Akbank Genel Müdürü Kaan Gür: Sektörümüzde kredi büyümesi, varlık kalitesi ve kârlılıkta kademeli bir toparlanma bekliyoruz
Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 2025 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak bankanın performansını, Türkiye ekonomisine bakışını ve 2026'ya yönelik beklentilerini paylaştı. Gür, insan odağı ve ileri teknolojinin birleştiği stratejilerle dönüşümün derinleştiğini belirterek, "Müşterilerimizin güveni ve çalışma arkadaşlarımızın gücüyle 2025'i şekillendirdik" dedi
Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 2025 yılıyla ilgili değerlendirmelerde bulunurken 2026'ya yönelik öngörülerini paylaştı. Gür'ün açıklaması şöyle:
2025, insan odağımızı ileri teknolojiyle bütünleştirerek stratejik dönüşümümüzü derinleştirdiğimiz bir yıl oldu. Bankacılığın her alanında kalıcı bir değer yaratma hedefiyle ilerdik; müşterilerimizin güveni ve çalışma arkadaşlarımızın gücüyle 2025’i şekillendirdik.
“Türk ekonomisi iç talep desteğiyle büyümeyi sürdürdü”
Ekonomik görünüme baktığımızda; Türk ekonomisinin yılın ilk yarısında finansal koşulların yeniden sıkılaşmasına rağmen, iç talep desteğiyle büyümeyi sürdürdüğünü görüyoruz. Yıl genelinde de büyümenin %3,5 civarında tamamlanmasını bekliyoruz. Cari açığın yönetilebilir düzeyde kalırken, enflasyondaki düşüş eğiliminin 2025 boyunca korunduğunu gözlemliyoruz. Öte yandan TCMB, yılın ilk çeyreğinde politika faizini %42,5’e çekmiş, ardından artan belirsizlikler nedeniyle yeniden sıkılaşmaya gitmişti. Makro ihtiyati önlemlerle desteklenen bu duruşun ardından, temmuz itibarıyla ölçülü faiz indirimleri yeniden başladı ve politika faizi %39,5’e indi. Enflasyondaki katılık nedeniyle bu sürecin temkinli adımlarla ilerlemesini bekliyoruz.
“Sektörümüzde kredi büyümesi, varlık kalitesi ve kârlılıkta kademeli bir toparlanma bekliyoruz”
Bankacılık sektörü açısından, ikinci çeyrekteki gelişmeler finansal koşulları beklenmedik biçimde sıkılaştırdı. Alınan önlemler piyasa istikrarını korumada etkili olsa da fonlama maliyetleri, kârlılık ve varlık kalitesi üzerindeki baskılar arttı. Üçüncü çeyrekte yeniden başlayan faiz indirimleriyle kredi büyümesi, varlık kalitesi ve kârlılıkta kademeli bir toparlanma bekliyoruz. Aktif kalitesinde tabana yaygın bir bozulma görülmezken, sorunlu kredi oranının düşük seyrini, sermaye yeterliliğinin de güçlü konumunu koruduğunu gözlemliyoruz. 2026’da enflasyon, dolarizasyon ve sermaye akımlarının seyriyle birlikte TCMB’nin adımları yakından izlenecek. Sektörümüz, her zaman olduğu gibi, ihtiyatlı karşılık politikaları sayesinde bütün belirsizlikleri yönetebilecek güçtedir.
“Ülkemizi, toplumumuzu ve müşterilerimizi desteklemeye devam ettik”
2025 yılı boyunca ülkemizi, toplumumuzu ve müşterilerimizi desteklemeye devam ettik. Yılın ilk dokuz ayında ekonomimize sağladığımız kredi desteğini 1 trilyon 747 milyar TL’si nakdi olmak üzere toplam 2 trilyon 224 milyar TL seviyesine çıkardık. Toplam mevduatımız 2 trilyon 27 milyar TL’ye, aktiflerimiz ise 3 trilyon 231 milyar TL’ye ulaştı. Yüzde 19,3 düzeyinde gerçekleşen güçlü konsolide sermaye yeterlilik oranımızla, reel sektörün büyümesine ve gelişmesine destek olmayı sürdürürken, güçlü sermaye tamponumuzu korumaya devam ettik. Bankamız 2025 yılının ilk dokuz ayında 9 milyar 658 milyon TL vergi gideri sonrası 38 milyar 908 milyon TL konsolide net kâr elde etti.
“Orta ve Doğu Avrupa’da Müşteri Deneyiminde En İyi Banka seçildik”
2021’den 2025’in üçüncü çeyreğine uzanan dönemde 6,4 milyon yeni müşteriyle büyümemizi yeni bir boyuta taşıdık. Bireysel ve 1e1 segmentli müşteri kazanımlarının 4’te 3’ünü dijital müşteri edinim kanallarımızdan gerçekleştirerek, dijitali Akbank’ın büyüme yolculuğunun en stratejik gücü haline getirdik. Bugün her üç aktif müşterimizden biri dijital dünyadan bize katılan kullanıcılarımızdan oluşuyor. Öte yandan, sektörde bir ilk olan Akbank Mobil Güvenlik Merkezi ile müşterilerimize “tek ekran, tam kontrol” anlayışıyla 42 farklı güvenlik fonksiyonunu bir arada sunarak güveni dijital deneyimin kalbine yerleştirdik. Kurumsal ve KOBİ segmentlerinde de hız kesmedik. Akbank Kurumsal İnternet’in dönüşümünü ileriye taşıdık. Özellikle Dış Ticaret, Nakit Yönetimi gibi operasyonel yük yaratan işlemlerin Kurumsal İnternet Şube’den kolaylıkla yapılabilmesini sağladık. Kredim POS’ta gibi yeniliklerle KOBİ’lerimizin işlerini kolaylaştırırken, onların büyüme yolculuğunda yanında olmayı sürdürdük. Tüm bu çalışmalarımızın sonucunda, Euromoney tarafından Orta ve Doğu Avrupa’da Müşteri Deneyiminde En İyi Banka seçilmemiz, müşteri odaklı vizyonumuzun güçlü bir teyidi oldu.
“2030 yılına kadar 800 milyar TL sürdürülebilir finansman hedefimize şimdiden yaklaşmış durumdayız”
Sürdürülebilir finansman, Türk ekonomisinin geleceğini şekillendiren en stratejik alanlardan biri. Biz de Akbank olarak bu dönüşümün yönünü belirleyen, küresel ölçekte referans noktası haline gelen bir banka olmayı hedefliyoruz. 2021–2025 üçüncü çeyrek dönemi itibarıyla 594 milyar TL sürdürülebilir finansman sağlayarak, 2030 yılına kadar 800 milyar TL hedefimize şimdiden yaklaşmış durumdayız. Ancak başarımız yalnızca finansman hacmimizle sınırlı değil. Tüm segmentlerde yeşil dönüşümü hızlandıran 23 yenilikçi sürdürülebilir finansman ürün ve hizmetimizle etkimizi büyütüyoruz. Her yeni finansman modelinin yanına, pozitif etkinin ölçülmesini ve izlenmesini sağlayan dijital çözümler ekleyerek süreci hem şeffaf hem de ölçülebilir hale getiriyoruz.
“Hedefimiz sürdürülebilir finansmanı Türkiye’nin ekonomik büyümesinin ana eksenlerinden biri haline getirmek”
Bizim için sürdürülebilir finansman, çevresel bir sorumluluk olmanın ötesinde veri, teknoloji ve finansın kesişiminde şekillenen yeni bir kalkınma paradigması. Bu vizyonla Enerjisa Üretim ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğiyle, Avrupa Birliği’ne ihracat yapan şirketlerin sınırda karbon vergisi raporlamalarını dijitalleştiren öncü bir çözüm sunuyoruz. Böylece işletmelerin karbon yönetiminde hız, verimlilik ve rekabet avantajı kazanmalarını sağlıyoruz. Türkiye’de yakında yürürlüğe girecek İklim Kanunu, Yeşil Taksonomi Yönetmeliği ve Emisyon Ticaret Sistemi, sürdürülebilir finansmanda yepyeni bir dönemi başlatıyor. Biz bu gelişmeleri bir uyum zorunluluğu olarak değil, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü yeniden tanımlayacak stratejik bir fırsat olarak görüyoruz. Buna uygun olarak, çalışma arkadaşlarımızın Türkiye'nin yeşil dönüşümü hızlandırmada aktif bir rol oynamasını sağlamak ve sürdürülebilir finansman alanında yetkinliklerini geliştirmek için 19 Bölge Müdürlüğümüzden 19 Sürdürülebilir Finansman Elçisi seçtik. Elçilerimiz bölgesel yeşil dönüşüm taleplerine hızlı dönüş sağlayarak şirketlerin sürdürülebilirlik sürecine daha aktif katılımlarını destekliyorlar. Akbank olarak hedefimiz açık: Sürdürülebilir finansmanı Türkiye’nin ekonomik büyümesinin ve uluslararası konumlanmasının ana eksenlerinden biri haline getirmek.
“Başkent Veri Merkezi, müşteri deneyimine hizmet eden bir teknoloji üssü”
2025, Akbank’ın teknoloji yolculuğunda yeni bir zirveye ulaştığımız yıl oldu. Son beş yılda 1 milyar USD’yi aşan teknoloji yatırımımız yalnızca sistemlerimizi değil, tüm bankayı dönüştürdü. Dönüşüm yolculuğumuzun bu yılki en güçlü adımlarından biri, Başkent Veri Merkezimizdi. Ankara’da 30 milyon USD yatırımla hayata geçen merkez, yalnızca olağanüstü durumlara değil, doğrudan müşteri deneyimine hizmet eden ve operasyonlarımızı iki farklı lokasyondan eşzamanlı yürütmemize imkân veren bir teknoloji üssü haline geldi, Olağanüstü Durum Merkezi kapasitemizi üç katına çıkardı.
“Agentic AI uygulamalarımızla otonom bankacılığın temellerini atıyoruz”
Bu yıl operasyonel süreçlerimizi de yapay zekâ destekli otomasyon ve Akbank’a özel büyük dil modelimizle yeni bir seviyeye taşıdık. Milyarlarca tokenle eğitilen bu model, el yazılarını dahi anlayarak belge işleme kapasitemizde devrim yarattı. Son bir yılda yapay zekayla işlenen belge sayısında %75 artış kaydederken, insan müdahalesi olmadan işlenen yazılı talep sayısında aylık 1,6 milyona ulaştık. Öte yandan, yapay zekayı artık yalnızca düşünen değil, harekete geçen bir yapıya dönüştürüyoruz. Agentic AI yaklaşımımızla, kendi başına karar alabilen, aksiyon planlayabilen ve süreçleri otonom yürütebilen yapay zekâ sistemleri geliştiriyoruz. İnsan ve Kültür süreçlerimizden Müşteri İletişim Merkezimize ulaşan Agentic AI uygulamalarımızla otonom bankacılığın temellerini atıyoruz.
“Yapay zekâ, çalışma arkadaşlarımızın gücünü katlıyor”
Üretken yapay zekâ teknolojisiyle geliştirdiğimiz Akbanklı Asistan, çalışanlarımızın bilgiye saniyeler içinde ulaşmasını sağlıyor; aylık 30 binden fazla soruya %90’ın üzerinde doğru yanıt veriyor. 2025 itibarıyla da çalışanlarımız, kendi uzmanlık alanlarında bilgi havuzları ekleyip, iş alanlarına özel asistanlar oluşturabiliyor. Bu sayede 35 farklı uzmanlık alanında 20’den fazla ekibimiz işlerini daha verimli yapabiliyor. Yılın ikinci yarısında devreye alınan AkbankGPT’yse yazım ve dilbilgisi kontrolünden karmaşık rapor ve belge analizlerine, regülasyon özetlerinden literatür taramasına kadar tüm bilgiye erişimi kolaylaştırıyor. Bütün bu araçlarımızla birlikte, çalışma arkadaşlarımızın gücü, yapay zekanın desteğiyle katlanıyor.
“Yapay Zekâda Dünyanın En İyi Bireysel Bankası olduk”
Tüm bu yatırımlar, Türkiye’yi geleceğe taşıyan lider banka ve teknoloji gücü olma hedefimizin temelini oluşturuyor. Bu hedefimiz bugünün standartlarını yakalamaktan öte geleceğin ihtiyaçlarını bugünden karşılayacak bir vizyonla hareket etmeyi içeriyor. Vizyonumuzun merkezinde de yapay zekâ yer alıyor. Bugün Akbank’ta 400’ün üzerinde ileri analitik ve 100’e yakın bilişsel model aktif olarak kullanılıyor; kredi tahsisinden nakit operasyonuna, müşteri segmentasyonundan risk skorlamaya kadar birçok süreçte yapay zekâ çözümleri işimizin merkezinde konumlanıyor. Bu da bizi, kredi derecelendirme sürecini ortalama 1,2 saniyede tamamlamak gibi bir hız ve verimlilik seviyesine ulaştırıyor. Yapay zekâyı yalnızca kullanan değil, bu alanda yön veren bir kurum olarak, Global Finance tarafından bu yıl ilk defa düzenlenen “Finansta Yapay Zeka Ödülleri” kapsamında “Yapay Zekâda Dünyanın En İyi Bireysel Bankası” ödülüne layık görülmekten gurur duyuyoruz.
“Müşterilerimiz ve çalışanlarımızla geleceği birlikte inşa ettik”
Bu yıl, ‘Güç Birliği’ hareketiyle Akbank’ta eşi benzeri görülmemiş bir dönemi başlattık. Akbank’taki liderlerimizle birlikte şubelerimizde çalışarak müşterilerimizi yakından tanımanın, ekip arkadaşlarımızla omuz omuza çalışmanın ve hep beraber üretmenin heyecanını hissettik. Müşterilerimizi şubedeki arkadaşlarımızla birlikte karşıladık, birlikte ziyaret ettik. Hem çalışan hem de müşteri deneyimini yepyeni bir seviyeye taşıdık. Her kilometrede, her buluşmada insan odaklı bankacılık vizyonumuzun geleceğini şekillendirdik.
“Her adımda geleceği biraz daha bugüne taşıyoruz”
2025 yılında elde ettiğimiz tüm başarıların arkasında, paydaşlarımızın bize duyduğu güven ve çalışanlarımızın özverisi var. Biz, bu güvene layık olmak için her gün yenileniyor, her adımda geleceği biraz daha bugüne taşıyoruz. Aynı azim ve kararlılıkla, 2026 yılında da tüm paydaşlarımız için değer yaratmayı sürdüreceğiz.