HT Gastro
Stil

Çocuklar için zayıflama ilacı dönemi: Cazip sonuçların ardındaki riskler

Bir iğne, daha az iştah, daha düşük kilo… Zayıflama ilaçları ya da iğneleri, artık çocukların da gündeminde. Peki kilo vermenin bu yeni yolu çocuklar için gerçekten ne kadar güvenli? Mesele yalnızca tartıdaki rakam değil; gelişim, beslenme, kas kaybı ve uzun vadeli etkiler de denklemin içinde. Cazip sonuçların ardında göz ardı edilmemesi gereken risklere dikkat!

Giriş: 02 Eylül 2026 - 08:08 Güncelleme: 02 Eylül 2026 - 08:11
Haberler Stil Çocuklar için zayıflama ilacı dönemi: Cazip sonuçların ardındaki riskler

Fazla kilo ya da daha ileri boyutta obezite denilen şey, bir yetişkinin hayatını zorlaştırırken, çocuğa ne yapmaz? Diğer çocuklar gibi doyasıya koşup oynayamaması, uyku apnesi, diyabet gibi sorunlarla baş etmesi bir tarafa, görünümü nedeniyle akran zorbalığına uğraması da cabası…

İşte bu çaresizlik anlarında, sadece obez yetişkinler için kullanılan zayıflama ilaçları, artık aşırı kilolu çocuklar için de giderek daha popüler çözümler olarak ortaya çıkıyor.

Bu yöntemi tercih eden ebeveynler ve sağlık uzmanları, ilaçların çocuklarda kozmetik amaçlı kilo verme ilacı olarak değil, kronik hastalıkların ömür boyu sürecek bir yük haline gelmeden önce tedavi edilmesi için bir araç olarak kullanıldığını belirtiyor. Bununla birlikte, hiç unutmamak gerekiyor ki, uygulama tartışmalı bir konu. Özellikle de çocuklarda GLP-1 kullanımının nispeten nadir olması nedeniyle…

ZAYIFLAMA İĞNELERİ TÜRKİYE'DE ÇOCUKLAR İÇİN DE ONAYLI

GLP-1 tedavisi, vücutta doğal olarak bulunan bir hormonu taklit ederek kan şekerini dengeleyen ve iştahı azaltan tıbbi bir yöntem olarak biliniyor.

Yale Üniversitesi araştırmacıları, 12 ila 25 yaş arası yaklaşık 17 milyon Amerikalı ergen ve genç yetişkinin mevcut GLP-1 tedavisi kriterlerini karşıladığını tahmin ediyor. Türkiye için benzer bir istatistiksel veri bulunmuyor.

Çocuk Endokrinolojiisi Uzmanı Dr. Sema Eryılmaz, GLP-1 reseptör agonistleri (kimyasal bileşik) arasında yer alan semaglutide ve liraglutide etken maddeli iki zayıflama iğnesinin Türkiye’de çocuklar için de onaylı olduğunu belirterek uyarıda bulunuyor:

“Bu ilaçların kötüye kullanımının önünün açık olduğunu düşünüyorum. Fakat Türkiye'de çocuk ve ergenlerde GLP-1 analoglarının kullanım sıklığını gösteren geniş kapsamlı ve resmi bir ulusal veri tabanı ya da yayımlanmış istatistiksel çalışma bulunmuyor.”

“GLP-1 reseptör agonistleri (GLP-1RA'lar), başlangıçta tip 2 diyabet tedavisi için geliştirildi. İlk GLP-1RA olan eksenatid 2005 yılında yetişkinlerde tip 2 diyabet kontrolü amacıyla onaylandı. Zamanla bu ilaçların belirgin kilo kaybı da sağladığı anlaşıldı ve 2014 yılında yetişkinlerde obezite tedavisi için FDA onayı aldı” diyen Dr. Eryılmaz, çocuklar için onay sürecini şöyle aktarıyor:

“18 yaşın altındaki çocuklar için ilk GLP-1RA onayının alınması 2019 yılında, 10 yaş ve üzeri hastalarda tip 2 diyabet endikasyonuyla kullanımı için FDA tarafından onaylanmasıyla gerçekleşti. Daha sonra semaglutid ergen obezitesi (12-17 yaş aralığı) tedavisi için 2022'nin sonlarında Amerika Birleşik Devletleri'nde ve Avrupa Birliği'nde onaylandı. Son olarak Şubat 2026'da GIP/GLP-1 reseptör agonisit olan tirzepatid tip 2 diyabetli 10 yaş ve üzeri çocuk hastalar için FDA onayı aldı.

TIP DÜNYASI İÇİN "KİLO VERMENİN KOLAY YOLU" DEĞİL

Özet olarak zayıflama iğnelerinden liraglutid, 10 yaş üzeri tip 2 diyabetli, 12 yaş üstü obez çocuklar; semaglutid, 12 yaş üzeri obez çocuklar; tirzepatid 10 yaş üzeri tip 2 diyabetli çocuklar için onay aldı.”

Günlük hayatta zayıflama ilacı ya da zayıflama iğnesi olarak adlandırdığımız şey, ABD’de yetişkinlerden sonra çocuklarda da git gide yaygın bir kullanım alanına sahip olsa da, tıp dünyasında kilo vermenin kolay bir yolu olarak görülmüyor.

Dr. Eryılmaz, “GLP-1 analogları, yaşam tarzı değişikliklerine yanıt vermeyen ve ciddi sağlık riski taşıyan çocuk ve ergenler için tıbbi bir tedavi aracıdır” vurgusu yapıyor.

“Amerikan Pediatri Akademisi, 2023 yılında obezitesi olan çocuk ve ergenlerin değerlendirilmesi ve tedavisine yönelik kapsamlı klinik uygulama kılavuzları yayımladı” diyen Dr. Eryılmaz, bu kılavuzla ilgili şu bilgileri aktarıyor:

Kılavuz, aşırı kilolu ve obezitesi olan 6 yaş ve üzeri çocukların sağlıklı beslenme davranışı ve yaşam tarzı tedavisine yönlendirilmesini öneriyor. Sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı, obezite tedavisinin temelini oluşturmaya devam ediyor. Ne yazık ki, beslenme ve yaşam tarzı değişikliği ideal obezite tedavisi için gerekli olsa da özellikle ciddi pediatrik obezite vakalarında sınırlı düzeyde etki sağlıyor. Bu nedenle Amerikan Pediatri Akademisi kılavuzu, 12 yaş ve üzeri ergenlerde beslenme ve yaşam tarzı değişikliğine ek tedavi yöntemi olarak obezite farmakolojisinin rolüne de dikkat çekiyor.”

"OLUMSUZ ETKİ KANITLANMASA DA HENÜZ YETERİNCE ARAŞTIRILMADI"

Evet, çocuklarda ve ergenlik çağındaki gençlerde zayıflama ilacı/iğnesi kullanımı onaylanmış durumda. Ama aklımızda haklı sorular… Bu tedavi yöntemi çocuk gelişimi üzerinde olumsuz etki yaratabilir mi? Potansiyel etkileri yeterince araştırılmış durumda mı?

Dr. Eryılmaz’a göre, GLP-1 reseptör agonistlerinin ergenlik veya fiziksel gelişim üzerinde doğrudan olumsuz etkileri olduğuna dair henüz kesin bir kanıt bulunmuyor. Ancak uzun dönem gelişimsel etkileri henüz yeterince araştırılmadı.

Uzman isim, bu tedavinin en sık bilinen yan etkilerini bulantı, kusma ve ishal olarak sıralıyor. Bu yan etkilerin genellikle hafif veya orta şiddette ve kısa süreli olduğunu belirtiyor.

Pankreatit ve safra kesesi hastalıkları daha nadir ve ciddi yan etkileridir” diyen Dr. Eryılmaz, “2022 yılında NEJM dergisinde yayınlanan 12-18 yaş aralığında 201 adolesanın katıldığı STEP-TEENS çalışmasında semaglutid alan grupta plasebo grubuna göre biyokimyasal, hematolojik veya büyüme ölçümlerinde veya ergenlik gelişiminde klinik olarak anlamlı bulgu kaydedilmedi” bilgisini paylaşıyor.

KAS KAYBI RİSKİNE DİKKAT!

GLP-1RA tedavisi gören çocuklarda mikro ve makro besin öğesi eksikliği riski olduğunu söyleyen uzman, “GLP-1RA kullanımına dair verilerin sınırlı olduğu ve dolayısıyla ilave dikkat gerektiren çeşitli yüksek riskli pediyatrik gruplar bulunuyor. Otizm spektrum bozukluğu ve diğer nörogelişimsel bozukluklar, obezite riskinin yanı sıra kısıtlayıcı beslenme riskini de artırarak kabul edilen gıda çeşitliliğinin azalmasına yol açar. Bu çocuklarda mikro besin öğesi eksikliği zaten temel bir risk faktörüdür; bu nedenle dikkatli izlem, gerektiğinde takviye kullanımı ve GLP-1RA'ların ihtiyatlı bir şekilde uygulanması önem taşır” diyor.

GLP-1RA'lar ayrıca kas kaybı riskini de artırır. Bu sebeple, yapabilen tüm bireyler için ağırlık taşıyıcı egzersizler öneriliyor” diyen Dr. Eryılmaz, “Giderek yaygınlaşan bir diğer pediyatrik grup ise hem obezitesi hem de yeme bozukluğu olan çocuklardır. Bu grupta özel bir beslenme yaklaşımı gereklidir” ifadesini kullanıyor.

ÇOCUKLARIMIZIN FAZLA KİLO SORUNU

Hareketsiz yaşam tarzı ve kötü beslenme alışkanlıklarının çocuklarda ve gençlerde fazla kilo sorununu artırdığı, çoğumuzun gözlemi. Peki, bilim de bu gözlemimizi kanıtlıyor mu acaba?

Dr. Eryılmaz, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre fazla kilolu ve obez olan 5 yaş altı çocukların sayısının, 2000 yılında 33 milyon iken 2022 yılında 37 milyona çıktığını aktarıyor. Uzmana göre, geçmişte yüksek gelirli ülkelerin sorunu olarak görülen obezite, düşük ve orta gelirli ülkelerde de artıyor. Afrika’da beş yaş altı fazla kilolu çocukların sayısı 2000 yılında bu yana yaklaşık yüzde 23 arttı. Fazla kilolu ya da obez olan beş yaş altı çocukların neredeyse yarısı Asya’da yaşıyor. Fazla kiloluluk ve obezite beş yaş altı çocukların yanı sıra 5-19 yaş grubunda da giderek artıyor. Dünyada 2022 yılında 390 milyondan fazla 5-19 yaş arası çocuk ve ergen fazla kilolu çıktı. Bu yaş grubunda fazla kiloluluk ve obezite sıklığı 1990 yılında yüzde 8 iken 2022 yılında yüzde 20’ye yükseldi.

ÇOCUK OBEZ, YETİŞKİN OBEZE DÖNÜŞÜYOR

2017-2020 yılları arasındaki Ulusal Sağlık ve Beslenme Araştırması verileri, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki çocuk ve ergenlerin yüzde 19,7'sinin obez olduğunu tahmin ediyor. Boylamsal veriler ve bu verilerin modellenmesi, çocukluk çağı obezitesinin, yetişkin obezitesinin iyi bir göstergesi olduğunu gösteriyor. Bir çalışma, 2016 yılında ABD'deki çocuk nüfusunun yaklaşık yüzde 57'sinin 35 yaşına geldiğinde obezite ile yaşayacağını tahmin ediyor. Obeziteye sahip ergenlerin yetişkinlikte obeziteye sahip olma olasılığı yüzde 89.

İstanbul’da 2006 yılında düzenlenen Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Obezite ile Mücadele Bakanlar Konferansı’nda üye ülkeler ortaya çıkan obezite salgınıyla mücadelede politika geliştirme konusunda bilgi sağlamak amacıyla ilkokul çocukları arasında bir takip sistemine gereksinim olduğunu kabul etti. Bu şekilde DSÖ Avrupa Çocukluk Çağı Obezite Takibi Girişimi oluşturuldu. İlk ortak araştırma 2007-2008 yıllarında Avrupa Bölgesi’nde 13 ülkede yürütüldü. Türkiye 2012-2013 yıllarında yürütülen 3. tur araştırmaya, 2015-2017 yıllarında yapılan 4. tur araştırmaya ve 2021-2022 yıllarında 6. tur araştırmaya katıldı.

FAZLA KİLOLU ÇOCUK AZALDI, OBEZİTE ARTTI

Türkiye Çocukluk Çağı Obezite Araştırması, Sağlık Bakanlığı koordinesinde ilkokul çağındaki çocukların büyüme, beslenme ve fiziksel aktivite durumlarını izleyen geniş kapsamlı bir araştırmadır. 2013 araştırması sonucunda ilkokul öğrencilerinde obezite oranı yüzde 8.3, fazla kiloluluk oranı ise yüzde 14.2 iken, 2022 araştırmasında obezite oranı yüzde 10.2, fazla kiloluluk oranı ise yüzde 12.7 bulundu.

Sonuç olarak 9 yıllık süreçte ilkokul çocuklarında fazla kilolu olma oranı kısmen azalırken obezite oranının arttığı görüldü. TÜİK'in 2025 Türkiye Sağlık Araştırması verilerine göre, ergenliğin son dönemini ve yetişkinleri kapsayan 15 yaş ve üzeri nüfusta obez bireylerin oranı yüzde 21,8'e yükseldi.

Bu içeriği paylaş
İLGİLİ İÇERİKLER