HT Gastro
Stil

Modern ebeveynlerin takıntıları

Siz de modern ebeveynlerin çocuklar üzerinde uygulamayı takıntı haline getirdiği sinir bozucu alışkanlıklardan yaka silktiniz mi? Öyleyse hep birlikte haykıralım: Çocukları rahat bırakın!

Giriş: 21.05.2024 - 09:00 Güncelleme: 21.05.2024 - 00:37
Haberler Stil Modern ebeveynlerin takıntıları! Hep birlikte haykıralım: Çocukları rahat bırakın!
1

Çocuk sahibi olsanız da olmasanız da çocuk yetiştirmeyle ilgili pek çok ebeveynlik eğiliminin bulunduğunu ve ebeveynlikle ilgili herkesin farklı bazı güçlü fikirleri olduğunu biliyorsunuzdur. Fikirler farklılık gösterse de zaman zaman bazı eğilimlerin ortaklaştığını ve yükselişe geçtiğini, deyim yerindeyse ‘ebeveynlik trendi’ haline geldiğini gözlemlemek mümkün.

Bir kısım ebeveynin, çocuklarına spor yapmaları için baskı uyguladığını fark ediyorsunuzdur. Elbette, spor sağlık demek ve çocuğu sporla tanıştırmak iyi bir şey. Eğer çocuğun hoşuna giderse, bunu yapmaya devam etmesine destek olursunuz. Ama ilkokul çağındaki çocukların hiçbir antrenman kampını kaçırmadan, adeta Çinli jimnastik antrenörleri hırsında bir çalışmaya tabi tutulması bambaşka. Çocuğun ilgilendiği alanda başarılı olması için gereken araçları vermek harika, ama çocuğunuz sizin sandığınız kadar yetenekli değilse, onu hayal kırıklığına uğratmaktan başka bir şey yapmamış olursunuz.

Çocuğu bir alana yönlendirme sadece sporla sınırlı değil elbette. Sanat alanında da çeşitli sosyal aktiviteye boğmak, aslında pek çok anne babanın, hazır ilgisi varken ve öğrenmeye açık bir dönemdeyken tüm eğitimleri aldıralım anlayışından ileri geliyor. Buna tamamen yanlış diyemeyiz. İlkokul çağı her şeyin en kolay öğrenildiği yaşlar ne de olsa... Yetişkinlik döneminde hangimiz yeni şeyleri kolay öğrenebiliyoruz ki, değil mi?

2

“BEN YAPAMADIM BARİ ÇOCUĞUM YAPSIN”

Günümüzde pek çok ebeveyn, çocuklarına daha önce hiç deneyimleme fırsatı bulamadıkları alanlarda öğrenme ve başarılı olma fırsatları vermek istiyor. Hatta bazen kendi çocukluklarında kendilerine verilmeyen fırsatları çocuklarına sunmak istiyorlar. Haksız da değiller.

Örneğin, araştırmalar sonucu müziğin zekayı artırdığı gerçeği, ebeveynlerin ilgisini haklı çıkaracak cinsten. Mississauga'daki Toronto Üniversitesi'nde yürütülen ve Psychological Science dergisinin 2004 baskısında yayınlanan bir araştırmada, düzenli ses ve piyano derslerine kaydolan altı yaşındaki çocukların IQ'sunda küçük bir artış bulunmuştu. Ayrıca müziğin ruh halini düzenlemeye yardımcı olduğunu gösteren çalışmalar da mevcut.

3

Yakın zamanda Güney Avustralya Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma, çocukların ders dışı etkinliklere katıldıklarında refahlarının arttığını buldu.

Araştırma, 4. ve 9. sınıflar arasındaki 61 bin 759 öğrenciden elde edilen verileri analiz ederek, düşük sosyo-ekonomik ailelerden gelen çocukların okul sonrası etkinliklere her hafta ortalama kaç gün katıldığını inceledi. Bunları mutluluk, üzüntü, endişe, bağlılık, azim, iyimserlik, duygu düzenleme ve yaşam memnuniyeti gibi refah faktörlerine göre ölçtü.

Sık sık spor yapan öğrencilerin iyimser olma olasılıkları yüzde 15, mutlu ve hayatlarından memnun olma olasılıkları yüzde 14 ve duygularını düzenleme olasılıkları da yüzde 10 daha fazlaydı.

Veriler böyle… Spora ya da sanata teşvik etmek doğru bir hareket. Ama çocuk istemediği halde ite kaka piyano dersine, basketbol kursuna göndermek, uzmanlara göre çocuğun hobilerden soğumasına, hatta sosyalliğini yitirmesine bile sebep olabilir. Yani aslında fayda sağlamak isterken çocuğunuza fark etmeden zarar vermiş oluyorsunuz.

4

BEKLENTİLER YÜKSEK

Bugün, 20 ya da 30 yıl öncesine göre çocuklardan kesinlikle daha fazla beklenti olduğu bir gerçek. Ama kaş yapayım derken göz çıkarma ihtimali de var.

Uzmanlar "Keyif almıyorlarsa bırakmalarına izin vermekten korkmayın" diyor. Ebeveynler için asıl zorluk, çocuklarının yapmayı sevdikleri bir şeyi bulmalarına yardımcı olmak ve onlara bunu sürdürme fırsatı vermek.

5

HELİKOPTER EBEVEYNLER

Helikopter ebeveynlik, popülerliğini hiç kaybetmiyor. Her daim koruyucu, kollayıcı anne baba türü yani… Hayatlarının tek odağını çocukları yapan ebeveynleri ifade ediyor. Korunan bir çocuğa ailesi her zaman müdahale eder ve çocuk sürekli komut bekler, aileye fazlasıyla bağımlı hale gelir. 20'li yaşlarının ortalarına kadar bile hala birileri neler olduğunu anlatmazsa böyle yetişen bir çocuk, yetişkinlikte kendi başına nasıl yaşayacağını yeniden öğrenmek zorunda kalır. Elbette aile en iyi olduğunu düşündüğü şeyi yapmıştır ama bu, çocuğun hayatının ilerleyen dönemlerinde ters tepecektir. Hala bağımsız olmanın ne anlama geldiğini ve kendisi için nasıl savaşacağını anlama sürecinde olan yetişkinlerle dolu çevremiz.

İşte bu yüzden çocuğun hayatını planlayıp yöneten, çocuğun katılacağı etkinliklere karar veren, çocuğun isteğini önemsemeyen ‘helikopter anne babalar’ yerine, onun isteklerine alan açıp denemesine ve yanılmasına izin veren ebeveynlerden olmak gerekiyor.

6

“BU ÇOCUK TABLETE ÇOK BAKIYOR!”

Modern ebeveynlerin en yaygın takıntılarından birine sıra geldi… Hemen hemen bütün ebeveynler, hep bir ağızdan şikayet ediyor: Bu çocuk telefona/tablete çok bakıyor! Çocukların ekran başında kalma süresini disiplin altına almak isteyen ebeveynler, kendi davranışlarını izlemiyor. Oysa uzmanlar da “Önce kendinizi sorgulamalı ve çocuklarınızın yapmasını istediğiniz davranışları nasıl modelleyeceğinizi bulmalısınız” diyor. Yani sevgili ebeveynler, 7/24 telefonla yaşayan biriyseniz çocuğunuzdan farklı bir tutum bekleyemezsiniz.

7

“BAZEN İNSANLAR SIKILABİLİR YAVRUM”

Siz de farkında mısınız, bazı ebeveynler çocuklara hiç sıkılma hakkı vermiyor. Ya da çocukların sıkılmasına fırsat vermiyor. Biraz sıkıldığını hissedince çocuğun eline tableti yapıştırıveriyor. Oysa özellikle 4 ila 7 yaş çocuklara günün her saniyesinde eğlenmemenin normal olduğunu öğretmekle işe başlamak gerekiyor. Hani çocuklara kendilerini yalnız hissetmemeleri için deriz ya; “Bazen hepimiz korkarız”, “Düşünce hepimizin canı acır, ama sonra geçer”… İşte bunu sıkıntı durumuna da uyarlayıp, “Bazen hepimiz sıkılırız” repliğine şans vermek gerekiyor.

8

YUMUŞAK EBEVEYNLİK ÇILGINLIĞI

Son zamanların yükselen anne-baba trendlerinden biri de yumuşak ebeveynlik. Sosyal medya bununla ilgili tonla öneri barındırıyor. Çocuk, eline geçeni yüzünüze fırlatır, vurur kırar, bağırır çağırır ama siz yine de sakin kalmalısınızdır. Çocuğun duygularını kabul etmeli ve kesin bir sınır çizerek sıcak bir şekilde yanıt vermelisinizdir. ‘İçimdeki Çığlık’ kitabının ve aynı zamanda New York Times yazarı Jessica Grose, bu gibi öneriler hakkında "Hepsi olmasa da bir kısmı ebeveynin, fakat özellikle de annelerin asla sinirlenmemesi seçeneği etrafında dönüyor” diyor. Haksız sayılmaz. Üstelik çocuğun veya ailenin gerçekliğini dikkate almayan bu tavsiyeler suçluluk duygusu yaratmaktan başka işe yaramıyor.

Çekingen yapıdaki çocukları cesaretlendirmek için yumuşak ebeveynlik yaklaşımı işe yarayabilir ama bir de şöyle düşünün: Bunu uygulayan birçok ebeveyn acaba bu yumuşaklığı yanlış anlamış olabilir mi?

Çok az disiplinle veya hiç disiplin olmadan çocuklarının her istediğini yapmalarına izin veren ebeveynler için Barnard College Çocuk Gelişimi Merkezi Direktörü Dr. Tovah P. Klein öneride bulunuyor: Yumuşaklık, kontrolü bırakmak anlamına gelmiyor, çocukların otoriteye ihtiyacı var.

Bu içeriği paylaş
İLGİLİ İÇERİKLER