Renkli ışıklar şehri: Hong Kong
Neon ışıklı tabelaların aydınlattığı Hong Kong'da hayat 24 saat yaşanıyor, zaman kavramı kayboluyor.
Hong Kong... Nereye gidiyorum? Ne kadar uzağa? Gerçekten nereye gidiyorum ben? Yıllarca süren İngiliz egemenliğinin ilginç bölgesine. Çin’in mi yoksa İngiltere’nin mi bir parçası? Anlamakta zorluk çektiğim nev-i şahsına münhasır Hong Kong’a gidiyorum. Şimdilerin özgür ve özgün çocuğunu yakından tanımak gerek.
Modern zamanların azımsanmayacak bir kısmını kapalı yaşayan Çin’in aydınlık yüzüydü Hong Kong. “Nasıl insanlar bu Çinliler” sorumuza en yakın cevaptı. Özgün Çin mimarisinin arasından fırlayıp göğü delen binalarla, Asya kıtası ilk Hong Kong sayesinde tanışmıştı. İngiltere’nin şehrin tapusunu devredişinden sonra kimlik ispatına yöneldi Hong Kong.
Akşam saatlerinde karanlığı Hong Kong’un meşhur neon ışıklı tabelaları aydınlatıyor. Merkeze doğru yaklaştıkça gökyüzü daha bir aydınlanmaya başlıyor, ardından gece ile gündüzün dışında kalan bambaşka bir ışıkla karşılaşıyorum. Sahilden ayrılıp cadde ve sokaklara girdiğimde, göğe doğru fütursuzca yükselen yapılar arasında sıkışıp kalıyorum. Hong Kong sokakları deyim yerindeyse renkli ışıklar şehri. O kadar karışık yollardan otele ilerliyorum ki nerede olduğumu kestirmek zor. Otelim, onlarca restoran ve barın bulunduğu bir caddede. İçerisi Birleşmiş Milletler (BM) kararlarının alındığı bir forum sanki. Dışarısı da aynı.
Kendimi hızla caddeye atıyorum, yürüyorum, yürüyorum, saatlerce yürüyorum. Saat gece yarısına geldiğinde bile tüm dükkânların açık olduğunu görüyorum. Bu ışıklı şehirde zaman kavramım kayboluyor, Hong Kong’da hayat 24 saat yaşanıyor. Burada zamanın hızlı aktığı yerlerden biri olan Soho’ya uzanıyorum geceyarısından sonra.
Gece ve gündüz... Hong Kong’da ikisi ayrı hareketlilikle yaşanıyor. Burası alışveriş şehri olmanın ötesinde bir yer. Dünyanın her mutfağından lezzetleri tadabiliyorsunuz; İtalyan, Fransız, Uzakdoğu ve tabii ki Türk mutfağı. Barlar sabaha kadar açık ve hareketli, herkes sohbete açık. Yabancılara alışmış olduklarından belki de, Hong Kong’lular güler yüzlü ve sempatik.
Hong Kong'da ne yenir?
Hong Kong'a Türkiye'den direkt olarak ulaşım sağlanabililiyor. Uçak ile yolculuk yaklaşık 11 saat sürüyor.
Hong Kong'da toplu taşıma kolaylıkla kullanılabilir bir ulaşım yöntemi. Havalimanından birçok otobüs seferi bulunuyor ve ücretleri 1.20 HKD ve 45 HKD arasında değişiyor. Otobüsler 06:00-00:00 arasında hizmet veriyor.
Hong Kong önceleri küçük bir çocuk olarak yer etmişti belleğimde. Finaldeki Hong Kong ise 2046 ve Aşk Zamanı adlı filmlerin Hong Kong’lu ünlü yönetmeni Wong KarWai’nin şehrine dönüşüyor. Yıl 1962! Şehrin günlük gazetelerinden birinin baş editörü Bay Chow ile eşi, Şanghay kökenlilerin oturduğu bir apartmana taşınır. Bay Chow kısa süre sonra aynı apartmanda oturan Li-Yun adında kendisi gibi evli, kocası sık sık iş gezilerine çıkan güzel bir kadınla tanışır ve arkadaş olurlar. Eşlerinin bir ilişki yaşadığını öğrenince daha da yakınlaşırlar. Filmde dönemin Hong Kong’unu da izleriz tabii. Kimsesiz sokaklar, daracık apartman daireleri, bitmek bilmeyen yağmurlar...
Bugün de Wong Kar-Wai’nin filmdeki şehrinden izler bulmak mümkün Hong Kong’da; ana caddelerden ayrılıp ara sokaklara girdikçe eski Hong Kong’a dair kadrajlarla karşılaşıyorsunuz.