HT Gastro
Keşfet

İz bırakan müze: Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Uluslararası Müzecilik Derneği tarafından sosyal medya platformları, Heritage İstanbul 2021 ile çeşitli okul ve üniversite öğrencileri arasında gerçekleştirilen anket, ilginç sonuçlar ortaya koydu. Anadolu Medeniyetleri Müzesi Türkiye'de en çok iz bırakan müze olurken, dünyada görülmek istenen müzelerin başında Paris'teki Louvre Müzesi yer aldı.

Giriş: 06.08.2021 - 15:11 Güncelleme: 06.08.2021 - 15:12
Haberler Gastro Keşfet İz bırakan müze: Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Uluslararası Müzecilik Derneği 2021 yılı mart-haziran ayları arasında, 2 bin 544 kişinin katılımıyla geniş kapsamlı anket çalışması yaptı. Ankette yöneltilen "Türkiye'de gezdiğiniz, sizde etki bırakan müze hangisidir" sorusuna katılımcıların çoğunluğu 1921 yılından beri Ankara'da hizmet veren tarih ve arkeoloji ağırlıklı 'Anadolu Medeniyetleri Müzesi' yanıtını verdi. Bu müzeyi sırasıyla İstanbul Arkeoloji, Anıtkabir, Efes, Masumiyet, Topkapı Sarayı ve Ayasofya müzeleri de yüksek oyla izlerken, Zeugma, Rahmi Koç, Trabzon Şehir, Troya, Kariye, Sakarya, Odunpazarı, Ulucanlar Cezaevi, Kapadokya ve İzmir Radyo ve Demokrasi Müzesi de listede yer aldı.

Katılımcılar "Türkiye'de hangi müzeyi görmek istersiniz" sorusuna Şanlıurfa'daki UNESCO tarafından dünya mirası listesinde yer alan 'Göbeklitepe Kazı ve Müzesi' yanıtını verirken, bu tercihi sırasıyla Gaziantep'teki Zeugma, Anadolu Medeniyetleri, Topkapı Sarayı, İstanbul Arkeoloji, Noel Baba Kilisesi, Troya, Efes, Kapadokya müzeleri ve Yerebatan Sarnıcı izledi.

Ağırlıklı olarak müze ziyareti gerçekleştirmiş kişilerden oluşan anket katılımcıları "Dünyada hangi müzeyi görmek istersiniz" sorusu ise açık ara farkla Fransa'nın başkenti Paris'te bulunan ve Mona Lisa tablosuyla zihinlerde yer eden ünlü 'Louvre Müzesi' karşılığını buldu. Dünyada gezilmek istenen müzeler listesinde Londra - British Museum, Mısır Kahire Müzesi, New York - Amerikan Doğa Tarihi Müzesi, Hollanda - Oegstgeest - Corpus İnsan Vücudu Müzesi, Roma - Vatikan Müzesi, Napoli - Pompeii, Jamaika Kingston - Bob Marley, Viyana Askeri Tarih, Atina - Akropolis, New York Museum Of Modern Art (Moma) da yer aldı.

Uluslararası Müzecilik Derneği Genel Başkanı Dr. Hakan Tartan, müzelerin ve genel bağlamda kültür ve sanatın özellikle pandemi sürecinde insanları iyileştirici ve mutluluğa yönlendirici özelliklerini de dikkate almak gerektiğini belirterek şunları söyledi:

"İnsanlar adına öğretici, eğitici, bilgilendirici ve tamamlayıcı değerler taşıyan müzeler, Türkiye'de de her geçen gün daha çok ilgi görüyor. Ülkemizin kültürel ve tarihi değer ve güzelliklerini ön plana çıkaran müzeler artık uluslararası literatürde de daha çok yer buluyor. Bu elbette sevindirici ancak müzelerin sayısının artırılması, özellikle butik müzelerle kentlerin ve beldelerin kültürel ve tarihsel özelliklerinin tanıtılması toplumsal gelişim adına da önemli bir ödev. Bir yandan Türkiye'nin müzeler, kültür ve sanat yoluyla tanıtımına katkı sağlamaya çalışan derneğimiz, bir yandan da özellikle yerel yönetimler ve beldelerle özdeşmiş kişiler üzerinden yeni müzeler kurulmasına katkı koyuyor."

Fildişi Sahili'nin kuzeyinde yer alan 8 kerpiç cami, UNESCO Dünya Miras Listesi'ne alındı.

Çin'in Fuzhou kentinde düzenlenen UNESCO 44. Dünya Miras Komitesi toplantısında, Fildişi Sahili'nin kuzeyindeki Tengrela, Kouto, Sorobango, Samatiguila, M'Bengue, Kong ve Kaouara köylerinde bulunan 8 caminin dünya mirası listesine alındığını duyuruldu.

Söz konusu kerpiç camilerde, dönemin Mali İmparatorluğu'nun bir parçası olan Cenne kentinde 13'üncü yüzyılda ortaya çıktığı düşünülen "Sahel-Sudanez" mimari tarzının benimsendiği görülüyor.

Fildişi Sahili'nde bugüne kadar aynı mimari tarza sahip 20 caminin korunabildiği biliniyor. Listeye alınan 8 caminin büyük kısmının 17'inci yüzyılda inşa edildiği tahmin ediliyor.

Mali İmparatorluğu, 1230-1670 arasında Dakar'dan Gao'ya kadar Batı Afrika'nın bir kısmında hüküm sürmüştü.

"Sahel-Sudanez" adı verilen kerpicin ana malzeme olarak kullanıldığı mimari tarzın, Mali İmparatorluğu döneminde ortaya çıktığına inanılıyor.

Sahel Sudanez mimari tarzının benimsendiği camilerde, kareye yakın formlu dört köşe kerpiç sütunların üzerine oturtulmuş, konik biçimli ve sarmal minarelere rastlanıyor.

Oldukça sade şekilde inşa edilen bu yapıların en önemli süslemesini ise kerpiç duvarlara monte edilen yüzlerce odun oluşturuyor.

Bu odunlar, aynı zamanda yağmur mevsiminde onarım iskelesi vazifesi de görüyor.

Mali'nin Cenne kentinde 13. yüzyıldan bugüne kadar ayakta kalmayı başaran Cenne Ulu Cami ise Sahel-Sudanez mimarisinin dünyadaki en bilinir örnekleri arasında yer alıyor.

UNESCO Dünya Miras Listesi'ne 1988'de kabul edilen Cenne Ulu Cami, aynı zamanda dünyanın en büyük kerpiç yapısı olma özelliği taşıyor.

Cenne Ulu Cami, rüzgar ve yağmurun yol açtığı aşındırmaya karşı yılın bir günü, yerel halk tarafından çamurla sıvanarak onarılıyor.

Bu içeriği paylaş
İLGİLİ İÇERİKLER