Cazibesi ve riskleriyle uzaktan çalışmada yeni trend: Gizli seyahat
Uzaktan çalışmanın sunduğu özgürlük, 'gizli seyahat' trendini doğurdu. Ama unutmamak gerekiyor ki, işverenden gizli, deniz manzaralı bir çalışma gününün hukuki ve mesleki riskleri de var!
Kucağınızda bilgisayar, karşınızda deniz manzarası ve püfür püfür esen rüzgar… Uzaktan çalışıyorsunuz. Öğle arası verdiniz ya da mesai saatiniz doldu ve hoop kendinizi kızgın kumlardan serin sulara atıyorsunuz…
Nasıl çalışma düzeni ama? Şimdi, bu hayali neden kurduğumu ya da sizden kurmanızı istediğimi açıklıyorum.
Pandemi, pek çoğumuzu uzaktan çalışma hayatıyla tanıştırdı. Meğer her iş için fiziksel olarak iş yerinde bulunmak şart değilmiş!
Pandeminin bitmesiyle ofisler yeniden açılsa bile, pek çok iş yeri ve çalışan için evden çalışma seçeneği geçerliliğini sürdürdü. Bu durum sadece çalışma şeklini değil, seyahat etme şeklini de değiştirdi. Çalışanlar arasında 'gizli seyahat' diye bir trend gelişti. Peki, nedir bu gizli seyahat?
Çalışanların işverenlerini bilgilendirmeden, normalde bulunduklarından farklı bir yerde, uzaktan çalışmaları anlamına geliyor gizli seyahat. Bu, eve bir saat uzaklıktaki yazlık ev de olabilir, başka bir şehir, hatta başka bir ülke de… Çalışanlar istedikleri yerden bilgisayar girişi yapıp, görevlerini yerine getirebildikleri için, akıllarında şu düşünce var: Eğer Çeşme’deyken çalışıyor ve işimi aksatmıyorsam, bunu İstanbul’daki işverenime neden bildireyim ki?
ÇALIŞANLARIN YAŞAM KALİTESİNİ YÜKSELTİYOR
Gizli seyahatte, çalışanlar, işlerini yapmaya ve Zoom toplantılarına katılmaya devam ederler, ancak nerede bulunduklarından bahsetmekten kaçınırlar; otel odalarında ya da kafelerde çalışırlar. İşin, IP adreslerini ve konumlarını gizlemek için VPN kullanmaya kadar gidebildiğini söyleyebiliriz.
Son dönemde daha fazla insan dijital göçebelik tarzı bir çalışma düzeninin cazibesine kapılıyor.
Gizli seyahatin savunucuları, bu tür seyahatlerin çalışanların moralini ve yaşam kalitesini önemli ölçüde artırdığına inanıyor. Çalışanlar bu sayede, seyahat nedenlerini patronlarına açıklama ve şirket onayını alma stresinden ve olası bir “hayır” cevabından kurtulmuş oluyorlar.
Masa başındaki hayattan kaçış anlamına gelen gizli seyahat, özgür ruhlar için birebir. Son zamanlarda sıkça duyduğumuz ‘tükenmişlik sendromu’nun amansız etkileriyle mücadele etmek için de yararlı olduğunu düşünebiliriz.
Ama madalyonun tersine bakmadan da geçmeyelim. Gerçekçi olalım; şirketteki geleceğinizi tehlikeye atabilecek sorunlarla karşılaşma olasılığını göz ardı edemeyiz.
Çalışanlar için gizli seyahat, uzaktan çalışma özgürlüğünün simgesi niteliğinde olsa da işverenler için aynı anlama gelmiyor.
Habertürk.com Sosyal Güvenlik Yazarı Ahmet Kıvanç’a göre, İş Kanunu’nun 14’üncü maddesine dayandırılan ‘uzaktan çalışma’ya dair iş sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması gerekiyor. Bu sözleşmede işin tanımı, yapılma şekli, işin süresi gibi hususların yanı sıra işin yapılacağı yer de belirleniyor.
TAZMİNATSIZ İŞTEN ÇIKARILMA RİSKİ
“Evden çalışan işçinin (beyaz yakalılar da kanun karşısında işçidir) yer değişikliğini işverene bildirmesi gerekir. Aksi takdirde işçi, çalışma yerini terk ettiği gerekçesiyle tazminatsız işten çıkarma gibi tatsız durumlarla karşılaşabilir” diyen Kıvanç, “Yer değişikliğinin işverene yazılı bildirilmesi iş sağlığı ve güvenliği açısından da önemlidir” ifadesini kullanıyor. Ve şöyle bir örnek veriyor: Diyelim ki evde çalışan işçi elektrik akımına kapılıp yaralansa ve bunun sonucunda çalışma gücünde azalma olsa, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan sürekli iş göremezlik geliri alabilir. Ancak işverene haber vermeden gidilen yerde aynı kaza olsa işçi hiçbir hak iddia edemez.
Uygulamada, birçok işletmede evden çalışan işçiler ile normal iş sözleşmesi yapıldığını söyleyen Kıvanç, evden çalışan işçiler ile işveren arasında mutlaka uzaktan çalışma sözleşmesi yapılması gerektiğini, bu sözleşmenin hem işçiyi hem de işvereni koruduğunu söylüyor.