HABERTÜRK TV’de Fatih Altaylı’nın sunduğu Teke Tek programına katılan Galatasaray eski başkanı Duygun Yarsuvat, aday olduğunu açıkladığı Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlık seçimiyle ilgili çarpıcı ifadeler kullandı. Aynı zaman hukuk profesörü olan Yarsuvat; 297 delegenin oy kullanabildiği, bir ismin resmen adaylığını koyabilmesi için asgari 59 ıslak imzaya ihtiyacı olduğu seçim statüsünü sert bir şekilde eleştirdi. Adaylığa nasıl karar verdiğini anlatan ve mücadelesini yargı yolunda devam ettireceğini belirten Yarsuvat şöyle konuştu:

‘TFF ÖZERK OLMALI’
“Bir sabah haberleri izlerken, 14 kulübün Yıldırım Demirören’i desteklediğini gördüm. Böyle seçim olmaz, bunun adı tayin. 14 kulüpten imza almak normal bir şey değil. ‘Bunu normal hale getirmek lazım’ dedim ve gerekli temaslara başladım. TFF’nin özerk bir kuruluş olması lazım. Ben bir miktar demokrasi olsun diye aday oldum.

‘3 ADAYLA SEÇİM YAPILAMIYOR’
“Bu işe girelim ve değiştirelim’ dedim. Statüye baktım. 38. madde var. Adaylık için toplam delege sayısının 5’te 1’nin imzası gerekiyor. Bir de en altta ‘1 kişi sadece 1 adaya oy verir’ maddesi var. Eğer biri 200 imza alırsa ki; Yıldırım Bey, 231 aldığını iddia ediyor. O zaman 3 adayla seçim yapılmıyor. Eğer biri 230 imza alırsa seçim orada bitiyor.”

‘SEYAHATTE İMZA ALMIŞLAR’
“Zaten seçim başlamadan aylar öncesinde faaliyetler başlıyor. Bazı kulüplere bir takım imkanlar tanınıyor. İhtiyaçlar karşılanıyor. Seyahate götürülüyor. Hatta oralarda imza alındığı konuşuluyor. Bu sistemde bal tutan parmak yalanıyor. Biz, bu bozukluğu düzeltmek istiyoruz. TFF’yi ‘Ali Babanın Çiftliği’ halinden çıkarmamız lazım.”

‘MEVCUT TABLODA ADAY DEĞİLİM’
TFF Başkanlığına resmen aday olması için gereken 59 imzayı toplayamadığını belirten Yarsuvat, “Ben kimseyi arayıp telefonla imza istemem. Bana çok ters bir şey. Başkaları gibi ‘Bana imza ver; stadın sahası çimlenir, sana tribün yaparız’ demem. Bunlar çirkin şeyler. Biz bunları önlemek için harekete geçtik. Ama kulüpler buna alışmış. Ben bu 60 imzayı toplayamadım. Mevcut tabloda aday değilim gibi. 20 ile 30 arası bir rakama ulaştım. Bunların içinde G.Saray da var” dedi.



‘HUKUK MÜCADELEM DEVAM EDECEK’
TFF’nin seçim statüsünde yanlış gördüğü noktaları yargıya taşıyacağını söyleyen Duygun Yarsuvat, “Bunu değiştirmek için birçok yol var. Olağanüstü genel kurul toplanır. Delegeler bir araya gelebilir. Ama korkarlar yapamazlar! Tabii bir de yargı yolu var. Bu değişiklik 2011’de yapılmış. Tüzüğe göre 3 ay içinde itiraz edebilirsiniz. ‘Ben seçime girmek istedim ama olmadı’ diyerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gidebilirsiniz. Yeterli gerekçeleri toplarsam Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açmak isterim. TFF Tahkim Kurulu ve Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi (CAS) da bir diğer yol. Benim hukuk mücadelem devam edecek ama biz her şeyden önce dikkati buna çekmek istedik” ifadelerini kulandı.



‘HALUK ULUSOY’A DESTEK VEREMEM’
Duygun Yarsuvat, kendisinden geçtiğimiz günlerde destek isteyen bir diğer aday Haluk Ulusoy’un çağrısına ise şöyle yanıt verdi:
“O teklifi hiç düşünmedim. Zaten Ulusoy’un da TFF Başkanı olduğu zaman aynı şeyleri
yapacağını düşünüyorum. İnsanlar eskiden ne biliyorsa şimdi de onu yapıyorlar. Ben bir yenilik istedim. Haluk Ulusoy’un da iş yapma yöntimini biliyorum. Ben başkanın altında neden istediğim projeleri gerçekleştireyim. O yüzden ben kimseye destek veremem. Biz yeni bir pencere açmak, futbola yeni bir nefes kazandırmak istiyoruz.”

 


KISA...KISA...
■ Süper Lig A.Ş diye komik bir şey var. Kulüpler şahsa geçecek. Futbol; spor olmaktan çıkacak, holdinglerin at koşturduğu bir arena olacak.

■ Mali disiplini sağlamayan kulüplere UEFA’dan önce TFF’nin ceza vermesi lazım.

■ Hedefim Türk futbolunun yaşamasını sağlamak ve altyapıyı güçlendirmekti.

■ Futbolculara bir dünya para, ev, araba, hatta telefon veriyoruz. Neden? Yöneticiler uyanmalı. Yoksa ‘Çilek aldım, şeftali alım’ demekle kulüpler batıyor.

■ Sadece sporcu sağlığı ile uğraşacak bir hastane kurmaktı hedefim.

■ G.Saray Başkanlığını kolay bir dönem olsaydı zaten bana vermezlerdi!

■ G.Saray Başkanlığını bırakarak çok iyi yaptım. Verdiğim sözü tuttum.

■ Dursun Özbek iyi bir yönetici ama futbol yöneticisi değil. Mali konular iyi. Benim arzum Ali Dürüst ve Abdurrahim Albayrak’ın da devam etmesiydi ama tercih etmedi.

■ Dursun Özbek’i imza için aradım. ‘Pilav’da görüşürüz’ dedi. ‘Ne görüşmesi’ dedim. Pilav’a gitmedim. Yazık oldu pilavı kaçırdım!