Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Bilgi Yaşam Gözlüğü kim icat etti, kim buldu? Gözlük ne zaman, nerede icat edildi?

        Hipermetrop bireylerde ise ışık retinanın arkasında odaklanır ve dışbükey mercek ışığı öne çekerek görüşü netleştirir. Astigmat gibi karmaşık bozukluklarda ise silindirik camlar tercih edilir. Peki, gözlüğü kim icat etti? Gözlüğün mucidi kim?

        GÖZLÜĞÜ KİM BULDU?

        Gözlük, görme bozukluklarını düzeltmek amacıyla geliştirilen en eski optik araçlardan biridir ve bu alandaki ilk kullanımlar Orta Çağ’a kadar uzanır. Cam merceklerin büyütme özelliği uzun zamandır biliniyordu, ancak bu merceklerin görme işlevini kolaylaştıracak şekilde tasarlanması 13. yüzyılın sonlarında gerçekleşmiştir. O dönemde Avrupa'da yapılan çalışmalarda, konveks yani dışbükey merceklerin yaşlı bireylerde yakın görme sorunlarını hafiflettiği fark edildi. İlk gözlükler, yuvarlak biçimde taşınabilir büyüteçlere benziyordu ve burun üstüne yerleştirilecek şekilde yapılmıştı. Bu araçlar kulaklara takılan saplara sahip değildi; yalnızca elde tutuluyor ya da burun kemeri üzerine oturtuluyordu.

        REKLAM

        Başlangıçta sadece keşişler, din adamları ve el yazması kopyalayan kişiler tarafından kullanılıyordu. Zamanla gözlük üretimi yaygınlaştı ve farklı numaralara göre camlar hazırlanarak kişisel kullanım gelişti. Görme düzeltici bu araçların geliştirilmesi tek bir kişinin buluşu olarak tanımlanamaz, çünkü hem optik bilimi hem de cam işçiliğiyle uğraşan farklı kişilerin katkılarıyla evrimleşmiştir. Yine de ilk belgelenmiş gözlük kullanımı, 13. yüzyıl İtalya’sında kaydedilmiştir.

        Burada yaşayan ustalar, camı biçimlendirerek görme yetisini destekleyen araçlar üretmiş ve bu fikir kısa sürede Avrupa'nın diğer bölgelerine yayılmıştır. İlk zamanlarda yalnızca hipermetrop yani yakını göremeyen bireylere yönelik gözlükler yapılmış, daha sonra miyop ve astigmat gibi sorunlara yönelik cam biçimleri geliştirilmiştir. Bu gelişme, hem bireysel yaşamda hem de toplumsal üretkenlikte büyük bir kolaylık sağlamıştır. Gözlük, yalnızca bir tıbbi araç değil, aynı zamanda öğrenmenin, okumanın ve görsel bilginin daha erişilebilir olmasını sağlayan bir buluş olarak tarihe geçmiştir.

        GÖZLÜK NEREDE İCAT EDİLDİ?

        Gözlük, ilk kez 13. yüzyılın sonlarına doğru İtalya’da icat edilmiştir. Bu dönemde Avrupa'da manastırlarda el yazmaları üzerinde çalışan din adamları ve bilim insanları, yaşla birlikte ortaya çıkan görme sorunlarını aşmak için büyüteç benzeri camları kullanmaktaydı. Bu merceklerin sabit bir düzende tutulması ve eller serbestken kullanılabilmesi amacıyla tasarlanan ilk gözlük prototipleri, İtalya'nın Venedik ve Floransa gibi kentlerinde ortaya çıktı. Bu şehirler, hem cam işçiliğinde hem de bilimsel gelişmelerde dönemin öncülerindendi.

        REKLAM

        Murano Adası’ndaki cam ustaları, optik nitelik taşıyan camlar üreterek bu yeni kullanım biçimine büyük katkı sağladı. İlk gözlükler, burun üzerine oturtulan ve iki yuvarlak merceği birleştiren basit yapılardı. Henüz kulak sapları bulunmuyordu, bu nedenle ya elde tutuluyor ya da yüz bölgesine bağlanarak sabitlenmeye çalışılıyordu. Bu araçlar genellikle yakın görme bozuklukları yaşayan yaşlı kişiler tarafından kullanılmaya başlandı ve kısa sürede farklı bölgelerde de ilgi gördü. Venedik’te kurulan ilk gözlükçü atölyeleri, zamanla Avrupa'nın diğer bölgelerine gözlük ihracatı yaptı.

        Gözlüğün İtalya’da ortaya çıkmış olması, o dönemde hem cam işleme sanatının gelişmiş olmasına hem de öğrenim faaliyetlerinin yoğunlaşmasına bağlıdır. Dolayısıyla gözlük, yalnızca bir optik araç değil, aynı zamanda bilimsel üretimin ve bireysel öğrenmenin yayılmasında etkili bir yardımcı hâline gelmiştir. Bugün hâlâ kullanılan gözlüklerin temel yapısı ve amacı, bu dönemde İtalya’da geliştirilen ilk örneklerden ilham alınarak şekillenmiştir. Bu nedenle gözlüğün doğum yeri, genel kabul gören bilgiye göre İtalya’dır.

        GÖZLÜK NE ZAMAN İCAT EDİLDİ?

        Gözlük, 13. yüzyılın sonlarına doğru, yaklaşık 1280–1290 yılları arasında icat edilmiştir. Bu dönemde, özellikle yaşa bağlı yakın görme sorunu yaşayan kişiler için dışbükey cam mercekler kullanılmaya başlanmıştır. İlk gözlükler sabit çerçeveler içinde iki yuvarlak camdan oluşuyordu ve burun üzerine oturtularak kullanılıyordu. Henüz kulak sapları bulunmuyordu, bu nedenle elde tutuluyor ya da kafa bandıyla sabitleniyordu. Bu basit ama işlevsel araç, metin okumakta zorlanan rahipler, yazarlar ve bilim insanları tarafından kullanıldı. Gözlük fikrinin ortaya çıktığı bu tarih, hem optik biliminin hem de cam işçiliğinin geliştiği bir döneme denk gelir. Yaklaşık 700 yıldır kullanılan bu icat, zamanla büyük değişimlerden geçse de temel prensibi değişmeden günümüze ulaşmıştır.

        Gözlüğün kullanım alanları yalnızca sağlıkla sınırlı kalmaz, aynı zamanda eğitim, iş hayatı, spor ve günlük yaşantının pek çok alanına yayılmış durumdadır. Öğrenciler, dersleri daha net görebilmek ve okumakta zorlanmamak için gözlük takarken, öğretmenler ve akademisyenler de uzun süreli okuma ve yazma süreçlerinde gözlükten faydalanır. Ofis çalışanları ve bilgisayar başında yoğun mesai harcayan kişiler, ekran karşısında oluşabilecek göz kuruluğu, yorgunluk ve bulanıklığı önlemek amacıyla filtreli gözlükler kullanır.

        Son yıllarda artan dijital ekran kullanımı, mavi ışık koruyuculu gözlük camlarının yaygınlaşmasına neden olmuştur. Sanatçılar, zanaatkârlar, mühendisler ve teknik işlerle uğraşan profesyoneller de detaylı çalışmalarda daha net ve keskin bir görüşe sahip olmak için farklı cam yapılarından yararlanır. Sporcular ise darbeye dayanıklı ve kaymayı önleyici çerçeve yapılarıyla donatılmış özel gözlükler kullanarak performanslarını artırır. Gözlük, sadece bir görme aracı değil, aynı zamanda kişisel ifade biçimi ve moda unsuru hâline gelmiştir. Farklı yüz tiplerine uygun olarak üretilen çerçeveler ve renk seçenekleriyle estetik bir tamamlayıcı görevi de üstlenir.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Antalya'da şiddetli yağışta yol çöktü

        Antalya'da günlerdir aralıksız devam eden sağanak, kent genelinde hayatı olumsuz etkiledi. Şiddetini artıran yağmur cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşmasına neden olurken, Muratpaşa ilçesinde yol çöktü. (DHA)  

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ