Kafeininizi nasıl alırdınız? Kahveyle mi, bir dilim pastayla mı?
Kahve içeren tatlılar son dönemde popüler... Kahve acılığının, çikolatanın lezzetini daha da yoğun bir tada dönüştürdüğü o lezzet şöleni, bize kaça patlar dersiniz? Gelin, bir hesap yapalım... Ama merak etmeyin, para hesabı değil!
ABONE OLSon zamanlarda tatlılara, keklere kahve ile aroma katma akımı başladı. Tiramisunun geçmeyen modasına, tatlıların ve çikolatalı pastaların içine kahve tozu ya da demlenmiş kahve koyma modası eklenmiş gibi görünüyor. Ne yalan söyleyeyim, kahvenin acılığının, çikolatanın lezzetini artırarak daha yoğun bir tat oluşturması, bağımlılık yaratıyor insanda.
Çoğu zaman, bir tarifte istenen kahve miktarı çok fazla değildir; sadece birkaç çay kaşığı veya yemek kaşığı hazır kahve veya espresso granülü ya da yarım fincan demlenmiş kahvedir istenen. Ancak bazen, doz biraz yüksek olabilir. Bu, çikolatalı pastanın kafeinli olduğu anlamına mı geliyor? Ve bir doğum günü partisinde çocuklara çikolatalı pasta veriyorsanız, onları hem şeker hem de kafeinle yüklemek mi demek oluyor? Kafeinle pasta pişirdiğimizde neler olduğuna daha yakından bakalım.
Kimyasal adı 1,3,7-trimetilksantin olan kafein, özellikle kahve çekirdeklerinde, çay yapraklarında, kakao tohumlarında ve mate gibi bitkilerde bulunuyor. Uyarıcı etkisiyle biliniyor.
Isıya dayanıklı bir madde olan kafein, kaynar suda çözünüyor ve acı bir tat taşıyor. Kafeinin kaynar suda çözünürlüğü, kahve ve çayın neden bu kadar yüksek oranda kafein içerdiğini açıklıyor; çünkü demleme işlemi kafeini verimli bir şekilde açığa çıkarıyor. Kafeindeki kimyasal bağların yapısı onu kararlı hale getiriyor ve parçalanması için büyük miktarda termal enerji gerektiriyor. Başka bir deyişle kafein, pişirme ve fırınlama için kullanılan tipik sıcaklık aralığı olan 149 ila 220 dereceden daha yüksek olan 238 dereceye kadar ısıya dayanıklı.