HT Gastro
Keşfet

Demans riskini artıran besinler

Yakın zamanda yürütülen bir çalışmaya göre, günlük kalori tüketiminizin %20'sini ultra işlenmiş gıdalar oluşturuyorsa, bilişsel zayıflama riskinizi arttırıyor olabilirsiniz.

Giriş: 05.02.2023 - 12:15 Güncelleme: 05.02.2023 - 16:39
Habertürk
Haberler Gastro Keşfet Demans riskini artıran besinler

Dondurulmuş gıdalar, hazır yemekler, katkı maddeleri… Aşırı derecede işlenmiş gıda ürünleri koşturmaca ile geçen hayatlarımızı fazlasıyla kolaylaştırıyor maalesef. Bir de lezzetliler tabi, biraz hamburger, sosis, patates kızartması, kurabiye, kek ya da dondurmaya hangimiz hayır diyebiliyoruz ki? Ancak yakın zamanda yürütülen bir çalışmaya göre, günlük kalori tüketiminizin %20’sini bu ultra işlenmiş gıdalar oluşturuyorsa, bilişsel zayıflama riskinizi arttırıyor olabilirsiniz.

Günlük 2000 kalorilik bir diyetin 400 kalorisine denk düşüyor bu miktar. Burgercilerde yediğiniz standart menüleri düşünün – bir cheeseburger artı küçük boy patates kızartması, toplamda 530 kalorilik bir tüketim demek.

JAMA Neurology’de yayınlanan bir çalışmaya göre, özellikle de beynin yürütme mekanizmaları – bilgiyi işleme ve karar verme becerileri gibi – ile ilgilenen kısımlarını vuruyor bu durum.

Çalışma kapsamında yapılan gözlemlerde, aşırı derecede işlenmiş gıdalardan maksimum düzeyde tüketen kadın ve erkeklerde, miktarı minimumda tutan kontrol grubuna kıyasla, global bilişsel zayıflamanın %25, yürütücü işlev zayıflamasının ise %25 oranında daha hızlı olduğu görüldü.

“Bu çalışma, sebep-sonuç ilişkisini kanıtlama değil, asosiyasyonu ortaya koyma amacıyla yapılmış bir çalışma. Ama yine de bilişsel zayıflama hızının ultra-işlenmiş gıdalara atfedilebilmesi tezini destekleyen birtakım unsurlar var,” diyor beslenme uzmanı Dr. David Katz.

“Numune miktarı tatmin edici, izlem çalışmaları da oldukça kapsamlı. Kanıtlar fazla olmasa da veriler, ultra-işlenmiş gıdaların beyinlerimiz açısından iyi olmadığı sonucuna varmamıza yetecek kadar güçlüler.”

Ancak ilginç görülen bir noktadan bahsetmek gerek. Beslenme düzeninin geneli nitelikli olduğunda – yani kişi aynı zamanda da meyve, sebze, tam tahıl vs. gibi işlenmemiş gıdalardan bolca tükettiğinde – ultra-işlenmiş gıdalar ile bilişsel zayıflama arasındaki ilişki yok oluyor, diyor Katz.

“Ultra-işlenmiş gıdalar, diyet kalitesini aşağı çekiyor; dolayısıyla diyet içerisindeki işlenmiş gıda miktarı, çoğu vakada zayıf diyet kalitesinin göstergesi haline geliyor,” diyor Katz. “Alışılmamış bir durum olsa da belli ki katılımcıların bir kısmı idare edebilmeyi başarmış. Diyet kalitesi yüksek olduğunda ise işlenmiş gıdalarla beyin fonksiyonları arasındaki korelasyon zayıflıyor.”

San Diego’daki 2022 Uluslararası Alzheimer Birliği Konferansı’nda sunulan çalışma kapsamında, 10.000 Brezilyalı katılımcı 10 yıl boyunca gözlemlendi. Yaş ortalaması 51 olan grubun yarısı kadın yarısı erkekti.

Çalışmanın başlangıcında ve sonunda, katılımcılara, gecikmeli kelime hatırlama, sözcük tanıma ve sözel akıcılık gibi bilişsel testler uygulandı ve beslenme düzenleri hakkında bilgi edinildi.

“Bezilya’da ultra-işlenmiş gıdalar, total kalori tüketiminin %25-30’unu oluşturuyor. Bolca burger yiyor, çikolatadan da beyaz ekmekten de vazgeçemiyoruz. Ne yazık ki birçok batı ülkesiyle benzer durumdayız,” diyor çalışmadan Dr. Claudia Suemoto.

“ABD vatandaşlarının tükettikleri kalorilerin %58’i, İngilizlerin %56.8’i, Kanada vatandaşlarının ise %48’i, ultra-işlenmiş gıdalardan geliyor,” diyor Suemoto.

Bu gıdalar, “işlenmemiş herhangi bir bileşen içermeyen ve genelde yapılarında tatlandırıcılar, gıda boyaları, emülgatörler ve muhtelif kozmetik katkı maddeleri bulunduran endüstriyel besin maddeleri” olarak tanımlanıyorlar.

“Günlük kalori tüketiminin %20’sinden fazlasını işlenmiş gıdalardan alan kişilerde global bilişsel zayıflama hızının %28, yönetici fonksiyonlarda zayıflama hızının ise %25 oranında arttığını gördük,” diyor çalışmadan Natalia Gonçalves.

Bilişsel beceriler üzerindeki etkisinin yanı sıra, ultra-işlenmiş gıdaların obezite, kalp ve dolaşım problemleri, diyabet ve kanser gibi hastalıkların riskini arttırdığı da biliniyor. “Aşırı derecede işlenmiş gıda türleri, insan bedeni açısından her anlamda kötü,” diyor Katz.

Ultra-işlenmiş gıdalar, yüksek miktarda şeker, tuz ve yağ içerdiklerinden inflamasyona sebep oluyorlar – bedende ve beyinde sağlıklı yaşlanma karşısındaki en büyük tehdit bu aslında. “Ayrıca hızlı birer öğün olarak iş gördüklerinden, sindirim sistemindeki trilyonlarca bakterinin dengeli bir şekilde korunması için elzem olan bitki liflerinin tüketimini düşürüyorlar. Bu lifler, beyin sağlığı ve Alzheimer gibi yaşla ilişkili hastalıkların riski açısından özellikle önemliler,” diyor Harvard Tıp Fakültesinden nörolog Dr. Rudy Tanzi.

Bütün bunların başımıza gelmesini nasıl önleyebiliriz peki? Beslenme düzeninize aşırı derecede işlenmiş gıdalardan dahil ettiğinizde, bir yandan da sebze, meyve ve tam tahıllar gibi yüksek kalitede besinler tüketerek denge sağlamaya çalışabilirsiniz.

“Sonuç olarak, evet, ultra-işlenmiş gıdalar günümüzde önemli ‘malzemeler’, ancak kamu sağlığı açısından odaklanılması gereken nokta, diyetin genel kalitesi,” diyor Katz.

Diyet kalitesini sağlama almanın en kolay yolu ise evde sıfırdan yemek yapma alışkanlığını kazanmak.

“İnsanların evde daha çok yemek pişirmeyi öğrenmeleri gerekiyor. Evet, o kadar vaktimiz olmadığını bahane ediyoruz, ama emin olun ki yemek yapmak çok da vaktinizi almayacak,” diyor Suemoto.

“Harcadığınız zamanın karşılığını alacaksınız; bu şekilde hem kalbinizi koruyacak hem de demans ve Alzheimer gibi beyin hastalıklarına karşı önlem almış olacaksınız,” diye de ekliyor. “Aşırı derece işlenmiş gıdaları satın almayı bırakın!”

Bu içeriği paylaş
İLGİLİ İÇERİKLER