Meta, akıllı gözlükleri için yüz tanıma kodunu sessizce milyonlarca telefona yerleştirdi
Meta, Ray-Ban ve Oakley akıllı gözlükleriyle uyumlu "NameTag" adlı yüz tanıma sisteminin kodlarını, 50 milyondan fazla indirilen Meta AI uygulamasına gizlice ekledi. Henüz aktif edilmediği vurgulanan özellik, kullanıcıların telefonlarında biyometrik veri depolayarak çevresindeki kişileri anında tanıma imkanı sunacak. Şirketin kamuoyuna "düşünme aşamasında" şeklinde ifade ettiği bu teknoloji, gizlilik uzmanlarını ve sivil toplum örgütlerini harekete geçirdi. Bu gelişme, kişisel verilerin korunması konusunda ciddi endişeleri de beraberinde getiriyor. Yüz biyometrik verilerinin kullanıcı telefonlarında yerel olarak depolanması ve Meta sunucularından güncelleme alabilmesi, verilerin yetkisiz erişime açık hale gelme riskini artırıyor.
Meta’nın akıllı gözlükleri için geliştirdiği yüz tanıma teknolojisi, detaylı kod incelemesiyle ortaya çıkartıldı. WIRED’ın verdiği bilgiye göre şirket, bu özelliği henüz resmi olarak sunmamış olsa da, ilgili kodlar 2025 yılındaki uygulama güncellemeleriyle milyonlarca kullanıcıya dağıtılmış durumda.
NAME TAG ÖZELLİĞİ NASIL ÇALIŞIYOR?
“NameTag” olarak isimlendirilen sistem, akıllı gözlüklerin kamerasıyla görüntülenen yüzleri biyometrik imzaya (faceprint) dönüştürüyor. Bu imzalar, kullanıcının telefonunda saklanan veritabanıyla eşleştiriliyor. Tanıdık bir kişi algılandığında gözlük kullanıcısına bildirim gönderiliyor. Tanınmayan yüzler ise “pending” adlı klasöre kaydediliyor.
Sistemde üç ayrı yapay zeka modeli görev yapıyor: Yüz algılama, yüz kırpma ve biyometrik kodlama.
Bu modeller Meta sunucularından kullanıcı telefonlarına indirilmiş bulunuyor. Uygulamanın Mayıs versiyonunda özellik “Connections” adıyla yeniden markalanarak “Tanıştığın kişileri hatırla” sloganıyla tanıtılıyor.
META’NIN AÇIKLAMALARIYLA ÇELİŞKİ
Meta, nisan ayında yaptığı açıklamada yüz tanıma teknolojisini halen “düşünme aşamasında” olduğunu ve olası bir lansman için “çok düşünceli bir yaklaşım” benimseneceğini belirtmişti. Ancak WIRED’ın bulguları, sistemin temel bileşenlerinin ocak ayından itibaren uygulamaya entegre edildiğini gösteriyor.
GEÇMİŞTEKİ GİZLİLİK SKANDALLARI VE TAZMİNATLAR
Meta, daha önce Facebook’ta kullandığı yüz tanıma sistemi nedeniyle ciddi yasal süreçler yaşamıştı. 2021’de bu sistemi kapattığını ve bir milyardan fazla faceprint’i sildiğini duyurmuştu. Şirket, Illinois kullanıcılarına 650 milyon dolar, Texas’a ise 1.4 milyar dolar tazminat ödemeyi kabul etti. 2019’da FTC ile yaptığı 5 milyar dolarlık geniş kapsamlı gizlilik anlaşması da yüz tanıma konusunu içeriyordu.
GİZLİLİK ENDİŞELERİ VE UZMAN TEPKİLERİ
Gizlilik savunucuları, bu teknolojinin stalker’lardan güvenlik güçlerine kadar birçok kesim tarafından kötüye kullanılabileceğini belirtiyor. 70’ten fazla sivil toplum örgütü (ACLU, EPIC ve Fight for the Future dahil) Meta’dan NameTag’i iptal etmesini talep etti.
Electronic Frontier Foundation’dan Cooper Quintin, “Meta, müşterilerini dağıtık bir gözetim ağına dönüştürme kapasitesi yaratmış görünüyor” dedi. Bağımsız araştırmacı Buchodi ise yaptığı testlerde sistemin neredeyse hazır olduğunu gösterdi.
Bu gelişme, kişisel verilerin korunması konusunda ciddi endişeleri de beraberinde getiriyor. Yüz biyometrik verilerinin kullanıcı telefonlarında yerel olarak depolanması ve Meta sunucularından güncelleme alabilmesi, verilerin yetkisiz erişime açık hale gelme riskini artırıyor. Uzmanlar, bu tür hassas verilerin cihazlarda tutulmasının veri sızıntısı, telefon kaybı veya kötü niyetli uygulamalar durumunda büyük mağduriyetlere yol açabileceğini belirtiyor. Özellikle Türkiye gibi Kişisel Verileri Koruma Kanunu’nun (KVKK) sıkı denetim uyguladığı ülkelerde, bu teknolojinin yasal uyumu ve kullanıcı rızasının alınma şekli de tartışma konusu haline geldi.
META’NIN SAVUNMASI
Meta Sözcüsü Ryan Daniels, konuya ilişkin yaptığı açıklamada “Sadece bu tür özellikleri araştırdığımızı söylemiştik. Henüz hiçbir şey tüketicilere sunulmadı ve nihai bir karar alınmadı. Karar verirsek şeffaf bir şekilde hareket edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Şirket, merkezi bir yüz veritabanı oluşturmayacağını da vurguladı.