Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Yoko Ono, Sakıp Sabancı Müzesi’nde Sakıp Sabancı Müzesi’nde

        Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), Akbank’ın desteği ve İspanya’nın León kentindeki çağdaş sanatlar müzesi MUSAC (Museo de Arte Contemporáneo de Castilla y León) işbirliğiyle Yoko Ono’nun Türkiye’de bugüne dek gerçekleşen en kapsamlı sergisine ev sahipliği yapıyor.

        25 Haziran’da sanatseverlerle buluşan Yoko Ono: İçses ve İçyapı sergisi, kariyerine 1950’lerin sonlarında New York’un avangart sanat çevresinde başlayan Yoko Ono’nun yetmiş yılı aşan sanatsal üretiminden kapsamlı bir seçki sunuyor. Ono’nun en erken ve en etkili yapıtlarından bazılarını da içeren 67 yapıtı bir araya getiren sergi, sanatçının kariyeri boyunca çalıştığı pek çok biçime; erken dönem talimat parçaları ve kavramsal yapıtlardan performans, film, enstalasyon ve katılımcı işlere uzanıyor. Sanatçının farklı disiplinlere yayılan öncü pratiğinin geniş kapsamını ortaya koyuyor.

        REKLAM

        Sergi adını, Ono’nun 1964’te ortaya attığı ve serginin kavramsal çerçevesini oluşturan içses ve içyapı kavramlarından alıyor. Bahçe de dahil olmak üzere, Sakıp Sabancı Müzesi’nin tüm mekânlarına yayılan sergi, Ono’nun kariyerinin farklı dönemlerinden yapıtları bir araya getirerek ziyaretçileri hayal gücü, algı, katılım, hafıza, barış ve insanlar arası bağlar üzerine düşünmeye davet ediyor.

        Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı, Yoko Ono: İçses ve İçyapı sergisini şöyle değerlendirdi: “Akbank olarak kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarımızı girişimcilik, eğitim ve kültür-sanat olmak üzere üç ana başlık altında yürütüyoruz. Fakat kültür-sanatın yeri her zaman ayrı. Özellikle çağdaş sanat, genç, dinamik ve sürekli dönüşen yapısıyla insanı düşünmeye, sorgulamaya ve dünyaya farklı bir perspektiften bakmaya teşvik ediyor. Bu anlayış doğrultusunda kurulduğu günden beri Sakıp Sabancı Müzesi’yle farklı projeleri heyecanla hayata geçiriyoruz. Bu yıl da çağdaş sanatın en özgün isimlerinden Yoko Ono’nun eserlerini sanatseverlerle buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Şiirden videoya, heykelden enstalasyonlara uzanan sergimiz, ziyaretçiye klasik bir müze deneyiminin ötesinde, çok katmanlı ve yaşayan bir deneyim sunuyor. Tüm sanatseverleri bu özel sergiyi görmeye davet ederim” dedi.

        REKLAM

        Sakıp Sabancı Müzesi Müdürü Ahu Antmen, “1950’lerin sonlarından günümüze çağdaş sanatın seyrini derinden etkilemiş Yoko Ono’yu öncü sanatçı kimliğiyle izleyicimizle buluşturabildiğimiz için çok mutluyuz. Bu sergide Yoko Ono’yu, popüler tahayyüldeki imajıyla değil, kavramsal sanat, Fluxus, performans sanatı, feminist sanat, katılımcı sanat gibi birçok çağdaş sanat akımına katkılarıyla sanat tarihindeki yeri itibarıyla tanıyor olacağız” şeklinde konuştu.

        Yoko Ono Studio’nun direktörü ve serginin küratörlerinden Connor Monahan, “Yetmiş yıla yayılan yapıtları kronolojik bir anlatı izlemeden bir araya getiren sergi, tüm bu yapıtların merkezinde yer alan temel yaklaşımı ortaya koyuyor. Ono’nun yapıtları, mecrası ya da ölçeği ne olursa olsun, izleyiciyi tekrar tekrar aynı davete çağırıyor; yapıtın içine girmeye, katılmaya ve kendi eyleme gücünü fark etmeye. Bu davet müzenin duvarlarının ötesine uzanarak, bağ kurmaya ve değişim ihtimaline açılıyor” diye devam etti.

        Serginin küratörlerinden Jon Hendricks, “Yoko Ono müthiş bir sanatçı. Palet yerine kavramlar kullanıyor. Şarkıdan filme, sözcüklerden enstalasyonlara geçiyor; şiir ise hep orada. Çağları aşan bir sanatçı o” dedi.

        MUSAC (Museo de Arte Contemporáneo de Castilla y León) Direktörü Álvaro Rodríguez Fominaya, “Bu sergi, performans sanatı ve deneysel filmin öncülerinden biri olan Yoko Ono’nun geniş kapsamlı pratiğini; sanatçının mekân, mimari ve enstalasyona dair düşünceleriyle birlikte ele alıyor. Sanatçının yetmiş yıla yayılan sanatsal arayışını izleyen sergide, tüm bu unsurlar birbirini tamamlayan bir bütünün parçaları olarak öne çıkıyor. Yoko Ono’nun sanatına kapsamlı bir yolculuk sunan sergi, izleyiciyi katılım yoluyla sürece dahil ediyor. MUSAC olarak, Sakıp Sabancı Müzesi gibi saygın bir kültür kurumuyla işbirliği yapmak ve Yoko Ono: İçses ve İçyapı gibi anlamlı bir projeyi paylaşmak bizim için büyük bir onur” diye belirtti.

        REKLAM

        Sergiye, MUSAC (Museo de Arte Contemporáneo de Castilla y León) işbirliğiyle hazırlanan Türkçe-İngilizce sergi kataloğu da eşlik ediyor. Sergi süresince çocuk atölyeleri, performanslar, konuşmalar ve çeşitli etkinlikler de düzenlenecek.

        İçses ve İçyapı sergisi, 25 Haziran–27 Aralık 2026 tarihleri arasında pazartesi günleri hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

        SERGİ HAKKINDA...

        Yoko Ono: İçses ve İçyapı sergisi, Yoko Ono’nun stüdyosu Studio One, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (SSM) ve İspanya’nın León kentindeki çağdaş sanatlar müzesi MUSAC (Museo de Arte Contemporáneo de Castilla y León) işbirliğiyle ve Akbank’ın desteğiyle gerçekleşiyor. Studio One ile birlikte geliştirilen sergi, MUSAC ve SSM’nin mekânsal özellikleri ve iki kurumun küratoryal yaklaşımları doğrultusunda şekillendi. Gezici bir sergi değil, kurumsal bir işbirliğinin sonucu olan Yoko Ono: İçses ve İçyapı, 8 Kasım 2025–17 Mayıs 2026 tarihleri arasında León’daki MUSAC’ta izleyiciyle buluştuktan sonra, 25 Haziran–27 Aralık 2026 tarihlerinde SSM’de yer alıyor.

        REKLAM

        Yoko Ono: İçses ve İçyapı sergisinin küratoryal çerçevesi, Yoko Ono’nun Studio One ekibinden Jon Hendricks ve Connor Monahan, MUSAC (Museo de Arte Contemporáneo de Castilla y León) Direktörü Álvaro Rodríguez Fominaya ve Sakıp Sabancı Müzesi Müdürü Ahu Antmen tarafından oluşturuldu.

        Yoko Ono’nun ilk kez 20 Temmuz 1964’te Japonya’nın Kyoto kentindeki Yamaichi Salonu’nda gerçekleştirdiği bir konser ve sergide kullandığı içses ve içyapı kavramları, serginin başlığını ve kavramsal çerçevesini oluşturuyor. Ono’nun yetmiş yılı aşan kariyeri boyunca ürettiği yapıtları bir araya getiren sergi, sanatçının pratiğinin farklı alanlarından belli başlı örnekleri sunuyor; kronolojik bir anlatı izlemek yerine, farklı dönem ve disiplinlerden yapıtları birbirleriyle diyalog içinde ele alıyor.

        Serginin temel referans noktalarından biri, Ono’nun 1953 ile 1964 arasında yazdığı partisyonları içeren, talimat parçalarından oluşan dönüm noktası niteliğindeki kitabı Greyfurt’tur (1964). Dili bir mecra olarak kullanan bu yapıtlar, okur ve izleyicilerden yapıtı kendi zihinlerinde hayal etmelerini, icra etmelerini ya da tamamlamalarını ister. Bu yayın, Ono’nun sonraki yıllarda ve çok çeşitli biçimlerde süren üretimini besleyen fikir ve yöntemleri ortaya koyuyor.

        REKLAM

        Sergide yer alan ve bu erken dönemden doğan yapıtlar arasında Daire Çizme Resmi (1964), Çuval Parçası (1964), Onarma Parçası (1966), Beyaz Satranç Takımı (1966) ve Gökyüzü Merdivenleri (1968) bulunuyor. Talimat, nesne, performans ve katılım arasında hareket eden bu yapıtlar, Ono’nun erken dönemden itibaren sanat yapıtı ile izleyici arasındaki yerleşik ayrımlara nasıl meydan okuduğunu; yapıtı nesnenin kendisinin ötesine, yaşanan deneyimin alanına taşıdığını gösteriyor.

        Sakıp Sabancı Müzesi’nin bahçesi de dahil olmak üzere tüm mekânlarına yayılan sergi, izleyiciyi katılıma ve katkıda bulunmaya davet eden çok sayıda yapıtı içeriyor. Bunlar arasında ziyaretçileri yapıtın içinden geçerek sergiye kendi yollarını seçmeye davet eden Kendinden Geçiş (1990); hareket, algı ve keşifle deneyimlenen şeffaf labirent Şaşırt (1971); kişisel sevinç ve kederler üzerine düşünmeye çağıran Temizlik Parçası (1996); annelere dair düşünce ve duyguların kolektif bir ifadesi olan Benim Annem Güzel (2004); ziyaretçilerin haritalara IMAGINE PEACE [BARIŞI HAYAL ET] damgası basabildiği Harita Düşleme Parçası (2003); kadınları yalnızca gözlerini gösteren fotoğrafları ve yazılı tanıklıklarını paylaşmaya davet eden Yükseliş (2013); kırık fincan ve tabakların farklı biçimlerde onarıldığı Onarma Parçası (1966); ziyaretçilerin felaketler üzerine kendi düşüncelerini ekleyebildikleri Cırcır Böcekleri (1997) ve kişisel dileklerin sergi boyunca biriktiği Dilek Ağacı (1996) yer alıyor. Bu yapıtlar aracılığıyla anlam, katılımcıların eylemleri, kararları ve katkılarıyla ortaya çıkıyor.

        REKLAM

        Nehir Yatağı (1996), Sabah Işınları (1997), Üç Höyük (1999/2008), Görünmez Bayraklar (2015) ve Görünmez İnsanlar (2009/2017) gibi yapıtlar, Ono’nun 1990’lardan itibaren enstalasyon ve mekâna duyarlı formlarla artan ilgisini yansıtıyor; müzenin girişinde ise Türkçe ve İngilizce EYLEM ZAMANI (2012) başlıklı bir dizi pankart yer alıyor. MUSAC ve SSM’nin farklı mekânsal özelliklerine göre uyarlanan bu yapıtlar, mekânın kendisinin Ono’nun pratiğinde giderek daha önemli bir mecraya dönüştüğünü gösteriyor.

        Yoko Ono’nun ilk kez 1964’te Kyoto’da gerçekleştirdiği Kesme Parçası, sergide 1965 New York performansı ile 2003 Paris performansının dokümantasyonu aracılığıyla temsil ediliyor. Aradan neredeyse kırk yıl geçtikten sonra sunulan bu performanslar, yapıtın zaman içinde değişen anlamlarına güçlü bir bakış sunarken, kalıcı güncelliğinin de altını çiziyor. Bu performans yapıtlarının yanı sıra sergide Film No. 5: Gülümse (1968), “TECAVÜZ” (1968) ve Özgürlük (1970) gibi Ono’nun film alanındaki çalışmaları da yer alıyor.

        Sergiye, MUSAC (Museo de Arte Contemporáneo de Castilla y León) işbirliğiyle hazırlanan Türkçe-İngilizce sergi kataloğu da eşlik ediyor. Ahu Antmen, Álvaro Rodríguez Fominaya, Connor Monahan ve Jon Hendricks’in metinlerinin yanı sıra katalogda Yoko Ono’nun kendi yazılarından çeşitli örnekler de yer alıyor.

        REKLAM

        ALTI KÖŞK VE BAHÇEYE YAYILAN SERGİ

        Yoko Ono: İçses ve İçyapı sergisi, SSM’de Galeri -2 ve Galeri -3’ün yanı sıra Sakıp Sabancı Müzesi bahçesi ve Atlı Köşk içindeki Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonu galerisine yayılan yapıtlarla geniş kapsamlı bir müze deneyimi sunuyor. Özellikle SSM Bahçe, yaz ve sonbahar ayları boyunca açık kalacak serginin ana mekânlarından biri olarak dikkat çekiyor. Burada Gökyüzü Merdivenleri (1968), Dilek Ağacı (1996), Harita Düşleme Parçası (2003), Görünmez Bayraklar (2015) ve Görünmez İnsanlar (2009/2017) gibi yapıtlar galeri duvarlarının ötesinde, açık havada deneyimlenebiliyor. Bu yapıtlar, Barışı Hayal Et, Uç, Düşle, Evet ve Yakınlarda Bir Ufuk Gördün Mü? gibi talimat odaklı billboard yapıtlarıyla birlikte sunuluyor.

        Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonu galerisinde ise Yoko Ono’nun Dört Rüzgâr (1991/1992) başlıklı kaligrafi serisi sergileniyor.

        SERGİ KAPSAMINDA YOKO ONO'NUN ZİYARETÇİLERE ÇAĞRISI

        Yoko Ono, İçses ve İçyapı sergisi kapsamında Yükseliş (2013) başlıklı yapıtı aracılığıyla kadınlara bir davette bulunuyor. Şiddet deneyimi yaşamış kadınlar, deneyimlerini anlatan yazılı bir metin ve yalnızca gözlerini gösteren bir fotoğrafla çalışmaya katkıda bulunmaya davet ediliyor. Dünyanın her yerinden her yaştan kadına açık olan bu iletiler, sergi boyunca müzede yer alan Yükseliş enstalasyonunun bir parçası haline geliyor.

        İçses ve İçyapı sergisi kapsamında bu çalışmanın bir parçası olmak isteyenler, posta yoluyla Sakıp Sabancı Müzesi adresine ya da e-posta yoluyla yokoono.ssm@sabanciuniv.edu adresine metin ve fotoğraflarını göndererek projeye katılım sağlayabilir.

        ÇOCUKLARA YÖNELİK ATÖLYELER

        Sergi süresince, SSM Eğitim ve Öğrenme Programları tarafından çocuklara yönelik atölyeler de gerçekleştirilecek. Yoko Ono’nun talimat temelli sanat anlayışından ilhamla kurgulanan bu atölyeler, sanatı yalnızca estetik bir deneyim olarak değil; farklı kuşakları, düşünceleri ve deneyimleri bir araya getiren ortak bir keşif ve üretim alanı olarak ele alıyor. Katılımcıları hayal etmeye, sorgulamaya ve birlikte düşünmeye davet eden programlar, yaratıcı katılımı merkeze alan çok katmanlı bir öğrenme deneyimi sunacak. Atölyeler aracılığıyla katılımcılar barış, iletişim, zaman, hayal gücü ve ifade biçimleri üzerine düşünürken, fikirlerini çizim, yazı ve tasarım yoluyla ifade etme imkânı bulacak.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Emekli öğretmen yangında hayatını kaybetti

        Erzincan'da müstakil evde çıkan yangında yalnız yaşayan 72 yaşındaki emekli öğretmen hayatını kaybetti. (AA))

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ