Ahmet Kıvanç

Kadın çalışanlar açısından önemli bir hak oluşturan kreş yükümlülüğü ile ilgili hususlar Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik’te düzenleniyor. Yönetmeliğe göre, 100-150 kadın çalışanı olan iş yerlerinde, kadın işçilerin bebeklerini emzirmeleri için işveren tarafından emzirme odası kurulması zorunlu. Emzirme odasının çalışma yerlerinden ayrı ve iş yerine en çok 250 metre uzaklıkta olması gerekiyor.

 

 

Yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 150’den çok kadın çalışanı olan iş yerlerinde, 0-6 yaşındaki çocukların bakımı ve emziren çalışanların çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından kreş kurulması zorunlu. Kreş işyerine 250 metreden uzak ise işveren taşıt sağlamakla yükümlü.

İşverenler bu yükümlülüklerini yerine getirebilmek için, kendileri doğrudan kreş açabilecekleri gibi mevcut kreşlerden hizmet satın alabilirler veya başka işverenlerle ortak kreş açabilirler.

İşverenin belediye ve mücavir alanlardaki tüm iş yerlerinde 150 kadın olup olmadığının hesabında, kadınların yaşı, çocuğunun olup olmaması veya medeni durumu dikkate alınmaz. Hatta 150 kadın çalışan hesabında, annesi ölmüş çocuğu bulunan veya çocuğunun velayetini almış erkek çalışanlar da hesaba katılır.

İşverenin kreş yükümlülüğünü hizmet satın alma yoluyla yerine getirebilmesi için, hizmet satın alınacak kreşin kamu kurumlarınca yetkilendirilmiş olması gerekir.

İLKOKULA KAYIT YAPINCAYA KADAR KALABİLİR

Emzirme odalarından 0-1 yaşında, kreşlerden ise ilkokula kaydı yapılmayan 66 aylığa kadar çocuğu bulunan çalışanlar yararlanabilir. Emzirme odaları ve kreşler amacı dışında kullanılamaz.

Çalışanlar çocuklarını oda ve kreşlere işe başlamadan önce bırakıp, akşam iş çıkışında alabilirler. Oda ve kreşlerde çocukların ihtiyaçlarına uygun besin, kahvaltı ve yemek verilmesi zorunlu. 

KREŞ OLMAMASI İŞÇİ İÇİN HAKLI FESİH SEBEBİ

Kreş zorunluluğu bulunduğu halde işveren bu yükümlülüğünü yetirmeyebiliyor. Bu tür durumlarda kadın çalışanlar açısından iş akdini fesih hakkı doğuyor. Yargıtay, 0-6 yaşında çocuğu bulunduğu halde işyerinde kreş yoksa veya işveren bu yükümlülüğünü diğer yollarla yerine getirmiyorsa, bu gerekçeyle iş akdini fesheden kadın çalışanları haklı buluyor. Yargıtay, 4857 sayılı İş Kanunu’nun işçinin haklı fesih hallerini düzenleyen 24. maddesinin II numaralı bendinin (f) alt bendinde yer alan “yahut çalışma şartları uygulanmazsa” şeklindeki ifadenin, kreş zorunluluğu gibi çalışma koşullarını da kapsadığına dikkat çekiyor.

Yargıtay kararlarında, kreş açma yükümlülüğünü yerine getirmeyen işveren karşısında işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle fesih hakkı bulunduğu kaydediliyor.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2015/5175 Esas ve 2016/19971 Karar sayılı dosyada bir banka çalışanı kadın, doğum izninde iken işverene ihtar çekerek kreş yükümlülüğünün yerine getirilmesini, aksi takdirde iş akdini haklı olarak feshedeceğini bildirdi. Banka, 4857 sayılı İş Kanunu’nda işçinin haklı fesih sebepleri arasında kreş açma zorunluluğu bulunmadığını,  ihtarnameyi istifa beyanı olarak kabul ettiğini belirtti. Kadın bankacı daha sonra doğum izninin bitiminde işbaşı yapmak için gittiğinde de iş akdinin sona erdiği cevabı verildi. Yerel mahkeme de bankayı haklı buldu.

Ancak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin kararında, söz konusu yönetmelik uyarınca belediye ve mücavir alan sınırları içindeki tüm iş yerlerinde 150’den fazla kadın çalışanı olan işverenin kreş açmasının zorunlu olduğu, kadın çalışanın işverene bu yükümlülüğünü yerine getirmesi için önceden ihtarda bulunduğu vurgulandı. Kararda, 4857 sayılı İş Kanunu’nun24. maddesinin II. bendinin (f) alt bendindeki hükme dikkat çekildi.

ÖNCE İHTAR ÇEKİN

Belediye ve mücavir alan sınırlarındaki iş yerlerinde toplam kadın çalışan sayısı 150’den fazla olan işverene bağlı olarak çalışan kadınların, kreş olmamasını iş akdini haklı fesih sebebi olarak göstermeden önce işverene ihtar çekerek süre vermesi gerekir. Aksi takdirde, haklı iken haksız duruma düşüp hem işini kaybedip, hem de kıdem tazminatını kaybederler.

İŞVEREN KREŞ MASRAFLARINI VERGİDEN İNDİREBİLİYOR

İşverence kadın çalışanlara kreş ve gündüz bakımevi hizmeti verilmek suretiyle sağlanan menfaatler gelir vergisinden muaf tutuluyor. İşveren kreş hizmetini vermek üzere doğrudan kendisi bir mekân açarsa, bu amaçla yaptığı giderlerin tamamı vergi matrahından indiriliyor.

İşverenin doğrudan kreş açmayıp, mevcut kreşlerden hizmet satın alması durumunda ise her bir çocuk için aylık olarak, brüt asgari ücretin yarısı oranına kadar harcamalar gelir vergisi matrahından düşülüyor. Buna göre, 2020 yılı için bin 471 liraya kadar olan kreş giderleri vergi matrahından indiriliyor. Bu durumda, en düşük yüzde 15 vergi dilimi üzerinden çalışan başına aylık 221 lira tutarında vergi indirimi sağlanıyor.

İşverenin doğrudan kendisi kreş hizmeti sağlarsa, bu amaçla yaptığı harcamaların tamamı vergi matrahından düşülüyor. Herhangi bir tavan uygulanmıyor.

NAKİT ÖDENEN KREŞ PARASINDAN VERGİ KESİLİR

İşçiye kreş yardımı nakit ödenirse ücret olarak kabul edilir ve gelir vergisi kesintisi yapılır. Vergi muafiyetinden yararlanabilmek için kreş ödemesinin hizmet satın alınan kreş veya gündüz bakımevine doğrudan yapılması gerekir.

ERKEK ÇALIŞANLAR İÇİN VERGİ İNDİRİMİ YOK

Bazı işverenler zorunlu olmamasına karşın hem kadın hem de erkek çalışanlarının çocuklarına kreş hizmeti verebiliyor. İşverenlerin kadın çalışanlar için yaptığı tüm kreş harcamaları hem vergi matrahından indiriliyor, hem de sosyal güvenlik priminden muaf tutuluyor.

Erkek çalışanlarda ise durum farklı. Anne öldüğü için çocuğuna kendisi bakan erkek çalışanlara yapılan kreş yardımları hem vergiden, hem de sosyal güvenlik priminden muaf tutuluyor. Ancak, işverenin diğer erkek çalışanlara yaptığı kreş yardımı için vergi indirimi uygulanmıyor. Zorunlu olmadığı halde erkek çalışanların çocukları için sağlanan kreş hizmetleri sadece SGK prim kesintisinden muaf tutuluyor.

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri