Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Trabzonspor galibiyetinden sonra Fenerbahçe’den bir patlama bekleniyordu. Kendi sahasında Antalyaspor’u yenmesi ve şampiyonluk yarışında kayıp yaşamaması öngörüler arasındaydı.

Beklenti gerçekleşmedi. İç saha sorunu bu maçta da bir kez daha yaşandı.

Bu tür karşılaşmalar için herkesin hemfikir olduğu görüş: Kapanan takımlara karşı bir oyun planı yok.

Antalyaspor maçının son 20 dakikasını saymazsak, 70-75 dakika boşa harcandı. Aslında maç ilk yarıda kaybedildi. Dikkat edilecek olursa bu yarıda bir gol pozisyonu var. O da savunmanın hatası sonucu kazanılan bir pozisyon. Mesut Özil kalitesinde ki bir oyuncunun bu topu ağlara gönderemeyişi ise yadırgandı açıkçası.

Bu yarıda bir isabetli şut ve iki korner atışının olması, sarı-lacivertlilerin rakip kalede tehlikeli olamadığının kanıtı.

Yenilen gol ise Tisserand’ın hediyesiydi. Kazandığı topu uzaklaştırmak isterken güzel bir gol pası verdi. Tisserand bir başka pozisyonda ise kaleci Altay’ın çıkışını engelleyerek yine bir golün yenilmesine neden olacaktı.

Sezon başından bu yana eleştirilen stoper sorunu çok somut olarak bir kez daha tekrarlandı.

Maçın ikinci yarısında Erol Bulut, elindeki tüm kozları kullandı. Cisse, Ferdi, Thiam, Valencia, İrfan Can hamleleri oyunu renklendirdi. Daha coşkulu bir oyun ve tempo izledik. Maç boyunca yapılmayanı Valencia bir kez denedi ve beraberlik golü geldi.

Tartışılan bir başka soru ise Mesut’un performansı. Mesut’un daha önde oynaması bekleniyordu. Orta sahaya yaklaştıkca üretim anlamında etkisiz kalıyor. Antalyaspor’un yakın markajı ve alan bırakmayışı da Mesut’un performansını etkiledi. Kendi kalitesini oyuna yansıtamadı.

3’lü savunmaya dönüş ve rakip alanda daha fazla baskı son anlarda maçın heyecanını yükseltti. Karşılıkla gol atakları izledik. Antalyaspor’un iki net gollük şutunu da unutmayalım.

KAPANAN TAKIMLARA KARŞI PLAN YOK

Aslında Fenerbahçe oyununu genelinde rakibine tam baskı uygulayamadı. Öncelikle yavaş oynuyorlar. Top ayaklarına geldiğinde yan paslar rakibin işine geliyor. Zaten 6’lı savunma önde 3 kişiyi de sayarsak 9 kişilik bir duvarı geçmek zorlaştı. Bunu için yapılması gereken, adam geçmek, ikiye birler ya da rakip arkasına atılan toplar olmalıydı. Bir de olmazsa olmaz olan şut. İlk yarıyı heba eden Sarı-Lacivertliler son 20 dakikaya büyük efor harcayarak sonuç almak istedi. Maçın geneline bu baskıyı yayabilseler skor çok farklı olabilirdi.

Erol Bulut ve teknik heyet bu tür maçlar için yeni planlar geliştirmeli. Kapanan takımlara karşı kaybedilen puanlar şampiyonluk yarışında çok ciddi sonuçlar doğurur.

Yeni transfer İrfan Can, ikinci yarı oyuna girdi. Kalitesi belli. Çok yararlı olacağı bir gerçek. Bundan sonra daha fazla dakika alacağını beklemek doğru olur. Trabzonspor maçının kahramanı Pelkas, vasatın üzerine çıkamadı. Markaj altında başarılı olamadığını gördük.

Oyuna sonradan giren Ferdi, adam eksiltme, çalım atma ve iyi pas atma anlamında başarılıydı. Bu tür savunmalara karşı kilidi açacak bir oyuncu olduğunu gösterdi.

Sol bek Novak’ın ataklarda olmadığının altını da çizelim. Vasat bir oyun sergiledi.

PENALTILAR VE KIRMIZI KART ATLANDI

Antalyaspor Ersun Yanal’la beraberlik üzerine kurulu oyun planını iyi uyguladı. 12 maçtır kaybetmemesi önemli. Göze hoş gelmese de puan almaları kendileri adına olumlu. Savunma duvarını kurup, kontra toplarla sonuç arıyorlar.

Karşılaşmada her iki takımın penaltı isyanları vardı.Antalyaspor’un iki beklentisine karşılık, Fenerbahçe lehine verilen bir penaltının sonrada iptal edilmesi maça damga vurdu. Pelkas’a yapılan harekette, hakemin ayağa bastı diye penaltıyı iptal etmesi şaşırttı. VAR’ın uyarısı ile iptal edilen penaltı hakemler adına büyük hataydı. Novak’ın yaptığı da penaltıydı. Pelkas’a yapılan da.

Mesut’a yapılan faul hareketinde sarı kart gerekirdi. Fredy ikinci sarıdan kırmızı görüp oyun dışı kalmalıydı.