Cumhurbaşkanı Erdoğan: Enerji arz güvenliği milli güvenlik meselesidir
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 Yılı Yenilenebilir Enerji Yatırımları Toplu Açılış Töreni'nde konuştu. "28 Şubat'ta başlayan ve henüz çözülemeyen İran merkezli kriz, Türkiye'nin küresel enerji tertibindeki kritik rolünü perçinlemiştir" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca "Enerji tedariki meselesinin ne kadar hayati olduğu ortaya çıkmıştır. Bunlar bize enerji arz güvenliğinin sağlanması sadece bir kalkınma meselesi değil, milli güvenlik meselesidir" ifadelerini kullandı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 Yılı Yenilenebilir Enerji Yatırımları Toplu Açılış Töreni'nde konuştu.
İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar...
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne, Milletin evine hepiniz hoş geldiniz. Her sene yenilenebilir enerji yatırımlarımızın toplu açılışlarını bahar aylarında gerçekleştiriyoruz. Geçen yıl toplam 5 milyar dolarlık enerji yatırımlarını devreye almıştık.
Birazdan, 2025 yılında tamamlanan santrallerin toplu açılışını da yapacağız. Firmalarımızı, kurumlarımızı ve Bakanlığımızı gönülden tebrik ediyorum. Türkiye'nin bölgesinin enerji merkezi olması giderek güçleniyor.
Geçtiğimiz günlerde İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi'nin ikincisini tertipledik. Türkiye'nin güncel gelişmeler ışığında bölgesinin sıklet merkezi olduğu açıkça görülüyor.
28 Şubat'ta başlayan ve henüz çözülemeyen İran merkezli kriz, Türkiye'nin küresel enerji tertibindeki kritik rolünü perçinlemiştir. Hürmüz'ün fiilen kapanmasıyla, tarihin en büyük petrol arz kesintisi yaşandı. Küresel petrolün yaklaşık yüzde 25'inin, LNG ticaretinin ise yüzde 20'sinin devre dışı kalmasına yol açtı. Petrol varil fiyatları 2 katına kadar yükseldi.
Gübre, plastik dahil petrol türevi olan bütün ürünlerde bununla karşılaştık.
Kimi ülkeler koronavirüs zamanından kalma tedbirler gibi tedbirler almak zorunda kaldılar.
Okullar tatil edildi, özel araçların trafiğe çıkışı kısıtlandı. Petrol istasyonlarının önünde kuyruklar oluştu.
Pek çok ülke kendini resesyona hazırlıyor. Enerji tedariki meselesinin ne kadar hayati olduğu ortaya çıkmıştır. Bunlar bize enerji arz güvenliğinin sağlanması sadece bir kalkınma meselesi değil, milli güvenlik meselesidir, bunu öğretmiştir.
Enerjiye olan ihtiyaç yükseliyor. Bu talebin daha da artacağını hepimiz çok iyi biliyoruz.
Sadece yapay zeka odaklı veri merkezlerinin elektrik tüketiminin önümüzdeki 5 yılda 2 katına çıkacağı öngörülüyor.
Son 20 yılda ülkemizin enerji ihtiyacı 2 katına çıkmıştır. Elektrik tüketimimiz yüzde 2,1 oranında arttı 2025 yılında önceki yıla göre 2035'e kadar yüzde 50 oranında artmasını bekliyoruz.
Enerji arzımızda ithal kaynaklar yüzde 57 oranında, 60 ila 100 milyar dolar arasında bir ithalat faturamız var.
Türkiye dünyanın 16, Avrupa'nın 6. büyük ekonomisidir. Son 23 yılda ortalama yüzde 5,3 büyüyen bir ülkeyiz. Türkiye ekonomisi bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,5 oranında büyüme kaydetti. Karşılaştığı şoklara rağmen büyümesini sürdürdü ekonomimiz.
Milli enerji ve maden politikamız ile daha çok yerli ve yenilenebilir stratejimizin hedefi enerjide dışa bağımlılığımızı sıfırlamaktır.
Halihazırda yenilenebilir enerji kurulu gücü bakımından Avrupa'da 5 dünyada 11. sıradayız.
2020-2035 yıllarını kapsayan planla çok daha iyi yerlere geleceğiz. 2025 sonu itibarıyla 40 bin MW olan güneş ve rüzgar kurulu gücümüzü 2035 yılında 120 bin MW'a çıkartmayı hedefliyoruz.
toplam 80 milyar dolarlık yatırım yapacağız.
Sisteme entegrasyonu için de yeşil iletim altyapısı inşa edeceğiz. 5000 MW'lık deniz üstü rüzgar kapasitesi oluşturma niyetindeyiz.
Kurulu güç içerisinde güneş enerjimiz yoktu. Nisan sonunda 125 bin 410 mw'a yükselirken kurulu gücü ülkemizin yenilenebilir enerji payı yüzde 62,5'e çıktı. 26 bin 770 MW'ı bugün güneş enerjisinden geliyor.
Elektrik üretiminde de benzer başarıya imza attık. Toplam elektrik enerjisi üretimimiz 162 bin gigavatsaatken yenilenebilir sadece yüzde 24'tü. 2025 sonu elektrik enerjisi üretimi 363 bin gigavatsaate yenilenebilir payı ise yüzde 43,3'e ulaştı. Türkiye'nin gerçek potansiyeli bunun çok çok üzerindedir.
Yıllık 3,9 milyon ton eşdeğer petrol biyokütle potansiyeline 4500 MW güç jeotermal potansiyeline sahip olduğunu değerlendiriyoruz.
Nasıl 3-5 ağacın yerinin değiştirilmesini bahane eden Gezi'ci vandallara nasıl boyun eğmediysek, bugün de yenilenebilir enerji yatırımlarımızı sabote etmeye çalışanlara teslim olmayacağız.
2025'te toplam 7 bin 110 adet elektrik üretim santrali hizmete girmiştir. 5,6 milyar dolar yatırım değeri 8313 MW kurulu gücü vardır. Yıllık üretim kapasitesi 7,3 terawattsaattir. Doğalgazdan karşılamış olsak 3,5 milyar metreküp doğalgaza ihtiyaç duyacaktık.
Bu gelişmeler bizim ana muhalefetin hiç gündeminde değil. Ne ülkenin meseleleriyle ilgileniyorlar, gündemlerinde sadece koltuk kavgası var. Dün kahraman ilan ettiklerine bugün hain damgası vuruyorlar. Yarın muhtemelen benzer ithamlara bugün alkışlanan maruz kalacak. Herkes bir gün hedef tahtasına konulacak. Siyaseti kariyer ve kazanç kapısı olarak görenlerin çarpık zihniyeti değişmedikçe bu utanç sahnelerine yarın yenileri eklenecek. Bu yaşananlar elbette ana muhalefet partisinin iç meselesidir bizi ilgilendirmez. Biz güvenli takip mesafesinden izlemekle yetiniyoruz. Elinden pamuk şekeri alınmış çocuk misali hırçınlaşan karikatür tiplerin nezaket sınırlarını aşan sataşmalarını muhatap almıyoruz.
Türk demokrasisinin kalitesine kimsenin gölge düşürme hakkı yoktur. İktidar veya muhalefet fark etmeksizin hepimiz milletimize karşı sorumluyuz. Rabbim bu ülkeyi daha kendi aralarındaki meseleleri çözemeyenlerin eline bırakmasın.