Eğitimde teknolojiyi yakalamak
Eğitim ve teknolojinin bir araya gelmesi, öğrencilerin performansında belirgin bir fark yaratıyor. Eğitimde tablet kullanan öğrenciler, derslerde daha aktif oluyor ve soyut kavramları daha kolay öğreniyor...
Yeni kabinenin açıklanmasının ardından eğitim camiasında heyecan uyandıran isim şüphesiz Milli Eğitim Bakanımız Ziya Selçuk oldu. Bu heyecanın sebebini de bakanlığının ilk açıklamasında hepmize hissettirdi. Bakan Selçuk'un öğrencileri geleceğe hazırlama vizyonu ve bu vizyona ilintili olarak, "Big data ve yapay zeka konusunda çalışmalar yapılıyor. Blockchain konusunu araştırıyoruz." sözleri büyük yankı yaptı.
Türkiye son yıllarda teknolojiye büyük önem veriyor ve teknolojiyi eğitim sistemine de adapte etmeye çalışıyor. Bu noktada ilk büyük atılımlardan biri olan ve dünya çapında ses getiren Fatih Projesi (Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi), 2010 yılında start almıştı. Eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak maksadıyla tasarlanan proje, eğitimde teknoloji kullanımıyla ilgili dünyada uygulamaya konulan en büyük ve en kapsamlı eğitim hareketi olarak lanse edilmişti.
2011 - Projenin kapsamı
3 yıllık bir olgunluk sürecinin ardından tam kapasiteye ulaşması hedeflenen Fatih Projesi kapsamında, her okul için bir adet çok fonksiyonlu yazıcı, yüksek hızlı internet alt yapısı; her derslik için etkileşimli tahta, kablolu veya kablosuz internet bağlantısı; her öğretmen için tablet, EBA (Eğitim Bilişim Ağı) portalı, e-posta hesabı, bulut hesabı; her öğrenci için tablet, EBA portalı, bulut hesabı, dijital kimlik, e-posta hesabı ve bireysel öğrenim içerikleri sunulmaya başlandı.
2012 - 10,6 milyon tablet ihtiyacı
Dünya çapında büyük ilgi gören proje, pek çok teknoloji üreticisinin de dikkatini çekti. Milyonlarca öğrenciyi tablet ile buluşturacak projede, 10,6 milyon adet tabletin tedariğini sağlayacak partner aranmaya başlandı.
2013 - Tablet ihalesi
Apple'dan Samsung'a, Microsoft'tan Arçelik'e kadar 11 şirket başvuru yaptı. Kapalı kapılar arkasında gerçekleşen ihalelerin 2. turunda, Apple'ın ihaleden "Mali yetersizlik" sebebi ile elendiği belirtildi. Bu turda Apple gibi elenen firmaların ardından geriye Samsung, Vestel, Casper-Exper-Probil, Telpa, Microsoft ve Arçelik kaldı. İhaleyi kazanan firma, 409 milyon TL'lik en düşük fiyat önerisiyle Telpa Telekom oldu.
2014 - Samsung ve Apple'ın projeye ilgisi sürdü
Apple'ın CEO'su Tim Cook'un Ankara ziyareti ve Samsung Türkiye CEO'u Yoonie Joung'un söylemleri, her iki firmanın da Fatih Projesi'ne ilgisini açıkça beyan etti. Duyurulduğunda, 2014 yılı içerisinde tamamlanacağı taahhüt edilen proje, henüz %10'una bile ulaşamadı.
2015 - 730 bin tablet dağıtıldı
Güncel rakamlara göre dağıtılması gereken 18 milyon tablet yerine yalnızca 730 bin tablet dağıtılabildi. 1,5 milyar TL'ye mal olacağı açıklanan proje, 2015 itibarıyla 8 milyar TL'yi buldu. MEB'nin verilerine göre 55.224 okuldan sadece 3.362 tanesinin donanım ve yazılım altyapısı tamamlandı.
2016 - 15 Temmuz süreci
Projenin hedefe varıp varamayacağı soru işaretini korurken, 15 Temmuz sürecinin ortaya çıkması ve tablet alım ihalesindeki komisyon üyelerinin tamamına yakınının kurumdan ayrılması projeyi bir hayli yavaşlattı. MEB, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, Fatih Projesi'nde yaşanan aksamada büyük payın 15 Temmuz süreci olduğunun altını çizdi.
2017 - Tablet yerine klavyeli bilgisayar
Dönemin Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, projede değişime gidildiğini ve tablet yerine klavyeli bilgisayar dağıtma kararı aldıklarını duyurdu. Bu hamle ile daha evvel alınan 1 milyon 438 bin tabletin depolardaki akıbeti merak konusu oldu.
2018 - ...
Projede gelinen noktada, 18 milyonu bulan öğrenci sayısının %10'una bile ulaşılamadığı gibi, 15 milyar TL'yi bulan fatura, yola çıkılırken hesaplananın 10 katına ulaştı...
Dünyadaki örnekler
Fatih Projesi başarıyla sonuçlanmamış olsa da, tabletler eğitimde önemli bir rol oynamaya devam ediyor. Başta ABD ve Almanya olmak üzere pek çok ülkede tabletler eğitimin önemli birer parçası. ABD'deki pek çok eyalette öğrencilere dizüstü bilgisayar ya da tablet verilirken, bazı eyaletlerde "kendi cihazını getir" yaklaşımı ön plana çıkıyor.
Her iki türlü de öğrenciler, teknolojik donanımlar eşliğinde ders görüyor. Uruguay'daki Plan Ceibal adı verilen proje, ilk öğretim okullarına ücretsiz dizüstü bilgisayar sağlamayı amaçlıyor ve tüm dünyada büyük övgü alıyor. Portekiz, öğrencilere dizüstü ya da tablet vermeyi amaçlayan en iddialı ve başarılı projelerden birine imza attı.
Her öğrenciyi bir cihazla buluşturmayı hedefleyen proje, hem devletin hem de özel sektörün imkanlarını bir araya getirerek başarıya ulaştı.
Eğitimde tablet kullanımının faydaları
Pek çok ülkenin yatırım yaptığı eğitimde dijital dönüşüm, pek çok faydayı beraberinde getiriyor. Tabletler, bilgiye istenildiği zaman istenildiği yerden ulaşılmasını sağladığı gibi, yapılan araştırmalar öğrencilerin derse katılımda daha aktif olduklarını işaret ediyor. Tablet gibi dijital ekranlı cihazlar, soyut kavramları daha iyi anlatmaya yönelik çözümler sunarken, teknolojik anlamda öğrencileri geleceğe daha iyi hazırlıyor. Ayrıca aradığı kitaplara ulaşamayan insanlar, dijital kitaplar sayesinde istedikleri kitapları elde edebiliyor.
Almanya'da yapılan bir araştırma, iPad kullanan öğrencilerin derslerde daha aktif olduğunu ve bu sayede başarı oranlarının arttığını ortaya çıkardı. İskoçya’daki University of Hull'ın araştırması, iPad kullanan öğrencilerin %90'ının soyut ve zor kavramları daha kolay anladığını işaret ederken, ödev yapımında da oranların yükseldiğini raporladı.
Apple'ın yaptığı son iPad lansmanı gösterdi ki, yeni iPad için eğitim konusuna özellikle odaklanıldı. Yeni eğitim uygulamaları ve Apple Pencil'in varlığı yeni iPad'i öğrenciler için biçilmiş kaftan yapıyor. Apple Pencil sayesinde kalemle bir defterin üzerine not almaktan çok da farklı olmayan bir deneyim ortaya çıkıyor.
iPad'ler, artırılmış gerçeklik teknolojisi ile birlikte öğrenmeye yeni bir pencere açıyor. Öğrenciler karmaşık yapıları gerçek mekanlarda gözlemleme, ayrıştırma ve toplama fırsatı buluyor. Örneğin insan bedenindeki en küçük kemikleri inceleyebiliyor, onlara yaklaşıp farklı açılardan gözlemleyebiliyor...
Tabletler sadece öğrencilere değil öğretmenlere de kolaylık sağlıyor
iPad'in içeriğinde yer alan Derslik uygulaması, bir öğretmenin sınıfındaki bütün iPad'leri yönetmesini, onlarla dilediği içerikleri anbean paylaşmasını sağlıyor. Yeni Okul uygulaması ise öğrencilerin ders durumlarını takip etmeyi ve onlarla gerçek zamanlı olarak karşılıklı çalışmayı mümkün hale getiriyor.
Öğretmenler uygulama üzerinden ev ödevlerini kolayca iletebiliyor, ödevleri toplayabiliyor, öğrencilerle birebir ilgilenebiliyor ve hatta sınıfın ilerleme durumunu tek bir ekrandan takip edebiliyor. Öğretmenler isterlerse Okul uygulaması üzerinden duyuru paylaşabildikleri gibi, anımsatıcı ile sınav tarihlerini hatırlatabiliyorlar.
Araştırmalar gösteriyor ki, tablet ve benzeri dijital ekranlarla öğrenen çocuklar, geleceğin programlama dillerine daha kolay uyum sağlıyor. Apple'ın geliştirdiği Everyone Can Code programı, iPad üzerinde yapılan dersler ile kod yazmayı öğretiyor. Böylece gençler, daha küçük yaşlardan kod yazmayı öğreniyor ve gelecekte pek çok yazılım tabanlı mesleği tercih edebilecek altyapıya kavuşmuş oluyor.
Öyle görünüyor ki yakın gelecekte insanlar çocuklarına koca bir kütüphane değil, içeriğinde geniş bir dijital kitap arşivi yer alan bir tablet bırakacak. Eğitim ve öğretimde pek çok sorun tabletlerle kolayca aşılırken, artırılmış gerçeklik gibi uygulamalar sayesinde umulmadık avantajlar da ortaya çıkmaya devam edecek.
Türkiye olarak tabletleri eğitime dahil etme vizyonumuz çok değerliydi fakat Fatih Projesi hiçbir zaman potansiyeline ulaşamadı. Ancak hesap kitaptan bağımsız olarak yaklaşım doğruydu ve bunu başaran pek çok ülke mevcut. Umuyoruz ki yeni Milli Eğitim Bakanımız Ziya Selçuk, eğitimle teknolojiyi en kısa zamanda bir araya getirecek zira söylemlerinden bu vizyona sahip olduğunu kolayca anlıyoruz.