Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Sema EREREN / HABERTÜRK PAZAR

Konuşmaya geç başlaması ve içine kapanık bir çocuk olması, ailesini ve çevresindekileri dehşete düşürmüş, uzun yıllar çevresinin endişeli gözlerine maruz kalmıştı. Oysa kimse okuldan hazzetmeyen bu çocuğun uzay, mekân ve zaman kavramlarını değiştiren dünyaca ünlü teorik fizikçi ve bilim insanı olacağını bilemezdi! Einstein, bir keresinde çocukluğundaki iki hayati dönüm noktasından şöyle bahsetmişti:

“Biri, 5 yaşımda amcamın armağanı pusulada bulduğum o gizem; diğeri 12 yaşımdayken tanıştığım Öklit geometrisi...” Bundan sonra Einstein’ın hayatı hiçbir zaman eskisi gibi olmayacaktı. 1993 yılında ölen bilim adamı Friedrich Herneck, Einstein’la 1927-1933 yılları arasında Berlin’de yaşayan yardımcısı Herta Waldow’dan dinlediklerini yazmıştı. Şimdi kitap “Einstein at Home” adıyla ilk kez İngilizce basılınca büyük ses getirdi. İşte hiç bilmediğimiz yönleri, esrarengiz özel hayatı ve günlük rutinleriyle Einstein...

‘BERBERE BİLE PARA ÖDEMEZDİ’

Bilim adamı eşiyle 7 odalı evde yaşıyordu ama nedense yardımcıları Waldow’un ne zaman acil ihtiyacı olsa paraları olmazdı. Onlar pintiydi Waldow’a göre. Bu arada Einstein’ın ikinci eşi Elsa Löwenthal aslında onun kuzeniydi. Elsa, Einstein’ı bir türlü kabarık saçlarını kestirmesi için berbere para ödemeye ikna edemediğinden onun saçını kendisi keserdi. Hatta Einstein, ayakkabısında delik olmasına, su geçirmezliğinin kalmamasına aldırış etmeden giyinirdi, giyinmenin hiç mümkün olmayacağı son ana kadar beklerdi. Sandalet giyinmeye bayılırdı, çorapsız giydiği ayakkabıları da meşhurdu.

‘BEN BİR KAPLAN DEĞİLİM’

Waldow, hemen hemen her kahvaltıda Albert Einstein’a en az 2 yumurta pişirirdi. O özellikle kızarmış yumurtaya bayılır ve bunu balla beraber yerdi. Her gün özel yumurtalar taze taze yaşlı bir Musevi adamdan alınırdı. Ayrıca mantarı günde 3 defa yiyebilir, eti çok iyi pişmemişse asla yemezdi. Her defasında “Ben bir kaplan değilim” derdi. İngiliz yemeklerinden nefret ederdi. Sık sık ‘Kaffee Haag’ adındaki kafeinsiz kahve ve siyah çay içerdi. Pipo, kereviz suyu ve çileğe çok düşkündü.

BELKİ BİR STARLA AKŞAM YEMEĞİ...

Einstein sosyalleşmekten pek hazzetmezdi. “Bu dünyada beni birkaç kişi anladı, onlar da yanlış anladı” demişti. Bir başına olmayı tercih eder, nadiren akşam yemeği yenen özel gecelere katılırdı. Charlie Chaplin gibi star arkadaşlarıyla bu gecelerde sohbet ederdi. Chaplin bir keresinde kendisine “Herkes beni anladığı için alkışlıyor, seni ise kimse anlamadığı için alkışlıyorlar” demişti.

TELESKOBU OYUNCAKTI

Einstein özellikle akşam saatlerinde keman çalmaya bayılırdı. Muhtemelen bu tutkusu klasik müziğe meraklı annesinden geliyordu ama Einstein’ın keman çalma konusunda pek de başarılı olduğu söylenemezdi. Mutfakta çıkan tınısını çok sevdiğinden kemanını özellikle mutfakta çalardı. Masasında duran oyuncak bir teleskobu vardı. Waldow, yanından ayırmadığı bu teleskopla onun yıldızları seyrettiğini anlatıyor.

GÜZEL KADINLA 1 SAAT, ONA 1 DAKİKA

“Güzel bir kadınla 1 saat vakit geçirin 1 dakika gibi gelir” diyen Einstein, güzel kadınlardan gözlerini alamazdı. Yardımcısı Waldow, 21 yaşındaki Fraulein Herta adındaki genç çalışanının, 48’indeki dâhiyle çalışmaya başladığı ilk günleri hayatı boyunca unutamadığını söylemişti. Çünkü genç kız Einstein’ı çıplak görmüş, utancından kızarmıştı. Herta, Waldow’a durumu “Benim için çok utanç vericiydi” diye özetlediğini söylüyor.

GÜLÜMSEMEKTEN YORULUNCA DİL ÇIKARDI

Bilim adamının en meşhur fotoğrafı kuşkusuz dil çıkarmış olduğu... Meğer Einstein’ın bu fotoğrafı ünlü olmaktan ve gülümseyerek poz vermekten artık usandığı dönem, 71’inci doğum gününde çekilmiş. Ardından bu ikonik fotoğrafı arkadaşlarına kendisi bastırıp yollamış.

BEYNİ HÂLÂ KAVANOZDA

Einstein, doktorlarının rahatsızlığı sebebiyle olmasında ısrar ettiği ameliyatı “İstediğim zaman gitmek istiyorum. Hayatı yapay bir şekilde uzatmak tatsız. Ben payımı kullandım, şimdi gitme zamanı ve bunu zarif bir şekilde yapmak istiyorum” sözleriyle reddetmiş, üzerinden çok geçmeden 76 yaşında hayata gözlerini yummuştu. Öldükten sonra dehasının ardındaki gizemi çözmek için beyni çalınınca ailesi haliyle ayaklanmıştı. Beyninin halen ABD’de bir kavanozda saklandığı söylenir. Bu arada incelemelerde Einstein’ın beyninde düşünce için gerekli sinirleri besleyen ‘glial hücre’ sayısı fazla olduğu belirlendi. 1999’da Kanada’daki McMaster Üniversitesi’ndeki uzmanların yaptığı araştırmalarda da, bilim adamının sylvian fissürünün gelişmiş ve alt parietal lobunun normale göre yüzde 15 daha geniş olduğu ortaya çıkmıştı.