Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Tüm sektörlerde olduğu gibi spor kulüpleri de Covid-19 vurgunu yemiş durumda.

Borç batağından kurtulmak için bankalara umut bağlayan ve borçlarını öteleyerek ödeme yoluna giden kulüplerin, bir başka büyük sorunu ise maçların seyircisiz oynanması.

Toplumsal yaşamın normalleşmesi adına atılan adımlar ne denli yerinde olsa da salgının bir türlü bitmemesi hatta yükselme seyri göstermesi tüm hesapları altüst etti.

Yazın başlamasıyla birlikte özellikle turizmde yaşanan canlılık bir nebze olsa da sevindiriciydi.

Kültür ve sanat etkinliklerinin kontrollü ve alınan önlemlerle yapılması futbol kulüplerini de umutlandırdı.

Geçen hafta başlayan Süper Lig karşılaşmaları, tatsız tuzsuz bir yemek gibiydi. Seyircisiz maçlar, başta futbolcuların motivasyon sorunu yaşamasına neden olurken, heyecandan yoksundu ister istemez.

Futbol Federasyonu, Ekim ayından itibaren statlara belirli oranda seyirci alınacağını açıklamıştı. Daha sonra, Sağlık Bakanlığı’nın uyarısı ile ilk yarının boş tribünlere oynanacağı kararı alındı.

Kuşkusuz ki, salgının yayılmasını önlemek ve biran önce normale dönmek için herkes üzerine düşeni yapacak.

Ancak şurası da bir gerçek. Seyircisiz futbol, yalnız seyir zevkini öldürmüyor, kulüplerin kasasını da tamtakır hale getiriyor.

Yeni sezon başlamasına rağmen, birçok takımda futbolculara maaş verilemediğini biliyoruz.

Yayın gelirlerinin kulüplerin kasasına girmeden direkt olarak bankalara gittiğini sağır sultan bile duydu.

Bu nedenle yayıncı şirketin indirim talepleri ve hala yeni sezon için yapması gereken ödemenin hiçbir önemi yok.

Bu paraları yok hükmünde saymalıyız.

Durum vahim. Hatta içler acısı bir hal almış vaziyette.

Bakmayın yapılan transferlere. Günü kurtarmak adına atılan adımların, gelecekte daha büyük sorunlar yaşatacağı ortada.

Bu nedenle, tıpkı Avrupa’nın bazı ülkelerinde olduğu gibi belirli oranda seyircili oynatma görüşünün ve talebinin değerlendirilmesinde büyük fayda var.

Futbol Federasyonu’na tarihi görev düşüyor. Sağlık Bakanlığı, Spor Bakanlığı ve Bilim Kurulu ile konuyu bir kez daha masaya yatırmalı.

Kulüplerin büyük gelir kaynağı olan locaların; toplu taşıma, sinema ve tiyatro gibi etkinliklerde olduğu biçimde belirli ve sıkı önlemler alınarak açılması bir zorunluluk haline geldi.

Bu karar hem futbolcuların motivasyonunu arttıracak hem de oyunun kalitesine katkı yapacaktır.

En önemlisi naklen yayın gelirlerinden büyük kayba uğrayan kulüplere az da olsa maddi destek sağlayacaktır.

Stadyumlara girecek taraftarların HES kodu, TC kimlik numarası ile maçları izlemesi muhtemel bulaşma risklerini de ortadan kaldıracaktır.

Açık hava etkinliği olarak değerlendirilecek maçlar hastalık bulaşma ihtimalinin en az olacağı alanlardır.

Metrobüs, otobüs ve metrolar gibi toplu taşıma yapılan kapalı alanlardaki risk, statlardan çok daha fazladır.

Acil bir durumla karşı karşıyayız. Konuyu Futbol Federasyonu gündeme getirmeli. Hatta kendi sağlık kurulunun hazırlayacağı öneri paketini Sağlık Bakanlığı’na bir an önce sunmalıdır.

Yoksa gemi su almaktan beter halde.

Batıyor…