Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

''The Istanbul Review'' adlı edebiyat dergisine röportaj veren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Fikri temeli olmayan, düşünceyle zenginleştirilmeyen hiçbir hareketin başarılı olamayacağını biliyorduk. Fikir alışverişinin ve münazaraların ancak okumakla, çok okumakla verimli hale getirilebileceğinin bilincindeydik. İşte onun için, hem çok okumaya, hem de geniş bir yelpazede okumaya özen gösterdik'' dedi.

Çocukluğunda simit ve su satıp, kazandığı parayla hemen gidip kitap aldığını kaydeden Başbakan Erdoğan, ''Dönemin yazarları, muharrirleri kadar, Türk ve dünya edebiyatına yön vermiş, kalıcı eserler bırakmış yazarları ulaşabildiğimiz ölçüde takip ettik'' ifadelerini kullandı.

Erdoğan, çocukluk ve gençlik yıllarına ait onca şiir ve roman arasından birini öne çıkarmanın zor olduğunu belirterek şöyle devam etti:

''Ama yine de üstad Necip Fazıl Kısakürek ve Sakarya şiirini anmadan geçemeyeceğim. Tarihi ve o günü anlayabilmek, anlamlandırabilmek adına, Üstad ve Çile'si bizim için gerçekten mümtaz bir yerde olmuştu.''

MEHMET AKİF ERSOY
Başbakan Erdoğan, ''Sizden Türk eğitim müfredatına bir kitap eklemeniz istense, hangi kitabı seçerdiniz ve hangi yaş grubunun bu kitabı okuması gerektiğini belirtirdiniz?'' sorusu üzerine, bu soruya hiç tereddüt etmeden ''Safahat'' ve ''Mehmet Akif Ersoy'' cevabını vereceğini ifade etti. Her yaş grubunun bu kitabı mutlaka tanımasını ve okumasını istediğini kaydeden Erdoğan, Safahat'ın, sadece bir edebi eser ve bir şiir kitabı değil; ''yakın tarihimize ışık tutan bir tarih kitabı, bir milletin ve medeniyetin temellerini çerçeveleyen bir felsefe kitabı, geçmişin ruhuyla geleceği şekillendiren bir fikir kitabı'' olduğunu anlattı.

Başbakan Erdoğan, ''Nasıl ki İstiklal Marşı bu millet ve bu topraklar için bir manifesto niteliğinde ise, aynı şekilde Safahat da İstiklal Marşı'yla aynı ruhu taşıyan bir başvuru eseridir. Safahat'taki kelimeler, dizeler okuyanlar için belki ağır gelebilir; ama küçük yaştan itibaren böyle bir eserle tanışmak, böyle bir eserle haşir neşir olmak, inanıyorum ki gençlerimizin kelime hazinesini zenginleştirecektir. Kelime hazinesi zengin bir toplum, muhayyilesi zengin bir toplumdur. Ayrıca Safahat'taki kelimeler, dizeler, bizim tarihle olan bağımızı daha da güçlü hale getirecek, geleceği daha özverili şekilde inşa etmemizi sağlayacaktır'' ifadelerini kullandı.

SİYASETÇİYE KİTAP TAVSİYELERİ
Başbakan Erdoğan, siyasete atılmak isteyenlerin mutlaka okumasını tavsiye edeceği kitap ya da şiir olup olmadığına ilişkin soru üzerine, kendisinin Hazreti Mevlana ve Yunus Emre'den çok istifade etmiş, Ak Parti siyasetinin ve hareketinin ilham kaynaklarından ikisi olarak bu ulu insanları her zaman hatırlamış ve hatırlatmış bir siyasetçi olduğunu dile getirdi.

Siyasi anlayışlarının temeline bu eserleri koyanların, Türk Milleti'nin diliyle ve ruhuyla konuşuyor pozisyonda olacaklarını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“Hedefiniz millete hizmet üretmekse, bu milletin diliyle konuşmanız gerekir. İşte bu milletin dili ve gönül dünyası, Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli, Hacı Bayram Veli ve onlar gibi nice ulu zatın eserleriyle şekillenmiş ve zenginleşmiştir. Yunus;un o arı duru, saf, süt gibi temiz Türkçesiyle, gönülden konuşan bir siyasetçi profilinin Türkiye'ye ve siyasetimize çok değer katacağına her zaman inanmışımdır.

Daha önce farklı platformlardaki konuşmalarda isimlerini zikrettiğim için, burada da tekrarlamakta beis görmüyorum: Falih Rıfkı Atay'ın Zeytindağı adlı eseri ve Fahrettin Paşa'nın Medine Müdafaası'nı anlatan eserler, bence her siyasetçinin, sadece siyasetçi değil, her çocuğumuzun, her gencimizin mutlaka okuması gereken eserler. Bu toprakları anlamak ve anlamlandırmak, bugünlere nasıl ulaştığımızı görebilmek adına bu ve benzeri eserler mutlaka okunmalı ve okutulmalı.”

"SANSÜR KABUL EDİLEMEZ"
Sansür'ün sadece edebiyatta değil, sanatta, medyada, siyasette ve diğer alanlarda da kabul edilmez bir engelleme yöntemi olduğunu kaydeden Başbakan Erdoğan, ''Ben, ders kitaplarında bile yer alan bir şiiri okuduğum için mahkum olmuş, hapis yatmış bir siyasetçiyim. İfade özgürlüğünün, fikir özgürlüğünün ne manaya geldiğini çok iyi bilen bir Başbakanım'' dedi.

HATIRALARIMI YAZABİLİRİM"
Günlük ve hatıratın edebiyatın formları olarak değerlendirilebileceğini belirten Başbakan Erdoğan, ''Bu anlamda, evet, yazıyorum. Her gün, fırsat bulabilirsem, günlük tutuyorum ve gelişmeleri not ediyorum. Belki ilerde, bu günlüklerden yola çıkarak hatıraları da yazma fırsatım olabilir'' ifadelerini kullandı.