyetliyiz. Biz üzüm yemek istiyoruz, derdimiz o. Bu taşeron gerçeğini en iyi bilenlerdeniz. Yaşananları, mali portesini, ülkenin ekonomisindeki karşılığını biliyoruz, taşeron sisteminin hangi sorunlarla muhatap olduğunun farkındayız." dedi.

Arslan, Hizmet-İş Malatya Şubesi'nin 7. Olağan Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, sendikalarının önemli bir sayısal çoğunluğu bulunduğunu belirtti.

Türkiye'nin en büyük ikinci konfederasyonu olduklarını ancak bu sayıların kendilerine yeterli gelmediğini dile getiren Arslan, asla vazgeçmeyeceklerini, bütün olumsuzluklara rağmen çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.

Arslan, "En büyük sorunlarımızdan biri bugün taşeron meselesidir. Biz taşeron mevzusunda da ilk günkü gibi aynı yerde duruyoruz. Hükümetimize açık net ifadelerimiz oldu. Maliye Bakanlığının daha önce yaptığı çalışmayla, geçtiğimiz günlerde yine medyada servis edilerek önümüze getirilen Özel Sözleşmeli Personel çözümünü asla kabul etmiyoruz." diye konuştu.

Gündeme getirilen uygulamaya baştan beri karşı çıktıklarını kaydeden Arslan, bunun hayata geçirilmemesi için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi.

Hükümetin henüz böyle bir taslağı ortaya koymadığını da anımsatan Arslan, şöyle devam etti:

"Biz iyi niyetliyiz. Biz üzüm yemek istiyoruz, derdimiz o. Bu taşeron gerçeğini en iyi bilenlerdeniz. Yaşananları, mali portesini, ülkenin ekonomisindeki karşılığını biliyoruz, taşeron sisteminin hangi sorunlarla muhatap olduğunun farkındayız. O zaman geliniz artık bu sistemi sürdüremiyorsak gelin öyle bir sistem ortaya koyalım ki sürdürülebilir olsun. Biz objektif bakıyoruz. O yüzden hükümetimize buradan sesleniyorum. Taşeron konusunu bizimle beraber konuşun. Bizi dinleyin, taleplerimizi dikkate alın ve o doğrultuda bir çözümü hep birlikte bulalım."

DİSK GENEL BAŞKANI KANİ BEKO'DAN TAŞERON AÇIKLAMASI

DİSK Genel Başkanı Kani Beko, taşeron işçilere kadro verilmesine ilişkin, "Dilerim önümüzdeki süreçte, en yakın dönemde taşeron sistemi kesinlikle ortadan kalkar. Kamuda, belediyelerde ve şirketlerde çalışan bütün taşeron işçisine kadro verilir düşüncesindeyim. Hep beraber bu işi başarabiliriz." dedi.

Çeşitli ziyaretler için kente gelen Beko, Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir'i makamında ziyaret etti.

Beko, burada yaptığı konuşmada, ülke insanına layık bir anayasanın mutlaka oluşturulması gerektiğini belirterek, "Bu anayasanın demokratik kitle örgütleriyle sendikaların, siyasi partilerin içinde olduğu komisyonlarla eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik, laik, sosyal bir anayasanın ülkemize çok yakışacağı inancındayız. DİSK olarak bunun böyle olmasını talep ediyoruz." diye konuştu.

Genel Maden İşçileri Sendikası'nı da ziyaret eden Beko, başta madenler olmak üzere taşeron sisteminin yasaklanması gerektiğini savundu.

Beko, taşeron şirketlerinin değiştiğini ancak işçilerin değişmediğini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Hiçbir taşeron, taşeron işçisinin kıdem tazminatını, ihbar tazminatını ve alacaklarını ödemiyor. Böyle bir şey yok. Taşeron dediğimiz şey, bize göre asalak. Bu madenlerin asıl sahipleri maden işçileridir. Maden işçileri tarafından bunlar çalıştırılmalı. Dolayısıyla taşeron kesinlikle ortadan kaldırılmalı diye düşünüyorum. Artık bir yerden başlamak lazım. Başta madenler olmak üzere inşaatlarda, kara, hava, deniz yollarında, kamuda taşeron kesinlikle olmaması gerekir. Geçmişte olduğu gibi kamuda, kamu işçisi olması gerekir. Taşeronun 15 yılda bu topraklara hiçbir katkı koymadığını, tam da böyle kan emici bir vampir gibi hem işçileri hem ülkemizi sömürdüğünü hep beraber yaşadık. Dolayısıyla biz de bu taşeronun kesinlikle yasaklanmasından yanayız. Dilerim önümüzdeki süreçte, en yakın dönemde taşeron sistemi kesinlikle ortadan kalkar. Kamuda, belediyelerde ve şirketlerde çalışan bütün taşeron işçisine kadro verilir düşüncesindeyim. Hep beraber bu işi başarabiliriz."