Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Spor Futbol Türkiye'nin ilk futbol köyü - Futbol Haberleri

        Türk futbolunun ve çok sayıda çocuğun geleceği Van'ın Gevaş ilçesindeki futbol köyünün başarısına bağlı! 15 bin metrekarelik futbol köyünde, her bölgeden seçilen 500 çocuğa yetenek ve futbol zekâsını geliştirme olanağı sağlanıyor; pedagoglar eşliğinde centilmenlik ve dayanışma ruhu aşılanıyor; sağlık ve beslenme eğitimi veriliyor. Projenin mimarı Gündüz Tekin Onay 500 çocuktan 60-70 yıldız adayı çıkabileceğini söylüyor. Proje başarılı olursa köylerin sayısı arttırılacak!

        Futbolun en "klas" hareketlerinden biri, röveşata. Yapması zor; haliyle az bulunur ama bulununca da tadından yenmez. Lakin hangi aklı selim oyuncu röveşataya kalkarken kalenin önüne zıp zıp zıplayan altı kişilik bir baraj koyar ve üstüne üstlük golü de atar! Ne yalan söyleyeyim, bunca yıldır sokakta, mahallede, ya da televizyonda futbol seyrederim ama böylesine bir meydan okuma görmemiştim! Kısmetimizde Türkiye'nin ilk futbol köyünde görmek varmış.

        11-12 yaşındaki köy "sakini" minik topçuların burada olmalarının sebebi bu: Kardeşlik ruhu içinde, futbol zekâlarının ve yaratıcılıklarının sınırlarını zorlamak. Haliyle her birinin ayağında ayrı bir marifet. İstenen mesafeden ve açıdan sipariş üzerine voleyle topu doksana takan da var, ensesine yerleştirdiği topu düşürmeden formasını çıkaran da! Formayı top ensesindeyken tekrar giyebiliyor mu bilmiyoruz çünkü "evet" deyince daha fazla zorlamadık; daha ne olsun! Zira Türkiye Futbol Federasyonu'nca (TFF) Van'ın Gevaş ilçesinde kurulan Türkiye'nin ilk futbol köyünde Tatvanlı "Messi"den, Şırnaklı Cesur'dan, İstanbullu Ömer Faruk'tan, Trabzonlu Sertan'dan, Diyarbakırlı Veysel'den, Kocaelili Melih'ten, Kayserili Adem'den ve kalan 93 minik cambazdan gördüklerimiz, ileride yeşil sahalarda göreceklerimizin teminatı Gevaş'a üç, dört kilometre uzaklıktaki yaklaşık 15 bin metrekarelik futbol köyü, UEFA'nın toplumun tüm kesimlerini bir şekilde futbola dahil etmeyi ama özellikle de çocukları kazanmayı hedefleyen ve TFF'nin de dahil olduğu Grassroots projesi çerçevesinde kuruldu. Köyün finansmanı federasyon ve sponsor firmalar tarafından sağlanıyor. Fikir babasıysa, TFF Araştırma Geliştirme Planlama ve Eğitim Koordinatörü; daha benimsediğimiz bir tanımlamayla, "hocaların hocası" Gündüz Tekin OnayAmaç ilk etapta Türkiye'nin her yerinden seçilecek 500 yetenekli çocuğu, 100'er kişilik gruplar halinde 10'ar günlük süreyle köyde ağırlamak; yeteneklerini ve futbol zekâlarını geliştirirken centilmenlik ve dayanışma ruhu aşılamak, sağlık ve beslenme gibi konularda eğitmek

        Beden eğitimi öğretmenleri seçiyor

        Yetenekli çocukların seçimi geniş bir koordinasyon ağıyla gerçekleştiriliyor. Her bölgedeki antrenörlerle, onlara bağlı "kent antrenörleri" yetenek avında. Ayrıca federasyon tarafından tüm yurttaki çeşitli okullardan seçilen ve eğitilen 100 kadar beden eğitimi öğretmeninin de gözü kulağı açık. Her kent, nüfusuna oranla ayrılan kontenjan kadar minik futbolcu gönderiyor köye. Ama 12 yaşından küçük olmaları şart!

        Futbol köyünün müdürü, Fenerbahçeli eski futbolcu Taygun Erdem. Özel eğitilmiş 10 antrenör, köye gelen 100 öğrenciden kurulan 10 takımı eğitmekle görevli. Minikler ikişerli gruplar halinde prefabrik barakalarda kalıyor. Altı temizlikçi ve altı mutfak görevlisi çocukların ihtiyaçlarını karşılarken, dokuz güvenlik personeli de köyün belli yerlerine yerleştirilmiş kameralar yardımıyla 24 saat güvenliği sağlıyor. Köyde halen ikinci gruptaki yüz çocuk kalıyor. Futbol eğitimi, topun "bir o kalede, bir bu kalede" olduğu heyecanlı maçlar, satranç dersi, pedagoglar eşliğinde karşılıklı sohbet, göl kıyısında oyun, çadırda masa tenisi ve langırt derken minikler için sabah 07:30'da başlayan gün su gibi akıyor ve gece onda noktalanıyor.

        Köye ayağımızı basar basmaz haber yayılıyor: "Gasteciler gelmiş!" Fotoğraf makinesini gören yanaşıyor. Kısa sürede etrafımızda kalabalık bir "genç yetenek" çemberi. Cevval olanlar, meşin yuvarlakla şöyle fiyakalı bir boy fotoğraflarını çekip yayınlamamız için pazarlık şansını deniyor. Pazarlıkla zaman kaybetmek istemeyenlerse, topu kaptığı gibi "Abi, izle bak" diyerek maharetini sergiliyor. Hepsi birbirinden yetenekli. Çoğu büyük umutlarla burada. Hatta hayallerine ulaşmada yolu yarıladıkları inancındalar. Ama hepsinin futbolcu olamayacağı da bir gerçek. "Yıldız adaylarını belirliyoruz. Normalde her 500 çocuktan 10 yıldız adayı bile çok büyük rakamken, 60-70 aday çıkarabileceğiz gözüküyor. Bunlar evlerine döndükten sonra da federasyonun koruması altında olacak. Eğitimleriyle, psikolojileriyle, beslenmeleriyle sürekli ilgilenilecek" diyor Gündüz hoca. Peki özellikle neden korunacaklar derseniz, en başta kulüplerin gazabından ve medyadan! "Çünkü en büyük tehlike bunlar" diyor Gündüz hoca ve Beşiktaşlı küçük Muhammed örneğini veriyor: "Nasıl koruyacağımız elbette tartışma konusu. Kulüp, 'Federasyon benim oyuncuma ne karışır' diyor. Ama bu şekilde giderse Muhammed'in futbol hayatı bitebilir. Çünkü ciddi davranış bozuklukları oluştu çocukta. Akranlarına üstünlük taslamaya başladı. Arkadaşı gol atınca herkes koşup tebrik ediyor ama o etmiyor."

        Yıldız adayları tesbit edilmiş ama "Bütün çocuklar olumsuz etkilenebilir" ricasıyla isimleri saklı tutmamız isteniyor. Ya diğerleri; yani yıldız adayları arasına giremeyenler? Köyde görev alan İstanbul Psikodrama Enstitüsü'nden iki kadın pedagog, çocuklara hayattaki tek çıkış yolunun futbolculuk olmadığını ve iyi birer hakem, antrenör ya da iyi bir futbol seyircisi olabileceklerini de anlatıyor.

        AKTÜEL

        ÖNERİLEN VİDEO

        "Yenidoğan Çetesi" Skandalında Son Durum Ne? Kaç Hastane Bu Skandala Dahil Oldu?

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ