Mesele para harcamaksa dünyanın en iyi 10 oteli
450-3290 dolar aralığında ücretleriyle dünyanın en lüks 10 otelini listeliyoruz.
Maldivlerde ya da Hawaii’de tropik ada kaçamaklarından, Sidney, Hollywood ya da Singapur’da göz kamaştıran şehir gezilerine kadar... Belirtilen ücretler dolar bazında, gecelik ücretlerdir.
İnsanın hayatta bir kez deneyimleyebileceği, biraz aşırı, gösterişli bir şeyler arıyorsanız eğer, Marlon Brando’nunTahiti’nin 30 mil kuzeyinde yer alan Tetiaroa’daki ultra-lüks özel ada kompleksi tam size göre.
35 adet saz çatılı villadan oluşan bu işletmede, her bir villanın kendine özel bir sonsuzluk havuzu ve açık havada yeme-içme alanları bulunuyor. Londra ya da New York’taki beş yıldızlı bir otelde keyfine varılabilen diğer tüm lükslerden bahsetmeye bile gerek yok. Otelin müşterilerine sunduğu en özel hizmet ise kesinlikle her bir villaya özel, yatak odasından yalnızca birkaç adım ötedeki beyaz kumlar ve turkuaz rengindeki deniz.
2021 yılının şubat ayında açılan W Melbourne, bu sene Avustralya’da faaliyete geçen ilk uluslararası beş yıldızlı otel. Avustralya sınırları henüz uluslararası yolculuklara açılmamış olsa da turizm açısından umut verici bir gelişme olarak görülüyor bu.
$1,25 milyar dolarlık göz alıcı Collins Arch bölgesinde bulunan otel, lüks rezidanslara, üst kalite perakende ürünlere ve lüks yemek olanaklarına da ev sahipliği yapıyor. Ultra-modern bu otelde beş adet restoran ve bar, altından çatısı olan kapalı bir yüzme havuzu ve havuzun hemen yanı başında yine bir bar ile DJ masası bulunuyor.
Yalnızca yetişkinlere yönelik hizmet veren bu yaşam merkezi, salgın sonrası lüks gezintilere ideal bir örnek. Hawaii’deki Lanai adasında bulunan bu resort o kadar huzurlu ve o kadar gözlerden uzak ki kendinizi ıssız bir adada gibi hissediyorsunuz.
Lanai’nin ormanlarla kaplı, sis içindeki Koele dağlarında gizlenmişsüit odalarını tercih etmeniz durumunda ise diğer misafirlerin bile farkında olamayacaksınız.
Bu yaşam merkezinde her misafirin kendine özel Sensei Guide adında bir de sağlık koçu oluyor; bu kişi, spa tedavilerinizi ve sağlık aktivitelerinizi düzenliyor, sabah meditasyonundan ses banyosuna kadar türlü faaliyetlerle zihninizde kalan son stres ve kaygı kırıntılarını da temizliyor.
Fransa’nın pastoral güzellikteki Loire Vadisi’nde bulunan bu dingin 18. yy şatosu, Paris’ten trenle 55 dk. uzaklıkta olmasına rağmen dünyanın geri kalanından kilometrelerce uzakta gibi hissettiriyor insana.
Güne ışığıyla dolu, her biri el emeği fresklerle, kristal avizeler ve antika mobilyalarla bezeli otel odaları, misafirlerine zamanda yolculuk imkanı tanıyor.
Otelin dışarısında bulunan320 metrekarelik alana yayılmış olan labirenler, göller, gül bahçeleri ve taş kenarlıklı yüzme havuzu,mükemmel bir sayfiye tatili için ideal ortamı oluşturuyor.
Aradığınız şey insanlıktan tamamen kaçabileceğiniz bir tatil ise Kalahari Çölü’ndeki binlerce metrekarelik vahşi doğayı koruma bölgesinde bulunan lüks safari kampı Jack’s tam size göre.
1993 yılında inşa edilen bu efsanevi kamp, 2019 yılında yenilenme için kapatıldıktan sonra 2021 yılında, içinde sayvanlı karyolaları, muhteşem safari dekorları ve Makgadikgadi Tuzlası’na bakan özel yüzme havuzları bulunan 10 devasa lüks çadırla birlikte 2021 yılında yeniden açıldı.
Kampta ayrıca bir kütüphane, bilardo odası, bar ve İran halılarıyla kaplı görkemli bir çay çadırı bulunuyor – uzun, sıcak bir safari gününden sonra buz gibi bir çay eşliğinde dinlenmek için birebir.
Şaşaalı bir şehir tatiliyse sizin tarzınız, Sunset Bulvarı’ndaki bu şık mı şık kent vahasından iyisini bulamazsınız.
Salgından hemen önce, 2019 yılında açılan bu otelin odaları Los Angeles’ta bulabileceğiniz en büyük ve en lüks odalar; doğal, minimalist dekoru ve muhteşem mermer banyoları ile bu odalardan Hollywood tepelerinin benzersiz manzarasının keyfine varabileceksiniz.
Bu otelle ilgili en etkileyici olan şeyse, markanın tamamen sürdürülebilirlik temelinde işlemesi –kurtarılmış Kaliforniya ahşaplarından üretilen mobilyalardan tutun da restoranların bitki ve sebze ihtiyacını karşılaması adına otelin içerisinde işletilen organik bahçeye kadar.
Sydney göklerinde zarafetle yükselen Crown Sydney, şu anda şehirdeki en yeni ve en lüks otel; işletme 4 yıl süren inşaat ve 1,7 milyar dolarlık bütçesiyle 28 Aralık 2020 tarihinde açıldı.
Kendini altı yıldızlı otel olarak tanımlayan bu göz alıcı, taç yaprak şeklindeki gökdelende 14 adet restoran ve bar, Sydney limanına bakan bir sonsuzluk havuzu ve mermer banyolarla,şehir manzarasını ayaklar altına seren yerden tavana pencerelerle bezenmiş 349 oda bulunuyor.
Otelde her türlü spa ve yoga hizmetleri, meditasyon terasları, rahatlama odaları, kızılötesi saunalar ve Roma hamamlarından esinlenilmiş bir hidroterapi merkezi de mevcut.
Avrupa sınırlarını yeniden açmaya başladığında, ilk durağınız Como Gölü kıyılarına konuşlanmış ikonik Grand Hotel Tremezzo olmalı.
Otelin 90 odası farklı farklı dekore edilmiş, geniş balkonlarla, teraslar ve jakuzilerle donatılmış. Göl manzarasına bakan odalar verilen paranın her kuruşunu hak etse de bakımlı bahçelere bakan odalar da sakin ve huzurlu bir deneyim vadediyor.
Otelin dış kısmında, biri doğrudan gölün üzerinde bulunan üç adet yüzme havuzu da mevcut.
Ailenizi akıllarını başlarından alacak bir salgın sonrası tatiline çıkarmak istiyorsanız eğer, Soneva Jani’den şaşmayın. Su üzerinde bulunan villaların her birinde özel bir sonsuzluk havuzu ve doğrudan turkuaz rengindeki okyanus sularına dalmanızı sağlayan su kaydırakları bulunuyor.
Otelin müşterilerine sunduğu diğer aile dostu aktivitelerse şöyle: su üzerine inşa edilmiş bir sinema, bir yıldız gözlem merkezi ve çikolata-dondurma odası. Her villanın çatısı komple kaldırılabiliyor ayrıca; böylece çocuklar yıldızların altında uyuyabiliyorlar.