Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Edebiyat Rıfat Ilgaz şiir yazdı hapse atıldı

        Rıfat Ilgaz...

        'Hababam Sınıfı'nın yazarı.

        8 Mayıs 1911'de doğan Rıfat Ilgaz, Türkiye'nin en çalkantılı siyasi dönemlerinde devam ettiği dergiciliği, aynı dönemdeki birçok yazar gibi, onun da adliye koridorlarında ve hapishanede zaman geçirmesine neden oldu.

        Oldukça üretken olan yazın hayatına şiirden mizah öykülerine, romandan çocuk kitaplarına birçok farklı alanda eser sığdırdı.

        Rıfat Ilgaz, 7 Temmuz 1993'te 82 yaşındayken vefat ettikten sonra Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.

        Rıfat Ilgaz, edebiyat hayatına 1926'da Kastamonu Nazikter Gazetesi'nde yayımlanan 'Sevgilimin Mezarında' şiiriyle başladı. Bu şiiri yazdığında henüz 15 yaşında olan Ilgaz, o dönemlerde Mehmet Rıfat imzasını kullanıyordu.

        Faruk Nafiz Çamlıbel'in ilgisini çeken Rıfat Ilgaz bir süre kişisel şiirler yazdı. Ilgaz, kendisine göre gözü kapalı yaşadığı yılların ifadesi olan bu şiirlerden sonra şiir tekniğine yeni bir soluk getirdiğine inandığı Nazım Hikmet ile çalıştı.

        REKLAM

        Rıfat Ilgaz'ın edebi kişiliğinin şekillenmesinde Nazım Hikmet'in etkisi şöyle oldu; Nazım Hikmet, kendi tarzını bulması için Orhan Kemal'e Rıfat Ilgaz'ı örnek gösterdi.

        II. Dünya Savaşı sırasında öğretmenlik yapan Rıfat Ilgaz, bu dönemde hayatında ve çevresinde gördükleriyle toplumcu bir anlayışa yöneldi. Bu amaçla 1943'te yayımladığı ilk şiir kitabı 'Yarenlik'te çevresindeki insanların hayatını anlattı. Örneğin 'Alişim' şiiri, Ilgaz'ın edebiyatta durduğu noktayı oldukça net şekilde gösterdi.

        Kasnağından fırlayan kayışa

        Kaptırdın mı kolunu Alişim!

        ***

        Gidenler gitti Alişim,

        Boş kaldı ceketin sağ kolu...

        ***

        Varsın duvarda asılı kalsın bağlaman

        Beklesin mızrabını.

        Bu şiirde toplumu birçok açıdan anlatan Rıfat Ilgaz, köyden kente göçten, işçinin durumuna kadar toplumsal gerçekleri irdelerken bir yandan da bu toplumsal gerçeklik içinde sıkışıp kalan kişileri kaleme aldı.

        Benzer bir anlayışla yazdığı ve şiirlerin bir kısmı okuldaki öğrencileriyle ilgili olan ikinci kitabı 'Sınıf', sakıncalı olduğu gerekçesiyle toplatılırken hakkında soruşturma açıldı. Bir süre saklanan Rıfat Ilgaz, daha sonra teslim oldu ve 6 ay hapiste yattı.

        ŞİİR KİTAPLARI

        * Yarenlik (1943)

        * Sınıf (1944)

        * Yaşadıkça (1947)

        * Devam (1953)

        * Üsküdar'da Sabah Oldu (1954)

        * Soluk Soluğa (1962)

        * Karakılçık (1969)

        * Uzak Değil (1971)

        * Güvercinim Uyur mu (1974)

        * Kulağımız Kirişte (1983)

        * Ocak Katırı Alagöz (1987)

        * Çocuk Bahçesi (1995)

        * Bütün Şiirleri (1983)

        * Bütün Şiirleri: 1994

        REKLAM

        DİĞER ESERLERİ

        * Roman: 11

        * Anı: 3

        * Öykü: 21

        * Çocuk Edebiyatı: 10

        * Tiyatro Oyunları: 7

        * Ödül Sayısı: 4

        ÇOCUKLARIM

        Yoklama defterinden tanımadım sizi,

        Benim haylaz çocuklarım

        Sınıfın en devamsızını

        Bir sinema dönüşü tanıdım

        Koltuğunda satılmamış gazeteler

        Dumanlı bir salonda

        Kendime göre karşılarken aksamı

        Nane şekeri uzattı en tembeliniz

        Götürmek istedi küfesinde

        Elimdeki ıspanak demetini

        En dalgını sınıfın

        Çoğunuz semtine uğramaz oldu okulun

        Palto ayakkabı yüzünden

        Kiminiz limon satar balık pazarında

        Kiminiz Tahtakale'de çaycılık eder

        Biz inceleye duralım aç tavuk hesabi

        Tere yağındaki vitamini

        Kalorisini taze yumurtanın

        Karşılıklı neler öğrenmedik sınıfta

        Çevresini ölçtük dünyanın

        Hesapladık yıldızların uzaklığını

        Orta Asya'dan konuştuk

        Laf kıtlığında

        Birlikte neler düşünmedik

        Burnumuzun dibindekini görmeden

        Bulutlara mi karışmadık

        Güz rüzgarlarında dökülmüş

        Hasta yapraklara mi üzülmedik

        Serçelere mi acımadık kış günlerinde

        Kendimizi unutarak

        REKLAM

        SEN GİDİNCE

        Sen gidiyorsun ya işine yetişmek için,

        Saçlarını, gözlerini, ellerini

        Neyin varsa toplayıp gidiyorsun ya,

        Her seferinde bir şey unutuyorsun, sıcak,

        Termometrede yükselen çizgi çizgi.

        Kim bilir nerelerde soğuyorsun...

        Senin göz bebeklerin var ya, kadın kadın gülen

        İnsan insan bakan göz bebeklerin,

        Beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta,

        Beni yıksa yıksa göz bebeklerin yerle bir eder.

        Ne gelirse onlardan gelir bana,

        Çalışma gücü, yaşama direnci...

        Mutluluk gibi kazanılması zor,

        Mutluluk gibi yitirilmesi kolay.

        Bir açarsın ki mutluyum,

        Bir kaparsın her şey elimden gitmiş.

        AYDIN MISIN

        Kilim gibi dokumada mutsuzluğu

        Gidip gelen kara kuşlar havada

        Saflar tutulmuş top sesleri gerilerden

        Tabanında depremi kara güllelerin

        Duymuyor musun

        Kaldır başını kan uykulardan

        Böyle yürek böyle atardamar

        Atmaz olsun

        Ses ol ışık ol yumruk ol

        Karayeller başına indirmeden çatını

        Sel suları bastığın toprağı dönüm dönüm

        Alıp götürmeden büyük denizlere

        Çabuk ol

        Tam çağı ise başlamanın doğan günle

        Bul içine tükürdüğün kitapları yeniden

        Her satırında buram alın teri

        Her sayfası günlük güneşlik

        Utanma suçun tümü senin değil

        Yırt otuzunda aldığın diplomayı

        Alfabelik çocuk ol

        Yollar kesilmiş alanlar sarılmış

        Tel örgüler çevirmiş yöreni

        Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende

        Benden geçti mi demek istiyorsun

        Aç iki kolunu iki yanına

        Korkuluk ol

        REKLAM

        SALI: Ahmet Haşim

        'KORONA GÜNLERİNDE ŞİİR'İN DİĞER ŞAİRLERİ

        REKLAM
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ