HT Gastro
Seyahat

Madrid'de mutlaka görmeniz gereken 10 turistik yer

İster bu İspanyol başkentinde yaşıyor olun, isterseniz birkaç günlük bir kaçamak peşinde olun; Madrid'de bulunan bu 10 noktayı görmeden geçmeyin.

Giriş: 17.02.2023 - 16:59 Güncelleme: 26.04.2023 - 17:03
Habertürk
Haberler Gastro Seyahat Madrid’de mutlaka görmeniz gereken 10 turistik yer

Maceralarını biraz daha bilinçli ve planlı yaşamayı tercih edenlerdenseniz eğer, tam size göre bir liste hazırladık. İster bu İspanyol başkentinde yaşıyor olun, isterseniz birkaç günlük bir kaçamak peşinde olun; Madrid’de bulunan bu 10 noktayı görmeden geçmeyin.

1

Gran Via

Başkentin merkezindeki turizmin ve alışverişin kalbi olarak görülen bu cadde, C/Alcalá’dan başlıyor ve 1,3 km sonunda Plaza de España’da bitiyor. Gran Via, geçtiğimiz bir asır boyunca, iktidardaki hükümetlerin tercihine göre farklı farklı isimler almış. Bu ikonik cadde, 1981 yılındaki İspanyol Demokrasiye Geçiş Süreci’nde Gran Via olarak adlandırılmış. Gran Via, kadim tarihi boyunca hem Madrid’in ilk mağazalarına ev sahipliği yapmış hem de şehirdeki en iyi eğlence noktalarından biri haline gelmiş.

2

Museo del Prado

Geniş bir neo-klasik yapı içerisinde bulunan Prado, İspanya’daki en önemli sanat müzesi olarak görülüyor. Prado, son yıllarda son derece kapsamlı bir büyüme programına alındı; Rafael Moneo tarafından tasarlanan küp şeklindeki tartışmalı bina, çoğunlukla geçici sergiler için kullanılıyor. Prado’daki en ünlü sanat eserleri arasında Diego Velázquez’in ‘Las Meninas’ı, Francisco de Goya’nın ‘3 Mayıs 1808’i ve Hieronymus Bosch’un ‘Dünyevi Zevkler Bahçesi’ bulunuyor.

3

Palacio Real (Kraliyet Sarayı)

III.Carlos’tan XIII.Alfonso’ya, birçok İspanyol monarşisinin yaşadığı bu yapı, şu anda kraliyet elitlerinin şatafatlı ve lüks yaşantılarını gözler önüne seren bir müze olarak kullanılıyor. Mimaride, Bernini’nin Paris’teki Louvre’da uygulamak üzere hazırladığı eskizlerden ilham alınmış. Yapıda bulunan 3000 adet odanın dekorasyonu, iktidarı ele geçiren her bir hükümdarın spesifik zevkine göre yeniden tasarlanmış. Özellikle de Sabatini’nin merdivenlerini, taht odasını ve Kraliyet Şapelini görmeden geçmeyin.

4

El Retiro Parkı

118 hektar alan kaplayan bu park, yerli halkın boş zamanlarında en çok vakit geçirdiği yeşil alanlardan biri. Parkta yalnızca uçsuz bucaksız yeşillikler ya da bakımlı ağaçlar bulunmuyor; bu bölge, geçmiş yüzyıllara ait birçok sanat eseri ve anıtı bünyesinde barındırıyor - José Grases Riera tarafından yapılan XII. Alfonso anıtı, şu anda Prado Müzesi’nin dahilinde olan bir zamanların popüler balo salonu Casón del Buen Retiro ve 1887 yılında Filipinler Sergisi için inşa edilen Palacio de Cristal gibi. Muhteşem bahçeleriyle baş döndüren El Retiro’da bir de gül bahçesi Casa de Vacas kültür merkezi, sayısız çeşme ve heykel – meşhur ‘Ángel Caído’ (Düşmüş Melek) de dahil olmak üzere – bulunuyor.

5

Plaza Mayor

Bu ikonik nokta, şehrin tarihi bölgesinin tam kalbinde yer alıyor. 15.yy’ın en popüler çarşısı olan bu alan, şimdilerde Madrid Turizm Merkezi’nin yönetim merkezi olarak görev yapıyor. Meydanın ortasındaki III.Felipe’nin atlı heykeli, Giambologna tarafından tasarlanmış, 1616 yılında Pietro Tacca tarafından tamamlanmış. Bölgedeki bir diğer önemli yapı ise Arco de Cuchilleros – meydana ulaşım sağlayan dokuz kapıdan en meşhuru. Bu kemerli geçit Juan Villanueva’nın yaratılarından biri.

6

Museo Nacional Centro de Arte Reina Sofía

Reina Sofía, Madrid’in Sanat Üçgeni olarak bilinen grubun öğelerinden biri – Prado ve Thyssen Bornemisza ile birlikte. Reina Sofia’nın etkileyici ön cephesinde, cam ve çelikten yapılma, şehirdeki en büyük modern sanat müzesine geçiş sağlayan üç adet asansör kulesi bulunuyor. Bu müzede yer alan en büyük şaheser, şüphesiz ki Pablo Picasso’nun ‘Guernica’sı. Bu eser, İspanyol İç Savaşı sırasında Franco yanlısı Alman bombacıların Guernica kentini yok edişlerini betimliyor.

7

Puerta de Alcalá

Plaza de la Independencia’da geniş bir kavşakta yer alan bu neo-klasik geçit, şehrin beş antik girişinden biri. Görünüşü, tıpkı Romalılar tarafından inşa edilen zafer taklarına benziyor; tasarımı ise inşaatını 1778 yılında tamamlayan Francesco Sabatini’ye ait. Beş kemeri süsleyen heykeller, gravürler ve sütunlar, günümüze dek beş restorasyon sürecinden geçti. Baş döndürücü şekilde ışıklandırılmış cephesinin ihtişamına tanık olmak için geçidi mutlaka gece saatlerinde görmelisiniz.

8

Templo de Debod

Madrid’in Nübye hazinelerinden biri olan Templo de Debod, İspanya’da tamamen korunmuş tek Mısır tapınağı. Taşları Mısır’dan teker teker getirilerek orijinal tasarıma göre burada yeniden inşa edilmiş olan bu anıt, Mısır ve UNESCO’dan hediye olarak gönderilmiş – İspanya’nın Aswan barajının inşasından sonra sular altına gömülme tehdidiyle karşı karşıya kalan Abu Simbel tapınaklarının kurtarılmasındaki çabaları üzerine. Burayı ziyaret ettiğinizde, gün batımına kadar oyalandığınızdan emin olun.

9

El Rastro Market

Plaza Cascorro’da on yıllardır her pazar günü Madrid’in en ünlü bit pazarı kuruluyor. Binden fazla satıcı, sabahın ilk ışıklarında C/Ribera de Curtidores ve civarındaki sokaklarda tezgahlarını kuruyor. Hem turistlerin hem de yerlilerin vazgeçilmez olarak gördüğü bu pazarda, aklınıza gelebilecek her şeyi bulmak mümkün – standart dükkanlarda bulunması güç nadir parçalar da dahil olmak üzere. İnsan kalabalığı biraz savaş meydanını andırdığından, El Rastro’ya sabahın erken saatlerinde gitmek gerekiyor.

10

Puerta del Sol

Yerel halk tarafından Puerta del Sol olarak bilinen güneş kapısı, Madrid’in tam ortasında yer alıyor. Adını bölgedeki muhteşem gün ışığından alan Puerta del Sol, zamanında şehir merkezine gelip gidenlerle ticaret yapan küçük işletmelerin bulunduğu bir kesişim noktası olarak görev yapmış. Şimdilerde ise bölgedeki en önemli yapı, Madrid’in hükümet merkezi olan Casa de Correos. Ayrıca şehrin en ünlü heykellerinden biri olan ‘El Oso y el Madroño’ (Ayı ve Çilek Ağacı) da burada bulunuyor.

Bu içeriği paylaş
İLGİLİ İÇERİKLER